İnsân suresi · 1–4. ayetler

İnsanın yaratılışı ve iki yol

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. İnsân suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 1. ayet. هَلْ أَتَىٰ عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْـًٔا مَّذْكُورًا

    Diyanet İşleri

    İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

    Mehmet Okuyan

    Henüz anılan bir şey değilken, şüphesiz ki insanın üzerinden çok uzun bir süre geçti!

    Mustafa İslamoğlu

    İnsanın üzerinden, o tarih sahnesine çıkıncaya (kadar), tüm zamanlar içinden belirsiz ve uzun bir süre geçmemiş miydi (ki), henüz o (bu süre zarfında) anılmaya değer bir varlık bile değildi?

    Muhammed Esed

    İnsan(ın tarih sahnesinde görünmesin)den önceki dönem, sonsuz bir zaman kesitinden ibaret (değil) midir; insanın henüz dikkate değer bir varlık olmadığı (bir zaman kesiti)?

    Ahmed Hulusi

    Dehr'de insanın anılmadığı bir süreç yok muydu?

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip geçti.

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?

    Ali Rıza Safa

    İnsanın anılmaya değer bir şey olmadığının üzerinden çok uzun bir süre geçmedi mi? dipnot 554

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 554
      İşte, bir bilgi ayeti: Bilim insanlarının araştırmalarına göre, evrenleri oluşturan büyük patlamanın yaklaşık on dört milyar yıl önce gerçekleştiği ve insan dışındaki canlıların başlangıcının dört milyar yıl önceye dayandığı varsayılıyor. Doğa tarihi uzmanları tarafından Brezilya'da bulunan bir karınca taşılının, yüz yirmi milyon yıllık geçmişi olduğu belirlendi. İnsan varlığının geçmişinin ise yalnızca birkaç milyon yıl olduğu varsayılıyor. 7:100 ayetinde, yeryüzünün daha önce başka yöneticileri olduğu; 2:30 ayetinde ise insanoğlunun yeryüzünün yeni yöneticisi olarak atandığı bildirilmiştir. İnsanın çok uzun bir süre boyunca anılmaya değer bir şey olmadığı bilgisi, bilim insanlarının ancak son yüzyılda öğrenebildiği, Kur'an'daki mucize bilgilerden birisidir.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?

    Edip Yüksel

    İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı bir zaman periyodu geçmemiş midir?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı bir zaman periyodu geçmemiş midir?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten insan üzerinden öyle uzun bir süre gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi?!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fil'hakika geldi insan üzerine dehirden bir müddet o anılır bir şey olmadı

    Erhan Aktaş

    Anılmaya değer bir şey değilken, insanın üzerinden "dehr dipnot 1 " den bir zaman gelip geçmedi mi?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Uzun bir zamandan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Anılmaya değer bir şey değilken, insanın üzerinden "dehr" dipnot 1 den bir zaman gelip geçmedi mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Uzun bir zamandan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Anılmaya değer bir şey değilken, insanın üzerinden "dehrden" dipnot 1 bir zaman gelip geçmedi mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Uzun bir zamandan.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip geçti.

    Hasan Basri Çantay

    İnsanın üzerine uzun devirden öyle bir zaman gel (ib geç) di ki (o vakit) o, anılmıya değer bir şey bile değildi.

    İbni Kesir

    İnsanın üzerinden, dehrden bir zaman geçmiştir ki o, henüz anılmaya değer bir şey bile değildi.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

    Süleyman Ateş

    İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?

