Fetih suresi · 27–29. ayetler

Doğrulanan rüya ve Peygamberle beraber olanların vasfı

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Fetih suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fetih suresi, 27. ayet. لَّقَدْ صَدَقَ ٱللَّهُ رَسُولَهُ ٱلرُّءْيَا بِٱلْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ ٱلْمَسْجِدَ ٱلْحَرَامَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا۟ فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَٰلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah, Elçisinin rüyasını bir amaç uğruna doğru çıkarmıştır. İnşallah şüphesiz ki siz güven içinde (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz saçlarını) kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. dipnot 1 Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bunun dışında size yakın bir zafer dipnot 2 vermiş (olacak)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Hz. Muhammed'in gördüğü bu rüyayı gerçekleştirdiğini bildirmekte, muhtemelen Hudeybiye'den bir sonraki yıl onların aynen rüyada görüldüğü şekliyle Kâbe'ye gideceklerini önceden müjdelemiş olmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada kastedilen "yakın fetih", muhtemelen Hudeybiye veya ondan üç ay sonra fethedilmiş olan Hayber'dir. Dahası, kastedilenin bu ikisi dışındakileri de kapsayacak şekilde bütün fetihler olduğu da belirtilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Allah, gördüğü rüyayı gerçekleştirmek suretiyle Elçisini tasdik etmiştir: Elbet Allah dilerse Mescid-i Haram'a güven içerisinde, başlarınız tıraşlı veya kısa kesilmiş olarak ve asla korkuya kapılmadan gireceksiniz: çünkü O sizin bilmediğinizi bilmektedir ve bundan ayrı olarak yakında gerçekleşecek bir fetih takdir etmiştir.

    Muhammed Esed

    Allah, Elçisi'nin sadık rüyasını gerçekleştirmiştir. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a güven içinde, başlarınız traşlı yahut saçlarınız kısa kesilmiş olarak ve hiçbir korkuya kapılmadan mutlaka girersiniz çünkü O, sizin bilmediğinizi (her zaman) bilmektedir ve (sizin için,) bunun yanısıra, yakında gerçekleşecek bir zafer takdir etmiştir.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki Allah, Rasulüne rüyasını Hak olarak doğruladı. . . İnşaAllah, (kiminiz) kafalarınızı tıraş etmiş ve (kiminiz saçlarınızı) kısaltmış olarak, güven içinde Mescid-i Haram'a kesinlikle gireceksiniz! (Allah) bilmediğinizi bilerek size bundan önce feth-i kariyb (yakınlık {kurb} fethi) müyesser kıldı.

    Ali Bulaç

    Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak, korkmadan Mescidi Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, Allah, Kendi elçisinin düşünü gerçekleştirdi. Allah dilerse. dipnot 439 güven içinde, başınız tıraşlı ve kısaltılmış olarak ve korkusuzca Kutsal Yakarış Evi'ne kesinlikle gireceksiniz. Nitekim sizin bilmediğinizi bildiği için, bundan başka, size yakın bir utku daha vermiştir.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 439
      "Allah dilerse!" anlamına gelen "İnşallah" terimi, Kur'an ayetlerinde bildirilen, Allah'a teslim olmaya yönelik çok önemli bir yakarıştır. Yakarışların, Tevrat, Zebur ve İncil'in öğretisi olan İbranice "Amin" söylemiyle değil, Allah'ın Kur'an'da öğrettiği "Allah dilerse!" söylemiyle bitirilmesi gerekir. "Allah dilerse!" yakarışı, 2:70, 12:99, 18:69, 28:27 ve 37:102 ayetlerinde tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki Allah, Peygamberine rüyayı doğru çıkardı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a güven içerisinde, başlarınızı tıraş ederek ve saçlarınızı kısaltmış olarak korkusuzca gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. Bu rüyadan sonra size yakın bir fetih nasip edecektir.

    Edip Yüksel

    ALLAH elçisinin rüyasını gerçekleştirdi: "ALLAH dilerse, güvenlik içinde, başlarınızı (saçlarınızı) traş etmiş ve kısaltmış olarak Sınırlanmış Mescide gireceksiniz. Bir korku duymayacaksınız. Sizin bilmediklerinizi bildiğinden, size bundan önce acil bir zafer hazırlamıştır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH elçisinin rüyasını gerçekleştirdi: 'ALLAH dilerse, güvenlik içinde, başlarınızı (saçlarınızı) traş etmiş ve kısaltmış olarak Kutsal Mescide gireceksiniz. Bir korku duymayacaksınız. Sizin bilmediklerinizi bildiğinden, size bundan önce acil bir zafer hazırlamıştır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, Allah gerçekten peygamberine o rüyayı hakkıyla doğru gösterdi, Şanıma yemin ederim ki, İnşaallah Mescid-i Haram'a güvenlik içinde başlarınızı kazıtarak, kırkarak korkusuzca gireceksiniz! Ancak O, sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de ondan önce yakın bir fetih verdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şanına kasem olsun ki Allah hakikaten Resulüne o rü'yayı hakkıyle sadık gösterdi, şanına kasem olsun ki inşaallah Mescidi harama emniyyetler içinde, başlarınızı kazıtarak, kırkarak, korkunuz olmıyarak sureti kat'iyyede gireceksiniz, fakat sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de ondan önce yakın bir fetih yaptı

