Diyanet İşleri
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
İnsân suresi
İnsân suresi, 24. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا
faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭi` minhüm âŝimen ev kefûrâ.
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür İnsân 23–31 3
Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
Sabah akşam Rabbinin adını an.
Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. Yani Yüce Allah’ın kaderî hükmüne sabredip katlan ve ondan dolayı öfkelenme. Dinî hükümlerini uygulamakta da sabır göster, onlar üzerinde sebatla yürü ve hiçbir engel seni bundan alıkoymasın.
Bununla birlikte seni yolundan alıkoymak isteyen inatçılara, günah ve masiyet işleyen “günahkâr ya da kafir/nankör hiçbir kimseye itaat etme!” Çünkü nankör/kâfirlere, günahkârlara ve fasıklara itaatin Allah’a isyan olması kaçınılmaz bir şeydir. Zira bunlar, ancak kendi nefislerinin hevâsı doğrultusunda emir verirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’ın kader ve şeriat olarak takdir ettiği hükümlere sabret! Sakın günaha davet eden günahkârlara ve küfre davet eden kâfirlere itaat etme!
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Hikmet
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler.…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Hikmet
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik"…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Hikmet
Ey Peygamber! Allah'a karşı gelmekten sakın. Kafirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbinin hükmü için sabret! Onlardan hiçbir günahkâra veya hiçbir nanköre itaat etme!
artık Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkar veya nanköre uyma!
Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkara veya nanköre uyma;
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir isyankara yahut inatla inkar edip gerçeği örtene uyma!
Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme.
Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip)sabret; onlardan hiçbir günahkâra, yahut hiçbir nanköre boyun eğme.
Artık, Efendinin yargısına sabret ve onlardan suçlu veya nankör olanlara uyma.
Artık Rabbinin hükmüne sabret; onlardan hiçbir günahkara, hiçbir nanköre boyun eğme!
Öyleyse Efendinin hükmünü izlemekte sabret; onlardan hiçbir nankör günahkara uyma.
Öyleyse Rabbinin hükmünü izlemekte sabret; onlardan hiç bir nankör günahkara uyma.
O halde Rabbinin hükmünü vermesi için de sabret. Onlardan bir günahkara veya nanköre itaat etme!
O halde sabret rabbının hukmünü vermesi için de itaat etme onlardan bir asime veya nanköre
Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve Kafirlere uyma.
Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve gerçeği yalanlayan nankörlere uyma.
Artık Rabb'inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkarlara ve gerçeği yalanlayan nankörlere uyma.
Öyleyse, rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya (çok) kafirlere itaat etme.
Artık Rabbinin hükmüne (rızaa ile) sabret. Onlardan hiçbir günahkara, yahud hiçbir nanköre boyun eğme.
Öyleyse Rabbının hükmüne sabret ve onlardan hiç bir günahkara veya inkarcıya itaat etme.
(23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkâra ve kâfire de itaat etme!
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkara, yahut nanköre ita'at etme.
Sen, Rabbinin kararı gelinceye kadar sabret /duruşunu bozma! dipnot 1 Onlardan günahkar olana da kafirlikte direnene de boyun eğme! dipnot 2
Rabbinin kararı gereği, sen sabırlı davran. Günahkarlara da ayetleri görmezlikten gelenlere de boyun eğme.
Öyleyse, Rabbinin hükmü için sabret, onlardan hiç bir günahkâra ve kâfire itaat etme!
Öyleyse, Rabbinin hükmü için sabret, onlardan hiçbir günahkara ve kafire itaat etme.
O halde, Rabbinin hükmü karşısında sabret ve onların günahkarlarına da nankörlerine de boyun eğme.
So in response to My divine favours, be patient and await your Creator’s, command. Do not obey the sinner among them nor those who deny Allah and the hypocrites, nor any who wishes to obstruct your way.
Await your Lord’s Judgement with patience; do not yield to any of these sinners or disbelievers;
Therefore be patient with constancy to the Command of thy Lord, and hearken not to the sinner or the ingrate among them.
So persevere with the command of your Lord dipnot 1 and do not pay any heed to the wicked and the unbelieving, dipnot 2
Therefore wait patiently for the judgement of your Lord. Do not obey any evildoer or thankless man among them.
Therefore be patient (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) with constancy to the Command of your Lord (Allâh, by doing your duty to Him and by conveying His Message to mankind), and obey neither a sinner nor a disbeliever among them.
So submit patiently to the judgement of your Lord, and do not obey any sinner or ingrate among them,
Therefore abide perseveringly by the commandments of your Lord (and wait for the fulfillment of the prophecies) and yield to none of the sinful and ungrateful (disbelievers).
so be thou patient under the judgment of thy Lord, and obey not one of them, sinner or unbeliever.
Patiently carry out your Lord’s commandments and do not accept any disbelievers’ invitation to sin.
Wherefore wait patiently for the judgment of thy Lord, and obey not any sinner or misbeliever amongst them.
So be patient for the judgment of your Lord, and do not obey from them any sinner or ingrate.
Wherefore patiently wait the judgment of thy Lord; and obey not any wicked person or unbeliever among them.
Therefore wait patiently for the command of your Lord, and obey not from among them one who is guilty or ungrateful.
So (endure) patiently under the Judgment of your Lord, and do not obey one of them, vicious or most disbelieving;
So submit patiently to thy Lord's command, and obey not of them any guilty one or disbeliever.
So wait for your Lord's command, and do not follow any sinner or disbeliever among them.
Await, then, in all patience thy Sustainer's judgment, and pay no heed to any of them, who is a wilful sinner or an ingrate;
So be patient with your Lord’s decree, and do not yield to any evildoer or ˹staunch˺ disbeliever from among them.
So be patient to the judgment of your Lord, and do not obey from them any sinner or rejecter.
You shall steadfastly carry out your Lord's commandments, and do not obey any sinful disbeliever among them.
So be patient for the decision of your Lord and do not obey from among them a sinner or ungrateful [disbeliever].
So be thou patient for the judgment of thy Lord, and obey thou not among them a sinner or an ingrate;
Therefore, hold on to your Lord's Command unwaveringly. And heed not of them any dragger of progress or devotee of darkness. ('Athim' = One who drags or pulls down progress).
Therefore be patient with uniformity to the Command of your Lord, and do not listen to the sinner or the thankless among them.
So, be steadfast patiently in (obeying) your Lord’s command, and do not obey any one of them who is sinner or ungrateful.
So be patient to the judgment of your Lord, and do not obey from them any sinner or rejecter.