Diyanet İşleri
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Nebe suresi
Nebe suresi, 14. ayet. وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا
veenzelnâ mine-lmü`ṣirâti mâen ŝeccâcâ.
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen Nebe 6–16 3
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–16. ayetler için yazılmıştır.
6. Biz, sizlere pek üstün ve değerli nimetler ihsan ederek sizin için “yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?” Yani orası size boyun eğmiş, hazırlanmış, ekin ekmek, meskenler yapmak ve yollar açmak gibi maslahatlarınız için hazır hale getirilmiştir.
7. “Dağları da” sizi çalkalamasın ve sallayıp durmasın diye yeryüzünü sağlamlaştıran “birer kazık” kıldık.
8. “Sizi de çift çift” aynı cinsten erkek ve dişiler olarak “yarattık.” Böylelikle onların birinin diğeri ile sükûn bulmasını, aralarında sevgi ve merhametin oluşmasını, bu çiftten zürriyetin meydana gelmesini sağladık. Bu lütfun kapsamı içerisinde eşlerin birbirleri ile nikâhlanmaları ve bu yolla lezzet almaları da vardır.
9-11. Uykuyu sizin için rahatlayacağınız ve işlerinize ara vereceğiniz bir hâl kıldık. Çünkü çalışma zamanınız sürekli devam edecek olursa bedenlerinize zarar verir.
Yüce Allah, gece ve uyku ile insanları bürüyerek, gündüzün devam eden yorucu hareketlerinin sükûn bulmasını ve faydalı bir şekilde dinlenmelerini sağlamıştır.
12. “Üstünüzde sapasağlam” son derece güçlü ve dayanıklı “yedi” gök “bina ettik.” Yüce Allah, bu gökleri kudreti ile ayakta tutmuş ve onları yeryüzüne bir tavan yapmıştır. Göklerin pek çok faydaları vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, bunun faydalı unsurlarından birisi olarak güneşi söz konusu edip şöyle buyurmaktadır:
13. “(Orada) alev alev yanan (ısı ve ışık yayan) bir kandil yarattık.” “Kandil” ifadesiyle Allah, insanlar için zorunlu bir ihtiyaç olan güneşin ışık nimetine dikkat çekmektedir. “Alev alev yanan” ifadesi ile de onun yaydığı ısının mahsulleri olgunlaştırma ve benzeri başka faydalarına dikkat çekmektedir.
14. “Yağmur yüklü bulutlardan sağanak sağanak” oldukça çok miktarda “yağan bir su indirdik.”
15-16. “Ki onunla” buğday, arpa, darı, pirinç ve buna benzer Âdemoğlunun yediği “tahıl, bitki” bu da Yüce Allah’ın, hayvanlara gıda olarak yarattığı tüm bitkileri kapsar “ve ağaçları sarmaş dolaş olmuş” birbiri üzerine sarılmış ve lezzetli bütün meyve türlerinden bulunan “bahçeler çıkaralım diye.”
Değeri ölçülemeyen ve sayılamayacak kadar çok olan bu üstün nimetleri ihsan edeni nasıl inkâr edersiniz? O’nun size haber verdiği öldükten sonra dirilişi ve amellerinizin karşılıklarının görülmesini nasıl yalanlarsınız? Yahut nasıl olur da O’nun nimetlerini O’na isyan yolunda kullanırsınız ve bunca nimetlere nankörlük edersiniz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve yağmur yağdırmasının vakti gelmiş bulutlardan bolca dökülen su indirdik.
Aynı kök: عصر (5 geçiş)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: عصر (5 geçiş)
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde,…
Aynı kök: عصر (5 geçiş)
"Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar."
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Ve sıkılmaya hazır yağmur yüklü (bulutlardan) şarıl şarıl sular indirdik;
Ve rüzgarın sürüklediği bulutlardan şarıldayan sular indirdik,
Yağmur bulutlarından şarıl şarıl bir su inzal ettik.
Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.
Üst üste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Ve yoğun bulutlardan, şarıldayan sular indirdik.
-Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için,yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?
Bulutlardan ise şarıl şarıl yağmur indirdik.
Bulutlardan ise şarıl şarıl yağmur indirdik.
O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Ve o mu'sıralardan şarıl şarıl bir su indirdik
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.
O sıkıcı mengenelerden de şarıl şarıl su indirdik,
Sıkıştırılmlşlardan da şarıl şarıl bir su indirdik.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Sıkışan (bulut)lardan şarıl şarıl su indirdik,
Doygunluğa ulaşmış bulutlardan dipnot 1 şarıl şarıl akan sular indirdik dipnot 2 .
Birbirini sıkıştıran bulutlardan boşalan yağmur suları indirdik,
Ve o sıkıştıranlardan/bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Yoğun bulutlardan şarıl şarıl su indirdik.
Sıkarak su çıkaranlardan şarıl şarıl bir su indirdik,
We sent down from the rainy clouds water affluent and at times involving succession.
Did We not send water pouring down from the clouds
And do We not send down from the clouds water in abundance,
and sent down abundant water from the clouds
We sent down cascading water from the clouds
And We have sent down from the rainy clouds abundant water.
and send down water pouring from the rain-clouds,
And We pour down from the dripping clouds water in torrent,
and have sent down out of the rainclouds water cascading
And sent down water for you from the sky above
and, sent down from the rain-expressing clouds water pouring forth,
We sent down abundant water from the rain clouds.
And do We not send down from the clouds pressing forth rain, water pouring down in abundance,
And do We not send down from the clouds water in abundance,
And We have sent down from the clouds (i. e., rain clouds) pressing forth water cascading.
And have sent down from the rainy clouds abundant water,
And We sent down rain from water-laden clouds pouring in torrents
And from the wind-driven clouds We send down waters pouring in abundance,
and sent down from rainclouds pouring water,
And We sent down abundant water from the rain clouds
We send down from the clouds pouring water.
And sent down, from the rain clouds, pouring water
And sent down, from the rain clouds, pouring water,
And We send down from the rainy clouds abundant water.
And do We not send down from the clouds water, in plenty?
And We have sent down abundant water from the rain-laden clouds,
And We sent down from the clouds abundant water,