Fetih suresi

Fetih suresi, 11. ayet

Fetih suresi, 11. ayet. سَيَقُولُ لَكَ ٱلْمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ شَغَلَتْنَآ أَمْوَٰلُنَا وَأَهْلُونَا فَٱسْتَغْفِرْ لَنَا يَقُولُونَ بِأَلْسِنَتِهِم مَّا لَيْسَ فِى قُلُوبِهِمْ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًۢا بَلْ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۢا

seyeḳûlü leke-lmüḫallefûne mine-l'a`râbi şegaletnâ emvâlünâ veehlûnâ festagfir lenâ. yeḳûlûne bielsinetihim mâ leyse fî ḳulûbihim. ḳul femey yemlikü leküm mine-llâhi şey'en in erâde biküm ḍarran ev erâde biküm nef`â. bel kâne-llâhü bimâ ta`melûne ḫabîrâ.

Diyanet İşleri

Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 8–14 · surenin 11. ayeti / 29
  1. Fetih 8

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

  2. Fetih 9

    Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)

  3. Fetih 10

    Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.

  4. 11

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

  5. Fetih 12

    (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helaki hak eden bir kavim oldunuz.

  6. Fetih 13

    Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.

  7. Fetih 14

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–13. ayetler için yazılmıştır.

11. Yüce Allah, imanları zayıf, kalplerinde hastalık bulunan ve Allah hakkında kötü zan besleyen bedevîlerden; Allah yolunda cihada çıkmayarak Rasûlünden geri kalanları yermekte, onların, mallarının ve evlatlarının Allah yolunda cihada çıkmaktan kendilerini alıkoyduklarını belirterek özür dileyeceklerini ve Allah Rasûlünden kendileri için mağfiret dilemesini isteyeceklerini bildirmektedir.

Bu hususta Yüce Allah, onlar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den günahlarının bağışlanmasını dilemesini istemeleri, zahiren pişman olduklarına ve içten içe günah işlediklerini itiraf ettiklerine, tevbe ve istiğfarı gerektirici bir şekilde geri kaldıklarını anladıklarına delildir. Şâyet kalplerindeki kanaat de gerçekten bu olsa idi, Rasûlün onlar için mağfiret dilemesinin kendilerine bir faydası olurdu. Çünkü onlar, bu durumda tevbe edip Allah’a yönelmiş olacaklardı. Ancak kalplerindeki asıl kanaat, onların Allah hakkında kötü zan beslediklerinden dolayı geri kalmış oldukları yönündedir:

12. Onlar “Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini” sanmışlardı. Öldürüleceklerini ve toptan imha edileceklerini düşünüyorlardı. Bu zanları onlara cazip görünüp kalplerine iyice yerleşti ve sonunda sapasağlam bir kanaat haline geldi. Bunun ise iki sebebi vardı:

1. Evvela onlar “helâki hak etmiş” büsbütün hayırsız “bir topluluk” idiler. Zira onlarda hayır namına bir şey bulunsaydı, kalplerinde böyle bir kanaat olmazdı.

2. Onların imanlarının zayıf olması, Allah’ın vaadine ve dinine yardım edip kelimesini yücelteceğine besledikleri yakînin az olmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

13. “Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse” şüphesiz o cezalandırılmayı hak etmiş bir kâfirdir; ki “Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Mekke'ye yolcuğunda Allah Teâlâ'nın bedevilerden seninle birlikte olmaktan geri bıraktıkları var ya, sen onları azarlarsan sana diyecekler ki: "Bizleri seninle yolculuk etmekten mallarımız ve evlatlarımız ile ilgilenmemiz alıkoydu. Bundan dolayı bizim günahlarımız için Allah'tan bağışlanma dile!" Onlar Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendileri için Allah'tan bağışlanma talebini kalplerinde olmadığı halde dilleri ile söylerler. Çünkü onlar, günahlarından tövbe etmediler. Onlara de ki: "Eğer Allah size bir hayır yahut zarar gelmesini dilerse O'na karşı kimsenin gücü yetmez. Hayır! Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır. Siz ne kadar gizleseniz de yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."

