Saf suresi · 10–14. ayetler

Kurtaracak ticaret; "Allah'ın yardımcıları olun"

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Saf suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 10. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ تِجَٰرَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size?

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Sizi elem verici bir azaptan kurtaracak ticaret dipnot 1 (yolunu) size göstereyim mi?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu pasajda gerçek ticaretin ve kazancın ahirete yönelik yatırım olduğuna dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak bir alışverişe yönledireyim mi?

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! (Hem bu dünyada hem de öteki dünyada) şiddetli bir azaptan sizi koruyacak bir alışveriş göstereyim mi size?

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Size, sizi feci bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, sizi acı bir azabdan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi?

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Acı bir cezadan sizi koruyacak bir alışverişin yolunu göstereyim mi?

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Sizi acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, sizi acı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, sizi acı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticareti göstereyim mi size?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Size öyle bir ticaret göstereyim mi ki sizleri elim bir azabdan kurtarır.

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Size, can yakıcı bir azaptan kurtaracak, kazançlı bir ticaretin yolunu göstereyim mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Size, can yakıcı bir azaptan kurtaracak, kazançlı bir ticaretin yolunu göstereyim mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Size, can yakıcı bir azaptan kurtaracak, kazançlı bir ticaretin yolunu göstereyim mi?

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, sizi acı bir azabdan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi?

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, — elem verici bir azabdan sizi kurtaracak — bir ticaret (yolunu) göstereyim mi size?

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; sizi, elim azabtan kurtaracak bir ticareti göstereyim mi size?

    Mehmet Alagaş

    (10-13) Ey İman edenler, sizi acıtıcı bir azaptan kurtaracak ticareti delillendireyim m? / ispat edeyim mi? Allah’a ve Resulüne iman edin, Allah yolunda kendinizle ve mallarınızla çabalayın / ceht edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için daha iyidir / daha hayırlıdı r. Sizin günah demetlerinizi / zünup bağışlar (kuyruğun kıl demetinden oluşmasından esinlenerek) sizi altlarından nehirler akan cennetlerine ve adn cennetlerindeki hoş meskenlere sokar, işte bu , çok büyük bir başarıdır. Seveceğiniz bir başka şey de Allah’ın yardımı ve fethinin yakın olmasıdır, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, size, sizi acı azabdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Acıklı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Dikkatlerinizi, sizi korkunç bir azaptan kurtaracak bir ticarete çekeyim mi:

  2. Saf suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 11. ayet. تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah'a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve Elçisine inanıp güvenirsiniz; dipnot 1 mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz (fedakârlık yaparsınız). Bilirseniz bu, sizin için hayırlı olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetin başındaki [tü'minûne] fiili, bir önceki hitap gereği "inanmak"tan ziyade "güvenmek" anlamındadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'a ve Elçi'sine güvenirseniz, Allah davası uğrunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ederseniz: böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır; tabi eğer bilgiyle (hareket) ederseniz.

    Muhammed Esed

    Allah'a ve Peygamberi'ne inanır ve Allah yolunda malınız ve canınızla gayret gösterirsiniz; bu sizin kendi iyiliğinizedir, keşke bilseydiniz.

    Ahmed Hulusi

    El Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve Rasulüne iman edersiniz ve Allah yolunda karşılık beklemeksizin mallarınızla ve nefsleriniz ile mücadele verirsiniz! İşte bu sizin için daha hayırlıdır; eğer kavrayabilirseniz!

    Ali Bulaç

    Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah’a ve Rasûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a ve O'nun elçisine inanır, mallarınız ve canlarınızla Allah'ın yolunda çaba gösterirsiniz. İşte bu, sizin için daha iyidir; keşke bilseydiniz!

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a ve Peygamberine inanır, Allah yolunda malınız ve canınızla cihad ederseniz, bu sizin iyiliğinizedir; keşke bilseydiniz!

