62. sure

Cuma Suresi الجمعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Ümmîlere gönderilen peygamber 1–4 karşılaştır — Ümmîlere gönderilen peygamber
  2. Tevrat'la yükümlü olup amel etmeyenler 5–8 karşılaştır — Tevrat'la yükümlü olup amel etmeyenler
  3. Cuma namazı ve dağılan cemaat 9–11 karşılaştır — Cuma namazı ve dağılan cemaat

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ümmîlere gönderilen peygamber 1–4

  1. Cuma suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 1. ayet. يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْمَلِكِ ٱلْقُدُّوسِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    yüsebbiḥu lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi-lmeliki-lḳuddûsi-l`azîzi-lḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ne var yerde ne varsa; mutlak hükümdar, tertemiz, daima üstün ve bütün kararları doğru olan Allah'ı dipnot 1 tesbih etmekte /ona boyun eğmektedir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (İsra 17/44, Haşr 59/24, Teğabün 64/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; örneğin nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda; Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 1. ayet

  2. Cuma suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 2. ayet. هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلْأُمِّيِّـۧنَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    hüve-lleẕî be`aŝe fi-l'ümmiyyîne rasûlem minhüm yetlû `aleyhim âyâtihî veyüzekkîhim veyü`allimühümü-lkitâbe velḥikmeh. vein kânû min ḳablü lefî ḍalâlim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah ümmilere (Mekkelilere) dipnot 1 , kendi içlerinden birini elçi olarak göndermiş olandır. O elçi onlara, Allah'ın ayetlerini bağlantılarıyla birlikte okur, onları geliştirir, onlara kitabı ve hikmeti öğretir dipnot 2 . Çünkü onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydiler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ümmi kelimesi Kur'an'da üç farklı anlamda kullanılmıştır. Birincisi "ilahi kitap bilgisine sahip olmayan" (Al-i İmran 3/20, 75), ikincisi "inandığı ilahi kitabın içeriğini bilmeyen" (Bakara 2/78), üçüncüsü de -Mekke'nin ümmü'l kur'a (şehirlerin anası) olarak adlandırılmasından dolayı- "Mekkeli olan"dır (Müfredat). Nebimiz daha önce ilahi kitap bilgisine sahip değildi (Ankebut 29/47-48, Şura 42/52-53) ama Kur'an'da ona, ümmi denmesinin asıl nedeni bu değildir. Son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan geleceği ve Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılı olduğundan (Tevrat /
      Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

      ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,19,
      Mezmurlar 84:6 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 84:6

      Baka Vadisinden geçerken, 2 Pınar başına çevirirler orayı, 2 İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      , 118:22-26; İncil /
      Matta 21:42-44 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:42

      İsa onlara şunu sordu: “Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı? ‹Yapıcıların reddettiği taş, İşte köşenin baş taşı oldu. Rabbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!›

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ) Kur'an'da onunla ilgili olarak kullanılan ümmi kavramı, Mekkeli anlamındadır (A'raf 7/157 -158).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Cuma suresi, 2. ayet

  3. Cuma suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 3. ayet. وَءَاخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا۟ بِهِمْ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    veâḫarîne minhüm lemmâ yelḥaḳû bihim. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 3. ayet

  4. Cuma suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 4. ayet. ذَٰلِكَ فَضْلُ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

    ẕâlike faḍlü-llâhi yü'tîhi mey yeşâ'. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte bu (elçi gönderme işi), Allah'ın lütfudur dipnot 1 . Onu, tercih ettiği dipnot 2 kişilere verir. Allah, büyük lütuf sahibidir dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Cuma suresi, 4. ayet

