Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Fetih suresi · 8–10. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Fetih suresi, 8. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
(8, 9) Allah'a ve Elçisine iman edesiniz, O'na (Allah'a) saygı gösteresiniz, O'nu yüceltesiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. dipnot 1
(Ey Peygamber!) Elbet Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Muhakkak ki biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak irsal ettik!
Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Aslında seni, tanık, muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Doğrusu Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem de bir uyarıcı olarak gönderdik.
Elhak biz seni hem bir şahid gönderdik hem bir mübeşşir hem bir nezir
Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz, seni bir tanık, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Hakikat biz, seni bir şahid, bir müjdeleyici, bir korkutucu olarak gönderdik,
Muhakkak ki Biz; seni şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik;
(8-10) Biz seni, Allah’a ve O’nun Resulüne iman edilmesi için, O’nu saygıyla desteklemeniz (azzera; üzeyir de aynı kökten), O’na ağırlık vermeniz, sabah ve akşam O’nu üstün tutmanız için, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Muhakkak ki sana bağlılık yemini edenler / sana biat edenler Allah’a biat etmişlerdir , Allah’ın eli onların üzerindedir, kim biatını bozarsa kendi aleyhine bozmuştur, kim de Allah’a olan sözüne / ahdine vefalı kalırsa ileride Allah, onlara çok büyük bir ödül / büyük bir ecir verecektir.
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .
Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik dipnot 1 .
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik.
Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik
-Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik
Şu bir gerçek ki, biz seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Fetih suresi, 9. ayet. لِّتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)
(8, 9) Allah'a ve Elçisine iman edesiniz, O'na (Allah'a) saygı gösteresiniz, O'nu yüceltesiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. dipnot 1
Şu nedenle ki (ey insanlar); Allah'a ve Elçisine inanasınız, O'nu(n davasını) destekleyip O'na saygıda kusur etmeyesiniz ve sabah akşam O'nun yüceliğini dillendiresiniz.
ki siz (ey insanlar,) Allah'a ve Elçisi'ne inanasınız, O'nun izzetini takdir edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve sabahtan akşama O'nun şanını yüceltesiniz.
Artık varlığınızın Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve Rasulüne iman edip; O'na yardımcı olasınız, O'nu yüce bilip saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tespih edesiniz.
Ki Allah'a ve Resulü'ne iman etmeniz, O'nu savunup desteklemeniz, O'nu en içten bir saygıyla yüceltmeniz ve sabah akşam O'nu (Allah'ı) tesbih etmeniz için.
Ta ki (ey müminler!) Allah'a ve Rasûlüne iman edesiniz, Rasûlüne yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz.
Allah'a ve O'nun elçisine inanmanız, O'nu desteklemeniz, O'na saygı göstermeniz ve O'nu, sabah-akşam yüceltmeniz için. dipnot 437
Allah'a ve peygamberine inanasınız, O'nu destekleyesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve sabahakşam O'nu tesbih edesiniz/anasınız/namaz kılasınız diye.
Ki siz insanlar, ALLAH'ı ve elçisini onaylayasınız ve O'na saygı gösteresiniz, O'nu dinleyesiniz ve sabah akşam O'nu yüceltesiniz.
Ki siz insanlar, ALLAH'a ve elçisine inanasınız ve O'na saygı gösteresiniz, O'nu dinleyesiniz ve sabah akşam O'nu yüceltesiniz.
Allah'a ve peygamberine inanasınız da bunu takviye edip onurlandırarak O'na sabah akşam tesbih edesiniz diye.
Ki Allaha ve Resulüne iyman edesiniz de bunu takviye ve tevkır edip ona sabah akşam tesbih edesiniz
Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz, O'na destek olmanız, dipnot 1 O'na saygı göstermeniz ve O'nu sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmeniz için.
Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz, O'na destek olmanız, dipnot 1 O'na saygı göstermeniz ve O'nu sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmeniz için.
Allah'a ve Rasul'üne iman etmeniz, O'na destek olmanız, dipnot 1 O'na saygı göstermeniz ve O'nu sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmeniz için.