    Edip Yüksel

    ALLAH'ı ve elçisini onaylarsınız, ALLAH'ın yolunda canınız ve paranızla çaba gösterirsiniz. Bu sizin için en iyisidir, bir bilseniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ve elçisine inanırsınız, ALLAH'ın yolunda canınız ve paranızla çaba gösterirsiniz. Bu sizin için en iyisidir, bir bilseniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a ve Resulüne iman edip mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız; eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah ve Resulüne iyman edip mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda mücahede eylersiniz, bu sizin için çok hayırlıdır, eğer bilir iseniz

    Erhan Aktaş

    Bu, Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz; Allah yolunda, mallarınızla ve canlarınızla cihad dipnot 1 etmenizdir. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için hayırlı olandır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde özveri ile çaba göstermek, canla başla çalışmak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz; Allah yolunda, mallarınızla ve canlarınızla cihad dipnot 1 etmenizdir. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için hayırlı olandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde özveri ile çaba göstermek, canla başla çalışmak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu, Allah'a ve Rasul'üne iman etmeniz; Allah yolunda, mallarınızla ve canlarınızla cihad dipnot 1 etmenizdir. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gayret göstermek, çaba harcamak, mücadele etmek.

    Gültekin Onan

    Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Tanrı yolunda cihad edersiniz. Bu sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

    Hasan Basri Çantay

    Allaha ve peygamberine iman (da sebat) eder, mallarınızla, canlarınızla da Allah yolunda çarpışırsınız. Bu, sizin için, eğer bilirseniz, çok hayırlıdır.

    İbni Kesir

    Allah'a ve peygamberine iman eder, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad ederseniz. Eğer bilirseniz; bu sizin için çok daha hayırlıdır.

    Mehmet Alagaş

    (10-13) Ey İman edenler, sizi acıtıcı bir azaptan kurtaracak ticareti delillendireyim m? / ispat edeyim mi? Allah’a ve Resulüne iman edin, Allah yolunda kendinizle ve mallarınızla çabalayın / ceht edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için daha iyidir / daha hayırlıdı r. Sizin günah demetlerinizi / zünup bağışlar (kuyruğun kıl demetinden oluşmasından esinlenerek) sizi altlarından nehirler akan cennetlerine ve adn cennetlerindeki hoş meskenlere sokar, işte bu , çok büyük bir başarıdır. Seveceğiniz bir başka şey de Allah’ın yardımı ve fethinin yakın olmasıdır, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a ve Rasûlüne iman ederseniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihat ederseniz. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

    Süleyman Ateş

    Allah'a ve Elçisine inanırsınız, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. İşte bilirseniz, sizin için en iyisi budur.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a ve resulüne /kitabına dipnot 1 inanıp güveneceksiniz. Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad dipnot 2 edeceksiniz dipnot 3 . Sizin için hayırlı olan budur; bunu bir bilseniz!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resul /kitap" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
    2. metne dön, dipnot 2
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat).
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O ticaret, Allah'a ve elçisine tam güvenmeniz dipnot 1 , Allah yolunda mallarınızı ve canlarınızı ortaya koyarak mücadele (cihad) etmenizdir. Bilseniz sizin için hayırlı olan budur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet, hiye en  tu'minu =  هي ان تومنوا  şeklinde takdir edilerek anlam verilmiştir.

    Şaban Britch

    Allah’a ve Rasûlüne iman ederseniz, Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat ederseniz; işte bu, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

    Şaban Piriş

    Allah'a ve Peygamberine iman ederseniz, Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat ederseniz! İşte bu, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'a ve onun resulüne inanır, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla didinirsiniz. İşte bu, sizin için en hayırlısıdır; eğer bilirseniz.

  3. Saf suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 12. ayet. يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Diyanet İşleri

    (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.

    Mehmet Okuyan

    O, günahlarınızı bağışlar; sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, durmaya değer cennetlerdeki dipnot 1 güzel meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Durulmaya değer cennetler" anlamı verdiğimiz "‘Adn cennetleri" ifadesi Kur'an'da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü'min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.

    Mustafa İslamoğlu

    (Böyle yaparsanız) O sizin günahlarınızı bağışlayacak ve sizi zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır; kalıcı güzelliğin merkezi olan cennetlerdeki tarifsiz huzur köşklerine: işte muhteşem final budur!

    Muhammed Esed

    (Eğer böyle yaparsanız,) Allah günahlarınızı bağışlayacak ve sizi (öteki dünyada) içinden ırmaklar akan bahçelere ve bu sonsuz mutluluk bahçelerindeki güzel köşklere koyacaktır. Bu büyük bir mazhariyettir!

