Fetih suresi

Fetih suresi, 18. ayet

Fetih suresi, 18. ayet. لَّقَدْ رَضِىَ ٱللَّهُ عَنِ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ ٱلشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِى قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَٰبَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا

leḳad raḍiye-llâhü `ani-lmü'minîne iẕ yübâyi`ûneke taḥte-şşecerati fe`alime mâ fî ḳulûbihim feenzele-ssekînete `aleyhim veeŝâbehüm fetḥan ḳarîbâ.

Diyanet İşleri

(18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 15–21 · surenin 18. ayeti / 29

Konu Ağaç altındaki biat ve vaad edilen ganimetler Fetih 18–21 3

  1. Fetih 15

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

  2. Fetih 16

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

  3. Fetih 17

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

  4. 18–19

    (18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Fetih 20

    Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.

  6. Fetih 21

    Henüz elde edemediğiniz, fakat Allah'ın, ilmiyle kuşattığı başka (kazançlar) da vardır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.

18. Yüce Allah, Rasûlüne biatte bulunan mü’minlerden razı olduğunu ve onlara olan lütuf ve merhametini bize haber vermektedir.

Söz konusu bu biat, onların yüzlerini ağartmış ve onun sayesinde dünya ve âhiret mutluluğunu elde etmişlerdir. Allah’ın mü’minlerden razı oluşundan dolayı “Rıdvan/rıza biati” diye anılan aynı şekilde ağacın altında gerçekleştiği için de “ağaç altındakilerin biat” diye de bilinen bu biatin sebebi şu idi: Hudeybiye günü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile müşrikler arasında gelişinin herhangi bir kimse ile savaşmak için değil de sadece Beytullahı ziyaret etmek kastıyla olduğu ile ilgili karşılıklı konuşmalar cereyan etmişti.

Bu maksatla Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Osman b. Affan radıyallahu anh’ı bu hususta Mekke’ye elçi olarak göndermişti. Bir süre sonra onun müşrikler tarafından öldürüldüğüne dair gerçekle ilgisi olmayan bir haber gelmişti. Bunun üzerine Allah Rasûlü, beraberindeki mü’minleri bir araya topladı. Onlar, o vakit 1500 kişi dolaylarında idiler. Ağaç altında ölünceye kadar müşriklerle savaşacaklarına ve kaçmayacaklarına dair Peygambere biat edip söz verdiler.

İşte Yüce Allah da en büyük itaat ve Allah’a yakınlaştırıcı en değerli amellerden birisi olan bu hale sahip mü’minlerden razı olduğunu haber vermektedir.

O, “kalplerinde olanı” imanı “bildiği için de üzerlerine” kalplerinde bulunanlara karşı bir mükâfat olmak üzere “sekinet/huzur indirmiş” hidâyetlerini artırmıştır. Allah, müşriklerin Allah Rasûlüne koştukları malum şartlar dolayısı ile onlaırn kalplerindeki tahammülsüzlüğü bildiğinden üzerlerine huzur ve sükûn demek olan sekînetini indirerek onlara sebat ve metanet vermiş, bu sayede kalplerini huzura kavuşturmuştu.

Ayrıca “onları yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.” Bu yakın fetihten kasıt, Hayber’in fethidir. Buna Hudeybiye’ye katılanlardan başkaları katılmamıştı. O bakımdan kendilerine bir mükâfat, Yüce Allah’a itaatleri ve O’nu razı edecek işleri yapmaları dolayısı ile de bir şükran belgesi olmak üzere Hayber ganimetleri sadece onlara ait oldu.

19. “Bir de alacakları birçok ganimetlerle. Allah Azîzdir.” Yani her şeye boyun eğdirici güç ve kuvvet sahibidir. O, dilerse mü’minler ile kâfirler arasındaki bütün olaylarda kâfirlerden intikam alır ve mü’minleri onlara karşı muzaffer kılar.