Tevrat'la yükümlü olup amel etmeyenler 5–8

  1. Cuma suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 5. ayet. مَثَلُ ٱلَّذِينَ حُمِّلُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ ٱلْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًۢا بِئْسَ مَثَلُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    meŝelü-lleẕîne ḥummilü-ttevrâte ŝümme lem yaḥmilûhâ kemeŝeli-lḥimâri yaḥmilü esfârâ. bi'se meŝelü-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâti-llâh. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine Tevrat'a uyma görevi yüklenen sonra yüklendikleri o görevi yapmayanların dipnot 1 durumu, hakikatleri açığa çıkaran kitapları dipnot 2 taşıyan eşeğin durumu gibidir dipnot 3 . Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılan bu topluluk ne kötü örnektir! Allah, yanlışlar içinde olan topluluğu yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevrat'a uyanlar, kendi kitaplarında müjdelenen elçiye ve onunla indirilen kitaba yani Kur'an'a hemen inanır (Maide 5/83-84). Uymayanlar ise Bakara 2/75-79, 89, 100-101 ayetlerinde belirtildiği gibi kendi kitaplarını görmezden gelmiş olurlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Hakikatleri açığa çıkaran kitaplar" diye meal verilen kelime sifr (السِّفْرُ)'in çoğulu (أسفار)'dır (Müfredat). Tevrat'ın bölümlerinden her birine de sifr denir (DİA, Sifr md).
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetin, Yakup aleyhisselamın oğullarından Yisahar ve onun soyundan gelen kabile hakkında Tevrat'ta yapılan şu benzetmeyle ilişkili olduğu anlaşılmaktadır: "Yisahar, heybeler arasında uzanan, kalın kemikli bir eşektir" (Yaratılış 49:14). Bu benzetmede eşeğin kalın kemikli olması onun üzerine ağır yükler yükleneceğini, iki heybe arasında uzanması ise onun dinlenirken dahi sırtındaki yükü indirmeden durduğunu, işini tamamlamadığı sürece istese de yükünü üzerinden atamayacağını gösterir (Sforno). Yisahar kabilesi, Tora öğrenimi konusunda ünlenmiştir ve Tora uzmanları da gece gündüz demeden öğrenimlerini sadık bir şekilde sürdürürler (Şaare Aaron). Yaratılış 49:15 pasajında Yisahar'ın hamallık için boynunu uzatacağı ve gönüllü bir hizmetkar olacağı yazılmıştır. Bu sözler, Yisahar'ın, 'Tora'nın boyunduruğunu kabul etme ve halkın manevi hazinesini geliştirme' şeklindeki manevi görevini yansıtır (Rashi). Buna göre, Yisahar kabilesinin görevini yerine getirmesi için, öğrendiklerini uygulayıp bunu halka da öğretmesi gereklidir. Eğer bu görevi yerine getirmezlerse görevlerini tamamlayamayacak ve bu yüzden de sırtlarındaki yükten asla kurtulamayacaklardır. Bu yükün ne olduğu konusunda 15. pasajın Saadya Gaon tefsirinde şu bilgiler bulunur: "İsrailoğullarını tarihlerinde yaptıkları ahide bağlı kalmayı davet eden Kur'an, Yahudilere Allah'ın peygamberleri aracılığıyla bildirdiklerine sahip çıkma, onları gizlememe ve gereğini yerine getirme taahhütlerini hatırlatmıştır (bk. Al-i İmran Suresi 3/81, 187). Ancak Tevrat'ı yüklenen yani onunla yükümlü kılınan Yahudiler, bu sözlerini hatırlamak istememişler; fakat bu yükümlülüğü inkar edemedikleri için de Tevrat bir "yük" olarak üzerlerinde kalmıştır. Bu yük, omuzlarında taşıdıkları bir "sorumluluk"tan ziyade sırtlarında taşıdıkları bir "ağırlık" halinde kaldığı için, Cuma Suresi 5. ayette sırtında koca koca kitaplar taşıdığı halde onların sadece maddi ağırlığı altında ezilen ama kendisiyle bu kitapların içeriği arasında bir bağ kurma yeteneğine sahip olmayan "eşek" şeklinde oldukça ağır bir benzetme yapılmıştır." (Tefsir'ut Tevrat bi'l-Arabiyye -Tevrat (Tora) Tefsiri 1. Cilt, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları:112, İstanbul, 2018) Bu Kur'an ayeti de eşek benzetmesi üzerinden Tevrat ile tasdik ilişkisi kurmakta ve Yahudilere de Tevrat'ta yazılı bulunan gelecek kitaba/elçiye inanma ve bunu halka öğretme görevlerini hatırlatmaktadır.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 5. ayet

