Ahmed Hulusi
Rabbinin en ala ismini tespih et (Esma'sıyla hakikatin olan Rabbinin ala oluşunu derunundan yaşa)!
87. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
A'lâ suresi, 1. ayet. سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
sebbiḥi-sme rabbike-l'a`lâ.
Rabbinin en ala ismini tespih et (Esma'sıyla hakikatin olan Rabbinin ala oluşunu derunundan yaşa)!
A'lâ suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
elleẕî ḫaleḳa fesevvâ.
O ki, (bedeni) yarattı da düzenledi.
A'lâ suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
velleẕî ḳaddera fehedâ.
O ki, takdir etti de hidayet etti (kemalatını izhar için kılavuzladı).
A'lâ suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
velleẕî aḫrace-lmer`â.
O ki, mer'ayı (bedenlerin yararlanacağı ortamı) oluşturdu!
A'lâ suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
fece`alehû guŝâen aḥvâ.
(Sonunda da) onu simsiyah çer - çöp (toprağa atılacak ceset) kıldı.
A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
senuḳriüke felâ tensâ.
Sana OKUtacağız da unutmayacaksın!
A'lâ suresi, 7. ayet. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
illâ mâ şâe-llâh. innehû ya`lemü-lcehra vemâ yaḫfâ.
Allah'ın dilediği müstesna. . . Muhakkak ki O, açığa çıkanı da bilir, gizleneni de.
A'lâ suresi, 8. ayet. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
venüyessiruke lilyüsrâ.
Biz sana en kolayı kolaylaştıracağız!
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.
Eğer zikra (hatırlatma) fayda verirse, hatırlat!
A'lâ suresi, 10. ayet. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
seyeẕẕekkeru mey yaḫşâ.
Haşyet duyan hatırlayıp düşünecektir!
A'lâ suresi, 11. ayet. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
veyetecennebühe-l'eşḳâ.
En şaki ise ondan kaçacaktır!
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.
O (en şaki) ki, en büyük ateşe (Allah'tan ebedi uzak düşmüşlüğe) maruz kalır!
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.
Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!
A'lâ suresi, 14. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
ḳad efleḥa men tezekkâ.
Arınıp saflaşan, gerçekten kurtulmuştur!
A'lâ suresi, 15. ayet. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
veẕekera-sme rabbihî feṣallâ.
Rabbinin ismini zikredip (hatırlayıp) bilfiil salat eden (yaşayan) kurtulmuştur.
A'lâ suresi, 16. ayet. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
bel tü'ŝirûne-lḥayâte-ddünyâ.
Fakat siz dünya hayatını (en aşağı yaşam düzeyini) tercih ediyorsunuz!
A'lâ suresi, 17. ayet. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
vel'âḫiratü ḫayruv veebḳâ.
Halbuki Ahiret (kudret - bilinç boyutu) daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
A'lâ suresi, 18. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
inne hâẕâ lefi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.
Muhakkak ki bu (bildirilen realite, ilim), ilk bilgilerde de (vardı).
A'lâ suresi, 19. ayet. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
ṣuḥufi ibrâhîme vemûsâ.
İbrahim'in ve Musa'nın bilgilerinde!