Diyanet İşleri
Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
Mülk suresi
Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ
ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.
Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı Mülk 6–12 3
Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."
İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. Böylece hem kendilerine gelenleri yalanlamış olduklarını, hem de Allah’ın bütün indirdiklerini toptan yalanlamış olduklarını haber vereceklerdir. Bununla da yetinmeyerek kendilerini uyarıp korkutan ve gerçekte hidâyet üzere bulunup hidâyete ileten peygamberlerin sapık olduklarını söylediklerini, hatta bununla da yetinmeyerek bu sapıklıklarının pek büyük olduğunu da ileri sürdüklerini açıklamaktan geri kalmayacaklardır. Böyle bir inat, kibir ve zulmün bir benzeri görülmüş müdür?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirler şöyle dediler: “Evet! Elbette bizi Allah’ın azabından korkutan bir peygamber geldi. Fakat biz onu yalanlayarak şöyle dedik: Allah hiçbir vahiy indirmemiştir. -Ey Peygamberler!- Sizler hakikatten uzaklaşmış büyük bir sapıklıktan başka bir yerde değilsiniz.”
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Kibir
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(91-92) De ki: "Bana ancak, bu beldenin (Mekke'nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana,…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."
Ortak kavram: Kibir
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: "Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz onu yalanlamış ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!" demiştik. dipnot 1
"Evet, doğrusu bize bir uyarıcı gelmişti; fakat biz onu yalanladık ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz (elçiler) büyük bir şaşkınlık içindesiniz" demiştik" itirafında bulunacaklar.
Onlar: "Evet" diyecekler, "aslında bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz o'nu(n söylediklerini) yalanladık ve o'na: 'Allah (vahiy yoluyla) hiçbir şey indirmiş değildir! Siz (kendinizi uyarıcı olarak görenler) büyük bir yanılgı içindesiniz! dedik".
(Cehennem ehli de) der ki: "Evet, gerçekten bize bir uyarıcı geldi de biz inanmayıp reddettik! 'Allah hiçbir şey inzal etmemiştir; sizin yaptığınız çok büyük bir sapıklıktır' dedik. "
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
Şöyle diyecekler: "Evet, öyle! Bize uyarıcı gelmişti; yine de biz yalanladık. Üstelik şunu söyledik: ‘Allah, hiçbir şey indirmemiştir. Siz, yalnızca büyük bir sapkınlık içindesiniz!' "
Onlar şöyle cevap verecekler: "Evet, doğrusu bize uyarıcı bir peygamber gelmişti; fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa, bir sapıklık içindesiniz!' demiştik."
Onlar da dediler ki, "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz yalanladık ve ‘ALLAH hiçbir şey indirmemiştir. Siz tümüyle sapıtmışsınız, ' dedik."
Onlar da dediler ki, 'Evet, bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz yalanladık ve, 'ALLAH hiçbir şey indirmemiştir. Siz tümüyle sapıtmışsınız,' dedik.'
Onlar: "Evet, bize gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber geldi; ama biz ona inanmadık ve "Allah hiçbir şey indirmedi. Siz büyük sapıklık içindesiniz." diye yalanladık." derler.
Evet, doğrusu bize kocundurucu bir Peygamber (bir nezir) geldi, fakat biz ona inanmadık ve Allah, hiçbir şey indirmedi, siz büyük bir dalal içindesiniz diye tekzib ettik, derler.
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Tanrı hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Onlar "Evet, dediler (derler), gerçek bize, (bu) azab ile korkutan peygamber gelmişdir. Fakat biz (onları) yalan saydık ve Allah hiç birşey indirmemişdir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik".
Onlar: Evet, doğrusu bize bir uyarıcı geldi, ama biz yalanladık ve: Allah, hiç bir şey indirmemiştir. Siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik, derler.
(6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)
Onlar da şöyle derler: “Evet! Bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik.”
Dediler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve: 'Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' dedik."
"Evet" derler; "bize uyarıcı geldi ama biz yalana sarıldık; Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz" dedik.
"Evet! Bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik" derler.
-Evet, bir uyarıcı gelmişti, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik derler.
Derler ki: "Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: 'Allah bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil!' şeklinde konuştuk."
"Yes indeed", they will say, "we had received a man who was a spectacle and a warning to us all, but we declared everything stated to be untrue. We refused to admit that Allah had ever sent down any divinely inspired message, and we thought that in their counsel there remained evident falsehood".
They will reply, ‘Yes, a warner did come to us, but we did not believe him. We said, "God has revealed nothing: you are greatly misguided".’
They will say: "Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, 'Allah never sent down any (Message): ye are nothing but an egregious delusion!'"
They will say: "Yes, a warner came to us, but we gave the lie to him and said: 'Allah has revealed nothing. You are surely in huge error.' dipnot 1
They will say, ‘Yes indeed, a warner did come to us but we denied him and said, "Allah has sent nothing down. You are just greatly misguided."’
They will say: "Yes, indeed a warner did come to us, but we belied him and said: ‘Allâh never sent down anything (of revelation); you are only in great error.’"
They will say, ‘Yes, a warner did come to us, but we impugned [him] and said, ‘Allah did not send down anything; you are only in great error. ’
They will say, `No doubt, a Warner did come to (warn) us but we cried lies (to him) and we said, "Allâh has revealed nothing, you are only in great error". '
They say, 'Yes indeed, a warner came to us; but we cried lies, saying, "God has not sent down anything; you are only in great error.
They will reply: "Yes, indeed a Warner came to us but we mocked at him saying: God has not revealed anything to you; you and your followers are indeed wrong. "
They shall say, 'Yea! a warner came to us, and we called him liar, and said, "God has not sent down aught; ye are but in great error!"'
They would say, "Yes indeed; a warner did come to us, but we rejected and said, God did not reveal anything, you are being led astray."
They shall answer, yea, a warner came unto us: But we accused him of imposture, and said, God hath not revealed any thing; ye are in no other than a great error:
They shall say, "Yea! Indeed there came to us a Warner, but we rejected him and said, 'Allah has not revealed anything, you are only suffering from delusions. '"
They say, "Yes indeed, a Warner has already come to us; yet we cried lies and said, ?In no way has Allah been sending down anything whatever; decidedly you are in (nothing) except a great error. "'
They say: Yea, verily, a warner came unto us; but we denied and said: Allah hath naught revealed; ye are in naught but a great error.
And they will answer: "Surely; a warner came to us, but we denied him, and said: 'God did not send down any thing; you are greatly deluded, in fact. '"
They will reply: "Yea, a warner did indeed come unto us, but we gave him the lie and said, 'Never has God sent down anything [by way of revelation]! You [self-styled warners] are but lost in a great delusion!"'
They will reply, "Yes, a warner did come to us, but we denied and said, ‘Allah has revealed nothing. You are extremely astray.’"
They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray. "
They would answer, "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said, 'GOD did not reveal anything. You are totally astray.' "
They will say, " Yes, a warner had come to us, but we denied and said, ' Allah has not sent down anything. You are not but in great error.' "
They will say: “Verily, a warner came to us, but we denied and said: ‘God has not sent down anything; you are only in great error.’”
They will say, "Yes, verily, a Warner did come to us but we denied him saying that Allah has not revealed anything! You are but lost in a great error. "
And they will say: "Yes, indeed a warner did come to us but we rejected him and said (to him), Allah did not send down any (Message): You are making a serious error!"
They will say, "Yes, a warner had come to us, but We had rejected, and said, ‘Allah has not revealed anything. You are only in great error.’"
They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray."