İnsân suresi

İnsân suresi, 11. ayet

İnsân suresi, 11. ayet. فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

Diyanet İşleri

Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 8–14 · surenin 11. ayeti / 31

Konu İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek İnsân 5–12 3

  1. İnsân 8

    Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

  2. İnsân 9

    (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

  3. İnsân 10

    "Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

  4. 11

    Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

  5. İnsân 12

    Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

  6. İnsân 13

    Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

  7. İnsân 14

    Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Allah da o günün şerrinden onları korur.” “O en büyük korku ve dehşet onları üzmez. Melekler onları karşılar: Size vaat edilen gününüz işte budur, derler.” (el-Enbiya, 21/103)

“Ve” yüzlerine “bir güzellik” ve kalplerine de “bir sevinç verir.” Böylelikle onları taltif eder ve hem dış hem de iç dünyalarını nimetlerle donatmış olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, keremiyle o büyük günün şerrinden onları koruyacak ve onlara ikram olarak yüzlerine parlaklık ve aydınlık, kalplerine de mutluluk verecektir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَوَقَىٰهُمُ fevekahumu onları korumuştur kök: وقي
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. شَرَّ şerra şerrinden kök: شرر
  4. ذَٰلِكَ zalike o
  5. ٱلْيَوْمِ l-yevmi günün kök: يوم
  6. وَلَقَّىٰهُمْ velekkahum ve onlara vermiştir kök: لقي
  7. نَضْرَةًۭ nedraten parlaklık kök: نضر
  8. وَسُرُورًۭا ve sururan ve sevinç kök: سرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir…

  • Aynı kök: نضر (3 geçiş)

    O gün birtakım yüzler aydındır.

  • Aynı kök: نضر (3 geçiş)

    Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah onları o günün şiddetinden korumuş (olacak)tır; (yüzlerine) parlaklık, (kalplerine de) sevinç verecektir.

Mustafa İslamoğlu

Bu yüzden Allah onları bu günün dehşetinden koruyacak ve onların (yüzlerine) nur, (yüreklerine) sürur koyacak;

Muhammed Esed

Ve bu yüzden Allah onları o Gün'ün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir,

Ahmed Hulusi

Bundan dolayı Allah, işte o sürecin şerrinden onları korudu ve onlara bir parlaklık ve sürur verdi.

Ali Bulaç

Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.

Ali Özek ve heyeti

İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.

Ali Rıza Safa

Sonunda Allah, işte böyle bir günün kötülüğünden onları koruyacaktır. Parıltılı bir aydınlık ve sevince kavuşturacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Bundan dolayı Allah, onları o günün kötülüklerinden koruyacaktır ve onları güler yüze ve mutluluğa kavuşturacaktır.

Edip Yüksel

Nitekim, ALLAH onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim, ALLAH onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklık ve bir sevince erdirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklıkla bir sürure indirir

Erhan Aktaş

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Gültekin Onan

Artık Tanrı, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.

Hasan Basri Çantay

İşte bundan dolayı Allah bu günün şerrinden onları korumuş, (yüzlerine) bir güzellik, (yüreklerine) bir sevine vermiş,

İbni Kesir

Allah da onları, o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik, bir sevinç vermiştir.

Mehmet Alagaş

(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bundan dolayı Allah da bugünün şerrinden onları korur ve onlara bir güzellik, bir sevinç verir.

Süleyman Ateş

Allah da onları, o günün şerrinden korumuş, onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine) sevinç vermiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah da onları o günün sıkıntılarından korur; zengin dipnot 1 ve mutlu edecek şeylerle karşılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    النَّضْرَةُ: النَّعْمَةُ، والعَيْشُ، والغِنَى، والحُسْنُ القاموس المحيط)

Şaban Britch

Allah da onları o günün şerrinden korumuş ve onlara bir parıltı ve sevinç bahşetmiştir.

Şaban Piriş

Allah da onları o günün şerrinden korumuş ve onlara bir parıltı ve sevinç bahşetmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah da onları o gününün şerrinden korumuş ve kendilerini bir parlaklığa, bir sevince ulaştırmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Consequently has Allah ensured them immunity from the evil of that Day and shall inspire them with lightened eyes and radiant countenance expressive of deeply felt joy.

Abdul Haleem

So God will save them from the woes of that Day, give them radiance and gladness,

Abdullah Yusuf Ali

But Allah will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light of Beauty and (blissful) Joy.

Abul A'la Maududi

So Allah shall guard them against the woe of that Day, and will procure them freshness and joy, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Radiance and joy: radiance of the face and joy of the heart. In other words, all the severities and terrors of the Day of Resurrection will be meant only for the disbelievers and the culprits. The righteous will on that Day remain immune from every hardship and will be well pleased with their lot. The same theme has been expressed in ( Surah AlAnbiya: Ayat 103), thus: The time of great fright will not trouble them at all; the angels will rush forth to receive them, saying: this is the Day that you were promised; and in (Surah An-Naml: Ayat 89) thus: He who brings good deeds, will have a reward better than that, and such people shall be secure from the terror of that Day.

Aisha Bewley

So Allah has safeguarded them from the evil of that Day and has made them meet with radiance and pure joy.

Al-Hilali & Khan

So Allâh saved them from the evil of that Day, and gave them Nadrah (a light of beauty) and joy.

Ali Quli Qarai

So Allah saved them from the ills of that day, and granted them freshness and joy.

Amatul Rahman Omar

So Allâh will guard them from the evil of that day and will bestow on them cheerfulness (of face) and happiness (of mind).

Arthur John Arberry

So God has guarded them from the evil of that day, and has procured them radiancy and gladness,

Bijan Moeinian

God has already saved them from the evil of that day and they will be happy with joyful faces.

E. Henry Palmer

And God will guard them from the evil of that day and will cast on them brightness and joy;

Edip-Layth

So God shielded them from the evil of that day, and He cast towards them a look and a smile.

George Sale

Wherefore God shall deliver them from the evil of that day, and shall cast on them brightness of countenance, and joy;

Hamid S. Aziz

Therefore Allah will deliver them from the evil of that day and will shed on them the Light of Beauty and Joy;

Mahmoud Ghali

So, Allah has protected them from the evil of that Day and has granted (Literally: made them receive) them bloom and pleasure.

Marmaduke Pickthall

Therefor Allah hath warded off from them the evil of that day, and hath made them find brightness and joy;

Mohamed Ahmed - Samira

So God will protect them from the evil of that day, and grant them happiness and joy,

Muhammad Asad

And so, God will preserve them from the woes of that Day, and will bestow on them brightness and joy,

Mustafa Khattab

So Allah will deliver them from the horror of that Day, and grant them radiance and joy,

Progressive Muslims

So God shielded them from the evil of that Day, and He cast towards them a look and a smile.

Rashad Khalifa

Consequently, GOD protects them from the evils of that day, and rewards them with joy and contentment.

Sahih International

So Allah will protect them from the evil of that Day and give them radiance and happiness

Sam Gerrans

So God protected them from the evil of that day, and granted them radiance and happiness,

Shabbir Ahmed

Hence, Allah wards off from them the chaos of those times, and showers on them inner splendor and delight. ('Yaum' = Day = Stage = Times = Era = Eventuality = The Resurrection Day).

Syed Vickar Ahamed

So, Allah will save them from the sorrow of that Day, and will spread over them a Light of beauty and a (cheerful) joy.

Taqi Usmani

So Allah will save them from the evil of that day, and will grant them bloom and delight,

The Monotheist Group

So God shielded them from the evil of that Day, and He cast towards them a look and a smile.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