Fakat O, aynı zamanda “Hakîmdir.” Hikmeti gereği onları biribirleri ile sınar, mü’mini kâfir ile imtihan eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, Hudeybiye'de Rıdvan biatinde ağacın altında biat eden Müminlerden razı olmuştur. Onların kalplerindeki imanı, ihlası ve doğruluğu bilmiş ve onların kalplerine huzur indirmiştir. Buna karşılık olmak üzere ve Mekke'ye giremediklerinden dolayı elde edemediklerinin bir telafisi olarak kendilerini yakın bir fetih olan Hayber'in Fethi ile mükâfatlandırmıştır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّقَدْ lekad andolsun
  2. رَضِىَ radiye razı olmuştur kök: رضو
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. عَنِ ani -den
  5. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- kök: امن
  6. إِذْ iz zaman
  7. يُبَايِعُونَكَ yubayiuneke sana bi'at ettikleri kök: بيع
  8. تَحْتَ tehte altında kök: تحت
  9. ٱلشَّجَرَةِ ş-şecerati ağacın kök: شجر
  10. فَعَلِمَ fe alime bildi kök: علم
  11. مَا ma olanı
  12. فِى fi
  13. قُلُوبِهِمْ kulubihim onların kalplerinde kök: قلب
  14. فَأَنزَلَ feenzele ve indirdi kök: نزل
  15. ٱلسَّكِينَةَ s-sekinete huzur ve güven kök: سكن
  16. عَلَيْهِمْ aleyhim onların üzerine
  17. وَأَثَـٰبَهُمْ ve esabehum ve onlara verdi kök: ثوب
  18. فَتْحًۭا fethen bir fetih kök: فتح
  19. قَرِيبًۭا kariben yakın kök: قرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kök: بيع (15 geçiş)

    Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur.…

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Hani inkar edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: بيع (15 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla…

  • Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O ağacın altında sana biat ederlerken, Allah o müminlerden şüphesiz ki razı olmuştur. dipnot 1 Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu indirmiş ve onları yakın bir zaferle dipnot 2 ödüllendirmiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki mesaj, Yüce Allah'ın Hudeybiye'deki bir ağacın altında gerçekleşen [biat]a/bağlılık yeminine katılanlardan razı olduğuyla ilgilidir. Yüce Allah bu kişilerden razı olduğu için bu [biat]a "rıdvan biatı" denmiştir. Bu [biat]ın, Hz. Muhammed bir ağacın altındayken gerçekleştiği belirtilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fetih 48:27'de de belirtildiği gibi burada sözü edilen "yakın fetih" ifadesiyle kastedilenin Hudeybiye'den üç ay sonra gerçekleşecek olan Hayber'in fethi olduğu belirtilmektedir. Ayrıca savaşsız olarak alınan Hecr (Hicr) bölgesi arazisi de kastedilmiş olabilir. Daha geniş bir çerçeveden bakıldığında, bu ifadenin Mekke'nin fethi, İslam'ın Arabistan yarımadasına yayılması, halifeler döneminde sınırların daha fazla genişlemesi bağlamında bütün fetihleri kapsaması da elbette mesajda zımnen yer almaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Allah, o ağacın altında sana biat edenlerden razı olmuştur; üstelik O onların kalbinden geçenleri de bilmekteydi; işte bu yüzden onlara iç huzuru indirdi ve kendilerini yaklaşan bir fetihle ödüllendirdi;

Muhammed Esed

(Ey Muhammmed!) O ağacın altında sana bağlılıklarını bildiren müminlerden Allah razı olmuştu, çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu; böylece Allah, onlara bir iç huzuru bağışladı ve yakında gerçekleşecek bir zafer(in müjdesi) ile onları ödüllendirdi

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Allah, o ağacın altında sana biat ettiklerinde iman edenlerden razı oldu, onların kalplerinde olanı bildi de, üzerlerine sekine (huzur) inzal etti ve kendilerine feth-i kariyb (yakin açıklığı) verdi.

Ali Bulaç

Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü'minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onların üzerine huzur indirmiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Allah, o ağacın altında sana bağlılık sözü veren inananlardan hoşnut olmuştur. Onların yüreklerinde olanı bildiği için, bir dinginlik indirmiş ve yakın bir utkuyla ödüllendirmiştir.

Bayraktar Bayraklı

O ağacın altında sana bağlılıklarını bildiren müminlerden Allah razı olmuştur. Çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu; böylece Allah onlara bir iç huzuru verdi. Yakında onları bir fetihle ödüllendirecektir.

