78. sure

Nebe Suresi النبإ

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Sordukları büyük haber 1–5 karşılaştır — Sordukları büyük haber
  2. Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen 6–16 karşılaştır — Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen
  3. Hüküm ve ayırma günü 17–20 karşılaştır — Hüküm ve ayırma günü
  4. Azgınlar için cehennem 21–30 karşılaştır — Azgınlar için cehennem
  5. Sakınanlar için kurtuluş 31–36 karşılaştır — Sakınanlar için kurtuluş
  6. Rabbin hükmü ve o günün gerçeği 37–40 karşılaştır — Rabbin hükmü ve o günün gerçeği

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Sordukları büyük haber 1–5

  1. Nebe suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 1. ayet. عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

    `amme yetesâelûn.

    Mustafa İslamoğlu

    Kendi aralarında neyi soruşturuyorlar?

    Ayet detayı — Nebe suresi, 1. ayet

  2. Nebe suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 2. ayet. عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ

    `ani-nnebei-l`ażîm.

    Mustafa İslamoğlu

    O muazzam (olayın) müthiş haberini mi?

    Ayet detayı — Nebe suresi, 2. ayet

  3. Nebe suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ

    elleẕî hüm fîhi muḫtelifûn.

    Mustafa İslamoğlu

    Ki onlar o (haber) hakkında farklı düşünüyorlar.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 3. ayet

  4. Nebe suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 4. ayet. كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

    kellâ seya`lemûn.

    Mustafa İslamoğlu

    Evet: Bir gün (gerçeği) öğrenecekler;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 4. ayet

  5. Nebe suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 5. ayet. ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

    ŝümme kellâ seya`lemûn.

    Mustafa İslamoğlu

    evet, evet: Bir gün (gerçeği nasılsa) öğrenecekler.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 5. ayet

Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen 6–16

  1. Nebe suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 6. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًا

    elem nec`ali-l'arḍa mihâdâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Yeryürüzünü (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?

    Ayet detayı — Nebe suresi, 6. ayet

  2. Nebe suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 7. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا

    velcibâle evtâdâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve dağları da (o beşiğin) ayakları?

    Ayet detayı — Nebe suresi, 7. ayet

  3. Nebe suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 8. ayet. وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًا

    veḫalaḳnâküm ezvâcâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Dahası sizi çiftler halinde yarattık;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 8. ayet

  4. Nebe suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 9. ayet. وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا

    vece`alnâ nevmeküm sübâtâ.

    Mustafa İslamoğlu

    ve uykunuzu ölüm (sembolü) kıldık;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 9. ayet

  5. Nebe suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 10. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا

    vece`alne-lleyle libâsâ.

    Mustafa İslamoğlu

    ve geceyi tarifsiz bir örtü kıldık;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 10. ayet

  6. Nebe suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 11. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا

    vece`alne-nnehâra me`âşâ.

    Mustafa İslamoğlu

    gündüzü de hayat (sembolü) yaptık.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 11. ayet

  7. Nebe suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 12. ayet. وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا

    vebeneynâ fevḳaküm seb`an şidâdâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve üzerinize yedi kat (göğü) sapasağlam bina ettik.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 12. ayet

  8. Nebe suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 13. ayet. وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا

    vece`alnâ sirâcev vehhâcâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 13. ayet

  9. Nebe suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 14. ayet. وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا

    veenzelnâ mine-lmü`ṣirâti mâen ŝeccâcâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve sıkılmaya hazır yağmur yüklü (bulutlardan) şarıl şarıl sular indirdik;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 14. ayet

  10. Nebe suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 15. ayet. لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا

    linuḫrice bihî ḥabbev venebâtâ.

    Mustafa İslamoğlu

    ki onunla tohumlar ve bitkiler bitirelim;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 15. ayet

  11. Nebe suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 16. ayet. وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا

    vecennâtin elfâfâ.

    Mustafa İslamoğlu

    dahası, salkım saçak bahçeler (yetiştirelim diye).

    Ayet detayı — Nebe suresi, 16. ayet

Hüküm ve ayırma günü 17–20

  1. Nebe suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 17. ayet. إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًا

    inne yevme-lfaṣli kâne mîḳâtâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz Ayrışma Günü'nün belirlenmiş bir vakti mutlaka vardır:

    Ayet detayı — Nebe suresi, 17. ayet

  2. Nebe suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 18. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا

    yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fete'tûne efvâcâ.

