Diyanet İşleri
Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
İnsân suresi
İnsân suresi, 2. ayet. إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا
innâ ḫalaḳne-l'insâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi fece`alnâhü semî`am beṣîrâ.
Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın yaratılışı ve iki yol İnsân 1–4 3
İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.
Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Yüce Allah, insanı yaratmayı dileyince babası Âdem’i çamurdan yarattı, sonra da ardı arkasına onun neslini var etti: “Gerçekten Biz insanı… karışık bir sudan” hakir ve tiksinti veren bir sudan “yarattık.”
“imtihan etmek üzere” Acaba ilk halini düşünüp bunun farkına mı varacak yoksa nefsi onu kandırıp aldatacak mı, ortaya çıkaralım diye.
Yüce Allah insanı yaratmış, ona görme, işitme ve diğer azalar gibi gizli ve açık güçler vermiştir. Bunları da tam ve sağlıklı bir şekilde maksatlarını elde etmesine imkân verecek şekilde yaratmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz insanı, erkek ve kadının meni karışımından olan bir damla sudan yarattık. Üzerine yüklediğimiz sorumluluklarla onu imtihan ederiz. Din olarak onu mükellef kıldıklarımızı yerine getirsin diye onu işiten ve gören bir kimse kıldık.
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.
Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.
Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نطف (12 geçiş)
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır,…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir nutfeden (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık.
İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.
Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz. Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.
Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Aslında, insanı, katışık bir damlacıktan yarattık. Onu sınayacağız; bu nedenle, duyan, gören yaptık. dipnot 555
Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.
Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.
Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.
Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık.
Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtela kılmak üzerede onu bir semi' basir yaptık
İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.
Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.
(1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.
Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık.
Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.
Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan dipnot 1 yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik dipnot 2 .
Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan dipnot 1 yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören dipnot 2 bir varlık haline getirdik.
Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.
Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.
We created man from the product of the union of two Notfas "sex cells" Notfa Amshag "Zygot" with the surest standard by which to test his tendency, and We endowed him with the gifts of hearing and vision, faculties divine
We created man from a drop of mingled fluid to put him to the test; We gave him hearing and sight;
Verily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight.
Verily We created man out of a drop of intermingled sperm dipnot 1 so that We might try him, dipnot 2 and We therefore endowed him with hearing and sight. dipnot 3
We created man from a mingled drop to test him, and We made him hearing and seeing.
Verily, We have created man from Nutfah (drops) of mixed semen (sexual discharge of man and woman), in order to try him: so We made him hearer and seer.
Indeed We created man from the drop of a mixed fluid so that We may test him. So We made him endowed with hearing and sight.
We have surely created a human being from a sperm drop uniting (it) with (an ovum); We wanted to bestow Our favour on him. That is why We made him hearing and seeing (- enjoying discretion and volition, and so responsible for his actions).
We created man of a sperm-drop, a mingling, and We made him hearing, seeing.
Your Creator created you from a tiny embryo and then gave you the faculties of sight and hearing in order for you to go through the school of life.
Verily, We created man from a mingled clot, to try him; and we gave him hearing and sight.
We have created the human from a seed that is composite, We test him, so We made him hear and see.
Verily we have created man of the mingled seed of both sexes, that We might prove him: And We have made him to hear and to see.
Surely We have created man from a small mingled life-germ; in order to try him, We made him hearing and seeing.
Surely We created man from a sperm-drop, a mingling, trying him; so We made him constantly hearing, constantly beholding.
Lo! We create man from a drop of thickened fluid to test him; so We make him hearing, knowing.
Verily We created man from a sperm yoked (to the ovum) to bring out his real substance, then gave him hearing and sight.
Verily, it is We who have created man out of a drop of sperm intermingled, so that We might try him [in his later life]: and therefore We made him a being endowed with hearing and sight.
˹For˺ indeed, We ˹alone˺ created humans from a drop of mixed fluids,[1] ˹in order˺ to test them, so We made them hear and see.
We have created the human from a seed that is mixed, We test him, so We made him hear and see.
We created the human from a liquid mixture, from two parents, in order to test him. Thus, we made him a hearer and a seer.
Indeed, We created man from a sperm-drop mixture that We may try him; and We made him hearing and seeing.
We created man from a sperm-drop — a mingling — that We might test him; and We made him hearing and seeing.
Behold, it is We who have created the human being from marked out cells, male and female gametes, that joined. Then We passed him through subtle changes. And then We made him a being endowed with Hearing and Sight.
Surely We have created man from a drop of mixed sperm and ovary fluids, in order to try him, so, We gave him (the gifts) of hearing and of sight.
We have created man from a mixed sperm-drop to put him to a test; then We made him able to hear, able to see.
We have created man from a mixed seed; We test him, so We made him hear and see.