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Allah, Resul'ünün rüyasını hakk dipnot 1 ile doğruladı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a başlarınız tıraş edilmiş ve saçlarınız kısaltılmış olarak korkmadan güven içinde gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyordu. Bundan başka size yakın bir fetih takdir etti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Allah, Resulünün rüyasını hakk dipnot 1 ile doğruladı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a başlarınız tıraş edilmiş ve saçlarınız kısaltılmış olarak korkmadan güven içinde gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyordu. Bundan başka size yakın bir fetih takdir etti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki Allah, Rasul'ünün rüyasını hakk ile doğruladı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a başlarınız tıraş edilmiş ve kısaltılmış olarak güven içinde korkmadan gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyordu. Bundan başka size yakın bir fetih takdir etti.

    Gültekin Onan

    Andolsun Tanrı, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Tanrı dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven (aminiyne) içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Tanrı, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki Allah, resulünün gördüğü rü'yanın hak olduğunu tasdıyk etmişdir. İnşaallah (hepiniz) —emniyyet içinde, (kiminiz) başlarınızı tıraş etdirerek, (kiminiz saçlarınızı) kısaltarak— korkusuzca mutlakaa Mescid-i haraama gireceksiniz. Fakat (Allah) sizin bilmediğinizi bildi de ondan önce yakın bir feth yapdı.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Allah, Rasulünün gördüğü rü'yanın hak olduğunu tasdik etmiştir. Allah, dilerse; siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş veya saçlarınızı kısaltmış olarak korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Bundan başka size yakın bir zamanda bir feth de verecektir.

    Mehmet Alagaş

    (27) Kesin olan şu ki, Allah, Resulünün rüyasını gerçekten tasdikledi / bağlı olduğunu belirtti, Mescidi Haram’a (Hudeybiye de olmasa da ilerde iki yıl sonra rüyan gerçekleşecek ve Mekke’ye gireceksin) Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde, saçlar kısaltılmış başlar traşlı korkmadan gireceksiniz, sizin bilmediğinizi Allah bildi ve de size bunun dışında yakın bir fetih yaptı. (Mekke fethi öncesi ara bir fetih olan Hayber)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Evet! Allah, elçisinin rüyasını hakkıyla doğruladı. Allah’ın dilemesiyle güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkusuzca Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Oraya girmeden önce de yakın bir fetih vermiştir.

    Süleyman Ateş

    Andolsun, Allah, Elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, başlarınızı (kökten) traş ederek ve(ya) saçlarınızı kısaltarak, korkmadan, güven içinde Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bildi, bundan önce size yakın bir fetih verdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, elçisini, onun rüyasının dipnot 1 gerçekliğini kesinlikle onayladı. Allah gerekli desteği verirse dipnot 2 güven içinde, kiminiz saçlarını kazıtmış, kiminiz de kısaltmış olarak dipnot 3 ve korkmadan Mescid-i Haram'a mutlaka gireceksiniz. Ama Allah sizin bilmediğinizi bildiğinden dipnot 4 , rüyanın gerçekleşmesinin öncesinde, yakın bir fethe /Mekke'nin fethine imkan verecektir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Rüya" kelimesi, "resul" kelimesinin bedel-i ba'z'ı sayılarak ayete meal verilmiştir. Burada Muhammed a.s. için nebi değil resul yani elçi kelimesinin kullanılması, bu rüyanın Allah'ın bir mesajı olduğunu gösterir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae = شاء fiili ile ilgili detaylı bilgi için bkz. Fetih 48/14. ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Buradaki saçı kısaltma veya kazıtma işi, hac ibadetinde Arafat'tan inip büyük şeytan taşlandıktan sonra olur ve daha sonra farz tavaf için Ka'be'ye gidilir. Umrede ise Ka'be tavaf edilip sa'y yapıldıktan sonra saçlar kesilir veya kısaltılır. Dolayısıyla bu ayet, Müslümanların Hudeybiye'ye, umre için değil hac için gittiklerinin açık delilidir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu bilgi, Mekkelilerin Hudeybiye antlaşmasını bozacakları bilgisidir (Tevbe 9/1-4).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, Elçisinin rüyasının dipnot 1 doğru rüya olduğunu onayladı. Allah'ın tercih ettiği zamanda, saçlarınızı kazıtmış veya kısaltmış olarak, hiç bir korkuya kapılmadan Mescid-i Harama kesinlikle gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir; bu gerçekleşmeden önce, yakın zamanda size bir fetih (Mekke'in fethini) sağlayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke'nin fethine dair rüya gören Muhammet aleyhiselam bunu arkadaşları ile paylaşmıştı.

    Şaban Britch

    Evet! Allah, elçisinin rüyasını hakkıyla doğruladı. Allah’ın dilemesiyle, güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkusuzca Mescidi Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Oraya girmeden önce de yakın bir fetih vermiştir.

