Diyanet İşleri
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?
Mülk suresi
Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık Mülk 16–21 3
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.
Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?
Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.
Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.
Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.
17. “Yahut gökte olanın üzerinize” semâdan “çakıl taşı yağdıran” sizi taşa tutan “bir rüzgâr göndermeyeceğinden” ve böylece Allah’ın sizden intikam almayacağından “emin mi oldunuz? Benim uyarımın (akıbetinin) nasıl olduğunu yakında anlayacaksınız.” Peygamberlerin ve onlara gönderdiğim Kitapların sizleri kendisi ile korkuttukları azabın size nasıl geleceğini göreceksiniz. O bakımdan yerden yahut semâdan size bir cezanın gelmesinden kendinizi güvenlik içinde hissedişinizin size faydası olacağını sanmayın. Er ya da geç yaptığınızın âkıbetini tadacaksınız.
18. Sizden öncekiler de sizin gibi yalanlamışlardı. Yüce Allah, onları helâk etti. Allah’ın onların yalanlamasına nasıl cevap verdiğine bir bakın. Ahiret azabından daha önce dünyada iken azaplarını onlara tattırdı. O halde onların başına gelenin size gelip çatmasından sakınmalısınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O müşriklerden önce yaşamış ümmetler de elbette yalanlamışlardı. İnkârlarında ve yalanlamalarında ısrar ettikleri için üzerine Allah’ın azabı iniverdi. Benim onları inkâr etmem nasıldı? Doğrusu çok şiddetli bir inkârdı.
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da…
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki,…
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!
Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Benim cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
Doğrusu, onlardan önce de yalanlayanlar olmuştu; ama uyarılarımı reddetmek nasılmış, gördüler.
Doğrusu, daha önce yaşamış olanlar(ın birçoğu) da (Benim uyarılarımı) yalanlamıştı ve Benim (onları) yok sayıp dışlamam ne korkunçtu!
Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanladı! Benim, beni inkar sonucunu yaşatmam nasıl oldu!
Andolsun, kendilerinden öncekiler de yalanladı. Fakat beni inkar (etmelerine karşılık verdiğim azab) nasılmış?
Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!
Zaten gerçek şu ki, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Bana nankörlük etmenin sonu nasıl oldu?
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Bak ki, benim cezalandırmam nasıl olmuştur?
Onlardan öncekiler de inkar etmişti. Beni tanımamak da nasılmış?
Onlardan öncekiler de inkar etmişti. Beni tanımamak da nasıl mış?
Andolsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar, ama nasıl oldu inkarım?
Filhakika onlardan evvelkiler de tekzib ettiler, fakat nasıl oldu inkarım
Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. Yok saymam nasılmış gördüler.
Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. İnkarım dipnot 1 nasılmış gördüler.
Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. İnkarım dipnot 1 nasılmış gördüler.
Andolsun, kendilerinden öncekiler de yalanladı. Fakat benim inkarım nasılmış?
Andolsun ki onlardan evvelkiler de tekzib etmiş (ler) di. (Bak) benim inkarım (da) nice oldu !
Andolsun ki; onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar nasılmış?
(13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?
Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanladılar. Fakat benim inkârım nasıl oldu?
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama benim (onların yaptıklarını) inkarım nasıl oldu?
Bunlardan öncekiler de yalana sarılmışlardı. Benim de onları tanımamam neymiş (gördüler) dipnot 1 .
Sizden dipnot 1 öncekiler de yalana sarılmışlardı; onları hiç beklemedikleri bir hale nasıl da getirmiştim!
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Fakat, benim inkârım nasılmış?
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Fakat, beni inkar etmek nasılmış?
Yemin olsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Ama nasıl olmuştu benim azabım?!
People before them O Muhammad, and those of the distant past, had refused to listen to Our warning, and how justly did I condemn them, and how dreadful was the condign punishment!
Those who went before them also disbelieved- how terrible was My condemnation!
But indeed men before them rejected (My warning): then how (terrible) was My rejection (of them)?
Those who came before them also gave the lie (to the Messengers): then how awesome was My chastisement! dipnot 1
Those before them also denied but then how great was My denial!
And indeed those before them belied (the Messengers of Allâh), then how terrible was My denial (punishment)?
Certainly those who were before them had denied; but then how was My rebuttal!
And certainly their predecessors treated (My Messengers to them) as liars, then, see how (destructive) was My disapproval (at their denial).
Those that were before them also cried lies; then how was My horror!
As a warning, I (God) destroyed the disbelievers of the past with terrible natural disasters so that man be grateful for the security that his Lord has provided for him on earth.
But those before them did call the apostles liars, and what a change it was!
Those before them have rejected; so how terrible was My requital!
Those also who were before you disbelieved; and how grievous was my displeasure!
And verily those before them rejected the truth, then how terrible was My wrath.
And indeed the ones even before them already cried lies; then how was My disclaiming!
And verily those before them denied, then (see) the manner of My wrath (with them)!
Those before them had also denied. And how was My punishment then!
And, indeed, [many of] those who lived aforetime did give the lie [to My warnings]: and how awesome was My rejection [of them]!
And certainly those before them denied ˹as well˺, then how severe was My response!
And those before them have disbelieved; so how terrible was My requital!
Others before them have disbelieved; how terrible was My requital!
And already had those before them denied, and how [terrible] was My reproach.
And those before them denied — then how was My rejection!
And verily nations before them rejected, then, how awesome was My rejection of them!
And indeed men before them rejected (My warning): Then how (terrible) was My rejection (of them)?
And of course, those before them (also) rejected (the truth). So, how was My censure?
And those before them have disbelieved; so how terrible was My requital!