Kelimeler

37 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَيَقُولُ seyekulu diyecekler ki kök: قول
  2. لَكَ leke sana
  3. ٱلْمُخَلَّفُونَ l-muhallefune geri bırakılanlar kök: خلف
  4. مِنَ mine -dan
  5. ٱلْأَعْرَابِ l-ea'rabi Araplar- kök: عرب
  6. شَغَلَتْنَآ şegaletna bizi alıkoydu kök: شغل
  7. أَمْوَٰلُنَا emvaluna mallarımız kök: مول
  8. وَأَهْلُونَا ve ehluna ve çocuklarımız kök: اهل
  9. فَٱسْتَغْفِرْ festegfir mağfiret dile kök: غفر
  10. لَنَا ۚ lena bizim için
  11. يَقُولُونَ yekulune onlar söylüyorlar kök: قول
  12. بِأَلْسِنَتِهِم bielsinetihim dilleriyle kök: لسن
  13. مَّا ma bir şeyi
  14. لَيْسَ leyse olmayan kök: ليس
  15. فِى fi
  16. قُلُوبِهِمْ ۚ kulubihim kalblerinde kök: قلب
  17. قُلْ kul de ki kök: قول
  18. فَمَن femen kim?
  19. يَمْلِكُ yemliku engel olabilir kök: ملك
  20. لَكُم lekum sizin için
  21. مِّنَ mine karşı
  22. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  23. شَيْـًٔا şey'en herhangi bir şeyle kök: شيا
  24. إِنْ in eğer
  25. أَرَادَ erade istese kök: رود
  26. بِكُمْ bikum size
  27. ضَرًّا derran bir zarar vermek kök: ضرر
  28. أَوْ ev yahut
  29. أَرَادَ erade istese kök: رود
  30. بِكُمْ bikum size
  31. نَفْعًۢا ۚ nef'an bir yarar vermek kök: نفع
  32. بَلْ bel hayır
  33. كَانَ kane kök: كون
  34. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  35. بِمَا bima olduklarınızı
  36. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyor(lar) kök: عمل
  37. خَبِيرًۢا habiran haber almaktadır kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شغل (2 geçiş)

    Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göçebelerden geride kalmış olanlar sana şöyle diyecekler: "Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile!" Onlar, kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. dipnot 1 De ki: "(Allah) size bir zarar (vermeyi) dilerse veya bir yarar elde etmenizi isterse sizin için Allah'a karşı kimin bir şeye gücü yetebilir ki!" Gerçek şu ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hudeybiye senesi Hz. Peygamber umre için Mekke'ye gitmek istediği sırada Kureyş'in bir saldırısı olma ihtimaline karşı Medine civarındaki Cüheyne, Müzeyne, Ğıfâr, Eşca‘, Düil ve Eslem gibi çeşitli bedevi kabilelerden destek alarak birlikte hareket etmiş, ancak amacının savaş olmadığını göstermek için de beraberinde kurbanlıklar almıştı. Bu bedeviler, karşılarında Mekkelilerin Kureyş, Sakîf ve Kinâne oğullarının bulunacağını düşünerek Hz. Muhammed'le birlikte hareket etmekten, savaşa katılmaktan kaçınmışlardı. İşte bu ayet grubunda bu olaylar ele alınmakta, kalbine iman yerleşmemiş olanların bulunduğu haber verilmiş olmaktadır (Taberî, [Câmi‘u'l-beyân], XXVI, 77).

Mustafa İslamoğlu

Geride kalan bedeviler, "Mallarımız ve çocuklarımız bizi (sana katılmaktan) alıkoydu; artık Allah'tan bizim için af dile!" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayan şeyi dile getiriyorlar. De ki: "Peki, şayet Allah size bir zarar vermeyi veya bir yarar sağlamayı dilemiş olsa, O'nun sizin için takdir ettiği şeye kim engel olabilir? Elbette hiç kimse! Ki zaten Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.