    Şaban Piriş

    Evet, Allah, elçisinin rüyasını hakkıyla doğruladı. Allah'ın dilemesiyle, güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkusuzca Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Oraya girmeden önce de yakın bir fetih vermiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram'a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.

  2. Fetih suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fetih suresi, 28. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا

    Diyanet İşleri

    O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.

    Mehmet Okuyan

    (Dinini) bütün din(ler)e üstün kılmak için dipnot 1 Elçisini bir rehber ve gerçek din ile gönderen O'dur. dipnot 2 Şahit olarak Allah yeter.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki "onu bütün dinlere üstün kılmak için" ifadesiyle Yüce Allah Hz. Muhammed'i görevlendirmesinin gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü Al-i İmrân 3:19, 83 ve 85'te de belirtildiği gibi, Yüce Allah katında tek din İslam'dır ve bunun dışındaki din edinme arayışları kesinlikle kabul edilmeyecektir. Bu ifade, "diğer inanışlara üstünlük sağlamak" anlamının yanında, "gerçek dini kendi bütünlüğü içinde tamamen ortaya koymak" veya "gerçek dini her yönüyle ortaya koyup tamamına erdirmek" şeklinde de yorumlanmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:33; Saff 61:9. Ayette geçen [bi'l-hüdâ] ifadesi "hidayet ile" yani hakikat yolunu göstermesi anlamına gelmektedir. [Dîni'l-hakkı] ifadesi ise "[Hakk']ın yani Yüce Allah'ın dini" anlamında "hak, gerçek din", "haniflik dini" anlamında öncesinde geçen "hidayet"i açıklamaktadır. Hidâyet denen şey gerçek dinle buluşmaktır. Bu nedenle, hidayet gerçek dindir; gerçek din de hidayettir. Bakara 2:120, Al-i İmrân 3:73 ve En‘âm 6:71'de de belirtildiği gibi "gerçek hidayet Yüce Allah'ın hidayeti"dir.

    Mustafa İslamoğlu

    O Elçi'sini doğru yol rehberliği ve hak din ile göndermiştir ki, böylece (hak) Din'i tamamıyla ortaya çıkarıp bildirmiş olsun: işte (buna) şahit olarak Allah yeter.

    Muhammed Esed

    O, Elçisini rehberliği ve hak dini (yayma görevi) ile göndermişti ki, bu (dini) öteki bütün (batıl) dinlere üstün kılsın; ve hiç kimse Allah kadar (hakikate) şahitlik yapamaz.

    Ahmed Hulusi

    O, Rasulünü, hakikatin dillenişi olarak (bil-HÜDA) ve Hak Din (Esma'nın açığa çıkışı sistemi ve düzeni olan Sünnetullah realitesi anlayışı) ile irsal etti ki, O'nu tüm din anlayışlarına üstün kılsın! (Varlıklarında) Şehiyd olarak Allah yeter.

    Ali Bulaç

    Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.

    Ali Özek ve heyeti

    Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

    Ali Rıza Safa

    O, doğru yolu ve gerçek dini, tüm dinlere üstün kılmak için, Kendi elçisiyle göndermiştir. Tanık olarak, zaten Allah yeterlidir. dipnot 440

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 440
      "O, doğru yolu ve gerçek dini, tüm dinlere üstün kılmak için, Kendi elçisiyle göndermiştir." tümcesi, 9:33 ve 61:9 ayetlerinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

    Edip Yüksel

    O, tüm dinlere üstün kılmak üzere elçisini hidayetle ve gerçek dinle gönderendir. Tanık olarak ALLAH yeterlidir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İslam dininin batıl dinlere üstün gelmesi 9:43; 41:53 ve 61:9 ayetlerinde de müjdelenmiştir. Kuran'ın matematiksel mucizesi bu haberin gerçekleşmesinde önemli bir rol oynayacaktır, inşallah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, tüm dinlere üstün kılmak üzere elçisini hidayetle ve gerçek dinle gönderendir. Tanık olarak ALLAH yeterlidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O'dur peygamberini hidayet rehberi ve hak dini ile gönderen; onu her dinin üstüne çıkarmak için şahit olarak da Allah yeter!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O odur ki Resulünü hidayet rehberi ve hak dini ile gönderdi, onu her dinin üstüne çıkarmak için, şahid olarak da Allah yeter

    Erhan Aktaş

    Gerçek dini dipnot 1 açıkça ortaya koymak için Resul'ünü doğru yol göstericisi ve gerçek din ile gönderen O'dur. Tanık olarak Allah yeter.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din kavram olarak, Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık, ceza vb. anlamlarda kullanılmaktadır. Dinin esas anlamlarından birisi itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı "değerler" demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Cahiliye'dir. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini ve sistemlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, onların dini referans aldıkları değerlerdir (Bkz 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26; 109:6). Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin Cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini "din" olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dinidirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir hukuk sistemi, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istenilen düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gerçek dini dipnot 1 açıkça ortaya koymak için Resul'ünü doğru yol göstericisi ve gerçek din ile gönderen O'dur. Tanık olarak Allah yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din kavramı; Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, öncelikli anlamı itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı değerler demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Küfürdür. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, referans aldıkları değerler onların dinidir. (Örneğin 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26) Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin, cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini din olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dinidirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istediğimiz düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dinin bütünlüğünü tamamlamak üzere Rasul'ünü doğru yolu gösteren bir kılavuz ve hakk din ile gönderen O'dur. Tanık olarak Allah yeter.

