Diyanet İşleri
Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
İnsân suresi
İnsân suresi, 6. ayet. عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا
`ayney yeşrabü bihâ `ibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.
Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek İnsân 5–12 3
Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. “O, Allah’ın (has) kullarının kendisinden içtikleri ve diledikleri gibi akıttıkları bir pınardır.” Onların içtikleri bu kadehin içindeki içeceğin tükeneceğinden yana bir korkuları yoktur. Aksine bunun kaynağı kesilmez. Çünkü o, sürekli akıp coşan, taşkın bir pınardır. Allah’ın kulları ne zaman ve ne şekilde isterlerse bu pınarı öylece akıtırlar. İsterlerse bunları çiçek vermiş, göz kamaştırıcı bahçelere akıtırlar, dilerlerse köşk ve süslü meskenlerinin etrafına ve arasına, arzu ederlerse de oldukça güzel olan uygun görecekleri herhangi bir tarafa akıtabileceklerdir.
Daha sonra Yüce Allah, bu kimselerin birtakım amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu içecek; itaatkâr kimseler için hazırlanmış, içimi kolay, suyu bol, kurumayan bir pınardandır. Onun suyundan Allah’a kulluk edenler içer. Onu, diledikleri gibi akıtır ve diledikleri yere taşıyıp götürürler.
Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kâfûr), Allah'ın iyi kullarının içecekleri ve akıttıkça akıtacakları bir kaynaktır.
(bunların doldurulduğu) öyle bir göze var ki, Allah'ın has kulları gürül gürül çıkartacakları bu kaynaktan içecekler.
bir (kutlu) kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, suyu bol bol akan (o kaynaktan).
(O kafur), Allah kullarının (kendi özlerinden) fışkırtıp akıtarak içtiği tükenmez bir kaynaktır.
Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
Allah'ın kulları, içtikleri kaynağı gürül gürül akıtacaklardır.
Bu, Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak...
ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak...
Allah'ın kullarının içtiği bir çeşme ki güzel yollar açarak onu akıtırlar da akıtırlar.
Bir çeşme, ondan Allahın kulları içer, güzel, yollar açarak akıtırlar onu akıtırlar
Allah'ın kullarının, içtikleri ve diledikleri kadar yararlandıkları bir kaynak.
Allah'ın kullarının, içtikleri ve diledikleri kadar yararlandıkları bir kaynak.
Allah'ın kullarının, içtikleri ve diledikleri kadar yararlandıkları bir kaynak.
Tanrı'nın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp (yüfecciruneha) akıtırlar (tefciyra).
(O kafuur) bir pınardır ki onu (ancak) Allahın (veli) kulları içerler. Onu (nereye isterlerse kolayca) akıtırlar, fışkırtırlar.
Bu; yalnız Allah'ın kullarının, taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
(1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.
(O) Allah’ın kullarının kendisinden içtikleri ve diledikleri gibi akıttıkları bir pınardır.
Bir kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.
Allah'ın o kulları, fışkırtacakları bir kaynaktan onu içecekler dipnot 1 .
Bir pınardan ki ondan, Allah'ın kulları içer, o kaynağı istedikleri yerden fışkırtırlar.
Allah’ın kullarının içeceği ve istedikleri yere akıttıkları bir kaynaktır.
Allah'ın kullarının taşıra taşıra içeceği bir pınardır.
Bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.
Streaming from a source reserved especially for those who served Allah Whose object was the heart of their purpose and to Him, they lifted their inward sight.
a spring for God’s servants, which flows abundantly at their wish.
A Fountain where the Devotees of Allah do drink, making it flow in unstinted abundance.
This will be a gushing spring dipnot 1 wherefrom Allah's servants dipnot 2 shall drink wine, a spring from which they will take out channels wherever they wish. dipnot 3
a spring from which Allah’s slaves will drink, making it gush forth at will abundantly.
A spring wherefrom the slaves of Allâh will drink, causing it to gush forth abundantly.
a spring where the servants of Allah drink, which they make to gush forth as they please.
(The drink is from) a spring from which the devotees of Allâh shall drink. They will strive hard in directing it to flow in abundance (enabling others to drink from it).
a fountain whereat drink the servants of God, making it to gush forth plenteously.
The spring from which the believers will drink will never dry up.
a spring from which God's servants shall drink and make it gush out as they please!
A spring from which the servants of God drink, it gushes forth abundantly.
a fountain whereof the servants of God shall drink; they shall convey the same by channels whithersoever they please.
A fountain from which the servants of Allah shall drink, flows with abundance.
A spring whereat drink the bondmen of Allah, making it to gush forth with plenteous gushing (i. e., abundantly).
A spring wherefrom the slaves of Allah drink, making it gush forth abundantly,
From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
a source [of bliss] whereof God's servants shall drink, seeing it flow in a flow abundant.
˹from˺ a spring where Allah’s servants will drink, flowing at their will.
A spring from which the servants of God drink, it gushes forth abundantly.
A spring that is reserved for GOD's servants; it will gush out as they will.
A spring of which the [righteous] servants of Allah will drink; they will make it gush forth in force [and abundance].
A spring whereat drink the servants of God, making it to gush forth abundantly:
A spring whereof the servants of Allah drink - it is they who make it flow in a flow abundant. (The true servants of Allah achieve His blessings of Guidance and all that is good, and share them with fellow human beings).
A fountain where the devoted servants of Allah drink, making it flow in plenty.
that will be a spring from which Allah’s servants will drink, making it flow (wherever they wish) profusely.
A spring from which the servants of God drink, it gushes forth abundantly.