Diyanet İşleri
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Nebe suresi
Nebe suresi, 31. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
inne lilmütteḳîne mefâzâ.
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanlar için kurtuluş Nebe 31–36 3
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 31–36. ayetler için yazılmıştır.
31. Yüce Rabbimiz, günahkârların durumunu söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin âkıbetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takvâ sahipleri için bir kurtuluş vardır.” O’na itaate sımsıkı sarılmak ve O’na isyanı gerektiren hususlardan uzak durmak suretiyle Rablerinin gazabından sakınan kimseler için bir kurtuluş vardır. Onlar cehennem ateşinden de uzak kalacaklardır.
32. Onların kurtuluşa erdikleri yerde de onlar için “bahçeler ve üzüm bağları” vardır. Meyvelerle dolup taşan, güzel, çeşitli ağaçları ihtiva eden bahçeler ve etrafında ırmakların kaynayıp coştuğu üzüm bağları vardır. Özellikle üzümün söz konusu edilmesi, o bahçelerde çok olacağından ve üzümün üstün ve ayrıcalıklı bir meyve oluşundan dolayıdır.
33. Ayrıca onlar için canların arzuladığı türden eşler de vardır. “Göğüsleri kabarmış, yaşıt” aynı ve birbirine yakın yaşlarda “kızlar.” Bunların göğüsleri, gençliklerinden, güçlü ve taze olduklarından dolayı sarkık olmayacaktır. Yaşıt kızların niteliklerinden birisi de çabuk kaynaşan ve iyi geçimli kimseler olmalarıdır. Onların yaşları ise gençliğin en orta yaşı olan otuz üç yaş olacaktır.
34. “Ve” içenlere lezzet veren şarapla “dolu dolu kadehler vardır.”
35. “Orada ne boş” faydası bulunmayan “bir söz işitirler ne de yalan” yani günahı gerektiren bir söz.
Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar orada ne boş ne de günahı gerektiren bir söz işitirler. Ancak Selâm, selâm sözü başka.” (el-Vâkıa, 56/25-26)
36. Yüce Allah’ın onlara bu kadar büyük mükâfatları bağışlaması, O’nun lütuf ve ihsanındandır: “Rabbinden amellerine bir karşılık ve büyük bir ihsan olmak üzere.” Yani Yüce Allah, bunu kendilerine, kendilerini işlemeye muvaffak kıldığı, lütuf ve ihsanına ulaşmaya vesile yaptığı amellerine karşılık bir mükâfat olmak üzere ihsan etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar için istedikleri kazancı elde ettikleri kazanma yeri vardır. İşte orası cennettir.
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar) için ödül(ler) vardır:
Ne var ki, Allah bilinciyle hareket edenleri tarifsiz bir mutluluk yurdu bekliyor;
(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için büyük bir tatmin vardır:
Muhakkak ki korunmuşlar için kurtuluş vardır.
Gerçek şu ki, muttakiler için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır.
Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer,
Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar için kurtuluş vardır.
- Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.
Erdemliler için kurtuluş vardır.
Erdemliler için kurtuluş vardır.
Şüphesiz, takva sahipleri için bir kurtuluş ve murada erme var
Şübhesiz ki korunanlara halas ve kam var
Takva sahipleri için ödül vardır;
Takva sahipleri için ödül vardır;
Takva sahipleri için kurtuluş ve ödül vardır;
Gerçek şu ki, muttakiler için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır.
Şübhesiz takva saahibleri için (her korkudan) selamet (ve her arzuuya) vuslet vardır.
Şüphesiz ki muttakiler için kurtuluş vardır.
(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.
Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş vardır.
Korunanlar için de başarı ödülü vardır.
Yanlışlardan sakınanlar için şüphesiz bir kurtuluş yeri vardır; dipnot 1
Allah'tan çekinenler ise zafer elde etmiş olurlar.
Muttakiler için kurtuluş...
Muttakiler için kurtuluş ..
Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır.
But for the righteous there is victory in the attainment of their goal:
For those who were aware of God there is supreme fulfilment:
Verily for the Righteous there will be a fulfilment of (the heart's) desires;
Surely the state of triumph awaits the God-fearing: dipnot 1
For those who have taqwa there is triumph:
Verily, for the Muttaqûn,[1] there will be a success (Paradise);
Indeed a triumph awaits the Godwary:
As for those who guarded against evil there awaits them a triumph,
Surely for the godfearing awaits a place of security,
For the righteous one, on the contrary, the day of judgment is the day of achievement.
Verily, for the pious is a blissful place,-
As for the righteous, they will have success.
But for the pious is prepared a place of bliss:
Surely for the righteous is achievement (or success, self-fulfilment),
Surely for the pious there is a place of triumph,
Lo! for the duteous is achievement -
As for those who preserve themselves from evil and follow the straight path, there is attainment for them:
[But, ] verily for the God-conscious there is supreme fulfilment in store:
Indeed, the righteous will have salvation—
As for the righteous, they will have success.
The righteous have deserved a reward.
Indeed, for the righteous is attainment -
For those of prudent fear is a place of safety:
Behold, there is supreme fulfillment for those who walk aright.
Surely, For the righteous there will be a fulfillment of (their hearts) desires;
Of course, the God-fearing will have great achievement,
As for the righteous, they will have triumph.