Saf suresi · 5–9. ayetler

Mûsâ ve Îsâ; Allah'ın nurunu söndürmek isteyenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Saf suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 5. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِى وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ فَلَمَّا زَاغُوٓا۟ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    Diyanet İşleri

    Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

    Mehmet Okuyan

    Hani Musa, kavmine "Ey kavmim! Benim, Allah'ın size (gönderdiği) elçisi olduğumu bildiğiniz hâlde niçin bana eziyet ediyorsunuz?" dipnot 1 demişti. Onlar (gerçeklerden sapıp) kayınca, Allah da kalplerini kaydırmıştı. dipnot 2 Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:55, Nisâ 4:153 ve Ahzâb 33:69. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da [hidayet] ve [dalalet]'le ilgili ayetler bu cümle ışığında anlaşılmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    (Sizin bu durumunuz), Musa'nın kavmine "Ey kavmim! Benim Allah'ın elçisi olduğumu çok iyi bildiğiniz halde niçin beni üzüyorsunuz?" (dediği) zaman ki durumu hatırlatıyor. Ve onlar ne zaman yoldan saptılarsa, Allah da onların kalplerinin sapmasına izin verdi: zira Allah, yoldan sapmış bir topluluğu (onun iradesi hilafına) asla rehberliğini bahşetmez.

    Muhammed Esed

    Vaktiyle Musa, kavmine: "Size Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde neden beni üzüyorsunuz?" dedi(ğinde kasdettiği şey işte bu gerçekti). Böylece onlar doğru yoldan saptıklarında Allah da kalplerinin hakikatten sapmasına izin verdi; çünkü Allah günaha gömülüp gitmiş bir toplumu doğru yola çıkarmaz.

    Ahmed Hulusi

    Hani Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim. . . Size (irsal olmuş) Rasulullah olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?". . . Onlar (Hak'tan) saptıklarında, Allah onların kalplerini (Hak'tan) döndürdü (gerçeği algılayamazlar artık)! Allah, inancı bozulmuş toplumu hakikate erdirmez!

    Ali Bulaç

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" İşte onlar eğrilip sapınca Allah da onların kalplerini eğriltip saptırmış oldu. Allah, fasık bir kavmi hidayete erdirmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.

    Ali Rıza Safa

    Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Aslında, Allah'ın elçisi olduğumu bilmenize karşın, neden beni incitiyorsunuz?" Onlar sapınca, Allah da yüreklerini saptırdı. Çünkü Allah, sapkın bir toplumu doğru yola eriştirmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Bir zamanlar Musa, halkına şöyle demişti: "Ey kavmim! Niçin beni üzüyorsunuz? Oysa, siz benim Allah'ın size gönderdiği peygamber olduğumu biliyorsunuz." Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah günaha gömülüp giden bir toplumu doğru yola iletmez.

    Edip Yüksel

    Hani Musa, halkına: "Ey halkım, benim, ALLAH'ın bir elçisi olarak size geldiğimi bildiğiniz halde neden beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince, ALLAH da kalplerini eğriltti. ALLAH yoldan çıkmış toplulukları doğruya ulaştırmaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hani Musa, halkına: 'Ey halkım, benim, ALLAH'ın bir elçisi olarak size geldiğimi bildiğiniz halde neden beni incitiyorsunuz?' demişti. Onlar eğrilince, ALLAH ta kalplerini eğriltti. ALLAH yoldan çıkmış toplulukları doğruya ulaştırmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hani bir zaman Musa kavmine: "Ey kavmim, benim size (gönderilmiş) Allah'ın peygamberi olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Sonra onlar yamukluk edince, Allah'da kalplerini yamulttu. Öyle ya, Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hani bir vakıt Musa kavmına şöyle demişti: Ey kavmim! Benim size Allahın Resulü olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eza ediyorsunuz? Sonra vakta ki yamıklık ettiler Allah da kalblerini yamılttı, öyle ya Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz.

    Erhan Aktaş

    Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir Resul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir resul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir rasul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

    Gültekin Onan

    Hani Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim gerçekten benim sizin için Tanrı'dan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" İşte onlar eğrilip sapınca Tanrı da onların kalplerini eğriltip saptırmış oldu. Tanrı, fasıklar kavmini hidayete erdirmez.

    Hasan Basri Çantay

    Hani Musa, kavmine "Ey kavmim, benim, size hakıykaten Allahın peygamberi (olarak gönderilmiş) olduğumu bildiğiniz halde niçin beni ezalandırıyorsunuz"? demişdi. İşte onlar (Hakdan) sapıb eğrildikleri zaman Allah da onların kalblerini (hidayetden) döndürdü. Allah faasıklar güruhuna hidayet etmez.

