Diyanet İşleri
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
Mülk suresi
Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün Mülk 13–15 3
Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."
İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.
Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Bu buyrukla Yüce Allah, ilminin genişliğini, en gizli hususlardan haberdar oluşunun kapsamlılığını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:
"Sözünüzü ister gizleyin, ister açıkça söyleyin.” Her ikisi de O’nun için birdir. Onlardan hiçbirisi O’na gizli kalmaz.
"Çünkü O, kalplerde olanı bilendir.” Kalplerdeki niyetleri ve iradeleri bile çok iyi bildiğine göre ya görülüp işitilen söz ve davranışların durumu ne olur?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey insanlar!- İster sözünüzü gizleyin, isterseniz de açığa vurun, şüphesiz Allah onu bilir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- kullarının kalplerinde olanları bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
(O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah…
Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun! Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir. dipnot 1
İnancınızı ister gizleyin ister açığa vurun; unutmayın ki O göğüslerin en mahrem sırlarını bilendir.
(Bilin ki ey insanlar,) inançlarınızı ister gizleyin ister açığa vurun, O kalpler(iniz)de olan her şeyi bilir.
Düşündüğünüzü ister içinizde tutun ister açığa vurun! Muhakkak ki O, sadırların (içinizin - bilincinizin - şuurunuzun) zatı olarak Aliym'dir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.
Sözünüzü ister gizleyiniz, ister açığa vurunuz; biliniz ki Allah sinelerdekini bilmektedir.
İsterseniz sözünüzü gizleyin veya onu açıklayın; O gizli düşüncelerinizi çok iyi Bilir.
İsterseniz sözünüzü gizleyin veya onu açıklayın; O gizli düşüncelerinizi çok iyi Bilir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Çünkü O, bütün sinelerin özünü bilir.
Sözümüzü ister sir tutun ister açığa vurun, çünkü o bütün sinelerin künhünü bilir
Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.
Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.
Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.
(Ey kafirler) sözünüzü (ister) gizleyin, ister onu açıklayın. Çünkü O, sinelerin özünü bile hakkıyle bilendir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilendir.
(13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?
Sözünüzü ister gizleyin ve isterse onu açığa vurun. Şüphesiz O gönüllerde olanı bilir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister onu açığa vurun (farketmez) çünkü O, göğüslerin özünü bilir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; O, içinizde olanları bilir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açıklayın. Şüphesiz O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açıklayın. Şüphesiz O, kalplerin özünü bilir.
Sözünüzü ister gizleyin ister onu açıklayın; şu bir gerçek ki O, göğüslerin özünü çok iyi bilir.
Whether you converse secretly and whisper the spoken words under your breath or you utter them loudly, He is well acquainted with all that is being said, and with all that you suggest secretly to the mind, and with all that the bosoms store of thoughts and feelings and all that they forge,
Whether you keep your words secret or state them openly, He knows the contents of every heart.
And whether ye hide your word or publish it, He certainly has (full) knowledge, of the secrets of (all) hearts.
Whether you speak in secrecy or aloud, (it is all the same to Allah). He even knows the secrets that lie hidden in the breasts of people. dipnot 1
Whether you keep your words secret or say them out loud He knows what the heart contains.
And whether you keep your talk secret or disclose it, Verily, He is the All-Knower of what is in the breasts (of men).
Speak secretly, or do so loudly, indeed He knows well what is in the breasts.
(Mankind!) Whether you conceal your thoughts or speak them openly (it makes little difference to Him) for He knows well the innermost secrets of the hearts.
Be secret in your speech, or proclaim it, He knows the thoughts within the breasts.
It is alike for God whether you murmur secretly or speak loudly in public. God hears everything. He even knows your secret thoughts.
Speak ye secretly or openly, verily, He knows the nature of men's breasts!
Whether you keep your utterances secret, or declare them, He is fully aware of what is inside the chests.
Either conceal your discourse, or make it public; He knoweth the innermost parts of your breasts:
And whether you conceal your opinion or express it; surely He is Aware of what is in the heart.
And be secret in your speech, or say it aloud; surely He is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts (Literally: what the breasts own).
And keep your opinion secret or proclaim it, lo! He is Knower of all that is in the breasts (of men).
Whether you say a thing secretly or openly, He knows the innermost secrets of your hearts.
AND [know, O men, that] whether you keep your beliefs secret or state them openly, He has full knowledge indeed of all that is in [your] hearts.
Whether you speak secretly or openly—He surely knows best what is ˹hidden˺ in the heart.
And whether you keep your utterances secret, or declare them, He is fully aware of what is inside the chests.
Whether you keep your utterances secret, or declare them, He is fully aware of the innermost thoughts.
And conceal your speech or publicize it; indeed, He is Knowing of that within the breasts.
Be you secret in your speech or proclaim it, He knows that which is in the breasts.
Whether you hide your word and thought or make it known, behold, He is the Knower of what is in the hearts. ('Qaul' = Word = Saying = Utterance. It also signifies thought, opinion, belief and idea).
And whether you hide your word in secret or make it known, He is the All Knowing (Al-Aleem), of what is in the breasts (men’s hearts).
Whether you keep your talk secret or make it aloud, He knows well what lies in the hearts.
And whether you keep your utterances secret, or declare them, He is fully aware of what is in the chests.