    Gültekin Onan

    Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Tanrı yeter.

    Hasan Basri Çantay

    O, peygamberini hidayetle ve hak din ile gönderendir. (Bu da) onu (o hak dini) diğer bütün din (ler) e gaalib kılmak için (dir). (Senin bu suretle gönderildiğine) tam şahid olarak da Allah yeter.

    İbni Kesir

    O'dur Rasulünü hidayet ve hak din ile gönderen. Bütün dinlerden üstün kılmak üzere. Şahid olarak Allah yeter.

    Mehmet Alagaş

    (28-29) O, Resulünü rehberlik ve gerçek bir din ile / teslimiyet dini ile gönderendir ki, O’nunla / Resulüyle, O’nu / dinini, dinlerin tümünün üzerine çıkarsın, Allah, şahit olarak yeterlidir. Muhammed Resulullah / Allah’ın elçisi (yukarıda bahsi geçen elçi) ve beraberindekiler, küffara karşı şiddetlilerdir, aralarında ise birbirlerini esirgerler / merhametlilerdir, onları, Allah’ın maddi ve manevi hazinesinin ve hoşnutluğunun arayışı içinde rükû ve secde ederlerken görürsün, yüzlerinde ki yüz şekilleri secde izleri içerir, Onların Tevrat’taki örneklendirilmeleri de böyledir, İncil’deki misalleri de böyledir, Ekin gibidirler, filizi çıkar ve kuvvetlenir ve de kalınlaşır, gövdesini kaplar, çiftçinin / ziraatçinin hoşuna gider (Böyle kullarının olması Allah’ın da hoşuna gider) Onlarla kafirleri öfkelendirmeyi amaçlar, (böyle kulların olması da kafir olanı sinirlendirir) Allah, iman edenlere ve onlardan düzeltici ameller yapanlara, bağışlanma ve çok büyük bir ödül sözü vermiştir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

    Süleyman Ateş

    O, Elçisini hidayet ve hak dinle gönderdi ki, o (hak di)ni, bütün dinlere üstün kılsın. Şahid olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı

    Dinini, bütün dinlere hakim kılmak için dipnot 1 Elçisini bu rehber (Kur'an) ve hak din dipnot 2 ile gönderen Allah'tır. Şahit olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan kendini dindar saydığı için (A'raf 7/30) herkesin bir dini vardır. Bu sebeple hak din, insanların yaşadığı her yere hakim olacaktır. (Fetih 48/28, Saf 61/9) Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu din ulaşacak; İster kentlerde, isterse kırsalda olsun, Allah, bu dini ulaştırmadığı hiçbir ev bırakmayacaktır. Bu (kimi için) öyle bir izzet (kimi için de) öyle bir zillet olacaktır ki! Bu şekilde Allah, İslam'ı güçlü ve şerefli kılacak, küfrü ise zelil ve hakir edecektir." (Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 103)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mevsuf, sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak (الدين الحق) demektir. Hak din, Allah'ın kitaplarında beyan ettiği tek din olan İslam dinidir (Al-i İmran 3/19, Zümer 39/2-3). Bunun dışında kalanlar batıl dinlerdir (Al-i İmran 3/85).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Elçisini bu Rehberle; gerçek din dipnot 1 ile gönderen odur. Onu bütün dinlerin üzerine çıkarmak için böyle yapmıştır. Şahit olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsim sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak = لدين الحق demektir. (Bkz. Sa'leb, el-Keşfu v'el-beya   n, Tevbe 9/28.)

    Şaban Britch

    Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Rasûl'ünü hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

    Şaban Piriş

    Elçisini, doğruluk rehberi ve hak din ile, onu bütün dinlere üstün kılmak için gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, o dini tüm dinlere üstün kılsın. Tanık olarak Allah yeter.

  3. Fetih suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fetih suresi, 29. ayet. مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا

    Diyanet İşleri

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde halinde, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkarcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükafat vaad etmiştir.

    Mehmet Okuyan

    Muhammed, Allah'ın Elçisidir. dipnot 1 Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidir. dipnot 2 Allah'tan lütuf ve rıza isteyerek onları rükû halinde, secde halinde görürsün. Onların nişanları, yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki örneğidir. İncil'deki örneği ise şöyledir: (Onlar) filizini yarıp çıkarmış, onu güçlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir. (Bu), çiftçilerin hoşuna gider. (Allah) böylece onlar (güçlenen müminler) sebebiyle kâfirleri öfkelendirir. dipnot 3 Allah onlardan iman edip iyi işler yapanlara bağışlanma ve büyük ödül vadetmiştir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Hudeybiye antlaşmasının başına [Rasûlüllâh] yazılmasını kabul etmeyen Mekkeli müşriklere karşı bir cevaptır. Onlar ne kadar kabul etmese de "Muhammed, Allah'ın elçisidir" ifadesi evrensel anlamda ilan edilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Mâide 5:54.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle şöyle de anlaşılabilir: "Allah burada verdiği örneklerle, müminleri güçlendirmekle kâfirleri öfkelendirmektedir."

