Diyanet İşleri
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
İnsân suresi
İnsân suresi, 16. ayet. قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا
ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cennet nimetleri İnsân 13–22 3
Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
Orada kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu bir kaseden içirilir.
Orada bir pınar ki ona "selsebil" adı verilir.
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–16. ayetler için yazılmıştır.
15. “Etraflarında” genç hizmetçiler (vildân) ile cennetliklerin hizmetkârları tarafından “gümüşten kaplar ve billur bardaklar dolaştırılır.”
16. “Bu billurlar gümüştendir” Bu kapların ana maddesi gümüş olacaktır, aynı zamanda billur gibi de saydam olacaktır. Saydam bir cisim olmayan gümüşün cevherinin saflığı ve madenin güzelliği dolayısıyla billur saydamlığında olması, en hayret edilecek işlerdendir. “ve onlar, içeceklerin miktarını istedikleri ölçüde belirlerler.” yani sözü edilen kapların miktarlarını fazla veya eksik olmaksızın, tam içkiye kanacakları şekilde kendileri tespit edeceklerdir. Çünkü bu miktarlar, fazla olursa lezzeti azalır, eksik olursa onların kana kana içmelerine yetmez.
Maksadın şu olma ihtimali de vardır: Cennetlikler, kendi zevk ve lezzetlerine uygun şekilde bunların miktarlarını içlerinden geçirecekler ve bu kaplar içlerinden geçtiği miktara uygun olarak huzurlarına getirilecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O kâseler, gümüşten fakat cam gibi billur renktedir. Onlar; ne fazla ne eksik, isteyenlerin tam istediği miktarda takdir edilmiştir.
Aynı kök: فضض (9 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
Aynı kök: فضض (9 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: فضض (9 geçiş)
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Miktarını kendilerinin belirleyeceği o billur kupalar da gümüştendir.
öyle gümüşi billurlar ki, onların hacmini tamamen kendileri takdir edecek.
-kristal benzeri, (ama) gümüşten- ve hacimlerini yalnız kendileri tesbit edecek.
Miktarlarını kendilerinin takdir ettiği gümüşten billur kadehlerdir!
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
gümüş beyazlığında ölçüsünce tayin ve takdir ederler.
Gümüşten yapılmış şeffaf kadehler; diledikleri ölçüde belirlemişlerdir.
- Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.
Gümüşten yapılmış şeffaf bardaklar... Onları tam olarak hak etmişlerdir. dipnot 1
Gümüşten yapılmış şeffaf bardaklar... Onları tam olarak haketmişlerdir.
gümüşten billurlar (ki hizmetçiler) onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Gümüşten billurlar, onları türlü türlü biçime koymuşlardır
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
(Evet) gümüşden (yaratılmış) billurlar ki mıkdarını (sakıyler) ta'yin etmişlerdir.
Billurları gümüş gibi parlaktır. Mikdarını onlar takdir etmiştir.
(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.
Gümüşten billur kâseler... (Hizmetçiler) Onların ihtiyaçlarına göre ölçülerini belirlemiştir.
Öyle gümüş kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir (istedikleri kadar içki alırlar).
ölçülerini kendilerinin belirlediği gümüşten billurlaşmış testiler....
Her biri, gümüşten billurlaştırılmıştır. İçecekleri miktarı kendileri belirlerler.
Gümüşten billurlar... Onlar (içenlere göre) miktarlarını belirler.
Gümüşten yapılmış billurlar.. Miktarlarını kendileri belirler.
Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.
Vessels of translucent silver, like to the glorious sun’s transparent beams, whose extent has been prescribed to satisfy individual needs.
and gleaming silver goblets according to their fancy,
Crystal-clear, made of silver: they will determine the measure thereof (according to their wishes).
goblets bright as crystal but made of silver, filled to exact measure. dipnot 1
crystalline silver – they have measured them very exactly.
Crystal-clear, made of silver. They will determine the measure thereof (according to their wishes).
—crystal of silver— [from] which they dispense in a precise measure.
(Looking) crystal clear (but made) of silver, made in special mold determined (by the agents of the Lord of judgment and measure).
crystal of silver that they have measured -- very exactly.
Their silver made transparent cups are filled as much as they wish.
flagons of silver which they shall mete out!
Crystal laced with silver, measured accordingly.
The bottles shall be bottles of silver shining like glass; they shall determine the measure thereof by their wish.
(Transparent as) glass but made of silver; they will determine the measure thereof.
Crystals of silver that they have determined its (measure), an exact determination.
(Bright as) glass but (made) of silver, which they (themselves) have measured to the measure (of their deeds).
And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
crystal-like, [but] of silver - the measure whereof they alone will determine.
crystalline silver, filled precisely as desired.
Crystal laced with silver, measured accordingly.
Translucent cups, though made of silver; they rightly deserved all this.
Clear glasses [made] from silver of which they have determined the measure.
Crystal of silver, that they determined exactly.
Silver trays shining as crystal - all this design they have determined (with their good deeds).
Crystal-clear, made of silver: They will determine the amount in there (according to their wishes).
-crystals (as shining as if made) of silver, measured by those (who filled them) with due measure.
Crystal laced with silver, measured accordingly.