Muhammed Esed

Geride kalan bedeviler sana: "Mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) bizi (gelmekten) alıkoydu; öyleyse (ey Muhammed,) Allah'tan bizim için mağfiret dile!" diyecekler. (Böylece) onlar kalplerinde olmayan bir şeyi dile getiriyorlar. De ki: "Allah size bir zarar vermek veya yarar sağlamak isterse, kim Allah'ın istediği bir şeyi geri çevirebilir? Hayır, (kimse çeviremez) ama Allah yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır!

Ahmed Hulusi

Bedevilerden geri bırakılanlar: "Bizi mallarımız ve çoluk çocuğumuz meşgul etti; bizim için mağfiret dile" diyecekler. . . Onlar gerçekte, öyle düşünmediklerini dillendiriyorlar! De ki: "Sizde bir zarar açığa çıkarmayı irade ederse ya da sizde bir fayda oluşturmayı irade ederse; kim Allah'ın istediğine karşı koyabilir?". . . Hayır, Allah yaptıklarınızdan (yaratanı olarak) haberdardır.

Ali Bulaç

Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah'a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır."

Ali Özek ve heyeti

Bedevîlerden geri kalmış olanlar, sana diyecekler ki: «Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile.» Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Kaldı ki, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Rıza Safa

Geride kalan Araplar, şöyle diyecekler: "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu; bizim için, Allah'tan bağışlanma dile!" Yüreklerinde olmayan bir şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Allah, sizi bir yitime uğratmayı veya yarar sağlamayı dilerse, sizin için dilediği bir şeye, kim engel olabilir?" Hayır! Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Bedevilerden savaştan geri kalanlar sana, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Bizim için af dile" diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah size bir zarar vermeyi dilerse, yahut bir fayda murat ederse, onun sizin için dilediğine kim engel olabilir? Doğrusu şu ki, Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır."

Edip Yüksel

Araplardan geride kalanlar, "Paralarımız ve çoluk çocuğumuz bizi alıkoydu, bizim için bağışlanma dile" diyeceklerdir. Onlar gönüllerinde olmayanı, dilleriyle söylerler. De ki: "Sizin için bir zarar veya yarar dilerse ALLAH'ın bu dileğine kim engel olabilir?" Oysa ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Araplardan geride kalanlar, 'Paralarımız ve çoluk çocuğumuz bizi alıkoydu, bizim için bağışlanma dile,' diyeceklerdir. Onlar gönüllerindekini değil, dilleriyle söylerler. De ki, 'Sizin için bir zarar veya yarar dilerse ALLAH'ın bu dileğine kim engel olabilir?' Oysa ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bedevilerden (savaştan) geri bırakılanlar yakında sana: "Bizleri mallarımız ve ailelerimiz oyaladı, onun için bize bağışlama dile!" diyeceklerdir. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söyleyecekler. De ki: "Eğer Allah sizi bir zarara uğratmayı dilerse veya size bir yarar sağlamayı dilerse Allah'a karşı kim birşey yapabilir? Doğrusu Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yakında diyecek sana o a'rabilerden geri bırakılanlar ki: "bizleri mallarımız ve ailelerimiz oyaladı, onun için bize istiğfar ediver!" Kalblerinde olmıyan şey'i ağızlariyle söyliyecekler, de ki şimdi hakkınızda Allahdan kim bir şey'e malik olabilir eğer size bir zarar irade buyurur yahud bir menfeat irade buyurursa? Doğrusu Allah ne yapıyorduğunuza habir bulunuyor