    Ahmed Hulusi

    (Bu takdirde) benlikten kaynaklanan suçlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki temiz meskenlere dahil eder. . . İşte bu aziym bir kurtuluştur!

    Ali Bulaç

    O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

    Ali Rıza Safa

    Suçlarınızı bağışlayacak ve altlarından ırmaklar akan cennetlere ve nimet cennetlerindeki güzel konutlara sizi yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer böyle yaparsanız, Allah sizin günahlarınızı affeder, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte, en büyük kurtuluş budur.

    Edip Yüksel

    Günahlarınızı bağışlar ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere ve Adn bahçelerindeki saraylara sokar. Büyük başarı budur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Günahlarınızı bağışlar ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere ve Adn bahçelerindeki saraylara sokar. Büyük başarı budur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Günahlarınızı bağışlar ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Günahlarınızı mağfiret buyurur ve sizi altından ırmaklar akar Cennetlere ve Adn Cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar, işte büyük kurtuluş "fevzi azim" odur

    Erhan Aktaş

    Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetler'inde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Gültekin Onan

    O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

    Hasan Basri Çantay

    (Böyle yaparsanız O, sizin günahlarınızı yarlığar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adin cennetlerindeki çok güzel saraylara sokar. İşte bu, en büyük kurtuluş (seadet) dir.

    İbni Kesir

    O; sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel yerlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

    Mehmet Alagaş

    (10-13) Ey İman edenler, sizi acıtıcı bir azaptan kurtaracak ticareti delillendireyim m? / ispat edeyim mi? Allah’a ve Resulüne iman edin, Allah yolunda kendinizle ve mallarınızla çabalayın / ceht edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için daha iyidir / daha hayırlıdı r. Sizin günah demetlerinizi / zünup bağışlar (kuyruğun kıl demetinden oluşmasından esinlenerek) sizi altlarından nehirler akan cennetlerine ve adn cennetlerindeki hoş meskenlere sokar, işte bu , çok büyük bir başarıdır. Seveceğiniz bir başka şey de Allah’ın yardımı ve fethinin yakın olmasıdır, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetler'e, Adn Cennetleri'ndeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

    Süleyman Ateş

    (Böyle yapınız ki Allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur.

    Süleymaniye Vakfı

    (Bunları yaparsanız) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi Adn cennetlerinde dipnot 1 , içlerinden ırmaklar akan bahçelere ve güzel konaklara yerleştirir dipnot 2 . İşte bu, büyük bir başarıdır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Kehf 18/107-108, Müminun 23/11).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlara karşılık Allah, günahlarınızı bağışlayacak ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere, güzel konaklara yerleştirecektir. Büyük başarı işte budur.

    Şaban Britch

    O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan Cennetlere, Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

    Şaban Piriş

    O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Günahlarınızı affeder ve sizi, altından nehirler akan bahçelere, sürekli cennetlerdeki temiz, bereketli barınaklara yerleştirir. İşte bu en büyük başarıdır.

  4. Saf suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 13. ayet. وَأُخْرَىٰ تُحِبُّونَهَا نَصْرٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke'nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

    Mehmet Okuyan

    Seveceğiniz başka (bir ticaret) daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir zafer. dipnot 1 Müminleri (bunlarla) müjdele!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette müjdelenen [fethun karîbun] "yakın fetih" ifadesi, peşinen yani dünyada nasip edilen "Mekke'nin fethi"dir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve kendisiyle sevineceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir yardım ve görünen bir zafer. Artık mü'minlere müjde ver!

    Muhammed Esed

    Ve (bakın, Allah size) gönülden seveceğiniz başka bir şey daha (bağışlayacak): (bu dünyada) Allah'ın yardımı ve yakında gerçekleşecek bir zafer; (ey Peygamber, bunu) bütün inananlara müjdele.

    Ahmed Hulusi

    Seveceğiniz dahası da var: Allah'tan yardım ve feth-i kariyb (Kurbiyet açılımı)! İman edenleri müjdele!

    Ali Bulaç

    Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.

    Ali Özek ve heyeti

    Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.

    Ali Rıza Safa

    Ve seveceğiniz başka bir şey; Allah tarafından bir yardım ve yakın bir utku; inananlara, sevinçli haberi ver.

