Nebe suresi

Nebe suresi, 35. ayet

Nebe suresi, 35. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ kiẕẕâbâ.

Diyanet İşleri

Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 32–38 · surenin 35. ayeti / 40

Konu Sakınanlar için kurtuluş Nebe 31–36 3

  1. Nebe 32–34

    (31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

  2. 35

    Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

  3. Nebe 36–38

    (36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–36. ayetler için yazılmıştır.

31. Yüce Rabbimiz, günahkârların durumunu söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin âkıbetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takvâ sahipleri için bir kurtuluş vardır.” O’na itaate sımsıkı sarılmak ve O’na isyanı gerektiren hususlardan uzak durmak suretiyle Rablerinin gazabından sakınan kimseler için bir kurtuluş vardır. Onlar cehennem ateşinden de uzak kalacaklardır.

32. Onların kurtuluşa erdikleri yerde de onlar için “bahçeler ve üzüm bağları” vardır. Meyvelerle dolup taşan, güzel, çeşitli ağaçları ihtiva eden bahçeler ve etrafında ırmakların kaynayıp coştuğu üzüm bağları vardır. Özellikle üzümün söz konusu edilmesi, o bahçelerde çok olacağından ve üzümün üstün ve ayrıcalıklı bir meyve oluşundan dolayıdır.

33. Ayrıca onlar için canların arzuladığı türden eşler de vardır. “Göğüsleri kabarmış, yaşıt” aynı ve birbirine yakın yaşlarda “kızlar.” Bunların göğüsleri, gençliklerinden, güçlü ve taze olduklarından dolayı sarkık olmayacaktır. Yaşıt kızların niteliklerinden birisi de çabuk kaynaşan ve iyi geçimli kimseler olmalarıdır. Onların yaşları ise gençliğin en orta yaşı olan otuz üç yaş olacaktır.

34. “Ve” içenlere lezzet veren şarapla “dolu dolu kadehler vardır.”

35. “Orada ne boş” faydası bulunmayan “bir söz işitirler ne de yalan” yani günahı gerektiren bir söz.

Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar orada ne boş ne de günahı gerektiren bir söz işitirler. Ancak Selâm, selâm sözü başka.” (el-Vâkıa, 56/25-26)

36. Yüce Allah’ın onlara bu kadar büyük mükâfatları bağışlaması, O’nun lütuf ve ihsanındandır: “Rabbinden amellerine bir karşılık ve büyük bir ihsan olmak üzere.” Yani Yüce Allah, bunu kendilerine, kendilerini işlemeye muvaffak kıldığı, lütuf ve ihsanına ulaşmaya vesile yaptığı amellerine karşılık bir mükâfat olmak üzere ihsan etmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennette batıl ve yalan bir söz işitmez ve birbirlerine yalan söylemezler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَسْمَعُونَ yesmeune işitmezler kök: سمع
  3. فِيهَا fiha orada
  4. لَغْوًۭا legven boş söz kök: لغو
  5. وَلَا ve la ve ne de
  6. كِذَّٰبًۭا kizzaben yalan kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Orada kimse ne boş bir laf, ne de yalan bir söz duyacak.

Muhammed Esed

Orada, (cennette,) ne boş sözler ne de yalanlar duyacaklar.

Ahmed Hulusi

Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.

Ali Bulaç

İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan.

Ali Özek ve heyeti

Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.

Ali Rıza Safa

Orada, ne boş söz duyarlar ne de yalan.

Bayraktar Bayraklı

- Orada, ne boş söz ne de yalan duyacaklar. Bütün bunlar, Rabbinin katından hesaplarının karşılığı verilenlerdir.

Edip Yüksel

Orada ne bir boş söz ne de bir yalan işitmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada ne bir boş söz ne de bir yalan işitmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir yalan isnadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir tekzib

Erhan Aktaş

Orada yalan da boş söz de duymazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada yalan da boş söz de duymazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada yalan da boş söz de duymazlar.

Gültekin Onan

İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler ne bir yalan.

Hasan Basri Çantay

Orada ne boş bir lakırdı, ne de birbirine yalan söyleme (nedir) işitmezler.

İbni Kesir

Orada yalan ve boş söz işitmezler.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

Süleyman Ateş

Orada ne boş söz ne de yalan işitirler;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada ne bir boş söz, ne yalan işitirler.

Şaban Britch

Orada boş ve yalan söz işitmezler.

Şaban Piriş

Orada boş ve yalan söz işitmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No vanities shall they hear therein nor is it the place for falsehood, or discord.

Abdul Haleem

There they will hear no vain or lying talk:

Abdullah Yusuf Ali

No vanity shall they hear therein, nor Untruth:-

Abul A'la Maududi

Therein they shall hear no idle talk, nor any falsehood; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    At several places in the Quran this has been counted as among the major blessings of Paradise. Human ears there will remain secure against idle, false and indecent talk. There will be no nonsensical, meaningless gossiping in Paradise; no one will tell lies nor belie others; nor will there be any use of abusive language, slandering; calumnies and false accusations which are so common in the world. (For further explanations, see E.N. 28 of Surah Maryam, E.Ns 13, 14 of Surah Al-Waqiah).

Aisha Bewley

where they will hear no prattle and no denial,

Al-Hilali & Khan

No Laghw (dirty, false, evil talk) shall they hear therein, nor lying;

Ali Quli Qarai

Therein they shall hear neither vain talk nor lies

Amatul Rahman Omar

Therein they will hear no vain discourse, no (topics based on) falsehood.

Arthur John Arberry

Therein they shall hear no idle talk, no cry of lies,

Bijan Moeinian

They will never hear any profanity or lies therein.

E. Henry Palmer

they shall hear therein no folly and no lie;-

Edip-Layth

They do not hear in it any vile talk or lies.

George Sale

They shall hear no vain discourse there, nor any falsehood.

Hamid S. Aziz

They shall not hear therein any vain words nor lying.

Mahmoud Ghali

Therein they will hear no idle talk nor cry of lies.

Marmaduke Pickthall

There hear they never vain discourse, nor lying -

Mohamed Ahmed - Samira

They will hear no blasphemies there or disavowals:

Muhammad Asad

No empty talk will they hear in that [paradise], nor any lie.

Mustafa Khattab

never to hear any idle talk or lying therein—

Progressive Muslims

They do not hear in it any vile talk or lies.

Rashad Khalifa

They will never hear in it any nonsense or lies.

Sahih International

No ill speech will they hear therein or any falsehood -

Sam Gerrans

They hear therein neither vain speech nor denial,

Shabbir Ahmed

They shall hear no senseless talk, nor falsification therein.

Syed Vickar Ahamed

In there, they shall not hear useless talk, vanity (and they shall not hear) anything false—

Taqi Usmani

They will not hear any vain talk therein, nor lies,

The Monotheist Group

They do not hear in it any vain talk or lies.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