Mustafa İslamoğlu
Oku yaratan Rabbin adına;
96. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alak suresi, 1. ayet. ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ
iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.
Oku yaratan Rabbin adına;
Alak suresi, 2. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ
ḫaleḳa-l'insâne min `alaḳ.
O insanı sevgi ve alakadan yarattı.
Alak suresi, 3. ayet. ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ
iḳra' verabbüke-l'ekram.
Oku! Zira Rabbin sonsuz kerem sahibidir;
Alak suresi, 4. ayet. ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ
elleẕî `alleme bilḳalem.
O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti.
Alak suresi, 5. ayet. عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
`alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.
O insana bilmediklerini öğretti.
Alak suresi, 6. ayet. كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
Evet, evet; insan mutlaka azar,
Alak suresi, 7. ayet. أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
er raâhü-stagnâ.
kendi kendine yettiiğini sandığında!
Alak suresi, 8. ayet. إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
inne ilâ rabbike-rruc`â.
Ne ki insanın Rabbine dönüşü muhakkaktır.
Alak suresi, 9. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
era'eyte-lleẕî yenhâ.
Ama (ey muhatap) Baksana şu engel olmaya kalkışana,
Alak suresi, 10. ayet. عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
`abden iẕâ ṣallâ.
ibadete kalkan bir kula!
Alak suresi, 11. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.
(Ve sey ey ibadete engel olan) Hiç o hidayet üzere midir diye geldi mi aklına?
Alak suresi, 12. ayet. أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ
ev emera bittaḳvâ.
Yahut da, çağırmakta mıdır diye sorumluluğa?
Alak suresi, 13. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.
Düşündün mü hiç: eğer o hakikatı yalanlasa ve sırt dönmüş olsa Allah'a,
Alak suresi, 14. ayet. أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.
kendisi bilmez mi ki, Allah görür mutlaka.
Alak suresi, 15. ayet. كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.
Yoo! Eğer o buna bir son vermediyse, elbet perçeminden yakalayacağız;
Alak suresi, 16. ayet. نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.
o pek sahtekar, bir o kadar da günahkar perçeminden;
Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
haydi o kendi örgütünü çağırsın,
Alak suresi, 18. ayet. سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
sened`u-zzebâniyeh.
biz de zebanileri çağıracağız.
Alak suresi, 19. ayet. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب secde ayeti
kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Hayır! O (azgın) insana uyma; imdi (Rabbine) secde et ve yaklaşmaya gayret et.