    Süleymaniye Vakfı

    İnsan, hakkında bilgi olan bir şey değilken dipnot 1 , o zamanın (göklerin ve yerin ömrünün dipnot 2 ) bir bölümü geçmişti.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet metnin geçen "Mezkur (مذكور)", hakkında bir bilgi olan, sözü edilen şey demektir. (Meryem 19/67).
    2. metne dön, dipnot 2
      Göklerin ve yerin de Allah tarafından belirlenmiş bir eceli vardır (Ra'd 13/2, Rum 30/8, Lokman 31/29, Fatır 35/13, Zümer 39/5, Ahkaf 46/3).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "İnsan (ile dünyanın kuruluşu) üzerinden uzun bir zaman geçti dipnot 1 değil mi? Bu süre içinde o, hakkında bilgi olan bir şey değildi dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Örneğin 1970 doğan bir insan açısından, kendisi ile ilgili hiçbir bilgi yokken, yer ve gökler yaratılalı çok uzun zaman geçmiş olur. O insan ana rahmine düşene kadar, sözü edilir bir varlık bile değildir. Her şeyin ezelden (varoluşun başlangıcından) itibaren yazılı olduğu iddialarını boşa çıkaran bu ayetten anlaşılacağı üzere Allah Teala her şeyi ezelden yazıp kenara çekilmiş değildir. İş ve oluş sürekli O'nun yönetimi altındadır (Hud 11/123) ve O, sürekli işinin başındadır (Bkz. Bakara 2/256).  O insan, önceleri hiç bir şey değilken kendini yarattığımızı aklına getirmez mi? (Meryem 19/67)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mezkur (مَذْكُورًا): Hakkından bir bilgi olan, sözü edilir, zikre konu, bahse konu, demektir. Bu bilgi ancak Allah katında olur. Allah Teala bu bilginin oluşmasıyla ilgili olarak şöyle demiştir:  "Sizi, analarınızın rahminde, tercihine göre biçimlendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur." (Al-i İmran 3/6)

    Şaban Britch

    İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçti.

    Şaban Piriş

    İnsan, adı anılmaya değer bir şey olana kadar, üzerinden uzun bir süre geçmedi mi?

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsan üzerinden, henüz anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan?

  2. İnsân suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 2. ayet. إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

    Mehmet Okuyan

    Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir nutfeden (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık.

    Mustafa İslamoğlu

    İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz. Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, insanı, katışık bir damlacıktan yarattık. Onu sınayacağız; bu nedenle, duyan, gören yaptık. dipnot 555

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 555
      İşte, bir bilgi ayeti: Sperm, katışık bir sıvıdır. İçeriğinde, proteinler, organik ögeler, türlü bileşikler, limon tuzu, meyve şekeri, florışıl renk ögesi ve C vitamini bulunur. Erkek spermleri, dişi hücreyle birleştiklerinde, yeni bir karışım daha oluştururlar. "Duyan, gören yaptık." sıralamasına uygun olarak, dölütte, önce kulaklar, sonra gözler oluşur. Dölütbilimi, bu bilgileri ancak yakın geçmişte edinebilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

    Edip Yüksel

    Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtela kılmak üzerede onu bir semi' basir yaptık

    Erhan Aktaş

    İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.

    İbni Kesir

    Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık.

    Süleyman Ateş

    Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan dipnot 1 yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe'dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. Emşac kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir (Lisan'ul-Arab). Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşac; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. (Al-i İmran 3/6, Nahl 16/4, Hac 22/5, Mü'minun 23/12-14, Fatır 35/11, Yasin 36/77, Mü'min 40/67, Necm 53/45-46, Kıyamet 75/37-39, Abese 80/17-19).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan dipnot 1 yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören dipnot 2 bir varlık haline getirdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe = ‘dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. emşac kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir. (Lisan'ul-Arab) Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşac ; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Analarınızın rahminde sizi, kendi tercihine göre biçimlendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O üstündür, doğru kararlar verir." (Al-i İmran 3/6)
    2. metne dön, dipnot 2
      Basiretli: Hayvanlarda görürler ama basiretli değillerdir. Oysa insanların görme engellileri bile basiretlidir. Görme anlamı verdiğimiz basiret kelimesi, arka planını görme, vizyon sahibi olma anlamlarına gelir. Örneğin koyunlardan birini keserken, diğer koyunlar otlamaya devam ederler. Bu, görmediklerinden değil basiretli olamadıklarındandır. Gözleri olan bedeni basiretli yapan Ruh'tur (Bkz. Secde 32/9). Kendisine verilen basiret ve dinleme özelliklerini kullanmayan insanlar Allah Teala tarafından yerilmiştir (Bkz. Araf 7/79, Furkan 25/44)

    Şaban Britch

    Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

    Şaban Piriş

    Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.