    İbni Kesir

    Hani Musa, kavmine demişti ki: Ey kavmim, niçin bana eziyet verirsiniz? Halbuki benim size gerçekten Allah'ın rasulü olduğumu biliyorsunuz. Fakat onlar yoldan sapınca; Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Ve Allah; fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.

    Süleyman Ateş

    Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince Allah da kalblerini eğriltti. Allah, yoldan çıkanları doğru yola iletmez.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu çok iyi bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz dipnot 1 !" Onlar (doğru yoldan) kayınca dipnot 2 Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah, yoldan çıkmış bir halkı yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa aleyhisselam 40 günlüğüne Sina dağına gittiğinde İsrailoğulları buzağıyı tanrı edinmiş, onun Musa'nın da tanrısı olduğunu ama unutup gittiğini söyleyerek Musa aleyhisselamı üzmüş ve öfkelendirmişlerdi (A'raf 7/152-154, Taha 20/86-88).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Ne diye beni üzüyorsunuz; çok iyi biliyorsunuz ki ben, Allah'ın size gönderdiği elçiyim." Onlar yoldan çıkınca Allah da onların kalplerini kaydırdı. Yoldan çıkan bir topluluğu Allah yola getirmez.

    Şaban Britch

    Hani Musa, kavmine: Ey kavmim! Benim Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu iyi bildiğiniz halde ne diye bana eziyet ediyorsunuz? demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.

    Şaban Piriş

    Hani Musa, kavmine: -Ey kavmim, benim Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu iyi bildiğiniz halde ne diye beni üzüyorsunuz? demişti. Onlar sapınca, Allah da onların kalplerini eğriltmişti. Allah, fasık kavme yol göstermez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, Musa, toplumuna şöyle demişti: "Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz halde, beni neden incitiyorsunuz?" Onlar bozulup sapınca Allah da onların kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, sapıklardan oluşmuş bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

  2. Saf suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 6. ayet. وَإِذْ قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمُبَشِّرًۢا بِرَسُولٍ يَأْتِى مِنۢ بَعْدِى ٱسْمُهُۥٓ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

    Mehmet Okuyan

    Hani Meryem oğlu İsa "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ki ben size önümdeki Tevrat'ı(n aslını) doğrulayıcı, adı Ahmet olup benden sonra gelecek elçiyi de müjdeleyici olarak Allah'ın (gönderdiği) elçiyim." demişti. Ne zaman ki o, kendilerine apaçık deliller getirince "Bu(nlar) apaçık bir büyüdür!" demişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine bir zamanlar Meryem oğlu İsa'nın; "Ey İsrailoğulları! Elbet ben, Tevrat'tan bana kadar gelen tüm hakikatleri doğrulamak ve benden sonra gelecek Ahmet adındaki bir elçiyi müjdelemek için size gönderilen Allah elçisiyim" dediğini hatırlatıyor. O onlara hakikatin apaçık belgeleriyle geldiğinde, "Bu ayan açık bir sihirdir!" dediler.

    Muhammed Esed

    Ve vaktiyle Meryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz, ben, Tevrat'tan geriye kalmış hakikat adına ne varsa hepsini doğrulamak ve benden sonra gelecek olan Ahmed adındaki bir elçiyi müjdelemek için size gönderilmiş olan Allah'ın elçisiyim" dedi(ğinde de aynı şey geçerliydi.) Ama, (gelişini İsa'nın önceden haber verdiği) elçi hakikatin bütün kanıtlarıyla onlara geldiğinde: "Bu (doğruluğunu iddia ettiğin mesaj), göz boyayan bir büyü(den başka bir şey değil)!" demişlerdi.

    Ahmed Hulusi

    Hani Meryemoğlu İsa dedi ki: "Ey İsrailoğulları. . . Muhakkak ki ben size Rasulullah'ım! Tevrat'tan önümde olan için bir tasdik eden ve benden sonra Rasul olarak gelecek ismi AHMED olanı müjdeleyenim!" Onlara mucizeler olarak geldiğinde: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler. Not: Bu konuda bir Rasulullah açıklaması: "Tevrat'taki ismim 'Ahyed'dir (uzaklaştıran); çünkü ben ümmetimi ateşten alıp uzaklaştırırım. . . Zebur'daki ismim 'el Mahiy'dir (silen); çünkü Allah benimle putlara kulluk yapanları sildi. . . İncil'deki ismim 'Ahmed' dir (Zat'ın tecellisi olarak Hamd etmekte olan). . . Kuran'daki ismim 'Muhammed'dir (kesintisiz çok Hamd edilen); çünkü ben Sema ve Arz ehli arasında 'MAHMUD'um (değerlendirilenim). "

    Ali Bulaç

    Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.

