Diyanet İşleri
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Fetih suresi
Fetih suresi, 1. ayet. إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُّبِينًا
innâ fetaḥnâ leke fetḥam mübînâ.
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Apaçık fetih ve kalplere inen huzur Fetih 1–7 3
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1. Burada sözü geçen fetih/zafer, Hudeybiye Sulhüdür. Siret kitaplarında uzunca anlatıldığı üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, umre yapmak üzere Mekke’ye geldiğinde müşriklerin onu umreden alıkoymuştur.[21] Sonunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onlarla on yıllığına “biribirleri ile savaşmamak ve gelecek yıl umre yapmak üzere, ayrıca isteyenlerin Kureyşliler tarafında isteyenlerin de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafında bu antlaşmaya katılabileceği” esasları üzerinde onlarla sulh yaptı.
Bunun büyük bir fetih/zafer oluş sebebine gelince bu dönemde insanlar birbirlerine güvenince Allah’ın dinine davet alanı genişledi. Her mü’min nerede olursa olsun, buna imkân buldu. Ayrıca İslâm’ın hakikatini bilmek isteyenler de bunu öğrenme fırsatı buldular.
Bu süre zarfında insanlar Allah’ın dinine kitleler halinde girdiler. Bundan dolayı Yüce Allah, buna “fetih/zafer” adını vermiş ve bunun “apaçık bir fetih” vasfına sahip olduğunu dile getirmiştir.
Çünkü müşriklerin ülkelerini fethetmekten kasıt, Allah’ın dinini güçlendirmek ve müslümanların zafer kazanmalarını sağlamaktır. İşte böyle bir fetih, bu sulh ile gerçekleşmiş oldu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Şüphesiz biz, sana Hudeybiye Anlaşması ile apaçık bir fetih verdik.
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: فتح (38 geçiş)
(Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur.…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: فتح (38 geçiş)
(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…
Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı
O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla…
Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı
Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…
Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı
Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki biz sana (Hudeybiye'de) apaçık bir zafer verdik.
Elbet sana tartışmasız bir fethin önünü açan Biziz.
Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık,
Kesinlikle sana öyle bir fetih (görüş açıklığı) verdik ki, (o) Feth-i Mubiyn'dir (apaçık açık hakikati sistemi müşahede)!
Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik.
Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.
Aslında, sana, apaçık bir Utku verdik.
Biz sana apaçık zaferin kapılarını açtık.
Biz sana apaçık bir zafer verdik.
Biz sana apaçık bir zafer verdik.
Doğrusu Biz sana apaçık bir fetih açtık.
Elhak biz sana bir fethi mübin açtık
Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.
Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.
Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.
Şüphesiz, biz sana apaçık bir fetih verdik.
Biz hakıykat sana (Hudeybiyye musaalehası ile) apaşikar bir feth (-u zafer yolu) açdık.
Muhakkak ki Biz; sana, apaçık bir feth ihsan ettik.
(1-3) Allah’ın senin, geçmiş ve gelecek yanılmalarını bağışlaması, üzerindeki nimetini tamamlaması, seni istikameti doğru olan yola iletmesi ve saygın bir yardımla sana yardım etmesi amacıyla açık bir fethin kapılarını sana açtık / bir tıkanıklığı giderdik.
Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.
Biz sana apaçık bir fetih verdik.
Sana, her şeyin önünü açacak dipnot 1 bir fethin /Mekke'yi fethin dipnot 2 yolunu açtık.
(Mekke'yi) Fethin önündeki engeller, senin için tamamen kalktı dipnot 1 .
Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.
Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.
Şu bir gerçek ki, biz sana apaçık bir fetih nasip ettik.
We have opened for you O Muhammad the way of wisdom, and We have circumstanced the matters of fact in Our own manner to give you access to every virtue which makes fortune and victory sit on your Helm.
Truly We have opened up a path to clear triumph for you [Prophet],
Verily We have granted thee a manifest Victory:
(O Prophet), surely We have granted you a clear victory dipnot 1
Truly We have granted you a clear victory,
Verily, We have given you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) a manifest victory.
Indeed We have inaugurated for you a clear victory,
(Prophet! the treaty of Hudaibiyah is a great victory in that) We opened for you the way to (another) clear victory (which led to the preaching and expansion of Islam).
Surely We have given thee a manifest victory,
Indeed God has blessed you with a great victory.
Verily, we have given thee an obvious victory!
We have given you a clear conquest.
Verily We have granted thee a manifest victory:
Surely We have given to you a clear victory
Surely We have given you an evident conquest, (Literally: conquered for you; or: opened for you)
Lo! We have given thee (O Muhammad) a signal victory,
WE HAVE GIVEN you a splendent victory
VERILY, [O Muhammad,] We have laid open before thee a manifest victory,
Indeed, We have granted you a clear triumph ˹O Prophet˺[1]
We have given you a clear conquest.
We have bestowed upon you (O Messenger) a great victory.,
Indeed, We have given you, [O Muúammad], a clear conquest
We have given thee a clear victory,
Verily, (O Prophet) We have opened for you the gates of a Victory that everyone shall behold.
Surely, We have granted you a clear Victory;
Surely, We have granted you an open victory,
We have given you a clear conquest.