İnsân suresi

İnsân suresi, 13. ayet

İnsân suresi, 13. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

müttekiîne fîhâ `ale-l'erâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

Diyanet İşleri

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 10–16 · surenin 13. ayeti / 31
  1. İnsân 10

    "Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

  2. İnsân 11

    Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

  3. İnsân 12

    Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

  4. 13

    Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

  5. İnsân 14

    Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.

  6. İnsân 15

    Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.

  7. İnsân 16

    Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. “Orada tahtlara yaslanırlar.” Yaslanmak, rahat, huzur ve refah içinde oturup kurulmak demektir. Tahtlar ise üzerlerinde süslü örtüler bulunan yüksekçe oturma yerleridir.

"Ne güneş/sıcak görürler orada” yani cennette kendilerine zarar verecek türden bir sıcak ve “ne de” şiddetli derecede “soğuk” görmezler. Aksine bütün vakitleri koyu gölgeliklerde geçecektir. Ne sıcak ne de soğuk olmayacaktır. Böylece bedenler zevk alacak, sıcak ve soğuktan dolayı rahatsız olmaları söz konusu olmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Orada süslü döşekler üzerinde uzanmışlardır. Cennette ışınları sıkıntı veren bir Güneş ve de şiddetli bir soğuk görmezler. Aksine onlar, sıcağın ve soğuğun olmadığı devamlı bir gölgeliktedirler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مُّتَّكِـِٔينَ muttekiine yaslanırlar kök: وكا
  2. فِيهَا fiha orada
  3. عَلَى ala üzerinde
  4. ٱلْأَرَآئِكِ ۖ l-eraiki divanlar kök: ارك
  5. لَا la
  6. يَرَوْنَ yeravne görmezler kök: راي
  7. فِيهَا fiha orada
  8. شَمْسًۭا şemsen (yakıcı) güneş kök: شمس
  9. وَلَا ve la ve ne de
  10. زَمْهَرِيرًۭا zemheriran dondurucu soğuk kök: زمهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: وكا (11 geçiş)

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın…

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: وكا (11 geçiş)

    Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş)

    Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.

  • Aynı kök: وكا (11 geçiş)

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: وكا (11 geçiş)

    Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

  • Aynı kök: وكا (11 geçiş)

    Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim…

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada koltuklara kurulmuş olacaklar; yakıcı sıcak da dondurucu soğuk da görmeyeceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Orada divanlara sere serpe uzanacaklar; ne sıcağa ne soğuğa maruz kalacaklar;

Muhammed Esed

Orada sedirlere uzanacaklar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görmeyecekler,

Ahmed Hulusi

Onda koltuklar üzerine yaslanırlar. . . Orada ne güneş (sıcağı) görürler ve ne de zemherir (dondurucu soğuğu). (Bedensel duyular yoktur o yaşam boyutunda anlamına. A. H. )

Ali Bulaç

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Ali Özek ve heyeti

Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.

Ali Rıza Safa

Divanlara uzanırlar. Ne güneş ne de dondurucu soğuk görmezler.

Bayraktar Bayraklı

Orada koltuklara yaslanacaklar ve ne sıcak ne de soğuk göreceklerdir.

Edip Yüksel

Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada koltuklar üzerine yaslanmışlardır. Orada ne güneş görürler, ne de şiddetli soğuk;

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada erikeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherir

Erhan Aktaş

Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada, ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Gültekin Onan

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Hasan Basri Çantay

(Oraya girin) hepiniz, içinde tahtlar üzerine yaslama (bahtiyarlar) olarak, orada ne bir güneş, ne de bir zemheri görmeyerek,

İbni Kesir

Orada tahtlara yaslanırlar, ne yakıcı sıcak ne de dondurucu soğuk görmezler.

Mehmet Alagaş

(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada koltuklara kurulurlar. Ne yakıcı bir Güneş, ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Süleyman Ateş

Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada koltuklara kurulurlar; güneşin yakan sıcaklığını da dondurucu soğuğu da görmezler.

Şaban Britch

Orada koltuklara kurulmuşlar. Ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.

Şaban Piriş

Orada tahtlarına kurulmuşlar, ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.

Yaşar Nuri Öztürk

Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne bir güneş görürler orada ne de kavurucu bir soğuk...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Reclining on thrones, they do not suffer the heat of the sun nor experience the bitter thrust of the cold, only the divine warmth to which they aspire.

Abdul Haleem

They will sit on couches, feeling neither scorching heat nor biting cold,

Abdullah Yusuf Ali

Reclining in the (Garden) on raised thrones, they will see there neither the sun's (excessive heat) nor (the moon's) excessive cold.

Abul A'la Maududi

There they will recline on elevated couches and will be subjected neither to the burning heat of the sun nor to bitter cold.

Aisha Bewley

Reclining in it on couches, they will experience there neither burning sun nor bitter cold.

Al-Hilali & Khan

Reclining therein on raised thrones, they will see there neither the excessive heat of the sun, nor the excessive bitter cold, (as in Paradise there is no sun and no moon).

Ali Quli Qarai

reclining therein on couches. They will find in it neither any [scorching] sun, nor any [biting] cold.

Amatul Rahman Omar

(They shall be) reclining on raised couches. They shall experience therein neither excessive heat of the sun nor intense cold.

Arthur John Arberry

therein they shall recline upon couches, therein they shall see neither sun nor bitter cold;

Bijan Moeinian

Wherein they relax and not suffer neither the hot days under the sun nor the cold nights under the moon.

E. Henry Palmer

reclining therein upon couches they shall neither see therein sun nor piercing cold;

Edip-Layth

They are reclining in it on raised couches, they do not have in it excessive sun nor bitter cold.

George Sale

Therein shall they repose themselves on couches; they shall see therein neither sun nor moon;

Hamid S. Aziz

Reclining therein on raised couches, they shall find therein neither the severe heat of the sun nor intense cold.

Mahmoud Ghali

Reclining therein upon couches, therein they will see neither sun nor bitter cold;

Marmaduke Pickthall

Reclining therein upon couches, they will find there neither (heat of) a sun nor bitter cold.

Mohamed Ahmed - Samira

Where they will recline on couches feeling neither heat of the sun nor intense cold.

Muhammad Asad

In that [garden] they will on couches recline, and will know therein neither [burning] sun nor cold severe,

Mustafa Khattab

There they will be reclining on ˹canopied˺ couches, never seeing scorching heat or bitter cold.[1]

Progressive Muslims

They are reclining in it on raised couches, they do not have in it excessive sun nor bitter cold.

Rashad Khalifa

They relax therein on luxurious furnishings. They suffer neither the heat of the sun, nor any cold.

Sahih International

[They will be] reclining therein on adorned couches. They will not see therein any [burning] sun or [freezing] cold.

Sam Gerrans

Reclining therein upon couches; they will see therein neither sun nor biting cold;

Shabbir Ahmed

Relaxing therein on beautiful furnishings, they neither find a hot sun nor chill.

Syed Vickar Ahamed

Reclining in the (Garden) on raised couches (thrones), they will see there neither the sun’s (extreme heat) nor the moon’s (extreme cold).

Taqi Usmani

wherein they will be reclining on couches, feeling neither heat of the sun nor intense cold.

The Monotheist Group

They are reclining in it on raised couches, they do not have in it excessive sun nor bitter cold.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