96. sure

Alak Suresi العلق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. İlk vahiy: Oku! 1–5 karşılaştır — İlk vahiy: Oku!
  2. İnsanın azgınlığı ve dönüşün Allah'a olması 6–8 karşılaştır — İnsanın azgınlığı ve dönüşün Allah'a olması
  3. Namaz kılanı engelleyen kimse 9–14 karşılaştır — Namaz kılanı engelleyen kimse
  4. Uyarı ve secde emri 15–19 karşılaştır — Uyarı ve secde emri

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İlk vahiy: Oku! 1–5

  1. Alak suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 1. ayet. ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ

    iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaratan Rabb'inin adıyla duyur. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ikra, duyurmak, ilan etmek, iletmek demektir. Vahyin ilk ayeti olduğu kabul gören bu ayetteki "ıkra" sözcüğüne "oku" anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Henüz ortada okunacak bir metin olmadığına göre, okumaktan söz etmek doğru değildir. Bu sözcükle ifade edilen şey; sana vahyettiğimiz mesajı, aklında tut, derleyip toparla ve ondan sonra da insanlara duyurmaya, ilan etmeye, ulaştırmaya başla demektir. Ikra, sözcük anlamı olarak esasen "bir şeyleri biriktirip onu dağıtmak, başka yerlere nakletmek" demektir. Bu ayeti, İslam'ın bilgiye verdiği değeri örneklemek için konu edinmek; "İslam'ın ilk emri okudur" türü bir tanımlama yapmak doğru değildir. Zira ayet, okumanın öneminden değil, vahyin insanlara duyurulmasından söz etmektedir. Nasıl ki "ezan okumak", "türkü okumak" dendiği zaman, okunan bir metinden değil de duyurmaktan, söylemekten söz edilmiş olunuyorsa, ayetteki "ıkra" sözcüğü de duyurma anlamındadır.

    Ayet detayı — Alak suresi, 1. ayet

  2. Alak suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 2. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ

    ḫaleḳa-l'insâne min `alaḳ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanı alaktan dipnot 1 yarattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Döl yatağına tutunan, döl yatağında asılı olan.

    Ayet detayı — Alak suresi, 2. ayet

  3. Alak suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 3. ayet. ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ

    iḳra' verabbüke-l'ekram.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Duyur, senin Rabb'in en büyük kerem dipnot 1 sahibidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En cömert, en şerefli, en saygın.

    Ayet detayı — Alak suresi, 3. ayet

  4. Alak suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 4. ayet. ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ

    elleẕî `alleme bilḳalem.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kalemle öğretendir.

    Ayet detayı — Alak suresi, 4. ayet

  5. Alak suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 5. ayet. عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

    `alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsana bilmediğini öğretti.

    Ayet detayı — Alak suresi, 5. ayet

İnsanın azgınlığı ve dönüşün Allah'a olması 6–8

  1. Alak suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 6. ayet. كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ

    kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan dipnot 1 eder.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür.

    Ayet detayı — Alak suresi, 6. ayet

  2. Alak suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 7. ayet. أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ

    er raâhü-stagnâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendisini yeterli gördüğü için.

    Ayet detayı — Alak suresi, 7. ayet

  3. Alak suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 8. ayet. إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ

    inne ilâ rabbike-rruc`â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysaki dönüş Rabb'inedir.

    Ayet detayı — Alak suresi, 8. ayet

Namaz kılanı engelleyen kimse 9–14

  1. Alak suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 9. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ

    era'eyte-lleẕî yenhâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gördün mü şu alıkoyanı?

    Ayet detayı — Alak suresi, 9. ayet

  2. Alak suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 10. ayet. عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

    `abden iẕâ ṣallâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Salla dipnot 1 ederken bir kulu!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çağrıda bulunan. Salat sözcüğü, ilk bu ayette geçmektedir. Bu surenin, vahyedilen ilk sure olduğu dikkate alındığında, "salla" sözcüğüne namaz anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Bu yanılgı; bundan sonra da bu sözcüğe, geçtiği her yerde namaz anlamının verilmesine neden olmaktadır. Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır

    Ayet detayı — Alak suresi, 10. ayet

  3. Alak suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 11. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ

    era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.

    Ayet detayı — Alak suresi, 11. ayet

  4. Alak suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 12. ayet. أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ

    ev emera bittaḳvâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Veya takvayı dipnot 1 buyuruyorsa?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Ayet detayı — Alak suresi, 12. ayet

  5. Alak suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 13. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

    era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gördün mü; ya yalanlayıp ve yüz çevirdi ise? dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Düşünsene, engelleme yapan kimsenin kendisi gerçeği yalanlıyorsa?

    Ayet detayı — Alak suresi, 13. ayet

  6. Alak suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 14. ayet. أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

    elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın kesinlikle her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

    Ayet detayı — Alak suresi, 14. ayet

Uyarı ve secde emri 15–19

  1. Alak suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 15. ayet. كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

    kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden dipnot 1 yakalarız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saçından.

    Ayet detayı — Alak suresi, 15. ayet

  2. Alak suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 16. ayet. نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ

    nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yalancı ve yanlış yapan perçeminden.

    Ayet detayı — Alak suresi, 16. ayet

  3. Alak suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ

    felyed`u nâdiyeh.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Haydi, yardımcılarını çağırsın.

    Ayet detayı — Alak suresi, 17. ayet

  4. Alak suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 18. ayet. سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

    sened`u-zzebâniyeh.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Ayet detayı — Alak suresi, 18. ayet

  5. Alak suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Alak suresi, 19. ayet. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب secde ayeti

    kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a teslim ol, Allah'a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O'na yakın ol.

    Ayet detayı — Alak suresi, 19. ayet