Diyanet İşleri
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Nebe suresi
Nebe suresi, 26. ayet. جَزَآءً وِفَاقًا
cezâev vifâḳâ.
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3
(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.
26. Bu korkunç cezaları hak etmelerine gelince bu, ancak amellerine “uygun bir karşılık olmak üzere” onlara verilecektir. Kendilerini buralara kadar getiren ameller işledikleri için bu cezaya çarptırılacaklar. Allah onlara zulmetmeyecektir, aksine kendi nefislerine kendileri zalimlik etmişlerdir.
Bundan dolayı Yüce Allah, böyle bir cezayı hak etmelerine sebep teşkil eden amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
27. “Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.” Öldükten sonra dirilişe de Allah’ın insanların yaptıkları iyiliklere ve kötülüklere karşılık vereceğine de inanmıyorlardı. Ondan dolayı âhiret için amelde bulunmayı da terk ettiler.
28. “Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.” Ayetlerimizi açık açık yalanladılar. Onlara apaçık âyetlerimiz geldiği halde onlara karşı inatla direndiler.
29. “Biz ise” az ya da çok hayır ya da şer “her şeyi tek tek yazıp kaydetmiştik.” Levh-i Mahfuz’da tespit etmişizdir. O bakımdan günahkârlar, bizim kendilerini işlemedikleri günahlar dolayısı ile cezalandıracağımızı sanmasınlar. Yaptıkları amellerden herhangi bir şeyin kaybolacağını yahut zerre ağırlığı kadarının dahi unutulacağını da zannetmesinler.
Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kitap (amel defterleri) ortaya konmuş olacak. Günahkârları onun içindekilerden korkuya kapılmış göreceksin. “Vay halimize! Ne olmuş bu Kitaba? Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır. Rabbin kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49)
30. “O halde” ey yalanlayıcılar! “tadın” bu can yakıcı azabı ve bu ebedi rüsvaylığı! “Artık yalnızca azabınızı artıracağız.” Her an, her zaman azapları artıp duracaktır.
Cehennem ehlinin azabının ne kadar çetin olacağına dair en ağır ayetlerden biri budur. Allah bizi ondan muhafaza buyursun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza.
Aynı kök: وفق (4 geçiş)
Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…
Aynı kök: وفق (4 geçiş)
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…
Aynı kök: وفق (4 geçiş)
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak dipnot 1 kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.
(İnkarlarına) uygun bir karşılık...
(günahlarına) uygun bir karşılık!
Tam karşılığı olarak yaşamlarının!
(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,
Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
Yakışan bir karşılık.
- Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.
Bir ceza ki bervechi vifak
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,
(Amellerine) uyaun bir ceza olarak.
İşlediklerine uygun bir ceza olarak.
(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.
(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.
Yaptıklarına uygun bir ceza olarak.
suça uygun bir ceza (ile cezalandırılacaklar.) dipnot 1
Tam suça göre ceza!
Uygun bir ceza!
Uygun bir ceza!
Çok uygun bir karşılık olarak.
A requital commensurate with deeds.
a fitting requital,
A fitting recompense (for them).
a befitting recompense for their deeds.
a fitting recompense.
An exact recompense (according to their evil crimes).
—a fitting requital.
A befitting recompense (for the evils done by them).
for a suitable recompense.
This is a proportional reward for what they did on earth.
a fit reward!
An exact recompense.
A fit recompense for their deeds!
Requital corresponding (or proportional to their state).
An agreeable recompense.
Reward proportioned (to their evil deeds).
, A fitting reward.
a meet requital [for their sins]!
a fitting reward.
An exact recompense.
A just requital.
An appropriate recompense.
As meet reward.
A befitting requital.
A fitting return (for their actions and for them).
this being a punishment, fully commensurate (with their deeds).
An exact recompense.