İnsân suresi

İnsân suresi, 2. ayet

İnsân suresi, 2. ayet. إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

innâ ḫalaḳne-l'insâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi fece`alnâhü semî`am beṣîrâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 1–5 · surenin 2. ayeti / 31

Konu İnsanın yaratılışı ve iki yol İnsân 1–4 3

  1. İnsân 1

    İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

  2. 2

    Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

  3. İnsân 3

    Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

  4. İnsân 4

    Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

  5. İnsân 5

    İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Yüce Allah, insanı yaratmayı dileyince babası Âdem’i çamurdan yarattı, sonra da ardı arkasına onun neslini var etti: “Gerçekten Biz insanı… karışık bir sudan” hakir ve tiksinti veren bir sudan “yarattık.”

“imtihan etmek üzere” Acaba ilk halini düşünüp bunun farkına mı varacak yoksa nefsi onu kandırıp aldatacak mı, ortaya çıkaralım diye.

Yüce Allah insanı yaratmış, ona görme, işitme ve diğer azalar gibi gizli ve açık güçler vermiştir. Bunları da tam ve sağlıklı bir şekilde maksatlarını elde etmesine imkân verecek şekilde yaratmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz insanı, erkek ve kadının meni karışımından olan bir damla sudan yarattık. Üzerine yüklediğimiz sorumluluklarla onu imtihan ederiz. Din olarak onu mükellef kıldıklarımızı yerine getirsin diye onu işiten ve gören bir kimse kıldık.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna doğrusu biz
  2. خَلَقْنَا halekna yarattık kök: خلق
  3. ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insanı kök: انس
  4. مِن min -den
  5. نُّطْفَةٍ nutfetin bir nutfe- kök: نطف
  6. أَمْشَاجٍۢ emşacin karışık kök: مشج
  7. نَّبْتَلِيهِ nebtelihi imtihan etmek için kök: بلو
  8. فَجَعَلْنَـٰهُ fecealnahu ve onu yaptık kök: جعل
  9. سَمِيعًۢا semian işitici kök: سمع
  10. بَصِيرًا besiran görücü kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır,…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir nutfeden (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık.

Mustafa İslamoğlu

İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.

Muhammed Esed

Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz. Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Ali Özek ve heyeti

Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

Ali Rıza Safa

Aslında, insanı, katışık bir damlacıktan yarattık. Onu sınayacağız; bu nedenle, duyan, gören yaptık. dipnot 555

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 555
    İşte, bir bilgi ayeti: Sperm, katışık bir sıvıdır. İçeriğinde, proteinler, organik ögeler, türlü bileşikler, limon tuzu, meyve şekeri, florışıl renk ögesi ve C vitamini bulunur. Erkek spermleri, dişi hücreyle birleştiklerinde, yeni bir karışım daha oluştururlar. "Duyan, gören yaptık." sıralamasına uygun olarak, dölütte, önce kulaklar, sonra gözler oluşur. Dölütbilimi, bu bilgileri ancak yakın geçmişte edinebilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

Edip Yüksel

Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtela kılmak üzerede onu bir semi' basir yaptık

Erhan Aktaş

İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanı karışık bir nutfeden dipnot 1 yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ntf" kökünden türemiştir. Mastar olarak, "azar azar akmak, dökülmek, damlamak" anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.

Mehmet Alagaş

(1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık.

Süleyman Ateş

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan dipnot 1 yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe'dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. Emşac kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir (Lisan'ul-Arab). Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşac; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. (Al-i İmran 3/6, Nahl 16/4, Hac 22/5, Mü'minun 23/12-14, Fatır 35/11, Yasin 36/77, Mü'min 40/67, Necm 53/45-46, Kıyamet 75/37-39, Abese 80/17-19).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan dipnot 1 yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören dipnot 2 bir varlık haline getirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe = ‘dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. emşac kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir. (Lisan'ul-Arab) Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşac ; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Analarınızın rahminde sizi, kendi tercihine göre biçimlendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O üstündür, doğru kararlar verir." (Al-i İmran 3/6)
  2. metne dön, dipnot 2
    Basiretli: Hayvanlarda görürler ama basiretli değillerdir. Oysa insanların görme engellileri bile basiretlidir. Görme anlamı verdiğimiz basiret kelimesi, arka planını görme, vizyon sahibi olma anlamlarına gelir. Örneğin koyunlardan birini keserken, diğer koyunlar otlamaya devam ederler. Bu, görmediklerinden değil basiretli olamadıklarındandır. Gözleri olan bedeni basiretli yapan Ruh'tur (Bkz. Secde 32/9). Kendisine verilen basiret ve dinleme özelliklerini kullanmayan insanlar Allah Teala tarafından yerilmiştir (Bkz. Araf 7/79, Furkan 25/44)

Şaban Britch

Biz, insanı katışık nutfeden yarattık. Onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

Şaban Piriş

Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We created man from the product of the union of two Notfas "sex cells" Notfa Amshag "Zygot" with the surest standard by which to test his tendency, and We endowed him with the gifts of hearing and vision, faculties divine

Abdul Haleem

We created man from a drop of mingled fluid to put him to the test; We gave him hearing and sight;

Abdullah Yusuf Ali

Verily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight.

