Diyanet İşleri
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Saf suresi · 1–4. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Saf suresi, 1. ayet. سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder (yüceltir). O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Göklerde olan her şey ve yerde olan her şey Allah adına hareket ettiler (de, bu kozmik düzen öyle oluştu): zira O'dur her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.
Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah'ın sınırsız şanını yüceltir çünkü yalnız O'dur kudret ve hikmet sahibi.
Semalarda ve arzda her ne varsa (Esma'sıyla onları açığa çıkaranın yaratma amacına göre yerine getirdikleri işlevleriyle) Allah'ı tespih etmektedir! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ı yüceltir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Göklerde ve yerde bulunanların tümü Allah'ı tesbih etmektedir/anmaktadır. O güçlüdür; hikmet sahibidir.
Göklerde ve yerde olanlar ALLAH'ı yüceltir. O, Üstündür, Bilgedir.
Göklerde ve yerde olanlar ALLAH'ı yüceltir. O, Üstündür, Bilgedir.
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah için tesbih etmektedir. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.
Tesbih etmekte Allah için Göklerdeki ve Yerdeki, o öyle aziz öyle hakim
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih dipnot 1 ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih dipnot 1 ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'yı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir. O, gaalib-i mutlakdır, yegane hukum ve hikmet saahibidir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa; Allah'ı tesbih eder. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.
(1) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ı üstün tutar, O saygıdeğerdir, gerekçeli son kararı verir / hikmetli hüküm verir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O; Azîz'dir, Hakîm'dir.
Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbih etmiştir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde ne var ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer dipnot 1 . O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a boyun eğer. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O, çok güçlüdür, Hakim'dir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder. O, güçlüdür, hakimdir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tespih etmiştir. Aziz'dir O, Hakim'dir.
Saf suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? dipnot 1
Siz ey iman edenler! Niçin söylemlerinizle eylemleriniz birbirine uymuyor!
Siz ey imana ermiş olanlar! Niçin bir türlü söylüyor, başka türlü yapıyorsunuz;
Ey iman edenler. . . Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz!
Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Ey inanca çağırılanlar! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
- Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
Ey iman edenler, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
Ey inananlar, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
Ey iman edenler, niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz?
Ey o iyman edenler! Niçin yapmıyacağınız şeyi söylersiniz?
Ey İman Edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Ey inananlar, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Ey iman edenler, yapmayacağınız şey'i niçin söylersiniz?
Ey iman edenler; yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?
(2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
Ey inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz?
Ey inanıp güvenenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz dipnot 1 ?
Ey inanıp güvenenler! Yapmayacağınız şeyleri, niçin yaparız diyorsunuz?
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
-Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?
Ey iman sahipleri! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
Saf suresi, 3. ayet. كَبُرَ مَقْتًا عِندَ ٱللَّهِ أَن تَقُولُوا۟ مَا لَا تَفْعَلُونَ
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir öfkeyle karşılanır.
Yapmadığınız/yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında ağır (sonuçları) olan nahoş bir davranıştır.
yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah indinde çok nefret edilesidir!
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah'ın katında sevilmeyen şeydir.
- Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
Yapmadığınız şeyi söylemeniz, ALLAH katında en sevilmeyen davranışlardandır.
Yapmadığınız şeyi söylemeniz, ALLAH katında en sevilmeyen davranışlardandır.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük öfke ile karşılanır.
Yapmıyacağınız şeyi söylemeniz, Allah yanında çok mebguzdur.
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Tanrı katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).
Yapmayacağınızı söylemeniz, en şiddetli bir buğz (u da'vet etmiş olmak) bakımından, Allah indinde büyüdü.
Yapmayacağınızı söylemeniz; Allah katında büyük bir gazaba sebep olur.
(2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
Yapmayacağınız şeyi söylemek, Allah katında en sevilmeyen bir şeydir.
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında ne büyük nefret uyandıran bir iştir dipnot 1 !
Yapmayacağınız iş için yaparım demeniz, Allah katında ne büyük öfke oluşturur!.
Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen bir şeydir.
Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen bir şeydir.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük bir günahtır.
Saf suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِهِۦ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَٰنٌ مَّرْصُوصٌ
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Şüphesiz ki Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi sıra halinde savaşanları sever. dipnot 1
Şüphesiz Allah, davası uğrunda sanki yekpare çelikten bir bina gibi saf disiplini içerisinde savaşanları sever.
Gerçek şu ki Allah (yalnızca) kendi davası uğrunda, sağlam ve yekpare bir bina gibi, kenetlenmiş saflar halinde savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.
Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Aslında, Allah, kenetlenmiş Düzenli Sıralar biçiminde, sağlam bir yapı gibi, Kendi yolunda çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda, malzemesi birbirine kaynamış binalar gibi saf bağlayarak savaşanları sever."
ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.
ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.
İyi bilin ki, Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Haberiniz olsun ki Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlıyarak çarpışanları sever
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Şüphesiz Tanrı, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Şübhesiz ki Allah, kendi yolunda, birbirine kenedlenmiş (yekpare ve müstahkem) bir bina gibi, saf (lar) bağlayarak çarpışanları sever.
Muhakkak ki Allah; kendi uğrunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf halinde savaşanları sever.
(2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi (kenetlenip) omuz omuza dipnot 2 savaşanları sever dipnot 3 .
Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi kenetlenerek savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.
Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş binalar gibi saf halinde savaşanları sever.
Allah kendi yolunda, duvarları birbine perçinlenmiş bir bina gibi, saf bağlıyarak çarpışanları sever.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.