    Ali Özek ve heyeti

    Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler.

    Ali Rıza Safa

    Meryem Oğlu İsa, şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Aslında, ben, hem benden önceki Tevrat'ı doğrulayan hem de benden sonra gelecek olan O'nun İsmini öven bir elçiyi sevinçli bir haber olarak veren, Allah'ın, size bir elçisiyim!" Fakat açık kanıtları onlara getirince, şöyle dediler: "Apaçık bir büyü bu!" dipnot 510

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 510
      Bu ayet, İsa peygamberden sonra Muhammed peygamberin gönderileceğinin İsa peygamberin kendisi tarafından açıklandığını bildirmektedir. 7:157 ayetindeki "Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları elçi" tümcesi de İsa peygamberden sonra yeni bir elçinin gönderileceğinin Tevrat ve İncil'de bildirilmiş olduğunu vurgulamaktadır. "Allah'ın İsmini öven bir elçi" anlamında yazdığımız "Resulin ismu-hu ahmedu" tümcesi, Kur'an çevirilerinin büyük çoğunluğunda, "İsmi Ahmed olan bir elçi" olarak; kimi çevirilerde de "İsmi övülen bir elçi" olarak yazılmıştır. Ahmed, Hamd -Övgü- fiilinden türetilmiş bir sıfattır. Övgülerin yalnızca Allah'a yapılması gerektiği, Kur'an ayetlerinde bildirilmiştir. Bu nedenle, tümceyi, "Allah'ın İsmini öven bir elçi" olarak çevirmek, Kur'an ilkelerine uygunluk yönünden daha gerçekçidir. Kur'an'da, Muhammed peygamber, "Allah'ın elçisi" veya "Peygamber" veya "Muhammed" dışında bir isim veya sıfatla anılmamıştır. Peygamberin, "Ebu el-Kasım Muhammed bin Abdullah bin Abdulmuttalip bin Haşim" biçimindeki künyesinde de Ahmed ismi yoktur. İncil ayetlerinde, Gerçeğin Ruhu olarak söz edilen peygamberin Muhammed olması olasılığı vardır. Bu konuda Tevrat ve İncil ayetlerinde yazılanlar, 7:157 ayetinin dipnotunda açıklanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Meryem oğlu İsa da, "Ey İsrailoğulları! Ben, Allah'ın size gönderilmiş peygamberiyim. Benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici olarak gönderildim." Fakat İsa'nın müjdelediği peygamber onlara apaçık kanıtlar getirince, "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

    Edip Yüksel

    Hani İsa, halkına: "Ey İsrail oğullar, ben, size gönderilmiş ALLAH'ın bir elçisiyim. Benden önceki Tevrat'ı onaylayıcı ve benden sonra gelecek ve ismi daha çok öven bir elçiyi müjdeliyorum." Sonra kendilerine apaçık delilleri gösterdiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür" dediler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ayetteki "Ahmed" kelimesi, Arapçada "daha çok öven" anlamında bir betimlemedir. Bunu özel bir isim olarak yansıtan geleneksel yorumlar, tarih ve realite ile çelişmektedirler. İsa'dan sonra gelen peygamberin ismi Muhammed idi. Yüzyıllar sonra Muhammed peygamberi putlaştıranlar, sadece Allah'a ait olan "İlk, Son, Hesaba Çeken..." gibi isimleri ve Ahmed'i de içeren 99 ismi peygambere yakıştırmışlardır. * "Ahmed" kelimesi, İncil'de de özel isim olarak geçmemekte, İbranice karşılığı olan "paraklitos" olarak geçmektedir. Ayrıca, İsa, kendisinden sonraki elçiyi ismiyle haber verseydi, İsa'yı izleyen analar ve babalar çocuklarına bu ismi verecekler ve binlerce Ahmed'in yaşadığı bir dünyada bu müjdenin önemi kalmayacaktı. Nitekim bu kelimenin İbranice karşılığı bir isim olarak yaygınlaşmamıştır. * Muhammed isminin "ahmed" (öven) kelimesiyle aynı kökü paylaşması veya yakın anlam taşıması İsa'nın haber verdiği elçinin Muhammed peygamber olduğunu gösteriyor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hani İsa, halkına: 'Ey İsrail oğulları, ben, size gönderilmiş ALLAH'ın bir elçisiyim. Benden önceki Tevrat'ı onaylayıcı ve benden sonra gelecek ve ismi daha çok övülen bir elçiyi müjdeliyorum.' Sonra kendilerine apaçık delilleri gösterdiğinde, 'Bu apaçık bir büyüdür,' dediler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir vakit de Meryem oğlu İsa: "Ey İsrail oğulları, ben size Allah'ın elçisiyim. Önümdeki Tevrat'ın doğrulayıcısı ve benden sonra gelecek, adı Ahmed olan bir peygamberin müjdecisi olarak geldim." dedi. Sonra o, onlara apaçık delillerle gelince: "Bu apaçık bir büyüdür!" dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir vakıt da Meryemin oğlu İsa şöyle dedi: Ey İsrail oğulları! Ben size Allahın Resulüyüm, önümdeki Tevratın musaddıkı ve benden sonra gelecek bir Resulün müjdecisi olarak geldim ki onun ismi Ahmeddir, sonra o onlara beyyinelerle gelince "bu apaçık bir sihir" dediler.