  2. Cuma suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 6. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ هَادُوٓا۟ إِن زَعَمْتُمْ أَنَّكُمْ أَوْلِيَآءُ لِلَّهِ مِن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُا۟ ٱلْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    ḳul yâ eyyühe-lleẕîne hâdû in za`amtüm enneküm evliyâü lillâhi min dûni-nnâsi fetemennevu-lmevte in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 6. ayet

  3. Cuma suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 7. ayet. وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُۥٓ أَبَدًۢا بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

    velâ yetemennevnehû ebedem bimâ ḳaddemet eydîhim. vellâhü `alîmüm biżżâlimîn.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 7. ayet

  4. Cuma suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 8. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْمَوْتَ ٱلَّذِى تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُۥ مُلَٰقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    ḳul inne-lmevte-lleẕî tefirrûne minhü feinnehû mülâḳîküm ŝümme türaddûne ilâ `âlimi-lgaybi veşşehâdeti feyünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 8. ayet

Cuma namazı ve dağılan cemaat 9–11

  1. Cuma suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا نُودِىَ لِلصَّلَوٰةِ مِن يَوْمِ ٱلْجُمُعَةِ فَٱسْعَوْا۟ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ وَذَرُوا۟ ٱلْبَيْعَ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ nûdiye liṣṣalâti miy yevmi-lcümü`ati fes`av ilâ ẕikri-llâhi veẕerü-lbey`. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler dipnot 1 ! Cuma günü, o namaz için çağrı yapıldığında dipnot 2 /ezan okunduğunda Allah'ın zikrine dipnot 3 koşun, alışverişi de bırakın dipnot 4 ! Sizin için hayırlı olan budur, bunu bir bilseniz dipnot 5 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette "Ey iman edenler!" şeklinde bütün Müslümanlara hitap edilmesi, diğer namazlar gibi Cuma namazının da kadın erkek ayrımı olmaksızın her Müslümana farz olduğunu ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir gün içerisinde gündüz geceden önce geldiği için (Yasin 36/40) günün ilk namazı öğlen vaktinde kılınır. Bu yüzden Cuma namazının vakti öğlen vaktidir, ona çağrı da bu vakitte yapılır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah'ın zikri, Allah'ın kitabıdır (Hicr 15/9, Enbiya 21/24). Allah'ın zikrine koşmanın ilk anlamı, cuma hutbesidir. Çünkü hutbe, Allah'ın kitabı ile ilişki kurarak bir konuyu anlatmak için okunur. Namaz da o zikri öğrenmek için kılındığından (Taha 20/14) Allah'ın zikrinin ikinci anlamı da Cuma namazıdır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Cuma namazı için çağrı yapıldığında alışverişin bırakılıp cumanın kılındığı yere gidilmesi, diğer namazlardan farklı olarak bu namazın cemaatle kılınması gerektiğini gösterir. Çünkü diğer namazlar cemaatle kılınabildiği gibi tek başına da kılınabilir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Beş vakit namaz, her durumda kılınmak zorundadır; ama Cuma namazı bazen kılınmayabilir. Mesela -kadın erkek ayrımı olmaksızın- hastalık, hasta bakıcılık, salgın, kişiyi bitkin hale getiren yaşlılık, aşırı sıcak veya soğuk, aşırı derecede yağmur ve çamur, mal ve can bakımından güvenliğin bulunmaması gibi sebepler Cuma namazı yükümlülüğünü düşüren meşru mazeretler olarak kabul edilmiştir. Ayetteki "Sizin için hayırlı olan budur, bunu bir bilseniz!" ifadesinin diğer farz namazlar için değil de sadece Cuma namazı için kullanılmış olması da bunu doğrulamaktadır. Sahabeden Abdullah b. Abbas'ın yağmurlu bir Cuma gününde müezzinine şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ezan okurken "Eşhedü enne Muhammede'r-Rasulullah"tan sonra "Hayye ale's-salah" deme! "Namazınızı evlerinizde kılın" de. İnsanlar bu davranışı yadırgar gibi oldular. Bunun üzerine o da şöyle dedi: "Bunu benden daha hayırlı olan biri (Nebimiz) de yapmıştır. Cuma kesin bir görevdir. Fakat ben size sıkıntı vermek istemedim; aksi takdirde çamurlu ve kaygan bir zeminde yürüyecektiniz." (Buhari, Cuma, 14)Aişe validemizin de şöyle dediği nakledilmiştir: (Resulullah döneminde) Halk evlerinden /konaklarından ve Avali (Medine dışındaki bölgeler)'den nöbetleşerek Cumaya gelirlerdi…" (Buhari, Cuma, 15) Bunlar, Cuma namazının her şart ve durum altında kılınması zaruri olan ve asla terk edilemeyen beş vakit namazdan farklılık arz ettiğini göstermesi bakımından önemli rivayetlerdir.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 9. ayet