    Bayraktar Bayraklı

    Hoşlanacağınız diğer bir şey de Allah'ın yardımı ve yakın bir fetihdir. İnananları müjdele!

    Edip Yüksel

    Bundan başka sevdiğiniz bir şey daha: ALLAH'tan bir destek ve yakın bir zafer... İman edenleri müjdele.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bundan başka sevdiğiniz bir şey daha: ALLAH'tan bir destek ve yakın bir zafer... İnananları müjdele.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Seveceğiniz bir diğer (nimet) daha var; Allah'tan yardım ve yakın bir zafer! Müjdele müminleri!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Diğer biri de ki onu seveceksiniz; Allahdan nusrat ve yakın bir fetih, hem mü'minleri müjdele

    Erhan Aktaş

    Ayrıca seveceğiniz bir şey daha: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayrıca seveceğiniz bir şey daha: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayrıca seveceğiniz bir şey daha: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. İnananları müjdele.

    Gültekin Onan

    Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Tanrı'dan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. İnançlıları müjdele.

    Hasan Basri Çantay

    (Sizin için) seveceğiniz diğer (aacil bir ni'met) daha (var ki o da) Allahdan nusret ve yakın fetih (dir). (Habibim) sen mü'minlere (bu nusreti ve fethi) müjdele.

    İbni Kesir

    Seveceğiniz başka bir şey daha var; Allah katında yardım ve yakın bir fetih ve mü'minleri müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (10-13) Ey İman edenler, sizi acıtıcı bir azaptan kurtaracak ticareti delillendireyim m? / ispat edeyim mi? Allah’a ve Resulüne iman edin, Allah yolunda kendinizle ve mallarınızla çabalayın / ceht edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için daha iyidir / daha hayırlıdı r. Sizin günah demetlerinizi / zünup bağışlar (kuyruğun kıl demetinden oluşmasından esinlenerek) sizi altlarından nehirler akan cennetlerine ve adn cennetlerindeki hoş meskenlere sokar, işte bu , çok büyük bir başarıdır. Seveceğiniz bir başka şey de Allah’ın yardımı ve fethinin yakın olmasıdır, iman edenleri müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve sevdiğiniz bir diğeri daha: Allah’tan bir zafer ve yakın bir fetih, Müminleri müjdele!

    Süleyman Ateş

    Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetih... Mü'minleri müjdele.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hoşunuza gidecek bir başarı da dünyada olacaktır: Allah'ın yardımı ve yakın zamanda bir fetih. İnanıp güvenenleri bunlarla müjdele.

    Şaban Britch

    Sevdiğiniz diğer bir şey, Allah’tan bir zafer/yardım ve yakın bir fetihtir. Müminlere müjdele!

    Şaban Piriş

    Sevdiğiniz diğer bir şey, Allah'tan bir zafer/yardım ve yakın bir fetihtir. Müminlere müjdele!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Seveceğiniz daha başka şeyler de var: Allah'tan bir yardım, çok yakın bir fetih... İman sahiplerine müjde ver!