    Mustafa İslamoğlu

    o gün sura üflenir, derhal amacına göre taksim edilmiş topluluklar halinde (hayat alanına) çıkarsınız;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 18. ayet

  3. Nebe suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 19. ayet. وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا

    vefütiḥati-ssemâü fekânet ebvâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    ve kapıları varmış gibi gökler açılıverir;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 19. ayet

  4. Nebe suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 20. ayet. وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا

    vesüyyirati-lcibâlü fekânet serâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    ve dağlar yürütülür, sanki sir serap olur.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 20. ayet

Azgınlar için cehennem 21–30

  1. Nebe suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 21. ayet. إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا

    inne cehenneme kânet mirṣâdâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz (o gün) Cehennemin gözleri yolda kalacaktır;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 21. ayet

  2. Nebe suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 22. ayet. لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا

    liṭṭâgîne meâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    (o) haddini bilmezler için bir son duraktır;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 22. ayet

  3. Nebe suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 23. ayet. لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا

    lâbiŝîne fîhâ aḥḳâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 23. ayet

  4. Nebe suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 24. ayet. لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا

    lâ yeẕûḳûne fîhâ berdev velâ şerâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Orada ne (yürek) serinletici bir (haber) tadacaklar, ne de (iç yangını söndürecek) bir içecek.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 24. ayet

  5. Nebe suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 25. ayet. إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا

    illâ ḥamîmev vegassâḳâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 25. ayet

  6. Nebe suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 26. ayet. جَزَآءً وِفَاقًا

    cezâev vifâḳâ.

    Mustafa İslamoğlu

    (İnkarlarına) uygun bir karşılık...

    Ayet detayı — Nebe suresi, 26. ayet

  7. Nebe suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 27. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا

    innehüm kânû lâ yercûne ḥisâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 27. ayet

  8. Nebe suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 28. ayet. وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا

    vekeẕẕebû biâyâtinâ kiẕẕâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    üstelik ayetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 28. ayet

  9. Nebe suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 29. ayet. وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًا

    vekülle şey'in aḥṣaynâhü kitâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Biz de her şeyi bir bir sayarak kayıt altına aldık.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 29. ayet

  10. Nebe suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 30. ayet. فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

    feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 30. ayet

Sakınanlar için kurtuluş 31–36

  1. Nebe suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 31. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا

    inne lilmütteḳîne mefâzâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki, Allah bilinciyle hareket edenleri tarifsiz bir mutluluk yurdu bekliyor;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 31. ayet

  2. Nebe suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 32. ayet. حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًا

    ḥadâiḳa vea`nâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    içinden su çıkan göz bebeği bahçeler, bağlar...

    Ayet detayı — Nebe suresi, 32. ayet

  3. Nebe suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 33. ayet. وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا

    vekevâ`ibe etrâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Dahası, dengi dengine gözalıcı eşler...

    Ayet detayı — Nebe suresi, 33. ayet

  4. Nebe suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 34. ayet. وَكَأْسًا دِهَاقًا

    veke'sen dihâḳâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve dolup taşan kadehler...

    Ayet detayı — Nebe suresi, 34. ayet

  5. Nebe suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 35. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ kiẕẕâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Orada kimse ne boş bir laf, ne de yalan bir söz duyacak.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 35. ayet

  6. Nebe suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 36. ayet. جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا

    cezâem mir rabbike `aṭâen ḥisâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    (bütün bunlar) Rabbinden, tarif(e)siz bir hesaba göre bahşedilen sınırsız bir ödül olacak:

    Ayet detayı — Nebe suresi, 36. ayet

Rabbin hükmü ve o günün gerçeği 37–40

  1. Nebe suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 37. ayet. رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا

    rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehüme-rraḥmâni lâ yemlikûne minhü ḫiṭâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi'nden; Rahman'dan... Ve hiç kimse O'na (karşı) söz söyleme cesaretini kendinde bulamayacak;

    Ayet detayı — Nebe suresi, 37. ayet

  2. Nebe suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 38. ayet. يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّا لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًا

    yevme yeḳûmü-rrûḥu velmelâiketü ṣaffâ. lâ yetekellemûne illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veḳâle ṣavâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahman'ın izin verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.

    Ayet detayı — Nebe suresi, 38. ayet

  3. Nebe suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 39. ayet. ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

    ẕâlike-lyevmü-lḥaḳḳ. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî meâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte bu, hakkın tecelli ettiği gündür: artık dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

    Ayet detayı — Nebe suresi, 39. ayet

  4. Nebe suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Nebe suresi, 40. ayet. إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا

    innâ enẕernâküm `aẕâben ḳarîbâ. yevme yenżuru-lmerü mâ ḳaddemet yedâhü veyeḳûlü-lkâfiru yâ leytenî küntü türâbâ.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkar eden kişi şöyle diyecek: "Ah n'olaydım, keşke bir toprak olaydım!"

    Ayet detayı — Nebe suresi, 40. ayet