Ahmed Hulusi
Yaratan Rabbinin ismi (ile işaret ettiği hakikatin olan kuvveler) ile OKU!
96. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alak suresi, 1. ayet. ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ
iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.
Yaratan Rabbinin ismi (ile işaret ettiği hakikatin olan kuvveler) ile OKU!
Alak suresi, 2. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ
ḫaleḳa-l'insâne min `alaḳ.
İnsanı Alak'tan (kan pıhtısı; genlerden) yarattı.
Alak suresi, 3. ayet. ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ
iḳra' verabbüke-l'ekram.
Oku! (Çünkü) Rabbin Ekrem'dir!
Alak suresi, 4. ayet. ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ
elleẕî `alleme bilḳalem.
O ki, (O Rabbani özellikleri ve genetiğini) Kalem olarak öğretti (programladı)!
Alak suresi, 5. ayet. عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
`alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.
(Yani) insana bilmediğini talim etti.
Alak suresi, 6. ayet. كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
Hayır, (iş sanıldığı gibi değil; düşünün)! Muhakkak ki insan (hakikatinden kozalı yaşarsa), elbette azgınlık eder (şehvet peşinde koşar);
Alak suresi, 7. ayet. أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
er raâhü-stagnâ.
(Benliğiyle perdelenip) kendini (hakikatten) müstağni gördüğü için.
Alak suresi, 8. ayet. إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
inne ilâ rabbike-rruc`â.
Kesinlikle dönüş rabbinedir!
Alak suresi, 9. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
era'eyte-lleẕî yenhâ.
Gördün mü o engelleyeni;
Alak suresi, 10. ayet. عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
`abden iẕâ ṣallâ.
Bilfiil salat halindeyken bir kulu!
Alak suresi, 11. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.
Gördün mü (bir düşün)! Ya o hakikati yaşamakta ise?
Alak suresi, 12. ayet. أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ
ev emera bittaḳvâ.
Yahut korunmayı emretti ise!
Alak suresi, 13. ayet. أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.
Bir düşün! Ya (hakikatini) yalanladı ve yüz çevirdi ise?
Alak suresi, 14. ayet. أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.
Bilmez mi ki Allah kesinlikle görür?
Alak suresi, 15. ayet. كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.
Hayır (iş sandığı gibi değil)! Andolsun ki eğer vazgeçmezse, elbette onu alnından (beyninden) şiddetle tutup sürükleriz!
Alak suresi, 16. ayet. نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.
O yalancı, o hata yapan (bedene, dışa dönük) alnı (beyni)!
Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
Haydi, çağırsın meclisini!
Alak suresi, 18. ayet. سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
sened`u-zzebâniyeh.
Biz de çağıracağız Zebanileri (ateşin zebun edici kuvvelerini)!
Alak suresi, 19. ayet. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب secde ayeti
kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Hayır, sakın (yapma)! Ona uyma; secde et ve yaklaş! (19. ayet secde ayetidir. )