Ki Tanrı'ya ve Resulü'ne inanmanız, O'nu savunup desteklemeniz, O'nu en içten bir saygıyla yüceltmeniz ve sabah akşam O'nu (Tanrı'yı) tesbih etmeniz için.
ki (hepiniz ey insanlar) Allaha ve peygamberine iman edesiniz, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyasınız, sabah ve akşam O'nu (Allahı) tesbih (ve tenzih)' edesiniz.
Ki; Allah'a ve peygamberine iman edesiniz, O'na yardım edesiniz ve saygı gösteresiniz. Sabah, akşam O'nu tesbih edesiniz.
(8-10) Biz seni, Allah’a ve O’nun Resulüne iman edilmesi için, O’nu saygıyla desteklemeniz (azzera; üzeyir de aynı kökten), O’na ağırlık vermeniz, sabah ve akşam O’nu üstün tutmanız için, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Muhakkak ki sana bağlılık yemini edenler / sana biat edenler Allah’a biat etmişlerdir , Allah’ın eli onların üzerindedir, kim biatını bozarsa kendi aleyhine bozmuştur, kim de Allah’a olan sözüne / ahdine vefalı kalırsa ileride Allah, onlara çok büyük bir ödül / büyük bir ecir verecektir.
Ta ki (Ey Müminler!) Allah'a ve Rasûl'üne iman edesiniz, Rasûlüne yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz.
Ki Allah'a ve Resulüne inanasınız, O'nu(n dinini) destekleyesiniz. Ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih ed(ip şanını yücelt)esiniz...
Bunu, Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiğine dipnot 1 inanıp güvenesiniz, Allah'ın değerini bilesiniz, onu yüceltesiniz, kuşluk ile öğle vaktinde ve ikindide ona ibadet edesiniz diye yaptık dipnot 2 .
Bunu, Allah'a ve elçisine güvenesiniz, O'nu (Allah'ı) içten destekleyesiniz, O'na saygı duyasınız, sabah akşam O'na ibadet edesiniz diye yaptık.
Ta ki (ey müminler!) Allah'a ve Rasûl'üne iman edesiniz, Rasûl'üne yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz.
Allah'a ve elçisine inanmanız, onu savunup desteklemeniz ve ona saygı göstermeniz ve sabah akşam onu tesbih etmeniz için.
Allah'a ve resulüne inanasınız, O'nu destekleyesiniz, O'nu yüce bilesiniz ve sabah akşam O'nu tespih edesiniz diye.
Fetih suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِمَا عَٰهَدَ عَلَيْهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.
Şüphesiz ki sana biat edenler, dipnot 1 elbette Allah'a biat etmektedir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. dipnot 2 Kim (sözünden) dönerse ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Kim de Allah'a olan sözüne vefa gösterirse, (Allah) ona ileride büyük bir ödül verecektir.
Sana biat edenler gerçekte yalnız Allah'a biat etmişlerdir: Allah'ın (yardım) eli, onların (biat için kenetlenen) elleri üzerindedir: Bundan böyle kim ahdinden dönerse, iyi bilsin ki o sadece kendi aleyhine dönmüş olur; kim de Allah'a verdiği ahde sadık kalırsa, O ona muhteşem bir ödül ihsan edecektir.
Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah'a bağlılıklarını göstermiş olurlar. Allah'ın eli onların elleri üzerindedir. O halde, kim ahdini bozarsa yalnızca kendi aleyhine bozmuş olur ve kim Allah'a karşı taahhüdüne uyarsa (Allah) ona büyük bir ödül ihsan edecektir.
Gerçektir ki (Rasulüm) sana biat edenler (el tutuşup bağlılık sözü verenler) Allah'a biat etmişlerdir ve Allah'ın EL'i onların elleri üzerindedir (Biat edenlerin elleri üstünde Allah'ın eli tedbir eder)! Kim sözünü bozarsa sadece kendi nefsi aleyhine bozmuş olur; kim Allah ahdinde bağlılık gösterirse, ona da büyük ecir verir!
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.
Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Sana bağlılık sözü verenler, Allah'a bağlılık sözü vermişlerdir. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Bundan sonra kim dönerse, kendi yitimine yönelik dönmüş olur. Ve Allah'a verdiği sözü kim yerine getirirse, ona, büyük bir ödül verilecektir.