Abul A'la Maududi

Verily We created man out of a drop of intermingled sperm dipnot 1 so that We might try him, dipnot 2 and We therefore endowed him with hearing and sight. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "From a mixed sperm drop": From the intermingling of the male sperm with the female ovum and not separately from the sperm or the ovum. During sexual intercourse normally 200-500 million sperms are deposited into the female birth canal. The sperms swim and reach site of mixing with ovum in 4-6 hours on an average time. Most of the sperms are lost in this journey. Chemical changes occur during this travel and sperms remove their protective covering from their heads while getting ready to release special chemicals from the heads in their attempts and preparation to penetrate into the ovum. Usually, only one sperm is allowed to fuse and mix with the ovum. (Ref. Maternity and Gynecology Care, Mosby Year Book Publishing Inc. St Louis Missouri USA Chapter 7, Page ).
  2. metne dön, dipnot 2
    This shows man’s real position in the world and the position of the world for man. He is not like the trees and animals that the object of his creation be fulfilled on the earth itself, and he should die and perish here after he has played his appointed role over a period of time according to the law of nature. Furthermore, this world is neither a place of punishment for him, as the monks think, nor a place of rewards as the believers of the law of transmigration think, nor a place of entertainment and enjoyment, as the materialists think, nor a battlefield, as the followers of atheists think, but in fact it is a place of test and trial for him. That which he regards as his age, is in fact the time given to him for the test. Whatever powers and capabilities he has been given in the world, the things that have been placed under his control and authority, the various positions and capacities in which he functions, and the relationships that he enjoys with other people, all these are the countless manners of the test and this test continues till the last breath of his life. The result is not to be announced in this world but in the Hereafter when all his answer books will have been assessed, decision will be given whether he has come out successful or failed. And his success or failure wholly depends on what he thought of himself while he functioned here and how he answered the questions that were given to him here. If he believed that he had no God, or that he was the slave of many gods, and while answering the questions he thought that he was not to be held accountable before his Creator in the Hereafter, his whole lifework went wrong. And if he regarded himself as the slave of One God and worked in the way approved by God, with the accountability of the Hereafter always in view, he stood successful in the test. This theme has occurred at many places in the Quran.
  3. metne dön, dipnot 3
    The words sami (hearing) and baseer (seeing) in the original text actually imply being "sensible and intelligent". These words of the Arabic language are never used in respect of the animal although it also hears and sees. Thus, hearing and seeing here do not imply the powers of hearing and seeing which have been given to the animals too, but those means through which man obtains knowledge and then draws conclusions from it. Besides, since hearing and seeing are among the most important means of knowledge for man, only these two have been mentioned briefly; otherwise it actually implies giving man all those senses of the body by which he gathers information. Then the senses given to man are quite different in their nature from those given to animals, for at the back of every sense he has a thinking brain, which collects information gained through the senses; arranges it, draws conclusions from it, forms opinions, and then takes some decisions which become the basis of his attitude and conduct in life. Hence, after saying, “We created man in order to try him,” to say, “therefore, We made him capable of hearing and seeing” actually contains the meaning that Allah gave him the faculties of knowledge and reason to enable him to take the test. Obviously, if this were not the meaning and the meaning of making man hearing and seeing just implied the one who could hear and see, then a blind and deaf person would stand exempted from the test, whereas unless a person is utterly devoid of knowledge and reason, there can be no question of his being exempted from the test.

Aisha Bewley

We created man from a mingled drop to test him, and We made him hearing and seeing.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have created man from Nutfah (drops) of mixed semen (sexual discharge of man and woman), in order to try him: so We made him hearer and seer.

Ali Quli Qarai

Indeed We created man from the drop of a mixed fluid so that We may test him. So We made him endowed with hearing and sight.

Amatul Rahman Omar

We have surely created a human being from a sperm drop uniting (it) with (an ovum); We wanted to bestow Our favour on him. That is why We made him hearing and seeing (- enjoying discretion and volition, and so responsible for his actions).

Arthur John Arberry

We created man of a sperm-drop, a mingling, and We made him hearing, seeing.

Bijan Moeinian

Your Creator created you from a tiny embryo and then gave you the faculties of sight and hearing in order for you to go through the school of life.

E. Henry Palmer

Verily, We created man from a mingled clot, to try him; and we gave him hearing and sight.

Edip-Layth

We have created the human from a seed that is composite, We test him, so We made him hear and see.

George Sale

Verily we have created man of the mingled seed of both sexes, that We might prove him: And We have made him to hear and to see.

Hamid S. Aziz

Surely We have created man from a small mingled life-germ; in order to try him, We made him hearing and seeing.

Mahmoud Ghali

Surely We created man from a sperm-drop, a mingling, trying him; so We made him constantly hearing, constantly beholding.

Marmaduke Pickthall

Lo! We create man from a drop of thickened fluid to test him; so We make him hearing, knowing.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily We created man from a sperm yoked (to the ovum) to bring out his real substance, then gave him hearing and sight.

Muhammad Asad

Verily, it is We who have created man out of a drop of sperm intermingled, so that We might try him [in his later life]: and therefore We made him a being endowed with hearing and sight.

Mustafa Khattab

˹For˺ indeed, We ˹alone˺ created humans from a drop of mixed fluids,[1] ˹in order˺ to test them, so We made them hear and see.

Progressive Muslims

We have created the human from a seed that is mixed, We test him, so We made him hear and see.

Rashad Khalifa

We created the human from a liquid mixture, from two parents, in order to test him. Thus, we made him a hearer and a seer.

Sahih International

Indeed, We created man from a sperm-drop mixture that We may try him; and We made him hearing and seeing.

Sam Gerrans

We created man from a sperm-drop — a mingling — that We might test him; and We made him hearing and seeing.

Shabbir Ahmed

Behold, it is We who have created the human being from marked out cells, male and female gametes, that joined. Then We passed him through subtle changes. And then We made him a being endowed with Hearing and Sight.

Syed Vickar Ahamed

Surely We have created man from a drop of mixed sperm and ovary fluids, in order to try him, so, We gave him (the gifts) of hearing and of sight.

Taqi Usmani

We have created man from a mixed sperm-drop to put him to a test; then We made him able to hear, able to see.

The Monotheist Group

We have created man from a mixed seed; We test him, so We made him hear and see.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