    Mustafa İslamoğlu

    Muhammed Allah'ın Elçisi'dir ve onun safında olanlar, hakkı inkar edenlere karşı kararlı ve ödünsüz, birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Onları hep rüku ve secde halinde Allah'ın kerem ve rızasını ararken görürsün; onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir. Bu onların Tevrat'taki temsilidir. Bir de onların İncil'teki temsili var: Onlar filiz vermiş tohum gibidir; derken (Allah) o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin. Böylece O, hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur. (Ne ki) Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler ortaya koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir.

    Muhammed Esed

    Muhammed Allah'ın Elçisi'dir ve (sadakatle) o'nun yanında olanlar, bütün hakikat inkarcılarına karşı kararlı ve tavizsiz, (ama) birbirlerine karşı merhamet doludurlar. Onların (namazda) eğilerek (ve) yere kapanarak Allah'ın lütuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Onların işaretleri, yüzlerindeki secde izleridir. Şu, onların hem Tevrat'taki ve hem de İncil'deki temsilleridir: (Onlar) filiz veren bir tohum gibi(dirler), sonra Allah o (filizi) güçlendirir ki sağlam şekilde büyüsün ve (sonunda) kökü üzerinde dimdik dursun ve üreticileri sevindirsin... (Allah böylece müminleri sağlam ve dayanıklı/dirençli kılar) ki onlar aracılığıyla hakikat inkarcılarını şaşırtsın. (Ama) onlardan inanıp doğru ve yararlı işler yapanlara Allah mağfiret ve büyük bir mükafat vaad etmiştir.

    Ahmed Hulusi

    MUHAMMED, Rasulullah'tır! O'nunla beraber bulunanlar, küffara (gerçeği reddedenlere) karşı sert, kendi aralarında çok merhametlidirler. . . Onları rüku eder (varlıkta her an tedbir edenin Allah Esma'sı olduğunu müşahedesinin haşyeti, tazimi içinde), secde eder (varlığın yalnızca Esma özelliklerinden ibaret olarak kendilerine özgü bağımsız vücutları olmadığının müşahedesiyle "yok"luklarını hisseder) ve Allah'tan fazl (lütfu - Esma kuvvelerinin farkındalığı) ve RIDVAN (Hakikatinin farkındalığıyla bunun sonuçlarını kuvveden fiile çıkarma özelliği) ister halde görürsün. . . Simalarına gelince, vechlerinde (şuurlarında "yok"luklarının idrakı olan) secde eseri vardır! Bu onların Tevrat'taki (nefse dönük hükümler) misal yollu anlatımlarıdır. . . İncil'deki (teşbihi) temsillerine gelince: Bir ekin ki filizini yarıp çıkarmış, sonra onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış da gövdesi üzerine doğrulmuştur; ekincilerin hoşuna gider. . . Böyle yapar ki, onlarla (Esma'sıyla açığa çıkardığı) küffarı (gerçeği reddedenleri) öfkelendirsin! Allah onlardan iman edip bunun gereğini uygulayanlara mağfiret ve çok büyük karşılığını yaşatmayı vadetmiştir.

    Ali Bulaç

    Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur. İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'd etmiştir.

    Ali Özek ve heyeti

    Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan iman edip sâlih ameller işleyenlere mağfiret ve büyük mükâfat vâdetmiştir.

    Ali Rıza Safa

    Muhammed, Allah'ın elçisidir. Onunla birlikte olanlar, nankörlük edenlere karşı katı; kendi aralarında merhametlidir. Eğilerek ve secde ederek, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk dilediklerini görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu, onların, Tevrat'taki nitelikleridir. İncil'deki nitelikleri ise filizini çıkaran, sonra onu güçlendiren, kalınlaşan ve gövdesi üzerinde dikilerek çiftçileri sevindiren bir ekin gibidir. Nankörlük edenleri, onunla öfkelendirir. Allah, onlardan inanmış olarak erdemli edimler yapanlara, bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir. dipnot 441

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 441
      Tevrat ve İncil'de var olduğu bildirilen niteliklerle ilgili olarak, Tevrat ve İncil ayetlerinden şu örnekler verilebilir: Tevrat,
      II. Tarihler 7:3 — Eski Ahit, 1. Tarihler; alıntıyı aç

      Eski Ahit · 1. Tarihler 7:3

      Uzzinin oğlu: Yizrahya. Yizrahyanın oğulları: Mikael, Ovadya, Yoel, Yişşiya. Beşi de boy başıydı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ; "İsrailliler, avluda yüzüstü yere kapandılar; Rabbe secde ederek, O'nu övdüler." İncil,
      Markos 4:26-29 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Markos 4:26

      Sonra İsa şöyle dedi: “Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ; "İsa, şöyle dedi: ‘Tanrı'nın Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer. Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Tohum filizlenir, gelişir; kendiliğinden ürün verir. Önce filizi, sonra başağı, sonunda da başağı dolduran taneleri verir. Ürün olgunlaşınca adam hemen orağı vurur; çünkü biçme vakti gelmiştir.'"

