Nebe suresi

Nebe suresi, 33. ayet

Nebe suresi, 33. ayet. وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا

vekevâ`ibe etrâbâ.

Diyanet İşleri

(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 30–36 · surenin 33. ayeti / 40

Konu Sakınanlar için kurtuluş Nebe 31–36 3

  1. Nebe 30

    Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

  2. 31–34

    (31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

  3. Nebe 35

    Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

  4. Nebe 36

    (36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–36. ayetler için yazılmıştır.

31. Yüce Rabbimiz, günahkârların durumunu söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin âkıbetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takvâ sahipleri için bir kurtuluş vardır.” O’na itaate sımsıkı sarılmak ve O’na isyanı gerektiren hususlardan uzak durmak suretiyle Rablerinin gazabından sakınan kimseler için bir kurtuluş vardır. Onlar cehennem ateşinden de uzak kalacaklardır.

32. Onların kurtuluşa erdikleri yerde de onlar için “bahçeler ve üzüm bağları” vardır. Meyvelerle dolup taşan, güzel, çeşitli ağaçları ihtiva eden bahçeler ve etrafında ırmakların kaynayıp coştuğu üzüm bağları vardır. Özellikle üzümün söz konusu edilmesi, o bahçelerde çok olacağından ve üzümün üstün ve ayrıcalıklı bir meyve oluşundan dolayıdır.

33. Ayrıca onlar için canların arzuladığı türden eşler de vardır. “Göğüsleri kabarmış, yaşıt” aynı ve birbirine yakın yaşlarda “kızlar.” Bunların göğüsleri, gençliklerinden, güçlü ve taze olduklarından dolayı sarkık olmayacaktır. Yaşıt kızların niteliklerinden birisi de çabuk kaynaşan ve iyi geçimli kimseler olmalarıdır. Onların yaşları ise gençliğin en orta yaşı olan otuz üç yaş olacaktır.

34. “Ve” içenlere lezzet veren şarapla “dolu dolu kadehler vardır.”

35. “Orada ne boş” faydası bulunmayan “bir söz işitirler ne de yalan” yani günahı gerektiren bir söz.

Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar orada ne boş ne de günahı gerektiren bir söz işitirler. Ancak Selâm, selâm sözü başka.” (el-Vâkıa, 56/25-26)

36. Yüce Allah’ın onlara bu kadar büyük mükâfatları bağışlaması, O’nun lütuf ve ihsanındandır: “Rabbinden amellerine bir karşılık ve büyük bir ihsan olmak üzere.” Yani Yüce Allah, bunu kendilerine, kendilerini işlemeye muvaffak kıldığı, lütuf ve ihsanına ulaşmaya vesile yaptığı amellerine karşılık bir mükâfat olmak üzere ihsan etmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göğüsleri belirgin aynı yaşta kadınlar vardır.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَوَاعِبَ ve kevaibe daneler / eşler kök: كعب
  2. أَتْرَابًۭا etraben birbirine denk kök: ترب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كعب (4 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: كعب (4 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: كعب (4 geçiş)

    Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma…

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da hemen…

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Uyumlu (olgunlaşmış üzüm) taneleri dipnot 1 ,

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki [Kevâ‘ıbe etrâben] ifadesinin, genç kız çocuklarıyla değil, bağlam gereği üzüm taneleri veya salkımları şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Bu ifade, yumru bitkiler şeklinde de anlaşılabilir. [Kevâ‘ıb] sözcüğü, Mâide 5:6'da [el-ka‘beyni] şeklinde topukların üstündeki yumru biçiminde aşık/uyluk kemikleri demektir. [Türâb] ile aynı kökten gelen [etrâb] sözcüğü de toprakla ilişkilidir. Burada kastedilen, topraktan çıkan turp vs. yumru biçimindeki gıdalara benzer şekildeki cennete özel içeceklerin meyveleri de olabilir. Zaten sonraki ayette de bunlardan elde edilen ve dolu kadehlerdeki içeceklerden söz edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, dengi dengine gözalıcı eşler...

Muhammed Esed

müthiş uyumlu harika eşler,

Ahmed Hulusi

Yaşıt muhteşem eşler! (Cinsiyet kavramı olmayan şuur yapının hakikatinden gelen Esma özelliklerini açığa çıkaracağı muhteşem kapasiteli o boyutun özelliğiyle oluşmuş bedenler. Dişi - erkek ayrımsız! Allahu alem. A. H. )

Ali Bulaç

Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

Ali Özek ve heyeti

göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

Ali Rıza Safa

Genç ve uyumlu eşler. dipnot 566

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 566
    "Genç ve uyumlu eşler" olarak yazdığımız "Kevaibe etraben" tümcesine "Gözalıcı yaşıtlar" veya "Uyumlu güzel eşler" anlamları da verilebilir. Ama kimi Kur'an çevirilerinde, "Memeleri yeni katılaşmış yaşıt kızlar" veya "Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar" veya "Turunç göğüslü yaşıt güzeller" veya "Nar memeli, hepsi aynı yaşta cariyeler" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

Edip Yüksel

Sulu ve olgunlaşmış... dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayeti daha önce "Genç ve yaşıt eşler..." diye çevirmiştim. Ancak Sonia Cihangir'in bu konudaki araştırmasını ve tartışmasını öğrendikten sonra düzelttim.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Genç ve yaşıt eşler...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve turunç sineli yaşıtlar var

Erhan Aktaş

Görkemli, dengi dengine, dipnot 1 (eşler)