    Erhan Aktaş

    Hani Meryem Oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, elinizdeki Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek olan, adı ahmed dipnot 1 olan bir Resulü müjdeleyen Allah'ın Resul'üyüm." demişti. Fakat onlara beyyineler dipnot 2 getirince, onlar: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahmed, özel isim olmayıp; "övgüye daha layık olan" anlamında sıfattır. Bu nedenle, Nebi'nin bir isminin de Ahmed olduğu iddiası doğru bir iddia değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Meryem oğlu Îsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, elinizdeki Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek olan, adı ahmed dipnot 1 olan bir resulü müjdeleyen Allah'ın Resul'üyüm." demişti. Fakat onlara beyyineler dipnot 2 getirince, onlar: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahmed, özel isim olmayıp; "övgüye daha layık olan" anlamında sıfattır. Bu nedenle, Nebi'nin bir isminin de Ahmed olduğu iddiası yanlış bir iddiadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani Meryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, elinizdeki Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek olan, adı ahmed dipnot 1 olan bir rasulü müjdeleyen Allah'ın rasulüyüm." demişti. Fakat onlara beyyineler dipnot 2 getirince, onlar: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahmed, özel isim olmayıp; "övgüye daha layık olan" anlamında sıfattır. Bu nedenle, nebimizin bir isminin de Ahmed olduğu iddiası yanlış bir iddiadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiler.

    Gültekin Onan

    Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Tanrı'dan gönderilmiş bir elçiyim; benden önceki Tevrat'ın doğrulayıcısı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.

    Hasan Basri Çantay

    Meryem oğlu İsa da bir zaman (şöyle) demişdi: "Ey İsrail oğulları, ben size Allahın peygamberiyim. Benden evvelki Tevratı tasdıyk edici, benden sonra gelecek bir peygamberi de — ki adı Ahmed dir — müjdeleyici olarak (geldim)". Fakat o, kendilerine açık açık bürhanlar getirince "Bu, apaşikar bir büyüdür" dediler.

    İbni Kesir

    Hani Meryem oğlu İsa da demişti ki: Ey İsrailoğulları; muhakkak ki ben, size Allah'ın peygamberiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek, adı Ahmed olacak bir peygamberi de müjdeleyenim. Ama o, kendilerine açık burhanlarla gelince; bu, apaçık bir büyüdür, dediler.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani Meryem oğlu Îsâ: "Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir rasûlü de müjdeleyen Allah’ın size (gönderdiği) bir rasûlüm." demişti. Onlara, apaçık delillerle gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür." demişlerdi.

    Süleyman Ateş

    Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrail oğulları, ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim" demişti. Fakat (İsa'nın müjdelediği elçi) onlara apaçık deliller getirince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Meryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, önümdeki Tevrat'ı tasdik etmek dipnot 1 ve benden sonra gelecek olup özelliği dipnot 2 "ahmed /en övülmüş" olan dipnot 3 elçiyi müjdelemek için Allah'ın size gönderdiği elçisiyim." dedi. İsa onlara açık belgeler /mucizeler getirince de "Bu, açık bir sihirdir." dediler dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Özellik diye meal verilen kelimenin Arapçası isim (اسْمُ)dir. Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat سما md.).
    3. metne dön, dipnot 3
      Burada geçen ahmed kelimesi, Nebimiz Muhammed aleyhisselamın özelliğini ifade etmektedir. Kelime özel isim olmadığı için büyük harfle yazılmamıştır. Arapçada "ahmed", hamd kökünden ism-i tafdil kalıbında bir sözcüktür ve "en övülmüş" anlamındadır. Her nebi övülmüş olma bakımından aynıdır; ancak tüm insanlığa gönderilmiş son nebi olması nedeniyle Muhammed aleyhisselam "en övülmüş" nebi olarak nitelendirilmiştir. Tevrat ve İncil birlikte okunduğunda, "Rabbin adıyla gelen" (
      Mezmurlar 118:26 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 118:26

