Diyanet İşleri
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Mülk suresi
Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu De ki: sorular ve son uyarı Mülk 22–30 3
Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.
Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
De ki: "O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O'nun huzurunda toplanacaksınız."
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
De ki: "O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. Yüce Allah, yegane mâbûdun kendisi olduğunu açıklayarak kullarını kendisine şükretmeye ve yalnızca kendisine ibadet etmeye davet etmek üzere şöyle buyurmaktadır:
“De ki: Sizi yaratan,” herhangi bir destek ve bir yardımcı olmaksızın sizi yoktan var eden, sizi var ettikten sonra da varlığınızı kemâle erdirerek “size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur.” Bunlar insan vücudundaki azaların en değerlileri, bedenî güçlerin en mükemmelleridir.
Ancak sizler bunca nimetlere rağmen Allah’a “ne kadar şükrediyorsunuz?” Şükredenleriniz de pek azdır, şükrünüz de pek azdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O'dur." Ne kadar da azınız şükrediyor!
De ki: "O sizi inşa edendir; size işitme duyusu, gözler ve (akleden) kalpler bahşedendir: Ne kadar da azınız şükrediyor!"
De ki: "O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!"
De ki: "Sizi inşa eden ve sizin için algılama kuvvesi, idrak kuvvesi (basiret) ve FUADLAR (Esma mana özelliklerini beyine yansıtıcı kalp nöronları) oluşturan "HU"dur! Ne kadar az şükrediyorsunuz (değerlendiriyorsunuz)!"
De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"
(Rasûlüm!) de ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!
De ki: "O, sizi yaratmış; duyma yetisi, gözler ve duygular vermiştir. Ne denli az şükrediyorsunuz?"
De ki: "Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren Allah'tır. Ne az şükrediyorsunuz!"
De ki: "Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!"
De ki, 'Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!'
De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"
De ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz? dipnot 1
De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve yürekler (efideh) veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"
(Habibim) de ki: "O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz".
De ki: Sizi yaratan ve sizler için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.
(19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.
Deki: "Sizi yaratan size işitme (için kulaklar), gözler ve kalpler veren odur. Ne kadar az şükredersiniz."
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
De ki: "O, sizi oluşturup geliştiren dipnot 1 ; sizin için dinleme yeteneği, basiret /ileri görüşlülük ve gönüller oluşturandır. Görevlerinizi ne kadar az yerine getiriyorsunuz dipnot 2 !"
De ki "Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi dipnot 1 oluşturan O'dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!"
De ki: Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
De ki: -Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Say to them O Muhammad : "It is He -Allah- Who brought you into being and gifted you with the power of hearing and seeing, faculties divine, and He endowed you with the seat of feeling, understanding and thought, and the seat of consciousness, intellect and volition". "Yet how little you render thanks in return for the benefits and favours?"
Say [Prophet], ‘It is He who brought you into being, He who endowed you with hearing, sight, and understanding- what small thanks you give!’
Say: "It is He Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.
Say: "He it is Who has brought you into being, and has given you hearing and sight, and has given you hearts to think and understand. How seldom do you give thanks!" dipnot 1
Say: ‘It is He who brought you into being and gave you hearing, sight and hearts. What little thanks you show!’
Say it is He Who has created you, and endowed you with hearing (ears) and seeing (eyes), and hearts. Little thanks you give.
Say, ‘It is He who created you, and made for you hearing, eyesight, and hearts. Little do you thank.’
Say, `It is He Who has brought you into being and made for you ears (to hear), eyes (to see) and hearts (to understand). Yet little thanks do you give!'
Say: 'It is He who produced you, and appointed for you hearing and sight and hearts; little thanks you show!'
Mohammad, tell them that: "God is the One Who created you at first place and enabled you to see and to hear and to think. What a pity that most of you do not use these faculties as a sign of being grateful to your Creator.
Say, 'It is He who produced you and made for you hearing and sight and hearts' - little is it that ye give thanks.
Say, "He is the One who initiated you, and granted you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."
Say, it is He who hath given you being, and endued you with hearing, and sight, and understanding; yet how little gratitude have ye!
Say, "He it is Who brought you into being and made for you the faculties of hearing and seeing and heart: little is it that you give thanks. "
Say, "He is The One Who brought you into being, and made for you hearing, and be holdings, (i. e., eyesight"s") and heart sights; (but) little do you thank Him!"
Say (unto them, O Muhammad): He it is who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!
Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts. How little are the thanks you offer!"
SAY: "[God is] He who has brought you [all] into being, and has endowed you with hearing, and sight, and hearts: [yet] how seldom are you grateful!"
Say, ˹O Prophet,˺ "He is the One Who brought you into being and gave you hearing, sight, and intellect. ˹Yet˺ you hardly give any thanks."
Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."
Say, "He is the One who initiated you, and granted you the hearing, the eyes, and the brains. Rarely are you appreciative."
Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful. "
Say thou: “He it is that produced you and made for you hearing and sight and hearts; little are you grateful.”
Say, "He it is Who brought you into being and gave you hearing, sight and the faculty of understanding. But how seldom are you grateful by way of using them to full potential!"
Say: "It is He, Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, (and) seeing, (feeling with your) heart (and its kindness): Little thanks it is you give. "
Say, "He is the One who has originated you, and made for you ears and eyes and hearts. How little you pay gratitude!"
Say: "He is the One who initiated you, and made for you the hearing, the eyes, and the hearts. Little do you give thanks."