    Bayraktar Bayraklı

    Muhammed, Allah'ın peygamberidir. Onunla beraber olanlar kafirlere karşı kararlı ve tavizsiz, kendi aralarında ise son derece merhametlidirler. Onları ruku ve secde ederken görürsün. Allah'ın lütfunu ve rızasını kazanmayı arzularlar. Onların nişanları, yüzlerindeki secde izidir. Bu onların Tevrat'taki özellikleridir. İncil'deki özellikleri de şudur: Filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerinde dimdik duran bir ekine benzerler. Bu ekincilerin hoşuna gider. Allah bunlarla, kafirleri öfkelendirecektir. Allah, inanıp yararlı işler yapanlara af ve büyük bir ödül vaad etmiştir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın elçisi Muhammed ve beraberinde bulunanlar inkarcılara karşı sert ve kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, eğilip secde ederek ALLAH'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Yüzlerinde secdelerin izleri vardır. Bu, onların Tevrat'taki nitelikleridir. İncil'deki nitelikleri ise, filizini çıkarıp güçlendirmiş ve kalınlaşıp gövdesi üzerine dikilerek ekincileri sevindiren bitki gibidir. O, onlarla inkarcıları öfkelendirir. ALLAH, onlardan gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara bağışlanma ve büyük bir ödül söz vermiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın elçisi Muhammed ve beraberinde bulunanlar inkarcılara karşı sert ve kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, eğilip secde ederek ALLAH'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Yüzlerinde secdelerin izleri vardır. Bu, onların Tevrat'taki nitelikleridir. İncil'deki nitelikleri ise, filizini çıkarıp güçlendirmiş ve kalınlaşıp gövdesi üzerine dikilerek ekincileri sevindiren bitki gibidir. O, onlarla inkarcıları öfkelendirir. ALLAH, onlardan inanıp erdemli davrananlara bağışlanma ve büyük bir ödül söz vermiştir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Muhammed, Allah'ın peygamberidir. Onun beraberindekiler ise, kafirlere karşı çok çetin, kendi aralarında son derece merhametlidirler. Onları cemaatle rükü ve secde ederek, Allah'ın lütfunu ve hoşnutluğunu dilerken görürsün. Nişanları yüzlerindedir secde eserinden. Bu onların Tevrat'taki misalleri, İncil'deki misalleri ise, kendileriyle kafirleri öfkelendirmesi için, filizini çıkarmış, onu güçlendirmiş sonra kalınlaşıp sapı üzerine dimdik doğrulmuş, çiftçilerin hoşuna giden bir ekin gibidir. Onlardan iman edip de iyi iyi işler yapanlara Allah hem bir bağışlama vaad buyurdu hem de büyük bir mükafat.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Muhammed Resulullahdır, onun maıyyetindekiler ise küffara karşı çok çetin, kendi aralarında gayet merhametlidirler. Onları görürsün cemaatle rüku', sücud ederek, Allahdan fadl-u rıdvan isterler. Simaları secde eserinden yüzlerindedir. Bu onların Tevrattaki meselleri. İncildeki meselleri de bir ekin gibidir ki filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, derken sapları üzerinde bir düze istikamet almış, zürraın hoşuna gidiyor. Onlarla kafirlere gayz vermek için, onlardan iyman edib de salih salih ameller yapanlara Allah hem bir mağfiret va'd buyurdu hem de bir ecr-i azim.

    Erhan Aktaş

    Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken, dipnot 1 secde ederken dipnot 2 ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı dipnot 3 yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken anlı yere koymak.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bkz. 45:21. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere dipnot 1 karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rüku ederken dipnot 2 , secde ederken dipnot 3 ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. dipnot 4 İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı dipnot 5 yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 48:25. Ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şirk koşmaksızın Allah'a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle teslim olmak.
    3. metne dön, dipnot 3
      Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.
    4. metne dön, dipnot 4
      Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Bkz. 45:21. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rüku ederken dipnot 1 , secde ederken dipnot 2 ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. dipnot 3 İşte bunlar, onların Tevrat'taki özellikleridir. İncil'deki örnekleri de, filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, gerçeği yalanlayan nankörlere, onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı dipnot 4 yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle teslim olmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Saygı gösterip, değerini takdir etme.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hayatlarının her alanında, tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermeleridir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek

    Gültekin Onan

    Muhammed Tanrı'nın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Tanrı'dan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat'daki vasıfları budur. İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup boy atmış (ki bu) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Tanrı, içlerinden inanıp salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir vaad etmiştir.

