Diyanet İşleri
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
İnsân suresi
İnsân suresi, 27. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا
inne hâülâi yüḥibbûne-l`âcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ.
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür İnsân 23–31 3
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
Sabah akşam Rabbinin adını an.
Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. “Şüphesiz bunlar” yani kendilerine bunca âyetler açıklandıktan, uyarılıp teşvik edildikten sonra bunlardan hiçbir şekilde yararlanmayıp aksine seni yalanlayanlar, hala daha “çabuk elde edilen” dünyayı seviyorlar ve onunla huzur buluyorlar.
"ve çok ağır bir günü” Kıyamet gününü “de arkalarına atıyorlar” Onun için ameli terk ve ihmal ediyorlar. Halbuki o günün miktarı sizin saydıklarınızdan elli bin yıl kadardır. O gün hakkında da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kâfirler: Bu pek zor bir gündür, derler.” (el-Kamer, 54/8) Ama sanki onlar, yalnız dünya için ve orada kalmak için yaratılmışçasına davranırlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz bu müşrikler, dünya hayatını seviyorlar ve ona karşı çok hırslı davranıyorlar. Ardından gelecek olan kıyamet gününü ise arkalarında geride bırakıyorlar. O gün, içinde bulunan sıkıntılar ve musibetler sebebiyle çok ağır bir gündür.
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da…
Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
(32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bu (insa)nlar, çabucak geçen (dünyay)ı seviyorlar da ağır günü (ahireti) arkalarına atıyorlar. dipnot 1
Ne var ki şu (nankör) adamlar hemen şimdi ve burada olanı seviyorlar da, zor bir günü (gündemlerine almayı) erteliyorlar.
Bakın, (Allah'ı umursamayan) şu adamlar bu gelip geçici dünyayı severler, ama ızdırap dolu bir Günü (düşünmeyi) ihmal ederler.
Muhakkak ki bunlar, önlerindeki dünyayı seviyorlar ve arkasından gelecek çok zorlu bir süreci hesap etmiyorlar!
Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.
Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.
Aslında, onlar, ivedi olarak gelip geçeni seviyorlar. Çünkü Ağır Günü önemsemiyorlar.
Şüphesiz şu insanlar dünyayı severler, ağır bir günü kulak ardı ederler.
Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.
Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.
Çünkü onlar peşini (geçici dünyayı) severler ve önlerindeki ağır bir günü (kıyameti) bırakırlar.
Çünkü onlar pişini severler ve önlerindeki ağır bir günü bırakırlar
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.
Hakıykat, bunlar o çabucak geçen (dünyayi) severler, önlerindeki o çetin günü bırakırlar.
Doğrusu bunlar; çabucak geçeni severler de, o çetin günün arkalarına bırakırlar.
(23-31) Muhakkak ki biz sana Kur’an -ı aralıklı indirmelerle indirdik , Rabbinin hükmüne sabret onlardan hiçbir günahkâr veya kafire uyma / tabi olma , Rabbinin ismini sabah akşam anarak hatırla , gecede O’na secde et, O’nu uzun gece boyunca üstün tut / tesbih et , işte onlar kesinlikle hemen olanı / acele olanı seviyorlar , ağır günü ise arkalarına atıyorlar / arkalarına bırakıyorlar , biz onları yarattık eklemlerini / mafsallarını pekiştirdik / bağladık , istediğimiz vakitte, onları onların benzerleri ile değiş tokuş / trampa ederiz / mübadele ederiz, kesinlikle bu size ve Allah’a giden bir yol edinmek isteyene bir öğüttür, siz Allah’ın istediğinin dışında isteyemezsiniz, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir, istediği kimseyi esirgemesine / rahmetine / merhametine sokar / dâhil eder, zalimlere ise onlar için de acıtıcı bir azap hazırlamıştır.
Onlar; acele olanı (dünyayı) istiyorlar, ağır (çetin) günü arkalarına bırakıyorlar.
Bunlar, şu çabuk (geçen dünyay)ı seviyorlar da ötelerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.
O insanlar (günahkarlar ve kafirler) bir an önce ellerine geçecek olanı /dünyayı severler, ağır bir günü /ahireti de arkalarına bırakırlar dipnot 1 .
Bu insanlar bir an önce ellerine geçecek şeyler dipnot 1 isterler, önlerindeki ağır günü hesaba katmazlar.
Onlar, acele olanı istiyorlar, ağır (çetin) günü arkalarına bırakıyorlar.
Onlar, acele olanı istiyorlar, arkalarındaki ağır bir günü arkalarında bırakıyorlar.
Bunlar, hemen gelecek olanı seviyorlar da ötelerindeki zorlu bir günü ihmal ediyorlar.
These people -the infidels- think only of this world which is but evanescent, not lasting and faster than arrows, and they ignore an eventful Day of great momentum and heavy consequence.
These people love the fleeting life. They put aside [all thoughts of] a Heavy Day.
As to these, they love the fleeting life, and put away behind them a Day (that will be) hard.
Verily they love (the good of this world) that is hastily obtainable and are oblivious of the burdensome Day ahead of them. dipnot 1
These people love this fleeting world and have put the thought of a Momentous Day behind their backs.
Verily, these (disbelievers) love the present life of this world, and put behind them a heavy Day (that will be hard).
Indeed they love this transitory life, and disregard a weighty day ahead of them.
Verily, these (disbelieving people) love the present transient life and neglect very hard day (which lies) ahead of them.
Surely these men love the hasty world, and leave be behind them a heavy day.
People are so preoccupied with this transitory life that they forget about the somber Day of Judgment which awaits them.
Verily, these love the transitory life, and leave behind them a heavy day!
These people like the current life, and they ignore a heavy day.
Verily these men love the transitory life, and leave behind them the heavy day of judgment.
But they love the transitory life and put away behind them (ignore the remembrance of) a grievous Day.
Surely these (people) love the hasty (world) and leave behind them a heavy Day.
Lo! these love fleeting life, and put behind them (the remembrance of) a grievous day.
Surely men love what hastes away and forget the grievous day (ahead).
Behold, they [who are unmindful of God] love this fleeting life, and leave behind them [all thought of] a grief-laden Day.
Surely those ˹pagans˺ love this fleeting world, ˹totally˺ neglecting a weighty Day ahead of them.
These people like the current life, and they put behind them a heavy Day.
These people are preoccupied with this fleeting life, while disregarding - just ahead of them - a heavy day.
Indeed, these [disbelievers] love the immediate and leave behind them a grave Day.
These love the immediate, and leave behind them a burdensome day.
Behold, these people love only the instant gains and as a result leave behind a yesterday laden (with transgressions and wasted opportunities of doing good).
Verily, as to these (thankless), they love the present life of this world, and put away behind them a heavy Day (that will be) hard.
In fact these people love that which is immediate, and neglect a Heavy Day ahead of them.
These people like the current life, and they put behind them a heavy Day.