Erhan Aktaş

Bedevi Araplardan dipnot 1 geri kalanlar, dipnot 2 sana: "Mallarımız ve ailemiz bizim seninle gelmemize engel oldu. Haydi, Allah'tan bağışlanmamızı dile." diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: "Eğer Allah, size bir zarar veya yarar dilerse, buna kim engel olabilir?" Bilakis, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedevi/göçebe Araplar'dan bazıları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaş için sefere katılmayanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Niçin sefere katılmadığınızı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bedevi Araplardan dipnot 1 geri kalanlar dipnot 2 , sana: "Mallarımız ve ailemiz bizim seninle gelmemize engel oldu. Haydi, Allah'tan bağışlanmamızı dile." diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: "Eğer Allah, size bir zarar veya yarar dilerse, buna kim engel olabilir?" Bilakis, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 3

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedevi/göçebe Araplardan bazıları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaş için sefere katılmayanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Niçin sefere katılmadığınızı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Araplardan dipnot 1 geri bırakılanlar dipnot 2 , sana: "Mallarımız ve ailemiz bizim seninle gelmemize engel oldu. Haydi, Allah'tan bağışlanmamızı dile." diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: "Eğer Allah, size bir zarar veya yarar dilerse, buna kim engel olabilir?" Bilakis, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 3

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedevi/göçebe Araplardan bazıları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaş için sefere katılmayanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Niçin sefere katılmadığınızı en iyi bilendir.

Gültekin Onan

Bedevilerden geride bırakılanlar sana diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ehlimiz (ailelerimiz) meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Şimdi Tanrı, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Tanrı'ya karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Tanrı yaptıklarınızı haber alandır."

Hasan Basri Çantay

Bedevilerden geri bırakılanlar yakında sana "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Onun için bizim yarlığanmamızı isteyiver" diyecekler. Onlar kalblerinde olmayan şey'i dilleriyle söylerler. Sen de ki: "Allah size bir zarar diler, yahud size bir faide dilerse Allah (ın meşiyyetinden ve kazaasından) her hangi bir şeyle sizi kim men'edebilir? Hayır, Allah yapmakda olduğunuz her şeyden hakkıyle haberdardır".

İbni Kesir

Bedevilerden geri bırakılanlar sana diyeceklerdir ki: Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile. Kalblerinde olmayanı dilleriyle söylüyorlar. De ki: Allah, size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse; O'na karşı kim engel olabilir? Hayır, Allah yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Mehmet Alagaş

(11-14) Bedevilerden / Araplardan geride kalanlar ilerde diyecekler ki, bizi mallarımız ve yakın çevremiz /ehlimiz alıkoydu bizim için dua et, onlar kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar, sizin için Allah, bir zarar yahut fayda dilemiş ise buna karşı egemenlik gösterecek kim olabilir ki? (Allah’a Hayır bunu yapamazsın, bunlar benim egemenliğimdedirler kim diyebilir ki?) Bilakis Allah yaptıklarından haberi olandır. (Allah’ın sizin için takdirini benim duamdan çok, sizin davranışlarınız belirler) Bilakis, Resulün ve müminlerin yakın çevrelerine / ehillerine ebediyyen dönmeyeceklerini zannettiler, bu, kalplerine de süslü geldi ve kötü bir zannı zannettiniz ve (Mazerete / izaha gerek te kalmaz za ten bunlar geri dönmeyecekler diye düşünmediniz mi?) helak edilmesi gereken bir topluluk oldunuz. Her kim Allah’a ve Resulüne güvenmezse / iman etmezse, muhakkak ki biz örtbas edenlere / kafirlere çılgın alevli bir ateş / sağir hazırladık. Semaların ve yerin egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir, istediğini bağışlar, istediğine ızdırap verir / azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Geride kalan bedeviler, sana: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile!" diyeceklerdir. Kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: "Eğer Allah, size bir zarar veya fayda vermek isterse; kim sizin için bir şeye sahip olabilir? Oysa hayır! Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır."