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetin çevirisi, "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "Kevaib" ve "Etrab" olmak üzere iki kelimeden oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, göz alıcı, yüce, değerli, yüksek, aşık kemiği, topuk, küp gibi anlamlara gelen "keab" kelimesinin kökünden türemiştir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisi için de kullanılan bir kelimedir. "Etrab" kelimesi ise, dengi dengine, aynı özelliklere sahip, aynı seviyede, eş zamanlı," demektir. Dolayısı ile ayetin anlamı, "birbirine denk, görkemli eşler"dir. "Birbiri ile uyumlu üzüm salkımları" veya "Topraktan yumrular." Yani topraktan çıkan yumru bitkiler anlamı da verilmektedir. Keab kelimesi, 5:97. ayette Kabe, 5:6. ayette ayak topukları anlamında kullanılmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Görkemli, dengi dengine, dipnot 1 (eşler)

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetin çevirisi, etik olmayan, argo bir dille; "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "Kevaib" ve "Etrab" olmak üzere iki sözcükten oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, göz alıcı, yüce, değerli, yüksek, aşık kemiği, topuk, küp gibi anlamlara gelen "keab" kelimesinin kökünden gelmektedir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisi için de kullanılan bir kelimedir. "Etrab" kelimesi ise, dengi dengine, aynı özelliklere sahip, aynı seviyede, eş zamanlı, " demektir. Dolayısı ile ayetin doğru çevirisi, "birbirine denk, görkemli eşler" şeklindedir. "Birbiri ile uyumlu üzüm salkımları" veya "Topraktan yumrular." Yani topraktan çıkan yumru bitkiler anlamına geldiğine dair bir görüş te bulunmaktadır. Keab kelimesi 5:97 de Kabe, 5:6' da ise ayak topukları anlamında kullanılmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dengi dengine, yaşıt, görkemli eşler, dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetin çevirisi, etik olmayan ve Kur'an'ın nezihliğine yakışmayan argo bir dille; "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "kevaib" ve "etrab" olmak üzere iki sözcükten oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, yüce, değerli, yüksek gibi anlamlara gelen "ka'b" kökünden gelmektedir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisini de kapsayan bir sözcüktür. "Etrab" sözcüğü ise, "dengi dengine, tam denk, aynı seviyede, bir seviyede" demektir. Dolayısı ile ayetin doğru çevirisi, "birbirine denk, görkemli eşler" şeklindedir.

Gültekin Onan

Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

Hasan Basri Çantay

memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar,

İbni Kesir

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göğüsleri olgun yaşıt kızlar vardır.

Süleyman Ateş

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

Süleymaniye Vakfı

kaliteli hizmet sunan, birbirleriyle yaşıt dişi varlıklar /huriler, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap dilinde yüksek olan ve yükselen her şey "ka'b (كَعْبٌ)"dır. İtibarlı ve başarılı birine "ka'bı yüksek kişi (رجلٌ عَالِي الكَعْب)" denir (Lisan'ul-Arab). Bu ayetteki "kevaib (كَوَاعِبَ)" kelimesi "yüksekliği olan" anlamındaki "kaibün (كاعب)"in çoğuludur. Hurilerden beklenen kaliteli hizmettir. Hizmet ettikleri kişileri, göz uçlarıyla takip edecek olmaları da bunu gerektirir (Sad 38/52, Rahman 55/56). Ama gelenekte, ilgili ayetler arasındaki bütünlük dikkate alınmamış, daha önce insanların ve cinlerin hiç görmediği türden olan huriler (Vakıa 56/35-37, Rahman 55/56) kız sayılmış ve "kevaib (كواعب)" kelimesine "dolgun memeliler" anlamı verilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

dolgun ve aynı zamanda hasat edilmiş meyveler

Şaban Britch

Göğüsleri olgun, yaşıt kızlar,

Şaban Piriş

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar..

Yaşar Nuri Öztürk

Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Companions of like age featuring highest quality of attractive femininity,

Abdul Haleem

nubile, well-matched companions,

Abdullah Yusuf Ali

And voluptuous women of equal age;

Abul A'la Maududi

and youthful maidens of like age, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This may mean that they will be of equal age among themselves as well as that they will be of equal age with their husbands. This same theme has already occurred in Surah Suad, Ayat 52 and Surah Al-Waqiah, Ayat 37.

Aisha Bewley

and nubile maidens of similar age,

Al-Hilali & Khan

And young full-breasted (mature) maidens of equal age,

Ali Quli Qarai

and buxom maidens of a like age,

Amatul Rahman Omar

And (blooming) young maidens suiting their age, and also matching in all other respects,

Arthur John Arberry

and maidens with swelling breasts, like of age,

Bijan Moeinian

And the most appealing women of their ages.

E. Henry Palmer

and girls with swelling breasts of the same age as themselves,

Edip-Layth

Impressive peers.

George Sale

and damsels with swelling breasts, of equal age with themselves,

Hamid S. Aziz

And those showing freshness of youth, equals in age,

Mahmoud Ghali

And youthful virgins, like of age,

Marmaduke Pickthall

And voluptuous women of equal age;

Mohamed Ahmed - Samira

And graceful maidens of the same age,

Muhammad Asad

and splendid companions well matched,

Mustafa Khattab

and full-bosomed maidens of equal age,

Progressive Muslims

And grapes that are ripe.

Rashad Khalifa

Magnificent spouses.

Sahih International

And full-breasted [companions] of equal age

Sam Gerrans

And well-matched maidens with swelling breasts,

Shabbir Ahmed

And splendid companions, well-matched. (56:37).

Syed Vickar Ahamed

Companions of equal age;

Taqi Usmani

and buxom maidens of matching age,

The Monotheist Group

And bunches that are ripe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