Diyanet İşleri
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Mülk suresi
Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ
veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler Mülk 1–5 3
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. “Andolsun Biz” sizin görmekte olduğunuz ve size yakın olan “(dünyaya) en yakın göğü kandillerle” nur ve aydınlıkları itibari ile birbirinden farklı olan yıldızlarla “süsledik.”
Şâyet semadaki yıldızlar olmasaydı, orası güzelliği ve göz alıcılığı bulunmayan kapkaranlık bir tavan gibi olurdu. Ancak Yüce Allah, bu yıldızları semâya bir süs, bir güzellik ve bir aydınlık kılmıştır. Bunların aydınlığı ile karanın ve denizin karanlıklarında gidilecek yerin yolu bulunur.
Yüce Allah’ın dünya semâsını kandillerle süslemiş olduğunu haber vermesi, pek çok yıldızın yedi kat semânın üstünde olmasına aykırı değildir. Çünkü semâlar şeffaftır. Bu yolla da dünyaya yakın olan semânın süsü de -yıldızlar orada bulunmasalar dahi- gerçekleşmiş olmaktadır.
"Onları” yani (yıldızlar demek olan) kandilleri, semânın haberini kulak hırsızlığı ile öğrenmek isteyen “şeytanlara atış taneleri yaptık.” Yüce Allah, bu yıldızları şeytanların oradaki haberleri alıp dünyaya götürmelerine karşı semâ için bir koruma aracı kılmıştır. İşte yıldızlardan gelen bu alevli ateşleri Yüce Allah, dünyada şeytanlar için hazırlamıştır.
"Onlar için” âhirette “çılgın alevli bir azap da” Allah’a karşı isyan edip kullarını saptırdıkları için “hazırladık.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak yeryüzüne en yakın semayı ışıldayan yıldızlarla süsledik ve bu yıldızları, gizlice kulak kabartıp dinleyen şeytanları taşlayan ve onları yakan gök taşlarına dönüştürdük. Onlar için, ahirette alevlenmiş bir ateş hazırladık.
Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını…
Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.
Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan, kendilerini…
Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya…
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Hayır, onlar Kıyameti de yalanladılar. Biz ise o Kıyameti yalanlayanlara çılgın bir cehennem ateşi hazırlamışızdır.
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz yakın göğü kandillerle süsledik dipnot 1 ve onları şeytanlar için kovucular yaptık. dipnot 2 Onlar için kavurucu azabı hazırladık.
Doğrusu Biz, en yakın göğü kandillerle süsledik; onları, Şeytan(lığa soyunan)lar için gayba dair spekülasyon aracı kıldık; ve onlar için yakıp kavuran bir azap hazırladık;
Biz, yeryüzüne en yakın olan gökleri ışıklarla süsledik ve onları (insanlar arasında bulunan) şeytan ruhluların boş ve anlamsız spekülasyonlarına konu yaptık ve onlar için yakıcı alevden bir azap hazırladık;
Andolsun ki dünyanın (düşünce) semasını, aydınlatıcılar (hakikat bilgileriyle) olarak donattık! Onları meydana getirdik ki, şeytanları (şeytani fikirleri) taşlayıp uzaklaştırmaları için! Onlar için alevli ateşin azabını hazırladık.
Andolsun, Biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.
Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Ve gerçek şu ki, dünyaya yakın gök katını ışık kaynaklarıyla süsledik. Bunları, şeytanlar için taşlar yaptık. Ve onlar için, çılgın ateşin cezasını hazırladık. dipnot 525
Andolsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onu sapkınlar için bir taşlama/kovma kıldık. Onlara alevli ateş azabını hazırladık.
En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onları şeytanlar için bir taşlama kıldık. Onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Andolsun ki, Biz o dünya göğünü takım takım kandillerle donattık ve onları şeytanlar için atmalar (atış yapılan mermiler) yaptık; ayrıca onlara o çılgın ateş azabını hazırladık.
Celalim hakkı için biz o dünya semayı takım takım kandillerle donattık ve onları Şeytanlar için (rucum) atmalar yaptık, hem onlar için o çılgın ateş azabını hazırladık (ki azab-ı Seıyr)
Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.
Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.
Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.
Andolsun, biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.
Andolsun ki biz yere en yakın olan göğü kandillerle donatdık. Bunları şeytanlara da atış taneleri yapdık ve onlara çılgın ateş (cehennem) azabı hazırladık.
Andolsun ki; Biz, yere en yakın göğü kandillerle donattık. Onlarla şeytanların taşlanmasını sağladık. Ve onlara, çılgın alevli azabı hazırladık.