Sana bağlılıklarını bildirenler aslında Allah'a bağlılıklarını bildirmektedirler. Allah'ın kudreti, onların kudretleri üzerindedir. O halde, kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözü yerine getirirse, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Sana bağlılık sözü verenler, ALLAH'a bağlılık sözü vermişlerdir. ALLAH'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim sözünü bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. ALLAH'a verdiği sözü yerine getirene ise büyük bir ödül vereceğiz.
Sana bağlılık sözü verenler, ALLAH'a bağlılık sözü vermişlerdir. ALLAH'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim sözünü bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. ALLAH'a verdiği sözü yerine getirene ise büyük bir ödül vereceğiz.
Her halde sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli (kudreti) onların elleri üstündedir. Onun için her kim cayarsa yalnızca kendi aleyhine caymış olur. Her kim de Allah'a verdiği sözü yerine getirirse O da ona yarın büyük bir mükafat verecektir.
Her halde sana biy'at edenler mahza Allaha biy'at ederler, Allahın eli onların elinin üstündedir, onun için her kim cayarsa sırf kendi aleyhine cayar, her kim de Allaha ahid verdiği şeyi iyfa ederse o da ona yarın bir ecri azim verecektir
Sana bi'at dipnot 1 edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli dipnot 2 onların eli dipnot 3 üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.
Sana bi'at dipnot 1 edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli dipnot 2 onların eli dipnot 3 üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.
Sana bi'at dipnot 1 edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli dipnot 2 onların eli dipnot 3 üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.
Şüphesiz sana biat edenler ancak Tanrı'ya biat etmişlerdir. Tanrı'nın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Tanrı'ya verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.
Gerçek, sana biat edenler ancak Allaha biat etmiş olurlar. Allahın eli onların elleri üstündedir. Şu halde kim (bu bağı) çözerse kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah ile sözleşdiği şey'e vefa (onun hükmünü ifa) ederse O da ona büyük bir ecir verecekdir.
Muhakkak ki sana bi'at edenler; ancak Allah'a bi'at etmektedirler. Allah' ın eli onların elleri üstündedir. Onun için kim, ahdini çözerse; ancak kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse; ona da Allah büyük bir ecir verecektir.
(8-10) Biz seni, Allah’a ve O’nun Resulüne iman edilmesi için, O’nu saygıyla desteklemeniz (azzera; üzeyir de aynı kökten), O’na ağırlık vermeniz, sabah ve akşam O’nu üstün tutmanız için, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Muhakkak ki sana bağlılık yemini edenler / sana biat edenler Allah’a biat etmişlerdir , Allah’ın eli onların üzerindedir, kim biatını bozarsa kendi aleyhine bozmuştur, kim de Allah’a olan sözüne / ahdine vefalı kalırsa ileride Allah, onlara çok büyük bir ödül / büyük bir ecir verecektir.
Muhakkak ki sana bey’at edenler ancak Allah’a bey’at etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözün gereğini yerine getirirse ona (Allah) büyük bir ecir verecektir.
Sana bi'at edenler (İslam uğrunda ölünceye kadar savaşmak üzere sana söz verenler), gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allah ona büyük bir mükafat verecektir.
Sana biat edenler /bağlılık sözleşmesi yapanlar aslında Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların elleri üstündedir. Artık kim sözünden cayarsa sadece kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah'a karşı üstlendiği yükümlülüğü tam olarak yerine getirirse Allah ona büyük bir ödül verecektir dipnot 1 .
Sana bağlılık sözleşmesi yapanlar, o sözleşmeyi aslında Allah ile yapmış olurlar. Allah'ın eli onların elleri üstündedir. Kim sözünden cayarsa kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah'a karşı üstlendiği görevi yerine getirirse, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Sana be’yat edenler, ancak Allah’a bey’at etmişlerdir. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdinden dönerse kendi aleyhinedir. Kim de verdiği söze bağlı kalırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Sana bey'at edenler, ancak Allah'a bey'at etmişlerdir. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdinden dönerse kendi aleyhinedir. Kim de verdiği söze bağlı kalırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
O seninle el tutuşup sözleşenler var ya, onlar gerçekte Allah ile bey'atleşiyorlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Kim ahdi bozar, döneklik ederse kendi aleyhine döneklik etmiş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.