      Kutsansın RABbin adıyla gelen! 2 Kutsuyoruz sizi RABbin evinden.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Matta 23:39 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 23:39

      Size şunu söyleyeyim: ‹Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!› diyeceğiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.”

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ), "baş köşe taşı" olacak (
      Mezmurlar 118:22-23 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 118:22

      Yapıcıların reddettiği taş, 2 Köşenin baş taşı oldu.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Matta 21:33-36 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:33

      “Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ), "Musa gibi" (
      Tesniye 18:18-19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

      ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      , Elçilerin İşleri 3:21-23) ve "övülmüş" (
      Matta 21:33-36 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:33

      “Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Yuhanna 14:16 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Yuhanna 14:16

      Ben de Babadan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek. Dünya Onu kabul edemez. Çünkü Onu ne görür, ne de tanır. Siz Onu tanıyorsunuz…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      ,26; 15:26) son nebinin müjdelendiği açıkça görülmektedir. Kur'an-ı Kerim ile bu kitaplar arasındaki tasdik ilişkisi bu özellikler üzerinden kurulduğu takdirde, kitap ehli de kendilerine müjdelenen nebinin Muhammed (a.s.) olduğunu görecektir.
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Meryem oğlu İsa da şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Ben, Allah'ın elçisiyim; size, önümde bulunan Tevrat'tan olanıı onaylamak ve benden sonra gelecek ve ayırıcı özelliği dipnot 1 Ahmed dipnot 2 olan elçiyi müjdelemek için geldim." İsa onlara açık belgelerle gelince: "Bu, açık bir büyüdür" demişlerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet metninde geçen isim kelimesi varlıkları birbirinden ayırmaya yarayan kelime anlamında olduğu ve Nebimiz adı Muhammed olduğu için kelimeye bu anlam verilmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ahmed, hamd kökünden ism-i tafdil'dir; işini daha iyi yapan demektir.

    Şaban Britch

    Hani Meryem’in oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir rasûlü de müjdeleyen Allah’ın size (gönderdiği) bir rasûlüm, demişti. Onlara, apaçık delillerle gelince: Bu, apaçık bir büyüdür, demişlerdi.

    Şaban Piriş

    Hani Meryem'in oğlu İsa: -Ey İsrailoğulları, Ben Tevrat'ı tasdik eden, benden sonra gelecek Ahmet adındaki Peygamberi müjdeleyen Allah'ın size gönderdiği elçiyim, demişti. Onlara, belgelerle gelince: -Bu, apaçık bir büyüdür, demişlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meryem oğlu İsa'nın da şöyle dediğini hatırla: "Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim. Benden önce Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim." Fakat İsa'nın müjdelediği elçi onlara apaçık deliller getirdiğinde: "Bu, katıksız bir büyüdür!" dediler.

  3. Saf suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 7. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَىٰٓ إِلَى ٱلْإِسْلَٰمِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Kim, İslam'a davet olunduğu halde, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

    Mustafa İslamoğlu

    İslam'a davet edildiği halde, uydurduğu yalanı Allah'a isnat edenden daha zalim biri olabilir mi? Zaten Allah, zulme gömülmüş bir topluluğa asla rehberliğini bahşetmez.

    Muhammed Esed

    (Yalnızca) Allah'a teslim olması istendiği halde Allah(ın mesajı) hakkında (böyle) yalanlar uydurandan daha zalim kim olabilir? Ama Allah zalim halka rehberliğini bağışlamaz.

    Ahmed Hulusi

    İslam'a davet olunduğu halde, Allah'a iftira edenden (gayrının varlığını kabul edenden) daha zalim kimdir? Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez!

    Ali Bulaç

    İslam'a çağrıldığı halde, Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.

