Diyanet İşleri
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
İnsân suresi
İnsân suresi, 23. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا
innâ naḥnü nezzelnâ `aleyke-lḳur'âne tenzîlâ.
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür İnsân 23–31 3
Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
Sabah akşam Rabbinin adını an.
Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. Cennet nimetlerini zikrettikten sonra Yüce Allah: “Hiç şüphesiz Kur’ân’ı sana kısım kısım Biz indirdik” buyurmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de hem vaat hem de tehdit vardır. Kulların ihtiyaç duydukları her şey açıklanmıştır. O, Yüce Allah’ın emirlerinin, şer’î hükümlerinin en mükemmel bir şekilde yerine getirilmesi, bunların uygulanması için çalışılması ve bu uğurda sabır gösterilmesi emrini de ihtiva etmektedir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Şüphesiz Kur'an’ı sana bölüm bölüm indiren biziz. Onu sana tek bir seferde indirmedik.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kur'an'ı sana peyder pey indiren elbette biziz, biz.
Elbez biz, evet Biziz Kur'an'ı sana tedrici bir süreç içinde indiren;
Gerçek şu ki, (ey iman eden,) bu Kur'an'ı sana safha safha indiren Biziz, gerçek bir armağan (olarak!)
Muhakkak ki biz, evet biz Kuran'ı, sana tenzil ettik (bölüm bölüm açığa çıkardık sende)!
Gerçek şu ki, Kur'an'ı senin üzerine 'safhalar halinde bir indirme tarzıyla (tenzil)' indiren biziz, biz.
(Rasûlüm!) Kur'an'ı sana biz, evet biz indirdik.
Kuşkusuz, Kur'an'ı, parçalar biçiminde, sana Biz indirdik; Biz!
Kur'an'ı sana biz indirdik.
Kuşkusuz, Kuran'ı sana bir indirişle biz indirdik.
Kuşkusuz, Kuran'ı sana bir indirişle biz indirdik.
Gerçekten Kur'an'ı Biz sana aşama aşama indirdik.
Filhakika biz indirdik biz sana Kur'anı ceste ceste
Kuşkusuz Biz, Kur'an'ı sana parça parça indirdik.
Kuşkusuz Biz, Kur'an'ı sana parça parça indirdik.
Kur'an'ı sana parça parça indirdik.
Gerçek şu ki, Kuran'ı senin üzerine 'safhalar halinde bir indirme tarzıyla (tenzil)' indiren biziz, biz.
Hakıykat, Kur'anı sana ceste ceste biz indirdik biz.
Muhakkak ki Kur'an'ı sana indiren Biziz, Biz.
(23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.
Şüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik, biz!
Muhakkak Biziz, Biz ki sana Kur'an'ı parça parça indirdik.
Bu Kur'an'ı sana parça parça Biz indirdik, Biz! dipnot 1
Bu Kur'an'ı sana parça parça Biz indirdik Biz!
Şüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik biz.
Şüphesiz Kur'an'ı sana aşama aşama indiren biziz.
Biz indirdik o Kur'an'ı sana parça parça, biz!
We are revealing to you the Quran in successive stages to be impressed upon your heart, and your effort be imprinted by the Divine hand.
We Ourself have sent down this Quran to you [Prophet] in gradual revelation.
It is We Who have sent down the Qur'an to thee by stages.
(O Prophet), indeed We have revealed the Qur'an to you in portions. dipnot 1
It is We who have sent the Qur’an down to you little by little.
Verily, it is We Who have sent down the Qur’ân to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) by stages.
Indeed We have sent down to you the Qur’ān in a gradual descent.
Surely, it is We, yes We Who have revealed to you the Qur'ân by a gradual and piecemeal revelation.
Surely We have sent down the Koran on thee, a sending down;
I (God) have revealed to you this Qur’an as a special favor.
Verily, we have sent down upon thee the Qur'an.
We have sent down to you the Quran at once.
Verily We have sent down unto thee the Koran, by a gradual revelation.
Lo! We, even We have revealed the Quran to you in stages.
Surely We, Ever We, have been sending down the Qur'an on you, a successive sending down.
Lo! We, even We, have revealed unto thee the Qur'an, a revelation;
We have revealed the Qur'an to you gradually;
VERILY, [O believer,] it is We who have bestowed from on high this Qur’an upon thee, step by step - truly a bestowal from on high!
Indeed, it is We Who have revealed the Quran to you ˹O Prophet˺ in stages.
We have sent down to you the Quran in stages.
We have revealed to you this Quran; a special revelation from us.
Indeed, it is We who have sent down to you, [O Muúammad], the Qur'an progressively.
We have sent down upon thee the Qur’an in a successive revelation,
Behold, We, yes, We have revealed unto you the Qur'an step by step, a Revelation from Us.
Verily, it is We Who have sent down the Quran to you by stages.
Indeed we have revealed to you the Qur’ān through a gradual process.
We have sent down to you the Qur'an in stages.