    Hasan Basri Çantay

    Muhammed Allahın resulüdür. Onun maiyyetinde bulunanlar da kafirlere karşı çetin (ve metin), kendi aralarında merhametlidirler. Onları rüku' ediciler, secde ediciler olarak görürsün. Onlar Allahdan (daima) fazl (-u kerem) ve rızaa isterler. Secde izinden (meydana gelen) nişanları yüzlerindedir. İşte onların Tevratdaki vasıfları budur. İndideki vasıfları da (şöyledir: Onlar) filizini yarıb çıkarmış, gitgide onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, sakları üzerine doğrulub kalkmış bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. (Ashab hakkındaki bu teşbih) onunla kafirleri öfkelendirmek için (dir). İçlerinden iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanlara Allah hem mağfiret, hem büyük mükafat va'd etmişdir.

    İbni Kesir

    Muhammed; Allah'ın Rasulüdür. Beraberinde bulunanlar da; kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rüku' edenler, secde edenler olarak görürsün. Allah'tan lutuf ve rıza isterler. Onlar; yüzlerindeki izinden tanınırlar. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Onlat filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah; böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle, kafirleri öfkelendirir. Allah; iman edip salih amel işleyenlere hem mağfiret, hem de büyük bir mükafat vaadetmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (28-29) O, Resulünü rehberlik ve gerçek bir din ile / teslimiyet dini ile gönderendir ki, O’nunla / Resulüyle, O’nu / dinini, dinlerin tümünün üzerine çıkarsın, Allah, şahit olarak yeterlidir. Muhammed Resulullah / Allah’ın elçisi (yukarıda bahsi geçen elçi) ve beraberindekiler, küffara karşı şiddetlilerdir, aralarında ise birbirlerini esirgerler / merhametlilerdir, onları, Allah’ın maddi ve manevi hazinesinin ve hoşnutluğunun arayışı içinde rükû ve secde ederlerken görürsün, yüzlerinde ki yüz şekilleri secde izleri içerir, Onların Tevrat’taki örneklendirilmeleri de böyledir, İncil’deki misalleri de böyledir, Ekin gibidirler, filizi çıkar ve kuvvetlenir ve de kalınlaşır, gövdesini kaplar, çiftçinin / ziraatçinin hoşuna gider (Böyle kullarının olması Allah’ın da hoşuna gider) Onlarla kafirleri öfkelendirmeyi amaçlar, (böyle kulların olması da kafir olanı sinirlendirir) Allah, iman edenlere ve onlardan düzeltici ameller yapanlara, bağışlanma ve çok büyük bir ödül sözü vermiştir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar; kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde bulunanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

    Süleyman Ateş

    Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kafirlere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler. Onların, rüku' ve secde ederek Allah'ın lutuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır. Onların Tevrat'taki vasıfları ve İncildeki vasıfları da şöyle bir ekin gibidir ki, filizini çıkardı, onu güçlendirdi, kalınlaştı, derken gövdesinin üstüne dikildi, ekincilerin hoşuna gider, onlara karşı kafirleri de öfkelendirir bir duruma geldi. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükafat va'detmiştir.

    Süleymaniye Vakfı

    Muhammed, Allah'ın elçisidir dipnot 1 . Onunla beraber olanlar, kafirler karşısında sarsılmaz dipnot 2 , kendi aralarında ise pek merhametlidirler dipnot 3 . Onları, rüku ve secde ederek /emirlerine boyun eğerek Allah'ın lütfunu ve rızasını ararlarken görürsün. Onları tanıtan belirtiler, Allah'a boyun eğmelerinin etkisinden dolayı yüzlerindedir. Bu, onların Tevrat'taki örneğidir dipnot 4 . İncil'deki örnekleri ise filizini çıkarıp güçlendiren, kalınlaşıp sapları üzerinde dik duran ve çiftçileri hayran bırakan bir ekin benzetmesidir dipnot 5 . Bu tanımlamalar, Allah'ın, müminler sebebiyle kafirleri sinirlendirmesi içindir. Allah inanıp güvenen ve iyi işler yapan bu kimselere, bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir dipnot 6 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette, sarsılmaz diye anlam verdiğimiz eşidda' şedid'in (شديد)'in çoğuludur. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır (Müfredat). Müslümanlar, kafirlere karşı herhangi bir haksızlığa meyl etmeden tavizsiz bir duruş sergilemelidirler (Bakara 2/190). Birçok mealde bu kavrama verilen "sert ve şiddetli" gibi anlamlar, kafirlere karşı aşırı davranışlara yol açmaktadır. Sarsılmaz bir davranış göstermemiz gerekenler, bizimle savaşan, bizi ülkemizden çıkarmaya çalışan ve çıkaranlara destek verenlerdir (Mümtahine 60/8-9).
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Kur'an'a göre, "Muhammed'le beraber olanlar", Allah'a inanıp güvenen, Allah'tan korkan, kendilerine gönderilen nebiye destek veren kimselerdir. "Bu kimselerin örneği" demekle yalnızca sahabenin veya Muhammed (a.s.) zamanındaki inananların özellikleri değil, mü'min olarak tanımlanan insanların her dönemdeki özellikleri kastedilmektedir. İncil'de geçen açık örnek de Tevrat'ta geçen örnek de böyledir. Tevrat'ta mü'minlerin yüzlerindeki belirtiyi anlatan örnek, Mısır'dan Çıkış 20 babındadır. Musa aleyhisselam on emri almak için Sina Dağı'na çağrılmıştı. Bu sırada bir boru sesi duyulmakta, gök gürlemekte, şimşekler çakmaktaydı: "Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı. RAB Sina Dağı'nın üzerine indi, Musa'yı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı." (Mısır'dan Çıkış 19:19-20) Bu sırada dağın tepesini bulutlar kaplamıştı ve aşağıdan gök gürültüleri duyuluyordu. Dağın eteğinde toplanmış olan İsrailoğulları bu manzara karşısında çok korkmuştu: "Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak Musa'ya, "Bizimle sen konuş, dinleyelim" dediler, "Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz." Musa, "Korkmayın!" diye karşılık verdi, "Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye"" (Mısır'dan Çıkış 20:18-20). Bu pasajlardan 20:20'de "Tanrı korkusu üzerinizde olsun" şeklinde tercüme edilen kısmın İbranicesi araştırıldığında, "üzerinizde" anlamı verilen "al- pə·nê·ḵem (עַל־ פְּנֵיכֶ֖ם)" ifadesinin asıl anlamının Tevrat'ta
      Malachi 2:3 — Eski Ahit, Malaki; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Malaki 2:3