Süleyman Ateş

Göçebe Araplardan geri bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Mallarımız ve çocuklarımız bizi, (seninle beraber gelmekten) alıkoydu. Bizim için mağfiret dile." Onlar, dilleriyle kalblerinde olmayan bir şeyi söylüyorlar. De ki: "Allah size bir zarar vermek istemiş, yahut size bir yarar vermek istemiş olsa Allah'ın, sizin için dilediğine kim engel olabilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber almaktadır."

Süleymaniye Vakfı

Taşralı Araplardan geride kalanlar dipnot 1 : "Bizi, mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti; o yüzden bizim için Allah'tan bağışlanma dile dipnot 2 !" diyeceklerdir. Onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Peki, Allah size bir zarar vermek isterse ya da size bir fayda sağlamak isterse ona karşı sizin için kim ne yapabilir dipnot 3 ?" Hayır; Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Geride kalan" anlamı verilen kelime, ismi meful kalıbında olan ve "geride bırakılan" anlamına gelen "muhallef"tir. Bu münafıkları geride bırakan şey, Allah'a olan güvensizlikleri ve Müslümanlarla ilgili kötü düşünceleriydi (Fetih 48/12). Zaten bunlar, onlarla birlikte gitselerdi fitne çıkararak sıkıntıya sebep olurlardı (Tevbe 9/47, 90-101).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çöl araplarından dipnot 1 geride bırakılanlar sana şöyle diyeceklerdir: "Mallarımız ve ailemiz bütün vaktimizi aldı; bizim için Allah'tan bağışlanma dileğinde bulun." İçlerinde olmayanı dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Allah size kötülük yapmayı istese ya da onun isteği size iyilik yapmak olsa kim bunun önüne geçebilir?" Hayır; Allah yaptığınız her şeyin içyüzünü bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedevilerden

Şaban Britch

Geride kalan bedeviler, sana: Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile diyeceklerdir. Kalblerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: Eğer Allah, size bir zarar veya fayda vermek isterse kim sizin için bir şeye sahip olabilir? Oysa hayır, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Şaban Piriş

Geride kalan bedeviler, sana: -Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile diyeceklerdir. Kalblerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: Eğer Allah, size bir zarar veya fayda vermek isterse kim sizin için bir şeye sahip olabilir? Oysa hayır, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bedevilerden, geri bırakılmış olanlar sana şöyle diyecekler: "Bizleri, mallarımız ve ailelerimiz oyaladı. O halde bizim için Allah'tan af dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Allah size bir zarar dilerse, yahut bir yarar murat ederse, O'nun sizin için dilediğine kim engel olabilir?" Doğrusu şu ki, Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Mark well. O Muhammad what the stay-at-home desert Arabs will say to you: " We were unable to be part of your expedition and join battle (if there is any) on account of our constant attention to our commercial transactions and to our families, and we seek your help in invoking Allah': forgiveness on our behalf". They speak with their tongues in their cheeks and what they utter and what their hearts forge do not together accord. Say) to them: " who is he who has power to restrain Allah from a contemplated action and prevent the coming-on of a calamity or of prosperity? But indeed Allah has been well acquainted with what you were doing".

Abdul Haleem

The desert Arabs who stayed behind will say to you, ‘We were busy with our property and our families: ask forgiveness for us,’ but they say with their tongues what is not in their hearts. Say, ‘Whether it is God’s will to do you harm or good, who can intervene for you?’ No! God is fully aware of everything you [people] do.

Abdullah Yusuf Ali

The desert Arabs who lagged behind will say to thee: "We were engaged in (looking after) our flocks and herds, and our families: do thou then ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say: "Who then has any power at all (to intervene) on your behalf with Allah, if His Will is to give you some loss or to give you some profit? But Allah is well acquainted with all that ye do.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), the bedouins who were left behind say to you: dipnot 1 "We were occupied with our goods and families. So ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. dipnot 2 Say to them: “Who can be of any avail to you against Allah if He should intend to cause you any harm or confer upon you any benefit?” Allah is well aware of all that you do. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the people living in the suburbs of Al- Madinah whom the Prophet (peace be upon him) had invited to accompany him in his march out for Umrah, but they had not left their homes in spite of their claim to faith just because they were afraid of death. Traditions show that these were the people of the tribes of Aslam, Muzainah, Juhainah, Ghifar, Ashja, Dil and others.
  2. metne dön, dipnot 2
    This has two meanings:
  3. metne dön, dipnot 3
    (1) That after your returning to Madinah the excuse that these people will present for not going out with you, would only be a lame excuse, because they know in their hearts why they had stayed behind.