Edip Yüksel

ALLAH, ağacın altında sana bağlılık sözü veren iman edenlerden hoşnut olmuştur. Onların kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur indirmiş ve onları yakın bir zaferle ödüllendirmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH, ağacın altında sana bağlılık sözü veren inananlardan hoşnut olmuştur. Onların kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur indirmiş ve onları yakın bir zaferle ödüllendirmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten o ağacın altında sana biat ederlerken O, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindekini bildi de üzerlerine o güveni indirdi ve onları bir yakın fetih ile ödüllendirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkaten Allah o mü'minlerden razıy oldu, ağacın altında sana biy'at ederlerken, ki kalblerindekini bildi de üzerlerine o sekineti indirdi ve kendilerine bir yakın fethi sevab verdi

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi'at ettikleri dipnot 1 zaman Allah, İman Edenler'den razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda birlikte olmak için bağlılığını bildirmek, birlikte hareket edeceğine, her koşul ve durumda yanında yer alacağına dair söz vermek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi'at ettikleri dipnot 1 zaman Allah, inananlardan razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda birlikte olmak için bağlılığını bildirmek, birlikte hareket edeceğine, her koşul ve durumda yanında yer alacağına dair söz vermek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi'at ettikleri dipnot 1 zaman Allah, inananlardan razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bağlılık sözü verdikleri.

Gültekin Onan

Andolsun, Tanrı, sana o ağacın altında biat ederlerken inançlılardan razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.

Hasan Basri Çantay

(18-19) Andolsun ki Allah mü'minlerden —seninle o ağacın altında biat ederlerken— raazi olmuşdur da kalblerindeki bilerek üzerlerine kuvve-i ma'neviyyeyi indirmiş ve onları yakın bir feth ile ve alacakları bir çok ganimetlerle mükafatlandırmadır. Allah mutlak gaalibdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Andolsun ki; sana, o ağacın altında bi'at ederlerken Allah mü'minlerden hoşnud olmuştur. Kalblerinde olanı bilmiş de onlara sekineti indirmiş ve onları pek yakın bir fethle mükafatlandırmıştır.

Mehmet Alagaş

(18-21) Kesin olan şu ki, Allah ağacın altında sana bağlılık yemini edenlerden / biat edenlerden hoşnut oldu / razı oldu, onların kalplerinde olanı bildi, onlara bir sakinlik / sükûnet indirdi, yakın bir fethi, (Üç ay sonraki Hayber) elde ettikleri ganimetleri bahşetti, Allah saygı değerdir, hâkimdir. Allah elde edecekleri daha da fazla ganimeti vaat etti, bunu size çabuk verdi / hemencecik verdi, insanların sizin üzerinizdeki ellerini çekip aldı ki bunlar iman edenlere gösterge olsun / ayet olsun ve sizi istikamet doğru olan yola yönlendirsin. Allah’ın çevrelediği / ihata ettiği daha henüz takdir edilmemiş diğerleri (diğer ganimetler) de var, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Muhakkak o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o Müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine huzur indirmiş ve onlara yakın bir fetih vermiştir.

Süleyman Ateş

Allah şu mü'minlerden razı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allah onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.

Süleymaniye Vakfı

O ağacın altında sana biat ettiklerinde /bağlılık sözleşmesi yaptıklarında, Allah o müminlerden razı oldu. Onların kalplerinde olanı bildi de onlara iç huzuru verdi ve onları yakın bir fetih ile ödüllendirdi dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Resulüllah ile bey'at eden müminlerin, sözlerine bağlı kaldıklarının delilidir (Fetih 48/10).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ağacın altında sana bağlılık sözleşmesi dipnot 1 yaparken Allah onlardan razı olmuştu. İçlerinde olanı bilmişti de üzerlerine o huzuru indirmişti. Onları, yakın bir fetihle ödüllendirecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hudeybiyede biat edenler

Şaban Britch

Muhakkak, o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine huzur indirmiş ve onlara yakın bir fetih vermiştir.

Şaban Piriş

(18-19) Ağaç altında sana bey'at edenlerden Allah razı olmuştur. Gönüllerindekini bildi de üzerlerine huzur indirdi ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri bir çok ganimetler vermiştir. Allah, güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, Allah müminlerden, o ağacın altında sana bey'at ettikleri sırada hoşnut olmuştur. Onların gönüllerindekini bilmiş, üzerlerine huzur ve sükun indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih nasip etmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

How well pleased has Allah been with the believers whose hearts reflect the image of virtues as they were making the vow to you under the tree to devote themselves to Allah and to serve His purpose; He knew well what they had at heart and that they made the vow with the deepest feeling. Therefore He inspired them with peace and tranquility and decreed to reward them with a victory that is quite near.

