Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Saf suresi
Saf suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lime teḳûlûne mâ lâ tef`alûn.
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf Saf 1–4 3
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 2–3. ayetler için yazılmıştır.
2-3. Kendiniz yapmadığınız halde ne diye hayırlı şeyler söyler ve ona teşvik edersiniz, hatta bunları işlemiş gibi övünürsünüz? Kötülüğe bulanmış ve kötü vasıflara sahip iken kötülükten sakındırır hatta kimi zaman kendinizin kötülükten uzak olduğunuzu nasıl söylersiniz? Bu çirkin hal hiç mü’minlere yakışır mı? Halbuki Allah nezdinde en büyük gazaba sebep olan husus, kulun yapmadığı şeyleri söylemesidir. Bundan dolayı iyiliği emreden kimsenin herkesten önce o iyiliğe koşması, kötülükten sakındıran kimsenin de herkesten önce o kötülükten kaçınması gerekir.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İnsanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki Kitabı da okuyup durursunuz. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” (el-Bakara, 2/44); Şuayb aleyhisselam da kavmine şöyle demiştir: “Size yasakladığım şeylere kendim uymayarak size (emrettiklerime) aykırı davranmak istemem.” (Hud, 11/88)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman edenler! Gerçekte yapmadığınız şeyler için niçin yaptık diyorsunuz? Tıpkı bu, sizden birinin filan ile kılıç kılıca şöyle şöyle vuruştum demesi gibidir. Hâlbuki o, kılıcı ile kimse ile vuruşmamıştır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? dipnot 1
Siz ey iman edenler! Niçin söylemlerinizle eylemleriniz birbirine uymuyor!
Siz ey imana ermiş olanlar! Niçin bir türlü söylüyor, başka türlü yapıyorsunuz;
Ey iman edenler. . . Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz!
Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Ey inanca çağırılanlar! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
- Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
Ey iman edenler, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
Ey inananlar, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
Ey iman edenler, niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz?
Ey o iyman edenler! Niçin yapmıyacağınız şeyi söylersiniz?
Ey İman Edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey inananlar, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Ey iman edenler, yapmayacağınız şey'i niçin söylersiniz?
Ey iman edenler; yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?
(2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
Ey inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz?
Ey inanıp güvenenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz dipnot 1 ?
Ey inanıp güvenenler! Yapmayacağınız şeyleri, niçin yaparız diyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
-Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
Ey iman sahipleri! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
O you Whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues: why do you say and state in words, or resolve to act, or promise to do, what you do not do or duly perform?
You who believe, why do you say things and then do not do them?
O ye who believe! Why say ye that which ye do not?
Believers, why do you profess that which you do not practise?
You who have iman! why do you say what you do not do?
O you who believe! Why do you say that which you do not do?
O you who have faith! Why do you say what you do not do?
O you who believe! why should you say what you do not do.
O you who believe, wherefore do you say what you do not?
O’ you who pronounce yourself the believers, how come your actions differ from your words?
O ye who believe! say not what ye do not.
O you who acknowledge, why do you say what you do not do?
O true believers, why do ye say that which ye do not?
O you who believe! Why do you say that which you do not do?
O you who have believed, why do you say that which you do not perform? (i. e., occupants)
O ye who believe! Why say ye that which ye do not?
O you who believe, why do you profess what you do not practise?
O YOU who have attained to faith! Why do you say one thing and do another?
O believers! Why do you say what you do not do?
O you who believe, why do you say what you do not do
O you who believe, why do you say what you do not do?
O you who have believed, why do you say what you do not do?
O you who heed warning: why do you say what you do not?
O You who have chosen to be graced with belief! Why do you say something which you don't do?
O you who believe! Why do you say that which you do not do?
O you who believe, why do you say what you do not do?
O you who believe, why do you say what you do not do?