Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinin o yüce adını tespih et!
87. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
A'lâ suresi, 1. ayet. سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
sebbiḥi-sme rabbike-l'a`lâ.
Rabbinin o yüce adını tespih et!
A'lâ suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
elleẕî ḫaleḳa fesevvâ.
O ki yarattı, düzene koydu,
A'lâ suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
velleẕî ḳaddera fehedâ.
O ki miktarını, şeklini belirledi, yolunu çizip aydınlattı.
A'lâ suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
velleẕî aḫrace-lmer`â.
O ki otlağı çıkardı,
A'lâ suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
fece`alehû guŝâen aḥvâ.
Sonra da onu sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.
A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
senuḳriüke felâ tensâ.
Seni/sana okutacağız da artık unutmayacaksın.
A'lâ suresi, 7. ayet. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
illâ mâ şâe-llâh. innehû ya`lemü-lcehra vemâ yaḫfâ.
Allah'ın dilediği müstesna. O, açıklananı da gizleneni de bilir.
A'lâ suresi, 8. ayet. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
venüyessiruke lilyüsrâ.
Sana, en kolay olanı kolaylaştıracağız.
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.
Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!
A'lâ suresi, 10. ayet. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
seyeẕẕekkeru mey yaḫşâ.
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır.
A'lâ suresi, 11. ayet. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
veyetecennebühe-l'eşḳâ.
İçi kararmış bedbaht ise ondan kaçınacaktır.
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.
En büyük ateşe girer o.
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
A'lâ suresi, 14. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
ḳad efleḥa men tezekkâ.
Benliğini arındıran/zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
A'lâ suresi, 15. ayet. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
veẕekera-sme rabbihî feṣallâ.
Rabbinin adını anmış, namaz kılıp da dua etmiştir o.
A'lâ suresi, 16. ayet. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
bel tü'ŝirûne-lḥayâte-ddünyâ.
Doğrusu şu ki, siz şu iğreti hayatı yeğliyorsunuz.
A'lâ suresi, 17. ayet. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
vel'âḫiratü ḫayruv veebḳâ.
Oysaki sonraki hayat daha mutlu, daha kalıcıdır.
A'lâ suresi, 18. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
inne hâẕâ lefi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.
Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
A'lâ suresi, 19. ayet. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
ṣuḥufi ibrâhîme vemûsâ.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.