(1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları Şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Andolsun biz, en yakın göğü lambalarla donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve o(şeyta)nlara da çılgın ateş azabını hazırladık.
En yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik. Orayı şeytanlar için taşlama yeri yaptık ve onlara alevli bir ateş hazırladık.
Gerçekten biz, en yakın göğü ışık veren yıldızlarla donattık. Onlarla şeytanlar için (atılacak) taşlar yaptık. Onlar için bir de çılgın alev azabını hazırladık.
Gerçekten biz, en yakın göğü ışık veren yıldızlarla donattık. Onlarla şeytanların bertaraf edilmesini sağladık. Onlar için bir de çılgın alev azabını hazırladık.
Yemin olsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlara ateş taneleri yaptık. O şeytanlar için çılgın ateş azabını da hazırladık.
And We decorated the lowermost heaven with lamps (or heavenly bodies), some of them adapted to be like weapons in pursuit of the evil ones for whom We have prepared torture in the blazes of Hell.
We have adorned the lowest heaven with lamps and made them [missiles] for stoning devils for whom We have also prepared the torment of a blazing fire.
And we have, (from of old), adorned the lowest heaven with Lamps, and We have made such (Lamps) (as) missiles to drive away the Evil Ones, and have prepared for them the Penalty of the Blazing Fire.
We have adorned the lower heaven dipnot 1 with lamps, dipnot 2 and have made them a means to drive away the satans. dipnot 3 We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
We have adorned the lowest heaven with lamps and made some of them stones for the shaytans for whom We have prepared the punishment of the Blaze.
And indeed We have adorned the nearest heaven with lamps[1], and We have made such lamps (as) missiles to drive away the Shayâtîn (devils), and have prepared for them the torment of the blazing Fire.
We have certainly adorned the lowest heaven with lamps, and made them missiles against the devils, and We have prepared for them punishment of the Blaze.
We have, certainly, adorned the lowest heaven with (stars-like) lamps and We have made them as means of conjecture for the evil ones (and the astrologers who invent good or bad omens from the movement of the stars). (Remember) We have prepared for these (soothesayers) the punishment of the blazing Fire.
And We adorned the lower heaven with lamps, and made them things to stone Satans; and We have prepared for them the chastisement of the Blaze.
God has adorned the lowest universe with the sources of light [probably a reference to the Quasars], being used as missiles against the devils [perhaps the reference is to anti-matter which will be destroyed immediately in contact with the matter] and prepared for them a blazing fire.
And we have adorned the lower heaven with lamps; and set them to pelt the devils with; and we have prepared for them the torment of the blaze!
We have adorned the lower heaven with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing fire.
Moreover We have adorned the lowest heaven with lamps, and have appointed them to be darted at the devils, for whom We have prepared the torment of burning fire:
And certainly We have adorned this lower heaven with lamps and We have made these missiles for Satan, and We have prepared for them the chastisement of burning.
And indeed We have already adorned the lowest heaven with lamps and made them outcast (meteorites) for Ash-Shayatîn (The ever-vicious "ones", i. e., the devils) and We have readied for them the torment of the Blaze.
And verily We have beautified the world's heaven with lamps, and We have made them missiles for the devils, and for them We have prepared the doom of flame.
We have adorned the lowest sky with lamps, and made them missiles against the devils, for whom We have prepared a torment of most intense fire.
And, indeed, We have adorned the skies nearest to the earth with lights, and have made them the object of futile guesses for the evil ones [from among men]: and for them have We readied suffering through a blazing flame –
And indeed, We adorned the lowest heaven with ˹stars like˺ lamps, and made them ˹as missiles˺ for stoning ˹eavesdropping˺ devils, for whom We have also prepared the torment of the Blaze.[1]
And We have adorned this universe with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing Fire.
We adorned the lowest universe with lamps, and guarded its borders with projectiles against the devils; we prepared for them a retribution in Hell.
And We have certainly beautified the nearest heaven with stars and have made [from] them what is thrown at the devils and have prepared for them the punishment of the Blaze.
And We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them what is thrown at the satans; and We have prepared for them the punishment of the Inferno.
And indeed, We have beautified the sky of the world with shining lamps. And made them objects of futile guesses for the satans. (15:17), (37:6-9), (72:8). And for them We have prepared the doom of blazing flames.
And indeed, We have decorated the lowest heaven with lamps, and We have made them (like) missiles to drive away the Satans, and have prepared for them the penalty of the blazing Fire.
And We have decorated the nearest sky with lamps, and have made them devices to stone the devils, and We have prepared for them the punishment of Hell.
And We have adorned the lower heaven with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing Fire.