Diyanet İşleri
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
A'lâ suresi
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–13. ayetler için yazılmıştır.
9. “O halde öğüt faydalı olduğu sürece” yani verdiğin öğüt kabul edildikçe ve o öğüt dinlendikçe ister maksadın tamamen gerçekleşsin, ister kısmen gerçekleşsin “sen” Allah’ın şeriatini ve âyetlerini hatırlatarak “öğüt ver.”
Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre eğer verilen öğüt kötülüğü artırmak yahut hayrı eksiltmek sureti ile fayda vermeyecek olursa öğüt vermek, emrolunan bir iş olmaz, aksine yasaklanan bir iş olur. Çünkü öğüt vermek hususunda insanlar, yararlananlar ve yararlanmayanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.
10. Öğütten yararlananlara gelince Yüce Allah, onları şöylece söz konusu etmektedir: “Korkan” yani Allah’tan korkup sakınan “kimse öğüt alacaktır.” Çünkü Allah korkusu, O’nun amellerin karşılıklarını vereceğini bilmesi kulun, Allah’ın hoşlanmadığı işlerden uzak kalmasını ve hayırlarda yarışmasını sağlar.
11-12. Öğütten yararlanmayanlara gelince onlardan da Yüce Allah şöyle söz etmektedir: “En bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır. O ki en büyük ateşe girecektir.” Bu ise kalplere kadar yükselip çıkan tutuşturulmuş alevli ateştir.
13. “Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.” Yani rahat yüzü görmeksizin, dinlenmeksizin, durmadan can yakıcı bir azap göreceklerdir (ki buna yaşamak denmez). Diğer taraftan ölmeyi temenni edecekler, ama ölmeyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar hakkında ölüm hüküm verilmez ki ölsünler, onların üzerinden (cehennemin) azabından bir şey de hafifletilmez.” (Fâtır, 35/36)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Öyleyse insanlara Kur’an’dan sana vahyettiğimiz öğütler ver. Ve nasihat dinlemeye devam ettikleri sürece onlara nasihat et.
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat! dipnot 1
Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de- hep (fıtratlara nakşolan Allah'ı) hatırlat,
O halde, (hakikati başkalarına) hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver(iyor görün)sün, (ister görünmesin).
Eğer zikra (hatırlatma) fayda verirse, hatırlat!
Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'
O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
Öyleyse hatırlat. Hatırlatmak yarar sağlasa da sağlamasa da.
- Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.
Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.
Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.
Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.
Onun için öğüd ver, öğüd faide verirse
O halde öğüt ver, dipnot 1 öğüt yararlı olacaksa!
O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!
O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!
Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat'.
O halde eğer öğüd faide verirse (durma) öğüd ver.
O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
O halde –eğer öğüt fayda verirse- sen de öğüt ver.
O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.
Faydalı olacaksa doğru bilgi ver dipnot 1 / Kur'an'ı anlat dipnot 2 .
Eski Ahit · Mezmurlar 1:1
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, 2 Günahkârların yolunda durmaz, 2 Alaycıların arasında oturmaz. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Bilgi dipnot 1 vermenin (Kur'an'ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!
O halde, öğüt fayda verecekse öğüt ver.
O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.
Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!
And so, exhort. any who is willing to open his heart's ears and favourably responds.
So remind, if reminding will help.
Therefore give admonition in case the admonition profits (the hearer).
So render good counsel if good counsel will avail. dipnot 1
Remind, then, if the reminder benefits.
Therefore remind (men) in case the reminder profits (them).
So admonish, for admonition is indeed beneficial:
Therefore keep on reminding (the people), surely reminding does good.
Therefore remind, if the Reminder profits,
Keep God in your mind and recite His words constantly.
wherefore remind, for, verily, the reminder is useful.
So remind, perhaps the reminder will help.
Wherefore admonish thy people, if thy admonition shall be profitable unto them.
Therefore, remind men, for, verily, the reminder is useful.
So remind, in case the Reminding profits.
Therefor remind (men), for of use is the reminder.
So remind them if reminder is profitable:
REMIND, THEN, [others of the truth, regardless of] whether this reminding [would seem to] be of use [or not]:
So ˹always˺ remind ˹with the Quran˺—˹even˺ if the reminder is beneficial ˹only to some˺.
So remind, perhaps the reminder will help.
Therefore, you shall remind; perhaps the reminder will benefit.
So remind, if the reminder should benefit;
So remind thou; if the reminder should benefit
Therefore, keep reminding, for, the Reminder does benefit.
Therefore give guidance in case the guidance will profit (the listener).
So, extend advice (to people) if advice is useful.
Soremind, perhaps the reminder will help.