Abdul Haleem

God was pleased with the believers when they swore allegiance to you [Prophet] under the tree: He knew what was in their hearts and so He sent tranquillity down to them and rewarded them with a speedy triumph

Abdullah Yusuf Ali

Allah's Good Pleasure was on the Believers when they swore Fealty to thee under the Tree: He knew what was in their hearts, and He sent down Tranquillity to them; and He rewarded them with a speedy Victory;

Abul A'la Maududi

Allah was much pleased with the believers when they swore fealty to you under the tree. dipnot 1 He knew what was in their hearts. So He bestowed inner peace upon them dipnot 2 and rewarded them with a victory near at hand

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here again the pledge taken from the companions at Hudaibiyah has been mentioned. This is called Baiat Ridwan. For, Allah in this verse has given the good news that he became well pleased with those who on this dangerous occasion did not show the least hesitation in offering their lives for the cause of Islam and gave an express proof of their being true in their faith by taking the pledge on the hand of the Prophet (peace be upon him). The Muslims at this time were equipped only with a sword each, numbered only 1,400, were unprepared for warfare, but were donning the pilgrim garments, were away from their military headquarters (Al-Madinah), while the enemy’s stronghold (Makkah) where from it could get any kind of help was just 13 miles off. Had these people been lacking in their sincerity of Allah and His Messenger (peace be upon him) and His religion in any degree, they would have abandoned the Messenger (peace be upon him) on this extremely dangerous occasion, and Islam would have been vanquished forever. Apart from their own sincerity there was no external pressure under which they might have been compelled to take the pledge. Their becoming ready at that time to fight in the cause of Allah’s religion regardless of the dangers, is a clear proof that they were true and sincere in their faith and loyal to the cause of Allah and His Messenger (peace be upon him) in the highest degree. That is why Allah honored them with this certificate of His good pleasure. Now if someone becomes angry with them after they have been honored with this certificate of Allah’s good pleasure, or slanders and vilifies them, his enmity is with Allah, not with them. Those who say that at that time when Allah honored them with this certificate of His good pleasure, they were sincere, but afterwards they became disloyal to Allah and His Messenger (peace be upon him), perhaps harbor a mistrust about Allah that while sending down this verse He was unaware of their future; therefore, He awarded them this warrant only in view of their state at that time, and probably due to the same unawareness inscribed this verse in His Holy Book as well so that afterwards also, when those people have turned disloyal, the world should continue reading this verse about them and praising the knowledge of the unseen of that Allah Who, God forbid, had granted these faithless and disloyal people the warrant of His good pleasure.
  2. metne dön, dipnot 2
    About the tree under which this pledge was taken, a tradition by Ibn Umar’s slave Nafi has generally been related, saying that the people had started visiting it and offering prayers by it, so that when Umar came to know of it, he rebuked and warned the people and ordered it to be cut down. (Tabaqat Ibn Saad, vol. II, p. l00). But there are several other traditions which contradict it. A tradition from Nafi himself has been reported in Tabaqat of Ibn Saad to the effect that many years after the Baiat Ridwan the companions looked for the tree but they could not recognize it and differed as to which tree it was. (p. 106). The second tradition has been reported in Bukhari, Muslim, and Tabaqat on the authority of Saeed bin alMusayyab. He says that his father was one of those who had participated in the Baiat Ridwan. He told him that when they had gone for Umrah al-Qada the following year, they had forgotten the tree, and they could not locate it even after looking for it. The third tradition is from lbn Jarir. He says that when Umar, during his caliphate, passed by Hudaibiyah, he inquired about the tree under which the pledge had been sworn. Someone pointed to one tree and another one to another tree. At this Umar told the people to forget it as there was no real need to bother about it.

Aisha Bewley

Allah was pleased with the muminun when they pledged allegiance to you under the tree. He knew what was in their hearts, and sent down serenity to them and has rewarded them with an imminent victory,

Al-Hilali & Khan

Indeed, Allâh was pleased with the believers when they gave the Bai‘ah (pledge) to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) under the tree: He knew what was in their hearts, and He sent down As-Sakînah (calmness and tranquillity) upon them, and He rewarded them with a near victory.

