Diyanet İşleri
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Alak suresi
Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Uyarı ve secde emri Alak 15–19 3
O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
(15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Biz de zebanileri çağıracağız.
Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.
17. “O da” azaba uğratılması hak olan bu kişi, “çağırsın bakalım meclisindekileri.” Başına gelen bu musibete karşı yardım etsinler diye meclisinde olanları, arkadaşlarını ve çevresindekileri çağırsın.
18. “Biz de” onu yakalamak ve ona azap etmek üzere cehennem bekçileri olan “Zebânileri çağırırız.” O da baksın ve düşünsün bakalım! Bu iki tarafın hangisi daha güçlü, daha muktedirdir? Bu da namaz kılanı alıkoymak isteyen kişinin durumunu ve onun kendisi ile tehdit olunduğu cezayı ortaya koymaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Başının önünden cehenneme doğru yakaladığımızda, aile halkını ve aşiretini onu azaptan kurtarmaları için onlardan yardım isteyerek çağırsın bakalım.
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua
(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da…
Ortak kavram: Dua
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Dua
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Ortak kavram: Dua
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!
haydi o kendi örgütünü çağırsın,
Bırak, kendi aklının (asılsız, düzmece) tavsiyelerini (yardımına) çağırsın,
Haydi, çağırsın meclisini!
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.
Haydi, çağırsın yandaşlarını.
- Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.
O zaman haydi çağırsın kurultayını.
O zaman haydi çağırsın kurultayını.
O zaman çağırsın kurultayını, meclisini!
O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
O vakit (durmasın) meclisini da'vet etsin!
Öyleyse topluluğunu çağırsın dursun.
(9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.
Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.
O zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın.
O zaman (çağırabilirse) çağırsın bakalım yandaşlarını! dipnot 1
Çağırsın bakalım yandaşlarını.
Haydi çağırsın meclisini.
-Haydi çağırsın çetesini/meclisini.
Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!
And then let him call his associates,
Let him summon his comrades;
Then, let him call (for help) to his council (of comrades):
So let him summon his helpmates; dipnot 1
Let him call his attendants;
Then let him call upon his council (of helpers).
Then let him call out his gang!
Then let him call members of his association.
So let him call on his concourse!
While he is being dragged to fire, …
So let him call his counsel:
So let him call on his assembly.
And let him call his council to his assistance:
So let him call his council (or comrades):
So let him call upon his assembly!
Then let him call upon his henchmen!
So let him call his associates,
and then let him summon [to his aid] the counsels of his own [spurious] wisdom,
So let him call his associates.
So let him call on his supporter.
Let him then call on his helpers.
Then let him call his associates;
Then let him call his council.
Let him, then, call upon his advisory council.
Then, let him call (for help) to his own group (of friends):
So let him call the men of his council,
So let him call on his supporter.