  3. İnsân suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 3. ayet. إِنَّا هَدَيْنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ya iman eden veya inkar eden biri olmayı (kendi tercihine bıraktık)

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır).

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz ona o yolu (aklını kullanarak iman etme yolunu) gösterdik. Ya şükredici olur (Rabbini değerlendirir), ya küfür (gerçeği ret) edici!

    Ali Bulaç

    Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, ona yolu gösterdik; artık şükreder veya nankörlük eder.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster inanır, ister inkar eder.

    Edip Yüksel

    Ona yolu gösterdik ya şükredendir ya da nankör.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona yolu gösterdik; ya şükredendir, ya da nankör.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şakir olsun ister nankör kafir

    Erhan Aktaş

    Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden dipnot 1 , isterse nankörlük eden biri olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah'ın rızasına uygun şekilde kullanmak/harcamak demektir.

    Gültekin Onan

    Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da (pek) kafir.

    Hasan Basri Çantay

    Gerçek, biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici (olsun o), ister nankör (kafir).

    İbni Kesir

    Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister kâfir olur.

    Süleyman Ateş

    Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nankör olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ona doğru yolu gösterdik; ister görevini yapar, isterse o yolu görmezlikten gelir (kafir olur).

    Şaban Britch

    Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister kâfir olur.

    Şaban Piriş

    Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister nankörlük.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör.

  4. İnsân suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnsân suresi, 4. ayet. إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَا۟ وَأَغْلَٰلًا وَسَعِيرًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki biz, kâfirler için (ahirette) zincirler, halkalar ve alevli bir ateş hazırlamış (olacağız). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mahşerdeki prangalar ve halkalar konusunda ayrıca bkz. Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Mü'min 40:71; Hâkka 69:32.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda (inkarı tercih eden) kafirler için tarifi imkansız zincirler, tasmalar ve kışkırtılmış çılgın bir ateşi Biz hazırladık.

    Muhammed Esed

    (Şimdi) bakın, Biz hakikati inkar edenler için zincirler, halkalar ve yakıcı bir ateş hazırladık;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz hakikat bilgisini inkar edenler için silsileler (zincirler - toplumsal şartlanmalar ve değer yargıları), ağlal (boyun bağları - bedenselliğin bağları) ve sair (alevli ateş - yanış) hazırladık.

    Ali Bulaç

    Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, nankörlük edenler için, zincirler, halkalar ve alevli ateş hazırladık.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğrusu biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

    Edip Yüksel

    İnkarcılar için zincirler, prangalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar için zincirler, prangalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü Biz, kafirler için zincirler, tomruklar, bir de çılgın ateş hazırladık!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü biz, kafirler için, zincirler, tomruklar, bir de Seıyr hazırladık

    Erhan Aktaş

    Kafirler için zincirler, kelepçeler ve alevli ateş hazırladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler için zincirler, kelepçeler ve alevli ateş hazırladık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler için zincirler, kelepçeler ve alevli ateş hazırladık.

    Gültekin Onan

    Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, biz kafirler için zincirler, bukağılar, alevlendirilmiş bir ateş hazırladık.

    İbni Kesir

    Gerçekten Biz; kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevlendirilmiş bir ateş hazırladık.

    Mehmet Alagaş

    (1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elbette biz; kâfirlere zincirler, halkalar ve alevli Cehennem hazırladık.

    Süleyman Ateş

    Biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz, kafirler için zincirler, demir halkalar dipnot 1 ve alevli bir ateş hazırladık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tasmalar, boyun halkaları

    Şaban Britch

    Elbette biz, kâfirlere zincirler, halkalar ve alevli Cehennem hazırladık

    Şaban Piriş

    Elbette biz, nankörlük edenlere zincirler, halkalar ve alevli cehennem hazırladık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz, nankörler için zincirler, bukağılar ve kızgın bir ateş hazırladık.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.