Ali Quli Qarai

Allah was certainly pleased with the faithful when they swore allegiance to you under the tree. He knew what was in their hearts, so He sent down composure on them, and requited them with a victory near at hand

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) Allâh was well-pleased with the (fourteen hundred) believers when they swore allegiance to you (known as Bai`at al-Ridzwân) under the (acacia) tree (at Hudaibiyah) He revealed (the high standard of faith) that they had in their hearts and sent down Shechinah (- peace and tranquillity) upon them and He rewarded them with an early victory (at Khaibar).

Arthur John Arberry

God was well pleased with the believers when they were swearing fealty to thee under the tree, and He knew what was in their hearts, so He sent down the Shechina upon them, and rewarded them with a nigh victory

Bijan Moeinian

God was well pleased with those believers who renewed their pledge under the tree [in Hudaibiyah]. God knew what was going in their hearts [that they were sure to be massacred]. God, therefore, put peace in their hearts and has already rewarded them with upcoming victories.

E. Henry Palmer

God was well pleased with the believers when they did swear allegiance to thee beneath the tree; and He knew what was in their hearts, and He sent down His shechina upon them and rewarded them with a victory nigh at hand,

Edip-Layth

God is pleased with those who acknowledge who pledged allegiance to you under the tree. He thus knew what was in their hearts, so He sent down tranquility upon them, and rewarded them with a near victory.

George Sale

Now God was well pleased with the true believers, when they sware fidelity unto thee under the tree; and He knew that which was in their hearts: Wherefore He sent down on them tranquillity of mind, and rewarded them with a speedy victory,

Hamid S. Aziz

Certainly Allah's Good Pleasure was on the believers when they swore allegiance unto you under the tree, and He knew what was in their heart, so He sent down peace (or tranquillity) on them and rewarded them with a near victory,

Mahmoud Ghali

Indeed Allah has already been satisfied with the believers as they were swearing allegiance to you beneath the tree. So He knew what was in their hearts, then He sent down serenity upon them, and requited them with a near conquest.

Marmaduke Pickthall

Allah was well pleased with the believers when they swore allegiance unto thee beneath the tree, and He knew what was in their hearts, and He sent down peace of reassurance on them, and hath rewarded them with a near victory;

Mohamed Ahmed - Samira

God was pleased with the believers when they swore allegiance to you under the tree, for He knew well what was in their hearts, and sent down tranquility on them, and rewarded them with an expeditious victory

Muhammad Asad

INDEED, well-pleased was God with the believers when they pledged their allegiance unto thee [O Muhammad] under that tree, for He knew what was in their hearts; and so He bestowed inner peace upon them from on high, and rewarded them with [the glad tiding of] a victory soon to come

Mustafa Khattab

Indeed, Allah was pleased with the believers when they pledged allegiance to you ˹O Prophet˺ under the tree. He knew what was in their hearts, so He sent down serenity upon them and rewarded them with a victory at hand,[1]

Progressive Muslims

God is pleased with the believers who pledged allegiance to you under the tree. He thus knew what was in their hearts, so He sent down tranquility upon them, and rewarded them with a near victory.

Rashad Khalifa

GOD is pleased with the believers who pledged allegiance to you under the tree. He knew what was in their hearts and, consequently, He blessed them with contentment, and rewarded them with an immediate victory.

Sahih International

Certainly was Allah pleased with the believers when they pledged allegiance to you, [O Muúammad], under the tree, and He knew what was in their hearts, so He sent down tranquillity upon them and rewarded them with an imminent conquest

Sam Gerrans

God was pleased with the believers when they swore fealty to thee beneath the tree; and He knew what was in their hearts, so He sent down tranquillity upon them, and rewarded them with a near victory,

Shabbir Ahmed

Indeed, Allah was pleased with the believers when they pledged allegiance unto you (O Messenger) under that shady tree. For, He knew what was in their hearts, and so He sent down upon them inner peace, and rewarded them by opening the gates to a quick Victory. (48:10).

Syed Vickar Ahamed

Indeed, Allah’s good pleasure was on the believers when they made (their sincere) promise to you under the Tree: He knew what was in their hearts, and He sent down the peace and calmness upon them; And He rewarded them with a speedy Victory;

Taqi Usmani

Allah was pleased with the believers when they were pledging allegiance with you (by placing their hands in your hands) under the tree, and He knew what was in their hearts, so He sent down tranquility upon them, and rewarded them with a victory, near at hand,

The Monotheist Group

God is pleased with the believers who pledged allegiance to you under the tree. He knew what was in their hearts, so He sent down tranquility upon them, and rewarded them with a victory that is near.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