    Ali Özek ve heyeti

    İslâm’a çağırıldığı halde Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

    Ali Rıza Safa

    İslamiyet'e çağırılmasına karşın, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira edenden, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir. dipnot 511 Allah, haksızlık yapan bir toplumu doğru yola eriştirmez.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 511
      "Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira edenden, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir?" tümcesi, 6:21, 6:144, 7:37, 10:17, 11:18, 18:15, 29:68 ve 39:32 ayetlerinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    İslam'a çağrıldığı halde Allah hakkında asılsız şeyler uydurandan daha zalim kimdir? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

    Edip Yüksel

    İslam'a çağrıldığı halde ALLAH hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? ALLAH zalim topluluğu doğruya iletmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İslam'a çağrıldığı halde ALLAH hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? ALLAH zalim topluluğu doğruya iletmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İslama davet edilirken Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim de kim olabillr? Allah da zalimler topluluğunu muvaffak etmez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İslama da'vet olunurken Allaha karşı yalan uydurandan daha zalim de kim olabilir! Allah da zalimler güruhunu muvaffak etmez

    Erhan Aktaş

    İslam'a çağrıldığı halde, uydurduğu yalanları Allah'a isnat ederek, iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İslam'a çağrıldığı halde, uydurduğu yalanları Allah'a isnat ederek, iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İslam'a çağrıldığı halde, uydurduğu yalanları Allah'a isnat ederek, iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

    Gültekin Onan

    İslama çağrıldığı halde, Tanrı'ya karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Tanrı, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.

    Hasan Basri Çantay

    Kendisi İslama da'vet edilib dururken, Allaha karşı yalan uydurandan daha zaalim kimdir? Allah zaalimler güruhunu muvaffak etmez.

    İbni Kesir

    İslama çağrıldığı halde. Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir? Allah; zalimler güruhunu hidayete erdirmez.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İslam'a davet edildiği halde, Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim topluma hidayet etmez.

    Süleyman Ateş

    İslama çağırıldığı halde, Allah'ın üstüne yalan atandan daha zalim kim olabilir? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

    Süleymaniye Vakfı

    İslam'a dipnot 1 çağrıldığında (bu çağrıyı reddetmek için) kendi yalanlarını Allah'a mal edenden daha büyük yanlışı yapan kimdir dipnot 2 ? Allah yanlışlar içinde olan bir halkı yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İslam, teslim olmak demektir. Allah'a teslim olana "müslim" denir. Türkçede ona "Müslüman" adı verilir. Bütün nebiler insanları İslam'a çağırmışlardır (Al-i imran 3/84-85).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu yalanlar, İsrailoğullarının, Musa ve İsa aleyhisselamın Allah'ın resulü olarak yaptıkları çağrılar karşısında uydurdukları şeylerdir. Buna benzer yalanlar, Muhammed aleyhisselama karşı da uydurulmuştur (En'am 6/33). Allah'ın elçilerine karşı bu davranışları yapanlar, aynı zamanda Allah'a iftira etmiş olurlar. (En'am 6/21, 93, A'raf 7/37, Yunus 10/17, Hud 11/18, Ankebut 29/68, Zümer 39/32).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İslam'a dipnot 1 çağrıldığı halde Allah'a yalanlar yakıştırandan daha büyük yanlışı kim yapabilir? Yanlışlar içindeki bir topluluğu Allah yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kayıtsız şartsız Allah'a teslim olmaya.

    Şaban Britch

    İslama davet edildiği halde, Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim topluma hidayet etmez.

    Şaban Piriş

    İslama davet edildiği halde, Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim topluma yol göstermez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İslam'a/Allah'a teslim olmaya çağrılıp durduğu halde, yalanlar düzerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim vardır? Allah, zulme bulaşmış kişiler topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.

  4. Saf suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 8. ayet. يُرِيدُونَ لِيُطْفِـُٔوا۟ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفْوَٰهِهِمْ وَٱللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Allah'ın nurunu (ışığını/Kur'an'ı) ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. dipnot 1 Kâfirler istemeseler de Allah nurunu (Kur'an'ı) tamamlayıcıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:32; İbrâhîm 14:9; Nûh 71:7.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar Allah'ın (hidayet) nurunu üfürükleriyle söndürmek için can atıyorlar; kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Muhammed Esed

    Onlar Allah'ın nurunu boş laflarıyla söndürmek isterler ama Allah, hakikati inkar edenler ne kadar öfkelenseler de, nurunu bütün parlaklığıyla yaymaya devam edecektir.

    Ahmed Hulusi

    Allah nurunu (ilmini) ağızlarıyla (boş lafla) söndürmek istiyorlar! Oysa Allah, nurunun tamamlayıcısıdır! Velev ki hakikat bilgisini inkar edenler hoşlanmasa!

    Ali Bulaç

    Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın aydınlığını ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, aydınlığını tamamlayacaktır; nankörlük edenler hoşlanmasa da.

