Mülk suresi

Mülk suresi, 23. ayet

Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

Diyanet İşleri

De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mülk 20–26 · surenin 23. ayeti / 30

Konu De ki: sorular ve son uyarı Mülk 22–30 3

  1. Mülk 20

    Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.

  2. Mülk 21

    Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.

  3. Mülk 22

    Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?

  4. 23

    De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

  5. Mülk 24

    De ki: "O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O'nun huzurunda toplanacaksınız."

  6. Mülk 25

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

  7. Mülk 26

    De ki: "O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Yüce Allah, yegane mâbûdun kendisi olduğunu açıklayarak kullarını kendisine şükretmeye ve yalnızca kendisine ibadet etmeye davet etmek üzere şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Sizi yaratan,” herhangi bir destek ve bir yardımcı olmaksızın sizi yoktan var eden, sizi var ettikten sonra da varlığınızı kemâle erdirerek “size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur.” Bunlar insan vücudundaki azaların en değerlileri, bedenî güçlerin en mükemmelleridir.

Ancak sizler bunca nimetlere rağmen Allah’a “ne kadar şükrediyorsunuz?” Şükredenleriniz de pek azdır, şükrünüz de pek azdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. هُوَ huve O'dur
  3. ٱلَّذِىٓ llezi
  4. أَنشَأَكُمْ enşeekum sizi yaratan kök: نشا
  5. وَجَعَلَ ve ceale ve veren kök: جعل
  6. لَكُمُ lekumu size
  7. ٱلسَّمْعَ s-sem'a işitme (duyusu) kök: سمع
  8. وَٱلْأَبْصَـٰرَ vel'ebsara ve gözler kök: بصر
  9. وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ vel'ef'idete ve gönüller kök: فاد
  10. قَلِيلًۭا kalilen ne kadar az kök: قلل
  11. مَّا ma
  12. تَشْكُرُونَ teşkurune şükrediyorsunuz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: نشا (28 geçiş)

    O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O'dur." Ne kadar da azınız şükrediyor!

Mustafa İslamoğlu

De ki: "O sizi inşa edendir; size işitme duyusu, gözler ve (akleden) kalpler bahşedendir: Ne kadar da azınız şükrediyor!"

Muhammed Esed

De ki: "O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Sizi inşa eden ve sizin için algılama kuvvesi, idrak kuvvesi (basiret) ve FUADLAR (Esma mana özelliklerini beyine yansıtıcı kalp nöronları) oluşturan "HU"dur! Ne kadar az şükrediyorsunuz (değerlendiriyorsunuz)!"

Ali Bulaç

De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) de ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!

Ali Rıza Safa

De ki: "O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren Allah'tır. Ne az şükrediyorsunuz!"

Edip Yüksel

De ki: "Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz

Erhan Aktaş

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne kadar az veriyorsunuz! Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne kadar az veriyorsunuz! Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermek demektir.

Gültekin Onan

De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve yürekler (efideh) veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz".

İbni Kesir

De ki: Sizi yaratan ve sizler için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.

Mehmet Alagaş

(19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Deki: "Sizi yaratan size işitme (için kulaklar), gözler ve kalpler veren odur. Ne kadar az şükredersiniz."

Süleyman Ateş

De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi dipnot 1 oluşturan O'dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günümüz ilminde İnsan, düşünen veya konuşan canlı diye tarif edilir. Halbuki Kur'an'da kuşların ve karıncaların konuşmalarına ve akıllarını kullanarak yaptıkları işlere yer verilir. Bu ve benzeri ayetlere göre insanın temel farkı, kulaklarında, gözlerinde ve gönlünde olandır. Gönül, kalp diye de adlandırılır. Gözler ve kulaklar kalbin danışmanıdır. Göz doğruları görür, kulak doğruları dinler. Akıl ise ayrı bir organ değil, yanlışları ayıklama işlemidir. Kalp, menfaatlerin, beklentilerin veya özentilerin etkisiyle, akıl süzgecinden geçen bilgileri ya kabul veya reddeder. İnsanı diğer varlıklardan farklı yapan şey ruhudur. Ruhun insana kazandırdıkları ile ilgili olarak Bkz. Secde 32/9 ve dipnotu. İnsanın kişiliğini belirleyen bu ruhtur. İmanın, kalp ile tasdik şartına bağlanması da bundandır. Yoksa peygamberlerin söylediklerinin doğru olduğunu herkes bilir. Ama kendini bir düşünce ve anlayışa esir edenler, o doğruları görmek veya duymak istemezler. Asıl körlük ve sağırlık budur. Kafir, örten demektir. Bunlar gerçekleri sürekli örtmeye çalışan kimselerdir. Örtecek bir şey yoksa örtme yani kafirlik de olmaz.

