Nebe suresi · 37–40. ayetler

Rabbin hükmü ve o günün gerçeği

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nebe suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 37. ayet. رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا

    Diyanet İşleri

    (36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

    Mehmet Okuyan

    (36, 37) Bunlar senin Rabbinden, yani göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahmân olan Rabbinden hesapsız bir bağış ve ödül olarak (verilecektir). O'nun huzurunda konuşmaya güç yetiremezler.

    Mustafa İslamoğlu

    göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi'nden; Rahman'dan... Ve hiç kimse O'na (karşı) söz söyleme cesaretini kendinde bulamayacak;

    Muhammed Esed

    göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi(nden), Rahman(dan bir ödül)! (Ve) hiç kimse O'na karşı sesini yükseltme gücüne sahip değildir,

    Ahmed Hulusi

    Semaların, arzın ve ikisi arasında olanların Rabbidir, Rahman'dır! Hiç kimse O'ndan bir hitaba malik değildir.

    Ali Bulaç

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O'na hitap etmeye güç yetiremezler.

    Ali Özek ve heyeti

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

    Ali Rıza Safa

    Göklerin, Yeryüzünün ve İkisi Arasındaki Her Şeyin Efendisidir; Bağışlayandır. O'nun karşısında söz söyleyemezler.

    Bayraktar Bayraklı

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir. O, rahmetin kaynağıdır. O gün insanlar, O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

    Edip Yüksel

    Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Efendisidir, Rahman'dır. Hiçbir davada O'na hitap edemezler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. Hiç bir davada O'na hitap edemezler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. O'na bir hitapta bulunma gücüne sahip olamazlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbı, Rahman, bir hıtaba malik olamazlar ondan

    Erhan Aktaş

    O, göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabb'idir, Rahman'dır. Ondan bir hitaba, dipnot 1 hiç kimse güç yetiremez.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karşısında söz söylemeye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabb'idir, Rahman'dır. Ondan bir hitaba dipnot 1 , hiç kimse güç yetiremez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karşısında söz söylemeye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabb'idir, Rahman'dır. Ondan bir hitaba, hiç kimse güç yetiremez. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun sözüne kimse karşı koyamaz.

    Gültekin Onan

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların rabbi Rahman; O'na hitap etmeye güç yetiremezler.

    Hasan Basri Çantay

    (Evet) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin Rabbi, rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) dan (bir mükafat ve yeter bir bağışdır bu. Mahluklar) Ona hitabda bulunmıya asla muktedir olamazlar,

    İbni Kesir

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbı Rahman'dan. O'na hitabda bulunmaya kimse muktadir olamaz.

    Mehmet Alagaş

    (37-40) Semaların ve Arzın Rabbidir, acıyandır / rahmandır, O’na hitap edebilecek yoktur, ruh ve melekler saf halinde oldukları o gün, Rahmanın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz , O da doğruyu söyler , işte bugün de gerçektir , artık dileyen kimse Rabbine varacak yol edinsin , biz sizi yakın bir azap ile uyardık , kişi o gün eliyle ne sunduğuna bakar ve kafirler der ki keşke toprak olaydım.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.

    Süleyman Ateş

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, çok merhametli (Rab). O'nun (izni olmadan) huzurunda konuşamazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Sahibinin… Huzurunda kimsenin ağzını açamayacağı dipnot 1 Rahman'ın mükafatı…

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      لَا يَمْلِكُونَ cümlesi, Rahman'ın sıfatı sayılarak anlam verilmiştir.

    Şaban Britch

    (Bunlar) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbindendir. O, Rahman'dır. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.

    Şaban Piriş

    Göklerin, yerin ve arasındakilerin merhametli Rabbinden.. Onun huzurunda konuşamazlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir O! Rahman'dır. O'nun huzurunda söze cüret edemezler.

  2. Nebe suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 38. ayet. يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّا لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًا

    Diyanet İşleri

    (36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

    Mehmet Okuyan

    Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahman'ın izin verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.

    Muhammed Esed

    bütün (insan) ruhların(ın) ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (herkes, yalnız) doğruyu söyleyecek.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte, RUH (insanların tümünde şuur boyutunda açığa çıkan TEK'il Esma hakikati manası) ve melekleri saf saf kıyamdadır. (Fıtratında) Rahman'ın izin verdiği hariç, kimse konuşamaz haldedir! O da doğruyu söyler.

    Ali Bulaç

    Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.

    Ali Rıza Safa

    O gün, Ruh ve melekler sıralanır; Bağışlayanın izin verdiğinden başkası konuşamaz ve yalnızca doğruyu söyler. dipnot 567

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 567
      Ruh, Ruhu'l Kudüs ve Ruhu'l Emin terimlerinin anlamları konusunda çok değişik yorumlar yapılmış; bu terimler, kimi Kur'an çevirilerinde Cibril olarak yazılmıştır. Cibril isimli melek, yalnızca üç ayette ismi belirtilerek bildirilir. Kimi yorumcular, Ruh terimine Allah'tan Gelen İlham veya Kutsal İlham veya Allah'ın Ruhu anlamlarını vermişler ve Ruh teriminin 58:22 ayetindeki kullanılışını örnek göstermişlerdir. 17:85 ayetinde, "Ruh hakkında insanlara pek az bilgi verildiği" bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ruh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.