  2. Cuma suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 10. ayet. فَإِذَا قُضِيَتِ ٱلصَّلَوٰةُ فَٱنتَشِرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَٱبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    feiẕâ ḳuḍiyeti-ṣṣâletü fenteşirû fi-l'arḍi vebtegû min faḍli-llâhi veẕkürü-llâhe keŝîral le`alleküm tüfliḥûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Namaz kılındığında hemen yeryüzüne dağılın dipnot 1 ve Allah'ın lütfundan arayın. Allah'ı çokça zikredin /onu (onun sözlerini) hep aklınızda tutun dipnot 2 ki umduğunuza kavuşasınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Namaz kılındığında dağılma emri, hutbenin namazdan önce okunacağını ve mescitte kılınacak başka bir namaz olmadığını ortaya koyar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ahzab 33/41. İnsanlar her durumda Allah'ın kitabındaki kurallara göre davranmalı ve kendilerinden istenenleri akıllarından çıkarmamalıdırlar.

    Ayet detayı — Cuma suresi, 10. ayet

  3. Cuma suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Cuma suresi, 11. ayet. وَإِذَا رَأَوْا۟ تِجَٰرَةً أَوْ لَهْوًا ٱنفَضُّوٓا۟ إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَآئِمًا قُلْ مَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ مِّنَ ٱللَّهْوِ وَمِنَ ٱلتِّجَٰرَةِ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

    veiẕâ raev ticâraten ev lehven-nfeḍḍû ileyhâ veterakûke ḳâimâ. ḳul mâ `inde-llâhi ḫayrum mine-llehvi vemine-tticârah. vellâhü ḫayru-rrâziḳîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir ticaret veya eğlence görünce seni ayakta bırakıp gittiler dipnot 1 . De ki "Allah'ın katında olanlar, her türlü eğlence ve ticaretten iyidir dipnot 2 . Allah rızık verenlerin en iyisidir."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cabir b. Abdullah şöyle demiştir: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ile namaz kılarken yiyecek yüklü bir kervan geldi ve herkes ona koştu, onunla birlikte sadece 12 kişi kaldı. Bunun üzerine bu ayet indi (Buhari, Tefsir 62). Bu olayın, Nebimizin hutbe okuduğu sırada olduğuna dair rivayet de vardır (Müslim, Cuma, 36)
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Cuma suresi, 11. ayet