Fetih suresi

Fetih suresi, 8. ayet

Fetih suresi, 8. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

innâ erselnâke şâhidev vemübeşşirav veneẕîrâ.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 5–11 · surenin 8. ayeti / 29

Konu Şahit, müjdeci ve uyarıcı; biat Fetih 8–10 3

  1. Fetih 5

    Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

  2. Fetih 6

    Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!

  3. Fetih 7

    Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 8

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

  5. Fetih 9

    Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)

  6. Fetih 10

    Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.

  7. Fetih 11

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Ey Rasûl-i Ekrem! “Şüphesiz Biz seni” ümmetine, hayır ve şer türünden yaptıklarına; çeşitli görüş ve meseleler hakkında kimin hak, kimin batıl üzere olduğuna; Yüce Allah’ın vahdâniyetine, her bakımdan tek başına bütün kemal sıfatlarına sahip olduğuna dair “bir şahit”;

Sana ve Allah’a itaat edenlere dinî, dünyevî ve uhrevî sevap ve mükâfatları bildiren “bir müjdeleyici ve” Allah’a isyan edenleri de dünya ve âhirette cezaya çarptırılacaklarını bildiren “bir uyarıcı olarak gönderdik.”

Müjde ve uyarının kendileri sebebi ile gerçekleştiği amellerin ve ahlâkın gereği gibi açıklanması da müjde ve uyarmanın kapsamına dahildir. O halde o; hayrı, şerri, bahtiyarlığı, bedbahtlığı, hakkı ve batılı açıkça bildirendir. O nedenle Yüce Allah buna bağlı olarak şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Şüphesiz biz seni kıyamet günü ümmetine bir şahit; Müminleri, dünyada kendilerine vadolunmuş olan yardım ve iktidar ile ahirette ise kendilerine vadolunmuş olan nimetleri müjdeleyici olarak, kâfirleri ise dünyada kendilerine vadolunmuş olan Müminlerin eli ile gerçekleşecek olan zillet ve yenilgi ile ahirette ise kendilerini bekleyen azap ile korkutucu olarak gönderdik.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake seni gönderdik kök: رسل
  3. شَـٰهِدًۭا şahiden şahid kök: شهد
  4. وَمُبَشِّرًۭا ve mubeşşiran ve müjdeleyici kök: بشر
  5. وَنَذِيرًۭا ve neziran ve uyarıcı kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Şahitlik

    (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(8, 9) Allah'a ve Elçisine iman edesiniz, O'na (Allah'a) saygı gösteresiniz, O'nu yüceltesiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Sebe' 34:28; Fâtır 35:24.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) Elbet Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak irsal ettik!

Ali Bulaç

Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Rıza Safa

Aslında seni, tanık, muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Edip Yüksel

Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem de bir uyarıcı olarak gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elhak biz seni hem bir şahid gönderdik hem bir mübeşşir hem bir nezir

Erhan Aktaş

Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, seni bir tanık, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Gültekin Onan

Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Hasan Basri Çantay

Hakikat biz, seni bir şahid, bir müjdeleyici, bir korkutucu olarak gönderdik,

İbni Kesir

Muhakkak ki Biz; seni şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik;

Mehmet Alagaş

(8-10) Biz seni, Allah’a ve O’nun Resulüne iman edilmesi için, O’nu saygıyla desteklemeniz (azzera; üzeyir de aynı kökten), O’na ağırlık vermeniz, sabah ve akşam O’nu üstün tutmanız için, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Muhakkak ki sana bağlılık yemini edenler / sana biat edenler Allah’a biat etmişlerdir , Allah’ın eli onların üzerindedir, kim biatını bozarsa kendi aleyhine bozmuştur, kim de Allah’a olan sözüne / ahdine vefalı kalırsa ileride Allah, onlara çok büyük bir ödül / büyük bir ecir verecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .

Süleyman Ateş

Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik.

Şaban Britch

Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Şaban Piriş

-Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, biz seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have sent you O Muhammad to be a witness who shall testify, in Day of Judgment, of the response of the people to the Divine message and We sent you to deliver the joyful news to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and to be a spectacle and warning,

Abdul Haleem

We have sent you [Prophet] to bring good news and to give warning,

Abdullah Yusuf Ali

We have truly sent thee as a witness, as a bringer of Glad Tidings, and as a Warner:

Abul A'la Maududi

(O Prophet), We have sent you forth as a witness, dipnot 1 as a bearer of good news, and as a warner dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Shah Waliyullah has translated shahid as a bearer of witness to the truth, and other translators translate it as a bearer of the witness. The word shahadat comprehends both these meanings. For explanation, sec (E.N. 82 of Surah Al-Ahzab).
  2. metne dön, dipnot 2
    For explanation, see( E.N. 33 of Surah Al-Ahzab).

Aisha Bewley

We have sent you bearing witness, bringing good news and giving warning

Al-Hilali & Khan

Verily, We have sent you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) as a witness, as a bearer of glad tidings, and as a warner[1].

Ali Quli Qarai

Indeed We have sent you as a witness, and as a bearer of good news and warner,

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) We have sent you as a Witness (to Our existence and attributes), and a Bearer of glad tidings and a Warner.

Arthur John Arberry

Surely We have sent thee as a witness, good tidings to bear, and warning,

Bijan Moeinian

God has sent (Mohammad) to you as a witness to give you good news and to warn you of the consequences of you evil acts.

E. Henry Palmer

Verily, we have sent thee as a witness, and a herald of glad tidings, and a warner;-

Edip-Layth

We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.

George Sale

Verily We have sent thee to be a witness and a bearer of good tidings, and a denouncer of threats;

Hamid S. Aziz

Surely We have sent you (O Muhammad) as a witness and as a bearer of good news and as a Warner,

Mahmoud Ghali

Surely We have sent you as a witness, and a bearer of good tidings, and a constant warrner,

Marmaduke Pickthall

Lo! We have sent thee (O Muhammad) as a witness and a bearer of good tidings and a warner,

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent you as witness (of the truth) and harbinger of good news and a warner,

Muhammad Asad

VERILY, [O Muhammad,] We have sent thee as a witness [to the truth], and as a herald of glad tidings and a warner –

Mustafa Khattab

Indeed, ˹O Prophet,˺ We have sent you as a witness, a deliverer of good news, and a warner,

Progressive Muslims

We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.

Rashad Khalifa

We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.

Sahih International

Indeed, We have sent you as a witness and a bringer of good tidings and a warner

Sam Gerrans

We have sent thee as a witness, and a bearer of glad tidings, and a warner,

Shabbir Ahmed

Verily (O Prophet), We have sent you as a witness (to the Truth and to these people) and a herald of glad news and a Warner. (2:143).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have truly sent you as a witness, as one who brings good news, and as one who warns:

Taqi Usmani

Indeed, We have sent you (O prophet,) as a witness and as a bearer of good news and as a warner,

The Monotheist Group

We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