    Edip Yüksel

    Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf saf kıyama duracakları gün, Rahman'ın izin verdiğinden başka hiç kimse konuşamaz; o da doğruyu konuşacaktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O gün ki Kıyama duracak Ruh ve Melaike saf saf. Bir kelime söyliyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir

    Erhan Aktaş

    O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

    Gültekin Onan

    Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahmanın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da) Doğruyu söyleyecektir.

    Hasan Basri Çantay

    O gün Ruuh ve melekler saf haalinde ayakda duracakdır. Rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) ın, kendilerine izin verdiğinden başkaları (o gün) konuşmazlar. O (nlar) da (ancak) doğruyu söylemiş (ler) dir (söyleyeceklerdir).

    İbni Kesir

    O gün; ruh ve melekler, saf halinde duracaklardır. Rahman'ın izin verdiklerinden başkaları konuşamazlar. O da doğruyu söyler.

    Mehmet Alagaş

    (37-40) Semaların ve Arzın Rabbidir, acıyandır / rahmandır, O’na hitap edebilecek yoktur, ruh ve melekler saf halinde oldukları o gün, Rahmanın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz , O da doğruyu söyler , işte bugün de gerçektir , artık dileyen kimse Rabbine varacak yol edinsin , biz sizi yakın bir azap ile uyardık , kişi o gün eliyle ne sunduğuna bakar ve kafirler der ki keşke toprak olaydım.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.

    Süleyman Ateş

    O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.

    Süleymaniye Vakfı

    Ruhların dipnot 1 ve meleklerin saflar halinde duracakları günde (hesap gününde), Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamayacak dipnot 2 ; izin verilen de doğruyu söyleyecektir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ruh ile kastedilen insanlar ve cinlerdir (En'am 6/128) Melekler, Allah tarafından görevlendirilmiş mümin cinlerdir (Kehf 18/50). Bu ayete göre kıyamet /mezardan kalkış günü onlar da saflar halinde olacaklardır (Fecr 89/22). Burada meleklerin ayrıca zikredilmesi, onların da sorumlu varlıklar olduklarını vurgulamaktadır (Nisa 4/172-173).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ruhların dipnot 1 ve meleklerin saflar halinde ayağa kalkacağı gün, Rahman'ın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ruh ile kastedilen insanlardır. Aşağıdaki ayetler, Kıyamet günü ayağa kalkacak olanların, insanlar ve melekler olduğunu bildirir: "Bunlar yeniden diriltileceklerini hesaba katmazlar mı? O muazzam günü? Her insanın varlıkların sahibi için ayağa kalkacağı günü" (Mutaffifin 83/4-6) "Hayır; yeryüzü dümdüz edilince, Melekler sıra sıra dizili iken Rabbin gelir. O gün oraya Cehennem getirilir. O gün kişinin aklı başına gelir ama ne fayda!" (Fecr 89/21-23) "Sıralar halinde Rabbine sunulurlar. Onlara şöyle denir: "İşte bize geldiniz; ilkin yarattığımız gibisiniz. Oysa sizin için bir buluşma zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız!" (Kehf 18/48)

    Şaban Britch

    Ruh/Cebrail ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman’ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu konuşur.

    Şaban Piriş

    Ruh ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman'ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu söyler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün, Ruh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.

  3. Nebe suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 39. ayet. ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

    Diyanet İşleri

    İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte bu, hakkın tecelli ettiği gündür: artık dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

    Muhammed Esed

    Bu, Nihai Hakikat Günü olacaktır. O halde, dileyen Rabbine giden yolu tutsun!

    Ahmed Hulusi

    İşte budur Hak süreç! Artık dileyen Rabbine erecek çalışmayı yapsın!

    Ali Bulaç

    İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.

    Ali Rıza Safa

    İşte bu, Gerçek Gün'dür. Artık, isteyen, Efendisine sığınır.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte o, kesin olarak gelecek olan gündür. O halde dileyen, Rabbine varan bir yol tutsun.

    Edip Yüksel

    İşte gerçek gün budur. Dileyen, Efendisine doğru yol tutsun.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte gerçek gün budur. Dileyen, Rabbine doğru yol tutsun.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün gerçektir, o halde dileyen Rabbine varacak bir yüz edinsin, bir yol tutsun!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O gün ki haktır, o halde dileyen Rabbına varacak bir yüz edinsin

    Erhan Aktaş

    İşte bu Hakk gündür. Dileyen Rabb'ine varan bir yol edinir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte bu Hakk gündür. Dileyen Rabb'ine varan bir yol edinir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte bu Hakk gündür. Dileyen Rabb'ine bir sığınak edinir.