      “Soyunuzu paylayacağım. Bayramlarınızda kurban ettiğiniz hayvanların gübresini yüzünüze saçacağım. Sizi önümden atacağım.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      pasajında olduğu gibi "yüzlerinizde" olduğu ve tıpkı Arapçadaki "vech (وجه)" yani "yüz" kelimesi gibi, yüzü söyleyerek kişiyi kastettiği ortaya çıkar. Pasaja göre Allah bu manzarayı İsrailoğullarına, kendisinden korkan insanların yüzünde bunu gösteren bir belirti bulunması için yaşatmıştır. Bu olayın ardından Musa (a.s.) dağdan iner ve İsrailoğullarına on emri iletir. Onlar da bu emir ve yasakları dinleyeceklerine dair antlaşma yaparlar (Mısır'dan Çıkış 24:3). Allah'ın onlardan aldığı bu söz, Bakara Suresi 2/40. ayetinde Allah'tan korkma emriyle birlikte hatırlatılır. Özetle, bu ayetteki "Onları tanıtan belirtiler, Allah'a boyun eğmelerinin etkisinden dolayı yüzlerindedir." ifadesiyle, Allah korkusu taşıdığı için ona boyun eğen ve yüzünden bu korkunun anlaşıldığı mümin kimseler tanıtılmaktadır.
    5. metne dön, dipnot 5
      Matta 13:1-23 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 13:1

      Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Luka 8:4-15 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Luka 8:4

      Büyük bir kalabalığın toplandığı, insanların her kentten kendisine akın akın geldiği bir sırada İsa şu benzetmeyi anlattı: “Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      .
    6. metne dön, dipnot 6

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Muhammed Allah'ın elçisidir. Onunla birlik olanların, kendini doğrulara kapatanlara karşı sarsılmaz duruşları vardır. Birbirlerine karşı ise merhametlidirler. Allah'ın rızasını ve ikramını kazanmak için rüku ve secde ettiklerini görürsün. Onları tanıtan, secdenin yüzlerinde bıraktığı etkidir. Tevrat'ta da böyle anılırlar. İncil'de ise filiz vermiş ekine benzetilirler. Güçlenmiş, kalınlaşmış, sapı üzerinde dik durmuş, çiftçileri pek hayran bırakan ekin gibidir. Bunlar, kendini doğrulara kapatanları kıskandırmak içindir. Allah, onlardan inanıp güvenen ve iyi işler yapanlara bağışlama ve büyük bir ödül vadetmiştir.

    Şaban Britch

    Muhammed, Allah’ın Rasûl'üdür. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise, filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde buluanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

    Şaban Piriş

    Muhammed, Allah'ın elçisidir. Onunla beraber olanlar, kafirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rüku ve secde ederek Allah'ın lütuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat'taki örneğidir. İncildeki örneği ise: Filizini vermiş bir ekin gibidir. Onu kuvvetlendirmiş, o da çiftçilerin hoşuna gidecek şekilde kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde dikilmişti. Onunla kafirleri öfkelendirmek için Allah, onlardan iman eden ve doğruları yapanlara mağfiret ve büyük bir ödül vaat etmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Muhammed, Allah'ın resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çok çetin, kendi aralarında çok merhametlidirler. Sen onları rüku eder, secdeye kapanır halde görürsün. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ister dururlar. Görünüşlerine gelince, yüzlerinde secde eseri/izi vardır. Bu onların Tevrat'taki nitelikleri. İncil'deki nitelikleri de şöyle: Tıpkı bir ekin ki filizini çıkarmış, o filizi kuvvetlendirmiş. Filiz kalınlaştı, gövdesi üzerine dikildi. Ziraatçıları da imrendirir/hayran bırakır bu ekin. Allah böyle yapar ki, onlar sayesinde, inkar edenleri öfkelendirsin. Allah onlardan iman edip hayra ve barışa yönelik işlen yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.