  5. Saf suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 14. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوٓا۟ أَنصَارَ ٱللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّـۧنَ مَنْ أَنصَارِىٓ إِلَى ٱللَّهِ قَالَ ٱلْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ ٱللَّهِ فَـَٔامَنَت طَّآئِفَةٌ مِّنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَكَفَرَت طَّآئِفَةٌ فَأَيَّدْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَىٰ عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا۟ ظَٰهِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler de, "Biz Allah'ın yardımcılarıyız" demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkar etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'ın (yolunun) yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa, Havarilere "Allah'a doğru (giden yolda) kim bana yardımcı olacak?" demişti. Havariler dipnot 1 de "Biz Allah'ın (yolunun) yardımcılarıyız!" demişlerdi. dipnot 2 İsrailoğulları'ndan bir grup inanmış, bir grup ise inkâr etmişti. dipnot 3 Sonunda biz, inananları düşmanlarına karşı desteklemiştik. Böylece galip gelmişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Havari] kelimesi, "beyaz giyenler", "beyazlara bürünenler", "tasdik edenler", "samimi olanlar", "tertemiz kişiler" gibi anlamlara gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:52.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ifadeden de anlaşıldığı gibi insanları topyekün değerlendirmek doğru değildir. Çünkü içlerinden kötüler olduğu gibi iyiler de çıkmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Allah'ın destekçileri olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa'nın, havarilerine "Allah'a giden yolda kim bana var gücüyle destek olur?" deyince, havarilerin "Biziz Allah davasının gönüllü destekçileri!" demeleri gibi... Nitekim İsrailoğullarından bir gurup (ona) inandı, bir gurup da inkar etti. Bunun üzerine Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı dirençli kıldık: Sonunda galip gelenler onlar oldu.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Meryem oğlu İsa gibi, siz de Allah'ın (davasının) hizmetçileri olun! Hani o, beyaz giysililere, "Kim Allah(ın davası) uğrunda benim yardımcılarım olacak?" diye sormuştu. Bunun üzerine beyaz giysili (havari)ler "Allah (yolunda) yardımcılar(ın) biz olacağız!" diye cevap vermişlerdi. Ve böylece İsrailoğulları'ndan bir kısmı (İsa'nın peygamberliğine) inanmaya başladı, diğerleri ise hakikati inkar ettiler. Ama (şimdi) Biz, (gerçekten) imana kavuşmuş olanları düşmanlarına karşı koruyup destekledik ve onlar üstün gelenlerden oldular.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler, Allah'ın Ensarı (yardımcıları) olun; Meryemoğlu İsa'nın, Havarilere: "Kim benim yardımcılarımdır Allah'a?" dediğindeki gibi! Havariyyun dedi ki: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız!". . . İsrailoğullarından bir kısmı iman etti ve bir kısmı da küfretti (gerçeği reddetti)! Bunun üzerine o iman edenleri, düşmanları aleyhine destekledik de üstün gelenler oldular.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun! Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsa, havarilerine sormuştu: "Allah'ın yolunda, kim benim yardımcılarım olacak?" Havariler, şöyle dediler: "Allah'ın yardımcıları biziz!" Böylece, İsrailoğullarından bir kesim inandı, bir kesim de nankörlük etti. Bunun üzerine, düşmanlarına karşı inananları destekledik; sonunda üstün geldiler.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olunuz!Nitekim, Meryemoğlu İsa da havarilerine şöyle demişti: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimlerdir?" Havariler, "Allah'ın yardımcıları biziz" demişlerdi. Böylece,İsrailoğulları'ndan bir grup inanmış, bir grup da inkar etmişti. Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de onlar galip geldiler.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, ALLAH'ı destekleyenler olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, öğrencilerine, "ALLAH yolunda kim benim destekçilerim olur?" diye sormuştu. Öğrencileri, "Biz ALLAH'ın destekçileriyiz" demişlerdi. İsrail oğullarından bir grup gerçeği onayladı, bir grup da inkar etti. İman edenleri düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, ALLAH'ı destekleyenler olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, öğrencilerine, 'ALLAH yolunda kim benim destekçilerim olur?' diye sormuştu. Öğrencileri, 'Biz ALLAH'ın destekçileriyiz,' demişlerdi. İsrail oğullarından bir grup inandı, bir grup da inkar etti. İnananları düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler! Allah yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" dedi. Havarileri: "Biz Allah (yolunun) yardımcılarıyız." dediler. Bunun üzerine İsrail oğullarından bir grup iman etti, bir grup inkar etti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik o suretle onlar üstün gelip yüze çıktılar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Allah yardımcıları olunuz, netekim Meryemin oğlu İsa: "Kim benim yardımcılarım Allaha doğru?" dedi, Havariyyun "biz Allah yardımcılarıyız" dediler. Bunun üzerine Beni İsrailden bir taife iyman etti, bir taife de küfre gitti de biz iyman edenleri düşmanlarına karşı teyid eyledik, o suretle onlar üstün olup yüze çıktılar.