    Gültekin Onan

    İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen rabbine bir dönüş yeri edinsin.

    Hasan Basri Çantay

    İşte bu, hak olan o gündür. O halde dileyen kişi Rabbine bir dönüş ve gidiş yeri edinsin.

    İbni Kesir

    İşte bu; hak gündür. Dileyen Rabbına doğru bir yol edinir.

    Mehmet Alagaş

    (37-40) Semaların ve Arzın Rabbidir, acıyandır / rahmandır, O’na hitap edebilecek yoktur, ruh ve melekler saf halinde oldukları o gün, Rahmanın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz , O da doğruyu söyler , işte bugün de gerçektir , artık dileyen kimse Rabbine varacak yol edinsin , biz sizi yakın bir azap ile uyardık , kişi o gün eliyle ne sunduğuna bakar ve kafirler der ki keşke toprak olaydım.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.

    Süleyman Ateş

    İşte bu, hak günüdür. Artık dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte bu, tümüyle gerçek olan bir gündür. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbine yöneltecek bir yol tutar dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün bunlar bir bir olacaktır. Kim o yolu tercih ederse Rabbine giden bir yola girer.

    Şaban Britch

    İşte bu, hak olan gündür. Dileyen Rabbine dönüş yolu tutar.

    Şaban Piriş

    İşte o, hak günüdür. Dileyen Rabbi'ne doğru yol tutar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte budur hak olan gün! Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol tutsun!

  4. Nebe suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 40. ayet. إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki biz sizi yakın bir azap ile uyardık. dipnot 1 O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir (olanlar) "Ah, keşke toprak olsaydım!" diyecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Me‘âric 70:8-9.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkar eden kişi şöyle diyecek: "Ah n'olaydım, keşke bir toprak olaydım!"

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız; insanın ilerisi için yapıp ettiklerini (açıkça) göreceği ve hakikati inkar edenin: "Eyvah, keşke toprak olsaydım..!" diyeceği Gün(ün azabına)!

    Ahmed Hulusi

    Doğrusu biz sizi yakın bir azap (ölüm) ile uyardık! O gün kişi, ellerinin (kendine) ne takdim ettiğine bakar; hakikat bilgisini inkar eden de şöyle der "Keşke toprak olsaydım!"

    Ali Bulaç

    Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: «Keşke toprak olsaydım!» diyecektir.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, yakın bir cezayla sizi uyardık. O gün, kişi, yapmış olduklarını görecek ve nankörlük eden, şöyle diyecek: "Keşke toprak olsaydım!"

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kafir, "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.

    Edip Yüksel

    Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkarcı ise, "Keşke toprak olsaydım!" der.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkarcı ise, 'Keşke toprak olsaydım!' der.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü Biz size yakın bir azabı ihtar ettik. O gün kişi ellerinin önceden gönderdiğine bakacak ve kafir ise: "Ah ne olurdu ben bir toprak olsaydım!" diyecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü biz size yakın bir azabı ıhtar ettik, o gün ki kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve diyecek ki kafir: ah nolaydı ben bir türab olaydım

    Erhan Aktaş

    Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla dipnot 1 karşı karşıya gelecek ve Kafir kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada yaptıklarının tamamını karşısında bulacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla dipnot 1 karşı karşıya gelecek ve Kafir kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada yaptıklarının tamamını karşısında bulacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla dipnot 1 karşı karşıya gelecek ve gerçeği yalanlayarak nankörlük eden kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada yaptıklarının tamamını karşısında bulacaktır.

    Gültekin Onan

    Gerçekten biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.

    Hasan Basri Çantay

    Çünkü hakıykaten biz size yakın bir azabın tehlikesini haber verdik. O gün (her) kes iki elinin önden yolladığı ne ise (ona) bakacak, kafir ise "Ah, ne olurdu ben bir toprak olaydım" diyecek.

    İbni Kesir

    Biz, sizi yakın bir azabla uyardık. O gün; kişi elleriyle sunduğuna bakacak. Ve kafir: Keşki ben, toprak olsaydım, diyecektir.

    Mehmet Alagaş

    (37-40) Semaların ve Arzın Rabbidir, acıyandır / rahmandır, O’na hitap edebilecek yoktur, ruh ve melekler saf halinde oldukları o gün, Rahmanın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz , O da doğruyu söyler , işte bugün de gerçektir , artık dileyen kimse Rabbine varacak yol edinsin , biz sizi yakın bir azap ile uyardık , kişi o gün eliyle ne sunduğuna bakar ve kafirler der ki keşke toprak olaydım.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.

    Süleyman Ateş

    Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kafir: "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz sizi böylece yakın bir azapla uyarmış olduk. O gün kişi, yaptığı her şeye bakar. Kafir olan, "Ah, keşke toprak olsaydım !" der.

    Şaban Britch

    Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kâfir olan da: "Keşke toprak olsaydım!" der.

    Şaban Piriş

    Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kafir olan da: -Keşke toprak olsaydım! der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: "Keşke toprak olsaydım!"

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.