Aisha Bewley

Those Arabs who remained behind will say to you, ‘Our wealth and families kept us occupied, so ask forgiveness for us. ’ They say with their tongues what is not in their hearts. Say: ‘Who can control Allah for you in any way whether He wants harm for you or wants benefit for you?’ Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

Those of the bedouins who lagged behind will say to you: "Our possessions and our families occupied us, so ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say: "Who then has any power at all (to intervene) on your behalf with Allâh, if He intends you hurt or intends you benefit? Nay, but Allâh is Ever All-Aware of what you do.

Ali Quli Qarai

The Bedouins who were left behind will tell you, ‘Our possessions and our families kept us occupied. So plead [to Allah] for our forgiveness!’ They say with their tongues what is not in their hearts. Say, ‘Who can be of any avail to you against Allah, should He desire to cause you harm or desire to bring you benefit? Rather Allah is well aware of what you do.’

Amatul Rahman Omar

Those of the desert Arabs (who contrived to be) left behind will say to you (by way of apology), `We were occupied in looking after our belongings and families, so ask for protection for us (from God). ' They say with their tongues that which is not in their hearts. Say, `Who has any power to help you against (the decree of) Allâh if He intends to do you some harm? Or (who can avert His grace) if He intends to do you some good. Indeed, Allâh is Well Aware of all that you do (and He will treat you accordingly).

Arthur John Arberry

The Bedouins who were left behind will say to thee, 'We were occupied by our possessions and our families; so ask forgiveness for us!' They say with their tongues what is not in their hearts. Say: 'Who can avail you aught against God, if He desires hurt for you, or desires profit for you? Nay, but God is ever aware of the things you do.

Bijan Moeinian

Those Arabs [in south of Medina], who did not join you, will ask you to pray for their forgiveness on the basis of lame excuses. They [do not feel any remorse in their failure to accompany you and] are not sincere. Say: "God is fully aware of your actions….

E. Henry Palmer

The desert Arabs who were left behind shall say, 'Our wealth and our people occupied us; ask pardon then for us!' - they speak with their tongues what is not in their hearts! Say, 'Who can control for you aught from God, if He wish you harm or wish you advantage?' Nay, God of what ye do is well aware!

Edip-Layth

The Arabs who lagged behind will say to you: "We were preoccupied with our money and our family, so ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say, "Who then would possess any power for you against God if He wanted harm to afflict you or if He wanted benefit for you?" No, God is fully Aware of everything you do.

George Sale

The Arabs of the desert who were left behind will say unto thee, our substance and our families employed us, so that we went not forth with thee to war; wherefore ask pardon for us. They speak that with their tongues, which is not in their hearts. Answer, who shall be able to obtain for you any thing from God to the contrary, if he is pleased to afflict you, or is pleased to be gracious unto you? Yea verily, God is well acquainted with that which ye do.

