67. sure

Mülk Suresi الملك

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5 karşılaştır — Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler
  2. Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12 karşılaştır — Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı
  3. Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15 karşılaştır — Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün
  4. Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21 karşılaştır — Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık
  5. De ki: sorular ve son uyarı 22–30 karşılaştır — De ki: sorular ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5

  1. Mülk suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 1. ayet. تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Ali Bulaç

    Mülk elinde bulunan (Allah) ne yücedir. O, her şeye güç yetirendir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 1. ayet

  2. Mülk suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

    elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü `amelâ. vehüve-l`azîzü-lgafûr.

    Ali Bulaç

    O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 2. ayet

  3. Mülk suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

    elleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferci`i-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

    Ali Bulaç

    O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 3. ayet

  4. Mülk suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ

    ŝümme-rci`i-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

    Ali Bulaç

    Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 4. ayet

  5. Mülk suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

    veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.

    Ali Bulaç

    Andolsun, Biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 5. ayet

Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12

  1. Mülk suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 6. ayet. وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    velilleẕîne keferû birabbihim `aẕâbü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Ali Bulaç

    Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü dönüş yeridir o.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 6. ayet

  2. Mülk suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 7. ayet. إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ

    iẕâ ülḳû fîhâ semi`û lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

    Ali Bulaç

    İçine atıldıkları zaman, kaynayıp feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 7. ayet

  3. Mülk suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 8. ayet. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

    tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm neẕîr.

    Ali Bulaç

    Öfkesinin şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 8. ayet

  4. Mülk suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

    Ali Bulaç

    Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 9. ayet

  5. Mülk suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

    Ali Bulaç

    Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 10. ayet

  6. Mülk suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 11. ayet. فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    fa`terafû biẕembihim. fesuḥḳal liaṣḥâbi-sse`îr.

    Ali Bulaç

    Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler. Çılgınca yanan ateşin halkına (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 11. ayet

  7. Mülk suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

    inne-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, Rablerinden gayb ile (O'nu görmedikleri halde) içleri titreyerek korkanlara gelince; onlar için bir mağfiret (bağışlanma) ve büyük bir ecir vardır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 12. ayet

Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15

  1. Mülk suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Ali Bulaç

    Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 13. ayet

  2. Mülk suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 14. ayet. أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    elâ ya`lemü men ḫaleḳ. vehüve-lleṭîfü-lḫabîr.

    Ali Bulaç

    O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 14. ayet

  3. Mülk suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

    Ali Bulaç

    Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 15. ayet

Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21

  1. Mülk suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 16. ayet. ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ

    eemintüm men fi-ssemâi ey yaḫsife bikümü-l'arḍa feiẕâ hiye temûr.

    Ali Bulaç

    Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz? Bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp çalkalanmaktadır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 16. ayet

  2. Mülk suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

    em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile `aleyküm ḥâṣibâ. feseta`lemûne keyfe neẕîr.

    Ali Bulaç

    Yoksa gökte olanın üzerinize 'taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar' göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde Benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 17. ayet

  3. Mülk suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

    Ali Bulaç

    Andolsun, kendilerinden öncekiler de yalanladı. Fakat beni inkar (etmelerine karşılık verdiğim azab) nasılmış?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 18. ayet

  4. Mülk suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

    evelem yerav ile-ṭṭayri fevḳahüm ṣâffâtiv veyaḳbiḍn. mâ yümsikühünne ille-rraḥmân. innehû bikülli şey'im beṣîr.

    Ali Bulaç

    Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 19. ayet

  5. Mülk suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 20. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî hüve cündül leküm yenṣuruküm min dûni-rraḥmân. ini-lkâfirûne illâ fî gurûr.

    Ali Bulaç

    Rahmana karşı size yardım edecek olan kimmiş? Şu sizin ordunuz mu? Kafirler yalnızca bir gurur (kesin bir aldanış) içindedirler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 20. ayet

  6. Mülk suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 21. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّ وَنُفُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî yerzüḳuküm in emseke rizḳah. bel leccû fî `utüvviv venüfûr.

    Ali Bulaç

    Eğer O, rızkını tutsa (vermese), rızkınızı verecek olan kimmiş? Hayır; onlar, bir azgınlık ve nefret içinde inatla direniyorlar.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 21. ayet

De ki: sorular ve son uyarı 22–30

  1. Mülk suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 22. ayet. أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    efemey yemşî mükibben `alâ vechihî ehdâ emmey yemşî seviyyen `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Ali Bulaç

    Şu halde yüzükoyun sürünerek yürüyen mi daha çok hidayete erer, yoksa dosdoğru yol üzerinde dümdüz yürümekte olan mı?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 22. ayet

  2. Mülk suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Ali Bulaç

    De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 23. ayet

  3. Mülk suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 24. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî ẕera'eküm fi-l'arḍi veileyhi tuḥşerûn.

    Ali Bulaç

    De ki: "Sizi yeryüzünde üretip türeten O'dur. Siz O'na toplanıp götürüleceksiniz."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 24. ayet

  4. Mülk suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 25. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ali Bulaç

    Derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 25. ayet

  5. Mülk suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Ali Bulaç

    De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 26. ayet

  6. Mülk suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 27. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

    felemmâ raevhü zülfeten sîet vucûhü-lleẕîne keferû veḳîle hâẕe-lleẕî küntüm bihî tedde`ûn.

    Ali Bulaç

    Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkar edenlerin yüzleri kötüleşip karardı. Ve: "İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir" denildi.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 27. ayet

  7. Mülk suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 28. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    ḳul era'eytüm in ehlekeniye-llâhü vemem me`iye ev raḥimenâ femey yücîru-lkâfirîne min `aẕâbin elîm.

    Ali Bulaç

    De ki: "Haber verir misiniz; eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları yıkıma uğratır ya da bizi esirgerse, (peki) bu durumda kafirleri acı bir azabtan kurtaracak olan kimdir?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 28. ayet

  8. Mülk suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 29. ayet. قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî ve`aleyhi tevekkelnâ. feseta`lemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.

    Ali Bulaç

    De ki: "O (Allah) Rahman olan (esirgeyen koruyan)dır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 29. ayet

  9. Mülk suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 30. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍ مَّعِينٍۭ

    ḳul era'eytüm in aṣbeḥa mâüküm gavran femey ye'tîküm bimâim me`în.

    Ali Bulaç

    De ki: "Haber verin; eğer suyunuz yerin dibine göçüverecek olsa, bu durumda kim size bir akar su kaynağı getirebilir?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 30. ayet