67. sure

Mülk Suresi الملك

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5 karşılaştır — Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler
  2. Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12 karşılaştır — Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı
  3. Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15 karşılaştır — Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün
  4. Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21 karşılaştır — Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık
  5. De ki: sorular ve son uyarı 22–30 karşılaştır — De ki: sorular ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5

  1. Mülk suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 1. ayet. تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mutlak egemenliği elinde bulunduran Allah, ne kutludur! O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 1. ayet

  2. Mülk suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

    elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü `amelâ. vehüve-l`azîzü-lgafûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hanginizin daha iyi iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 2. ayet

  3. Mülk suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

    elleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferci`i-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, işleyiş yasalarında bir uygunsuzluk görebilecek misin?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 3. ayet

  4. Mülk suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ

    ŝümme-rci`i-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra, tekrar tekrar bir daha bak! Gözlerin, bitkin ve aradığını bulamamış bir halde sana geri döner.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 4. ayet

  5. Mülk suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

    veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aldatıcılardan olan kahinler, falcılar; yıldızları kullanarak uydurdukları yalanlarla insanları aldatmaktadırlar.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 5. ayet

Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12

  1. Mülk suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 6. ayet. وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    velilleẕîne keferû birabbihim `aẕâbü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler için Cehennem azabı vardır. Ve o, ne kötü varış yeridir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 6. ayet

  2. Mülk suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 7. ayet. إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ

    iẕâ ülḳû fîhâ semi`û lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oraya atıldıklarında, onun kaynayan korkunç sesini duyarlar

    Ayet detayı — Mülk suresi, 7. ayet

  3. Mülk suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 8. ayet. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

    tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm neẕîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: "Size uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 8. ayet

  4. Mülk suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 9. ayet

  5. Mülk suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 10. ayet

  6. Mülk suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 11. ayet. فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    fa`terafû biẕembihim. fesuḥḳal liaṣḥâbi-sse`îr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece suçlarını itiraf ettiler. Rahmetten uzak olsun Cehennemlikler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 11. ayet

  7. Mülk suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

    inne-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'lerine gizlide dipnot 1 içtenlikle saygı duyanlara ise bağışlanma ve büyük ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimsenin olmadığı, görmediği ve bilmediği durumlarda.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 12. ayet

Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15

  1. Mülk suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 13. ayet

  2. Mülk suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 14. ayet. أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    elâ ya`lemü men ḫaleḳ. vehüve-lleṭîfü-lḫabîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaratan, yarattığını bilmez mi? O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 14. ayet

  3. Mülk suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 15. ayet

Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21

  1. Mülk suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 16. ayet. ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ

    eemintüm men fi-ssemâi ey yaḫsife bikümü-l'arḍa feiẕâ hiye temûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökte Olan'ın, dipnot 1 sizi yerin dibine batırmayacağından emin mi oldunuz? Bir de bakmışsınız yer sarsılıyor!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekandan münezzeh olan Allah'ın, gökte olması mekansal değil, mecazdır. (Benzetmedir.) Yani en yüksek, en yüce makamda bulunan, yüceler yücesi demektir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 16. ayet

  2. Mülk suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

    em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile `aleyküm ḥâṣibâ. feseta`lemûne keyfe neẕîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 17. ayet

  3. Mülk suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. İnkarım dipnot 1 nasılmış gördüler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yok saymam, cezalandırmam.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 18. ayet

  4. Mülk suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

    evelem yerav ile-ṭṭayri fevḳahüm ṣâffâtiv veyaḳbiḍn. mâ yümsikühünne ille-rraḥmân. innehû bikülli şey'im beṣîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökyüzünde sıra sıra süzülerek, kanat çırparak uçanları görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başkası tutmuyor. Kuşkusuz O, Her Şeyi Gören'dir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 19. ayet

  5. Mülk suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 20. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî hüve cündül leküm yenṣuruküm min dûni-rraḥmân. ini-lkâfirûne illâ fî gurûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa Rahman'dan başka, size yardım edecek dipnot 1 ordunuz mu var? Kafirler yalnızca bir aldanış içindedirler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rahman'a karşı sizi koruyabilecek.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 20. ayet

  6. Mülk suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 21. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّ وَنُفُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî yerzüḳuküm in emseke rizḳah. bel leccû fî `utüvviv venüfûr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 21. ayet

De ki: sorular ve son uyarı 22–30

  1. Mülk suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 22. ayet. أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    efemey yemşî mükibben `alâ vechihî ehdâ emmey yemşî seviyyen `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, yüzüstü sürünerek giden mi, yoksa dosdoğru yolda düzgün yürüyen mi hedefine varır?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 22. ayet

  2. Mülk suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne kadar az veriyorsunuz! Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermektir.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 23. ayet

  3. Mülk suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 24. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî ẕera'eküm fi-l'arḍi veileyhi tuḥşerûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Sizi, yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur. Ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 24. ayet

  4. Mülk suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 25. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 25. ayet

  5. Mülk suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Mülk suresi, 26. ayet

  6. Mülk suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 27. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

    felemmâ raevhü zülfeten sîet vucûhü-lleẕîne keferû veḳîle hâẕe-lleẕî küntüm bihî tedde`ûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!" dipnot 1 denildi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ne zaman olacakmış, gelsin de görelim." diye alaya aldığınız gün.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 27. ayet

  7. Mülk suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 28. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    ḳul era'eytüm in ehlekeniye-llâhü vemem me`iye ev raḥimenâ femey yücîru-lkâfirîne min `aẕâbin elîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Bakın, Allah beni ve benimle birlikte olanları ister yok eder ister merhamet eder; peki, Kafirleri dipnot 1 acıklı azaptan kim koruyacak?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 28. ayet

  8. Mülk suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 29. ayet. قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî ve`aleyhi tevekkelnâ. feseta`lemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "O, rahmeti kesintisiz olandır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül dipnot 1 ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 29. ayet

  9. Mülk suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 30. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍ مَّعِينٍۭ

    ḳul era'eytüm in aṣbeḥa mâüküm gavran femey ye'tîküm bimâim me`în.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Düşünsenize, şayet suyunuz yeraltına çekilse, size akarsuyu kim getirebilir?"

    Ayet detayı — Mülk suresi, 30. ayet