    Bayraktar Bayraklı

    Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar; oysa kafirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın ışığını ağızlarıyla söndürmek isterler. İnkarcılar hoşlanmasa da ALLAH ışığını tamamlayacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın ışığını ağızlarıyla söndürmek isterler. İnkarcılar hoşlanmasa da ALLAH ışığını tamamlayacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise nurunu tamamlayacaktır, isterse kafirler hoşlanmasınlar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İstiyorlar ki Allahın nurunu ağızlariyle söndürsünler, Allah ise nurunu tamamlıyacaktır, isterse kafirler hoşlanmasınlar.

    Erhan Aktaş

    Onlar, ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. dipnot 1 Ancak, Kafirler'in hoşuna gitmese de Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlar, İslam'a çağrıyı yalan ve iftiralarla engellemek istiyorlar. Ancak, bu çağrıyı durdurmaya güçleri yetmeyecektir. Allah'ın yardımıyla bu çağrı hedefine ulaşacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. dipnot 1 Ancak, Kafirlerin hoşuna gitmese de Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlar, İslam'a çağrıyı yalan ve iftiralarla engellemek istiyorlar. Ancak, bu daveti durdurmaya güçleri yetmeyecek. Allah'ın yardımıyla bu davet hedefine ulaşacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. dipnot 1 Ancak, gerçeği yalanlayan nankörlerin hoşuna gitmese de Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlar, İslam davetini, yalan ve iftiralarla engellemek istiyorlar. Ancak, bu daveti durdurmaya güçleri yetmeyecek. Allah'ın yardımıyla bu davet hedefine ulaşacaktır.

    Gültekin Onan

    Onlar, Tanrı'nın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Tanrı, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar ağızlariyle Allahın nuurunu söndürmiye yelleniyorlar. Halbuki Allah, kendi nuurunu (bizzat) tamamlayıcıdır, kafirler hoş görmese de.

    İbni Kesir

    Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Halbuki kafirler istemeseler de; Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Süleyman Ateş

    Ağızlarıyle Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar Allah'ın nurunu /Kur'an'ı ağızları ile söndürmek istiyorlar dipnot 1 . Allah nurunu tamamlayacaktır, varsın kafirler bundan hoşlanmasınlar dipnot 2 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "nur" kavramı, Allah'ın indirdiği Kur'an'ın bir özelliğidir (Nisa 4/174, Maide 5/15, A'raf 7/157, Teğabun 64/8). Bu nuru ağızla söndürmek, onu yalanlamaya, çürütmeye, etkisizleştirmeye çalışmaktır (Bakara 2/42, Maide 5/15, Tevbe 9/32, Fussilet 41/26).
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın nurunu tamamlaması, indirdiği son kitapla bu dine son şeklini vermesidir (Maide 5/3).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, Allah'ın nurunu (Kur'an'ı) ağızları ile söndürmek isterler dipnot 1 . Kafirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nur, üflemeyle sönmeyeceği için bunlar kendilerini o nurdan mahrum eder.

    Şaban Britch

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Şaban Piriş

    Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kafirlerin hoşuna gitmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İstiyorlar ki, ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürsünler. Ama Allah, küfre batanlar hoş görmeseler de nurunu tamamlayacaktır.

  5. Saf suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 9. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir.

    Mehmet Okuyan

    Müşrikler istemese de (dinini) bütün din(ler)e üstün kılmak için Elçisini bir rehber ve gerçek din ile gönderen O'dur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetin izahı için bkz. Fetih 48:28, dipnot 3, 4.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar hoşlanmasa da, Elçi'sini yol rehberliği ve (hak) dini kendi bütünlüğü içinde tamamen ortaya koymak için Hakk'ın dini ile gönderen O'dur.

    Muhammed Esed

    Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlar ne kadar öfkelense de, elçisini, bütün (batıl) dinlere üstün kılmak üzere rehberliği ve hakikat dinini yaymak (görevi) ile gönderen O'dur.

    Ahmed Hulusi

    O ki, bütün din anlayışlarına üstün kılmak için Rasulünü Hak - hakikat olarak ve Hak Din (mutlak sistem ve Sünnetullah bilgisi) ile irsal etti! Velev ki şirk koşanlar hoşlanmasa!

    Ali Bulaç

    Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.

    Ali Özek ve heyeti

    Müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderen O'dur.

    Ali Rıza Safa

    O, doğru yolu ve gerçek dini, tüm dinlere üstün kılmak için, Kendi elçisiyle göndermiştir; ortaklar koşanlar hoşlanmasa da.