Şaban Britch

De ki: Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Şaban Piriş

De ki: -Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad : "It is He -Allah- Who brought you into being and gifted you with the power of hearing and seeing, faculties divine, and He endowed you with the seat of feeling, understanding and thought, and the seat of consciousness, intellect and volition". "Yet how little you render thanks in return for the benefits and favours?"

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘It is He who brought you into being, He who endowed you with hearing, sight, and understanding- what small thanks you give!’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "It is He Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.

Abul A'la Maududi

Say: "He it is Who has brought you into being, and has given you hearing and sight, and has given you hearts to think and understand. How seldom do you give thanks!" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah had made you men, not cattle. You were not meant to follow blindly whatever error and deviation you found prevailing in the world, without considering for a moment whether the way you had adopted was right or wrong. You have not been given these ears that you may refuse to listen to the one who tries to distinguish the right from the wrong for you, and may persist in whatever false notions you already had in your mind. You have not been given these eyes that you may follow others like the blind and may not bother to see whether the signs scattered around you in the world testified to the unity of God, which the Messenger (peace be upon him) of God is preaching, or whether the system of the universe is Godless, or is being run by many gods simultaneously. Likewise, you have also not been given this knowledge and intelligence that you may give up thinking and understanding to others and may adopt every crooked way that was enforced by somebody in the world, and may not use your own intellect to see whether it was right or wrong. Allah has blessed you with knowledge and intelligence, sight and hearing, so that you may recognize the truth, but you are being ungrateful to Him in that you are employing these faculties for every other object than the one for which these had been granted. (For further explanation, see (E.Ns 72, 73 of Surah An- Naml);(E.Ns 75, 76 of Surah Al-Mominoon); (E.Ns 17, 18 of Surah As-Sajdah);(E.N. 31 of Surah Al-Ahqaf).

Aisha Bewley

Say: ‘It is He who brought you into being and gave you hearing, sight and hearts. What little thanks you show!’

Al-Hilali & Khan

Say it is He Who has created you, and endowed you with hearing (ears) and seeing (eyes), and hearts. Little thanks you give.

Ali Quli Qarai

Say, ‘It is He who created you, and made for you hearing, eyesight, and hearts. Little do you thank.’

Amatul Rahman Omar

Say, `It is He Who has brought you into being and made for you ears (to hear), eyes (to see) and hearts (to understand). Yet little thanks do you give!'

Arthur John Arberry

Say: 'It is He who produced you, and appointed for you hearing and sight and hearts; little thanks you show!'

Bijan Moeinian

Mohammad, tell them that: "God is the One Who created you at first place and enabled you to see and to hear and to think. What a pity that most of you do not use these faculties as a sign of being grateful to your Creator.

E. Henry Palmer

Say, 'It is He who produced you and made for you hearing and sight and hearts' - little is it that ye give thanks.

Edip-Layth

Say, "He is the One who initiated you, and granted you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

George Sale

Say, it is He who hath given you being, and endued you with hearing, and sight, and understanding; yet how little gratitude have ye!

Hamid S. Aziz

Say, "He it is Who brought you into being and made for you the faculties of hearing and seeing and heart: little is it that you give thanks. "

Mahmoud Ghali

Say, "He is The One Who brought you into being, and made for you hearing, and be holdings, (i. e., eyesight"s") and heart sights; (but) little do you thank Him!"

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): He it is who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts. How little are the thanks you offer!"

Muhammad Asad

SAY: "[God is] He who has brought you [all] into being, and has endowed you with hearing, and sight, and hearts: [yet] how seldom are you grateful!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "He is the One Who brought you into being and gave you hearing, sight, and intellect. ˹Yet˺ you hardly give any thanks."

Progressive Muslims

Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

Rashad Khalifa

Say, "He is the One who initiated you, and granted you the hearing, the eyes, and the brains. Rarely are you appreciative."

Sahih International

Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful. "

Sam Gerrans

Say thou: “He it is that produced you and made for you hearing and sight and hearts; little are you grateful.”

Shabbir Ahmed

Say, "He it is Who brought you into being and gave you hearing, sight and the faculty of understanding. But how seldom are you grateful by way of using them to full potential!"

Syed Vickar Ahamed

Say: "It is He, Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, (and) seeing, (feeling with your) heart (and its kindness): Little thanks it is you give. "

Taqi Usmani

Say, "He is the One who has originated you, and made for you ears and eyes and hearts. How little you pay gratitude!"

The Monotheist Group

Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