Nebe suresi

Nebe suresi, 30. ayet

Nebe suresi, 30. ayet. فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.

Diyanet İşleri

Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 27–33 · surenin 30. ayeti / 40

Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3

  1. Nebe 27

    Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

  2. Nebe 28

    Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

  3. Nebe 29

    Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

  4. 30

    Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

  5. Nebe 31–33

    (31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.

26. Bu korkunç cezaları hak etmelerine gelince bu, ancak amellerine “uygun bir karşılık olmak üzere” onlara verilecektir. Kendilerini buralara kadar getiren ameller işledikleri için bu cezaya çarptırılacaklar. Allah onlara zulmetmeyecektir, aksine kendi nefislerine kendileri zalimlik etmişlerdir.

Bundan dolayı Yüce Allah, böyle bir cezayı hak etmelerine sebep teşkil eden amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

27. “Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.” Öldükten sonra dirilişe de Allah’ın insanların yaptıkları iyiliklere ve kötülüklere karşılık vereceğine de inanmıyorlardı. Ondan dolayı âhiret için amelde bulunmayı da terk ettiler.

28. “Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.” Ayetlerimizi açık açık yalanladılar. Onlara apaçık âyetlerimiz geldiği halde onlara karşı inatla direndiler.

29. “Biz ise” az ya da çok hayır ya da şer “her şeyi tek tek yazıp kaydetmiştik.” Levh-i Mahfuz’da tespit etmişizdir. O bakımdan günahkârlar, bizim kendilerini işlemedikleri günahlar dolayısı ile cezalandıracağımızı sanmasınlar. Yaptıkları amellerden herhangi bir şeyin kaybolacağını yahut zerre ağırlığı kadarının dahi unutulacağını da zannetmesinler.

Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kitap (amel defterleri) ortaya konmuş olacak. Günahkârları onun içindekilerden korkuya kapılmış göreceksin. “Vay halimize! Ne olmuş bu Kitaba? Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır. Rabbin kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49)

30. “O halde” ey yalanlayıcılar! “tadın” bu can yakıcı azabı ve bu ebedi rüsvaylığı! “Artık yalnızca azabınızı artıracağız.” Her an, her zaman azapları artıp duracaktır.

Cehennem ehlinin azabının ne kadar çetin olacağına dair en ağır ayetlerden biri budur. Allah bizi ondan muhafaza buyursun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey azgınlar!- Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَذُوقُوا۟ fezuku şimdi tadın kök: ذوق
  2. فَلَن fe len artık asla
  3. نَّزِيدَكُمْ nezidekum size artırmayacağız kök: زيد
  4. إِلَّا illa başka bir şey
  5. عَذَابًا azaben azabdan kök: عذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nahl 16:88. Burada kastedilen, Nebe' 28. ayette de işaret edildiği üzere inkârlarının artmasına uygun olarak cezalarının da artmasıdır; yoksa herhangi bir haksızlık söz konusu değildir.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.

Muhammed Esed

(Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"

Ahmed Hulusi

O halde tadın; size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız!

Ali Bulaç

Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;

Ali Özek ve heyeti

Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

Ali Rıza Safa

"Artık tadın! Bundan böyle, size cezadan başka bir şey artırmayacağız!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka birşey yapmayacağız" denir.

Edip Yüksel

Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık tadınız, artık size azab artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz

Erhan Aktaş

Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Gültekin Onan

Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;

Hasan Basri Çantay

(Onlara şöyle denilir:) "İşte tadın (cezanızı)! Artık size azab (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız".

İbni Kesir

Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”

Süleyman Ateş

"Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız!

Süleymaniye Vakfı

Şimdi tadın bakalım dipnot 1 ! Size sadece bir (kat) azab artıracağız dipnot 2 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötülüğün misliyle cezalandırılması hükmü gereğince artırılacak azab ancak bir kat azab olabilir. (En'am 6/160, Yunus 10/27, Neml 27/90, Kasas 28/84, Mümin 40/40, Nebe 78/26). Şu ayetlerde de azabın bir kat artırılmasından bahsedilmektedir: A'raf 7/38, Furkan 25/68-69, Ahzab 33/30, 68, Sad 38/61.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!

Şaban Britch

İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Şaban Piriş

-İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Now taste the outcome of your deeds and plenty of the same will We increase and perpetuate.

Abdul Haleem

‘Taste this: all you will get from Us is more torment.’

Abdullah Yusuf Ali

"So taste ye (the fruits of your deeds); for no increase shall We grant you, except in Punishment."

Abul A'la Maududi

So taste (the fruit of your deeds). We shall only increase your torment.

Aisha Bewley

So taste! We will increase you only in punishment.

Al-Hilali & Khan

So taste you (the results of your evil actions). No increase shall We give you, except in torment.

Ali Quli Qarai

So [now] taste! We shall increase you in nothing but punishment!

Amatul Rahman Omar

(It shall be said to them when they are about to be punished, ) `Suffer therefore (the consequences of your evil deeds), We will do no more than increase your torment.

Arthur John Arberry

'Taste! We shall increase you not save in chastisement. '

Bijan Moeinian

So let them taste the fruit of your actions as I (God) will not give you anything but the torture.

E. Henry Palmer

'Then taste, for we will only increase your torment!'

Edip-Layth

So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.

George Sale

Taste, therefore: We will not add unto you any other than torment.

Hamid S. Aziz

"So taste you (the fruits of your deeds)! For We will not add to you aught but torment.

Mahmoud Ghali

"So taste! We will never increase you in anything except in torment. "

Marmaduke Pickthall

So taste (of that which ye have earned). No increase do We give you save of torment.

Mohamed Ahmed - Samira

So taste (the fruit of what you sowed), for We shall add nothing but torment,

Muhammad Asad

[And so We shall say:] "Taste, then, [the fruit of your evil doings,] for now We shall bestow on you nothing but more and more suffering!"

Mustafa Khattab

˹So the deniers will be told,˺ "Taste ˹the punishment˺, for all you will get from Us is more torment."

Progressive Muslims

So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.

Rashad Khalifa

Suffer the consequences; we will only increase your retribution.

Sahih International

"So taste [the penalty], and never will We increase you except in torment. "

Sam Gerrans

“So taste! And We will increase you not save in punishment!”

Shabbir Ahmed

So, now, taste nothing but increasing punishment.

Syed Vickar Ahamed

So taste you (the reward), because We shall not grant you any increase except in (your) punishment.

Taqi Usmani

"So now taste! We will add nothing to you but torment."

The Monotheist Group

So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