    Bayraktar Bayraklı

    Müşrikler istemeseler de, dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen Allah'tır.

    Edip Yüksel

    O, elçisini hidayet ve gerçek din ile gönderdi ki onu tüm dinlere üstün kılsın, ortak koşanlar hoşlanmasa da...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, elçisini hidayet ve gerçek din ile gönderdi ki onu tüm dinlere üstün kılsın, ortak koşanlar hoşlanmasa da..

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O'dur dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet kanunu ve hak dini ile gönderen; isterse müşrikler hoşlanmasınlar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O Allahdır ki Resulünü hidayet kanunu ve hak dini ile gönderdi, onu her dinin üstüne çıkarmak için, isterse müşrikler hoşlanmasınlar.

    Erhan Aktaş

    Müşriklerin hoşuna gitmese de Resul'ünü, dinin dipnot 1 tamamını bildirmek üzere doğru yolu gösteren rehberle ve Hakk Din ile gönderen O'dur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din kavram olarak, Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık, ceza vb. anlamlarda kullanılmaktadır. Dinin esas anlamlarından birisi itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı "değerler" demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Cahiliye'dir. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini ve sistemlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, onların dini referans aldıkları değerlerdir (Bkz 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26; 109:6). Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin Cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini "din" olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dinidirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir hukuk sistemi, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istenilen düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Müşriklerin hoşuna gitmese de Resul'ünü, dinin tamamını bildirmek üzere doğru yolu gösteren rehberle ve Hakk Din ile gönderen O'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Müşriklerin hoşuna gitmese de, Rasul'ünü, dinin tamamını bildirmek üzere doğru yolu gösteren rehberle ve Hakk Din ile gönderen O'dur.

    Gültekin Onan

    Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (islamı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.

    Hasan Basri Çantay

    O, peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. Çünkü O, bunu diğer bütün dinlerden üstün kılacakdır, müşriklerin hoşuna gitmese de.

    İbni Kesir

    Müşrikler istemeseler de; dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberlerini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Müşriklerin hoşuna gitmese de, Rasûlünü hidayet ve hak din ile bütün dinlere üstün gelsin diye gönderen O'dur.

    Süleyman Ateş

    O, Elçisini, hidayet ve hak din ile gönderdi ki müşrikler hoşlanmasa da onu, bütün dinlere üstün getirsin.

    Süleymaniye Vakfı

    Dinini, bütün dinlere hakim kılmak için dipnot 1 Elçisini bu rehber (Kur'an) ve hak din dipnot 2 ile gönderen Allah'tır. Varsın müşrikler bundan hoşlanmasınlar!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan kendini dindar saydığı için (A'raf 7/30) herkesin bir dini vardır. Bu sebeple hak din, insanların yaşadığı her yere hakim olacaktır. (Fetih 48/28, Saf 61/8) Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu din ulaşacak; İster kentlerde, isterse kırsalda olsun, Allah, bu dini ulaştırmadığı hiçbir ev bırakmayacaktır. Bu (kimi için) öyle bir izzet (kimi için de) öyle bir zillet olacaktır ki! Bu şekilde Allah, İslam'ı güçlü ve şerefli kılacak, küfrü ise zelil ve hakir edecektir." (Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 103)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mevsuf, sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak (الدين الحق) demektir. Hak din, Allah'ın kitaplarında beyan ettiği tek din olan İslam dinidir (Al-i İmran 3/19, Zümer 39/2-3). Bunun dışında kalanlar batıl dinlerdir (Al-i İmran 3/85).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Elçisini bu Rehberle, gerçek din dipnot 1 ile gönderen Allah'tır. Allah'ı ikinci sıraya koyanlar (müşrikler) hoşlanmasa da Allah Rehberini; bu dini, bütün dinlerin üzerine çıkarmak için göndermiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsim sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak = لدين الحق demektir. (Bkz. Sa'leb, el-Keşfu v'el-beyan, Tevbe 9/28.)

    Şaban Britch

    O’dur Rasûlünü hidayet ve hak din ile bütün dinlere üstün gelsin diye gönderen! Müşriklerin hoşuna gitmese de...

    Şaban Piriş

    O'dur Peygamberini kılavuz ve hak din ile bütün dinlere üstün gelsin diye gönderen! Müşriklerin hoşuna gitmese de..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Resulünü hidayet ve hak dini getirmek üzere o gönderdi ki, ortak koşanlar hoşlanmasa bile, onu tüm dinlerden üstün kılsın.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.