Hamid S. Aziz

Those of the dwellers of the desert who were left behind will say to you, "Our property and our families kept us busy, so ask forgiveness for us. " They say with their tongues what is not in their heart. Say, "Then who can control anything for you from Allah if He intends to do you harm or if He intends to do you good. Nay, Allah is Aware of what you do:

Mahmoud Ghali

The Arabs of the desert who were left behind will soon say to you, "Our riches and our families occupied us; so ask forgiveness for us!" They say with their tongues what is not in their hearts. Say, "Then who can possess for you anything from Allah, in case He wills harm for you, or He wills profit for you? No indeed, (but) Allah has been Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

Those of the wandering Arabs who were left behind will tell thee: Our possessions and our households occupied us, so ask forgiveness for us! They speak with their tongues that which is not in their hearts. Say: Who can avail you aught against Allah, if He intend you hurt or intend you profit? Nay, but Allah is ever Aware of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

The Arabs of the desert who had stayed behind will now say to you: "We were occupied with our flocks and herds and families, so ask forgiveness for us. They say with their tongues what is not in their hearts. Tell them: "Who can prevail with God for you if He wish you harm or benefit? Surely God is well aware of what you do.

Muhammad Asad

Those of the bedouin who stayed behind will say unto thee: "[The need to take care of] our chattels and our families kept us busy: do then, [O Prophet,] ask God to forgive us!" [Thus,] they will utter with their tongues something that is not in their hearts. Say: “Who, then, has it in his power to avert from you aught that God may have willed, whether it be His will to harm you or to confer a benefit on you? Nay, but God is fully aware of what you do!

Mustafa Khattab

The nomadic Arabs, who stayed behind, will say to you ˹O Prophet˺, "We were preoccupied with our wealth and families, so ask for forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say, “Who then can stand between you and Allah in any way, if He intends harm or benefit for you? In fact, Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

The Nomads who lagged behind will say to you: "We were preoccupied with our money and our family, so ask forgiveness for us. " They say with their tongues what is not in their hearts. Say: "Who then would possess any power for you against God if He wanted harm to afflict you or if He wanted benefit for you" No, God is fully Aware of everything you do.

Rashad Khalifa

The sedentary Arabs who stay behind will say, "We have been preoccupied with our money and our families, so ask forgiveness for us!" They utter with their tongues what is not in their hearts. Say, "Who can protect you from GOD, if He willed any adversity for you, or if He willed any blessing for you?" GOD is fully Cognizant of everything you do.

Sahih International

Those who remained behind of the bedouins will say to you, "Our properties and our families occupied us, so ask forgiveness for us. " They say with their tongues what is not within their hearts. Say, "Then who could prevent Allah at all if He intended for you harm or intended for you benefit? Rather, ever is Allah, with what you do, Acquainted.

Sam Gerrans

Those who were left behind of the desert Arabs will say to thee: “Our possessions and our families engaged us, so ask thou forgiveness for us.” They say with their tongues what is not in their hearts. Say thou: “Who has power for you against God in anything if He intends for you harm or intends for you benefit?” The truth is, God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

The Bedouins, who were left behind, will tell you, "Our properties and families kept us occupied, so ask forgiveness for us!" They will utter with their tongues what is not in their hearts. Say, "Who can avert from you Allah's Law of Requital, whether it is harm or benefit to you?" Nay, but Allah is Aware of all that you do.

Syed Vickar Ahamed

The desert Arabs (the Bedouins) who fell behind (to avoid fighting) will say to you: "We were engaged in (looking after) our flocks and herds, and our families: Do you then ask forgiveness for us. " They say with their tongues what is not in their hearts. Say (to them): "Who then has any power at all (to intervene) on your behalf with Allah, if His Will is to give you some loss or to give you some profit? No! Allah is always All Aware (Khabir) with all that you do.

Taqi Usmani

Those of the Bedouins who remained behind will say to you, "Our possessions and our families kept us busy, (hence we could not accompany you in your journey to Hudaibiyah). So, pray to Allah for our forgiveness." They say with their tongues what is not in their hearts.Say, “Then, who has power to help you in any thing against Allah, if He intends to do you harm, or intends to do you good? Rather, Allah is fully aware of what you do.

The Monotheist Group

The Nomads who lagged behind will say to you: "We were preoccupied with our money and our family, so ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say: "Who then would possess any power for you against God if He wanted harm to afflict you or if He wanted benefit for you?" No, God is fully Aware of everything you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