Nebe suresi

Nebe suresi, 28. ayet

Nebe suresi, 28. ayet. وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا

vekeẕẕebû biâyâtinâ kiẕẕâbâ.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 25–31 · surenin 28. ayeti / 40

Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3

  1. Nebe 25–26

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

  2. Nebe 27

    Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

  3. 28

    Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

  4. Nebe 29

    Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

  5. Nebe 30

    Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

  6. Nebe 31

    (31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.

26. Bu korkunç cezaları hak etmelerine gelince bu, ancak amellerine “uygun bir karşılık olmak üzere” onlara verilecektir. Kendilerini buralara kadar getiren ameller işledikleri için bu cezaya çarptırılacaklar. Allah onlara zulmetmeyecektir, aksine kendi nefislerine kendileri zalimlik etmişlerdir.

Bundan dolayı Yüce Allah, böyle bir cezayı hak etmelerine sebep teşkil eden amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

27. “Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.” Öldükten sonra dirilişe de Allah’ın insanların yaptıkları iyiliklere ve kötülüklere karşılık vereceğine de inanmıyorlardı. Ondan dolayı âhiret için amelde bulunmayı da terk ettiler.

28. “Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.” Ayetlerimizi açık açık yalanladılar. Onlara apaçık âyetlerimiz geldiği halde onlara karşı inatla direndiler.

29. “Biz ise” az ya da çok hayır ya da şer “her şeyi tek tek yazıp kaydetmiştik.” Levh-i Mahfuz’da tespit etmişizdir. O bakımdan günahkârlar, bizim kendilerini işlemedikleri günahlar dolayısı ile cezalandıracağımızı sanmasınlar. Yaptıkları amellerden herhangi bir şeyin kaybolacağını yahut zerre ağırlığı kadarının dahi unutulacağını da zannetmesinler.

Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kitap (amel defterleri) ortaya konmuş olacak. Günahkârları onun içindekilerden korkuya kapılmış göreceksin. “Vay halimize! Ne olmuş bu Kitaba? Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır. Rabbin kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49)

30. “O halde” ey yalanlayıcılar! “tadın” bu can yakıcı azabı ve bu ebedi rüsvaylığı! “Artık yalnızca azabınızı artıracağız.” Her an, her zaman azapları artıp duracaktır.

Cehennem ehlinin azabının ne kadar çetin olacağına dair en ağır ayetlerden biri budur. Allah bizi ondan muhafaza buyursun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gönderdiğimiz elçiye inen ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَذَّبُوا۟ ve kezzebu ve yalanlamışlardı kök: كذب
  2. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  3. كِذَّابًۭا kizzaben tekzib ile kök: كذب

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.

Mustafa İslamoğlu

üstelik ayetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;

Muhammed Esed

mesajlarımızı tek tek ve tümüyle yalanladıkları halde;

Ahmed Hulusi

Varlıklarındaki işaretlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı!

Ali Bulaç

Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi alabildiğine yalanlıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

- Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Edip Yüksel

Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimize yalan diye diye tam bir yalancı olmuşlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizi tekzib ede ede kesilmişlerdi kezzab

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

Gültekin Onan

Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.

Hasan Basri Çantay

bizim ayetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.

İbni Kesir

Ve ayetlerimizi yalan sayıp dururlardı.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

Süleyman Ateş

Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

ayetlerimiz karşısında hep yalan söylüyorlardı.

Şaban Britch

Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and Our revelations and signs they charged with falsehood and insolently did they negate.

Abdul Haleem

and they rejected Our messages as lies.

Abdullah Yusuf Ali

But they (impudently) treated Our Signs as false.

Abul A'la Maududi

and roundly denied Our Signs as false. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the reason for which they will deserve this dreadful penalty of Hell. Firstly, they lived in the world thinking that the time will never come when they will have to appear before God and render an account of their deeds; second, that they utterly refused to accept and acknowledge the revelations that Allah had sent through His Prophets for their instruction and treated them as falsehood.

Aisha Bewley

and utterly denied Our Signs.

Al-Hilali & Khan

But they belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, and that which Our Prophet صلى الله عليه وسلم brought) completely.

Ali Quli Qarai

and they denied Our signs mendaciously,

Amatul Rahman Omar

And they had belied Our Messages outright.

Arthur John Arberry

and they cried loud lies to Our signs;

Bijan Moeinian

And treated their Lord’s revelations as a lie and false statements.

E. Henry Palmer

but they ever said our signs were lies.

Edip-Layth

They denied Our signs greatly.

George Sale

and they disbelieved our signs, accusing them of falsehood.

Hamid S. Aziz

And called Our revelations a lie with strong denial.

Mahmoud Ghali

And they cried lies to Our signs with constant cries (of lies).

Marmaduke Pickthall

They called Our revelations false with strong denial.

Mohamed Ahmed - Samira

And rejected Our signs as lies.

Muhammad Asad

having given the lie to Our messages one and all:

Mustafa Khattab

and totally rejected Our signs.

Progressive Muslims

And they denied Our revelations greatly.

Rashad Khalifa

And utterly rejected our signs.

Sahih International

And denied Our verses with [emphatic] denial.

Sam Gerrans

And they denied Our proofs completely,

Shabbir Ahmed

And they called Our Messages false with an adamant denial.

Syed Vickar Ahamed

But they (grimly) treated Our Signs as false.

Taqi Usmani

and they rejected Our signs totally.

The Monotheist Group

And they denied Our revelations greatly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