İbni Kesir
Rabbının o çok yüce adını tesbih et.
87. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
A'lâ suresi, 1. ayet. سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
sebbiḥi-sme rabbike-l'a`lâ.
Rabbının o çok yüce adını tesbih et.
A'lâ suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
elleẕî ḫaleḳa fesevvâ.
Ki O, yaratıp şekil vermiştir.
A'lâ suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
velleẕî ḳaddera fehedâ.
Ki O, takdir edip doğru yolu göstermiştir.
A'lâ suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
velleẕî aḫrace-lmer`â.
Ki O, yeşilliği çıkarmıştır.
A'lâ suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
fece`alehû guŝâen aḥvâ.
Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirmiştir.
A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
senuḳriüke felâ tensâ.
Seni okutacağız da hiç unutmayacaksın.
A'lâ suresi, 7. ayet. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
illâ mâ şâe-llâh. innehû ya`lemü-lcehra vemâ yaḫfâ.
Yalnız Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açığı da, gizli olanı da bilir.
A'lâ suresi, 8. ayet. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
venüyessiruke lilyüsrâ.
Ve seni kolay olana muvaffak edeceğiz.
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.
O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.
A'lâ suresi, 10. ayet. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
seyeẕẕekkeru mey yaḫşâ.
Korkacak olan öğüt alacaktır.
A'lâ suresi, 11. ayet. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
veyetecennebühe-l'eşḳâ.
Bedbaht olan ise ondan kaçınır.
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.
Ki o, en büyük ateşe girecek olandır.
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.
O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
A'lâ suresi, 14. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
ḳad efleḥa men tezekkâ.
Doğrusu arınan, felah bulmuştur.
A'lâ suresi, 15. ayet. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
veẕekera-sme rabbihî feṣallâ.
Rabbının adını anıp namaz kılan.
A'lâ suresi, 16. ayet. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
bel tü'ŝirûne-lḥayâte-ddünyâ.
Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
A'lâ suresi, 17. ayet. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
vel'âḫiratü ḫayruv veebḳâ.
Halbuki ahiret, daha hayırlı ve daha bakidir.
A'lâ suresi, 18. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
inne hâẕâ lefi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.
Şüphesiz ki bu, ilk sahifelerdedir.
A'lâ suresi, 19. ayet. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
ṣuḥufi ibrâhîme vemûsâ.
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.