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsa'nın havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" dediği zaman, havarilerin: "Allah yolunun yardımcıları biziz." dedikleri gibi. Sonuçta, İsrailoğulları'nın bir kısmı iman etti, bir kısmı da inanmadı. Biz de iman Edenler'i, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece, onlar üstün geldiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsa'nın havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" dediği zaman, havarilerin: "Allah yolunun yardımcıları biziz." dedikleri gibi. Sonuçta, İsrailoğulları'nın bir kısmı inandı, bir kısmı da inanmadı. Biz de iman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece, onlar üstün geldiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Allah yolunun yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsa'nın havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" dediği zaman, havarilerin: "Allah yolunun yardımcıları biziz." dedikleri gibi. Sonuçta, İsrailoğulları'nın bir kısmı inandı, bir kısmı da inanmadı. Biz de iman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece, onlar üstün geldiler.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı'nın yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Tanrı'ya (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Tanrı'nın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğullarından bir topluluk inanmış, bir topluluk da küfretmişti. Sonunda biz inananları düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Allahın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa (da) havaarilerine "Allaha (müteveccih olarak) benim yardımcılarım kim (olacak)?" demiş, havaariler de "Allahın yardımcı (kul) lan biziz" (diye) söylemişlerdi. İşte İsrail oğullarından bir zümre (ona) iman etmiş, bir zümre de küfürde kalmışdı. Nihayet biz, o iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de bu suretle gaalib (olarak) çıkdılar.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; siz Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa, havarilere: Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir? deyince, havariler demişlerdi ki: Biziz, Allah'ın yardımcıları. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da küfretmişti. Nihayet Biz, o iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de böylece üstün geldiler.

    Mehmet Alagaş

    (14) Ey iman edenler, Allah’ın yardımcıları olun, tıpkı Meryem oğlu İsa’nın havarilerine “Allah’a yönelerek bana yardım eden kimdir?” dediği gibi, havariler de dediler ki, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” İsrail oğullarından bir grup / bir taife iman etti, bir grupta örtbas etti / küfretti, biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik onlar da üstün olarak sabahladılar / ortaya çıktılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Allah'ın (dininin) yardımcıları olun. Meryem oğlu Îsâ’nın Havariler'e dediği gibi: "Allah (yolunda) yardımcılarım kimdir?" Havariler dedi ki: "Biz, Allah'ın (dininin) yardımcılarıyız!" İsrailoğulları'ndan da bir grup iman etmiş, bir grup da küfretmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah (yolun)un yardımcıları biziz" dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler, Allah'ın /onun dininin yardımcıları olun dipnot 1 ! Tıpkı Meryem oğlu İsa'nın Havarilere: "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?" diye sorduğunda Havarilerin: "Biz, Allah'ın /onun dininin yardımcılarıyız." demeleri gibi. Sonra İsrailoğullarının bir kesimi inanıp güvendi, bir kesimi de kafirlik etti. Biz de inanıp güvenenlere düşmanlarına karşı destek verdik; onlar da (düşmanlarına) üstün geldiler dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Allah için yardım eden kişiler olun. Nitekim Meryem oğlu İsa Havarilere: "Allah'a giden yolda bana kimler yardım eder?" dediğinde Havariler: "Biz, Allah için yardım ederiz." demişlerdi. Böylece İsrail oğullarının bir bölümü inanıp güvenmiş, bir bölümü de görmezlikten gelmişti. Biz de inanıp güvenenleri düşmanlarına karşı güçlendirdik; sonunda onlara üstün geldiler.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Allah'ın (dininin) yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa’nın Havarilere dediği gibi: Allah (yolunda) yardımcılarım kimdir? Havariler dedi ki: Biz, Allah'ın (dininin) yardımcılarıyız! İsrailoğulları'ndan da bir grup iman etmiş, bir grup da küfretmişti. Biz da iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, Onlar da üstün geldiler.

    Şaban Piriş

    Ey iman edenler! Allah yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa'nın Havarilere dediği gibi: -Allah yolunda yardımcılarım kimdir? Havariler dedi ki: -Biz, Allah yardımcılarıyız! İsrailoğulları'ndan da bir grup inanmış, bir grup da inkar etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, Onlar da üstün geldiler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Allah'ın yardımcıları olun! Hani, Meryem oğlu İsa, havarilere: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kimdir?" demişti de, havariler: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız!" cevabını vermişlerdi. Bunun ardından, İsrailoğullarından bir zümre iman etmiş, bir zümre de küfre sapmıştı. Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.