Diyanet İşleri
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
A'lâ suresi
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–13. ayetler için yazılmıştır.
9. “O halde öğüt faydalı olduğu sürece” yani verdiğin öğüt kabul edildikçe ve o öğüt dinlendikçe ister maksadın tamamen gerçekleşsin, ister kısmen gerçekleşsin “sen” Allah’ın şeriatini ve âyetlerini hatırlatarak “öğüt ver.”
Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre eğer verilen öğüt kötülüğü artırmak yahut hayrı eksiltmek sureti ile fayda vermeyecek olursa öğüt vermek, emrolunan bir iş olmaz, aksine yasaklanan bir iş olur. Çünkü öğüt vermek hususunda insanlar, yararlananlar ve yararlanmayanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.
10. Öğütten yararlananlara gelince Yüce Allah, onları şöylece söz konusu etmektedir: “Korkan” yani Allah’tan korkup sakınan “kimse öğüt alacaktır.” Çünkü Allah korkusu, O’nun amellerin karşılıklarını vereceğini bilmesi kulun, Allah’ın hoşlanmadığı işlerden uzak kalmasını ve hayırlarda yarışmasını sağlar.
11-12. Öğütten yararlanmayanlara gelince onlardan da Yüce Allah şöyle söz etmektedir: “En bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır. O ki en büyük ateşe girecektir.” Bu ise kalplere kadar yükselip çıkan tutuşturulmuş alevli ateştir.
13. “Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.” Yani rahat yüzü görmeksizin, dinlenmeksizin, durmadan can yakıcı bir azap göreceklerdir (ki buna yaşamak denmez). Diğer taraftan ölmeyi temenni edecekler, ama ölmeyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar hakkında ölüm hüküm verilmez ki ölsünler, onların üzerinden (cehennemin) azabından bir şey de hafifletilmez.” (Fâtır, 35/36)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ahirette büyük bir ateşe girerek sonsuza kadar onun sıcaklığının ızdırabını ve acısını çeker.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O en büyük ateşe girecek olandır.
bu gibiler en korkunç ateşi boylayacaktır;
böylesi, (öteki dünyada) büyük ateşe atılacak
O (en şaki) ki, en büyük ateşe (Allah'tan ebedi uzak düşmüşlüğe) maruz kalır!
Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.
En büyük ateşe girecek olan
Büyük ateşe atılacaktır.
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Ve büyük ateşe girecektir.
Ve büyük ateşe girecektir.
O ki, en büyük ateşe yaşlanacaktır.
O ki en büyük ateşe yaslanacaktır
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.
Ki o, en büyük ateşe girecek,
Ki o, en büyük ateşe girecek olandır.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
O kimsedir ki, en büyük ateşe girecektir.
O da en büyük ateşe girer.
O, en büyük ateşe girip kalacak olandır. dipnot 1
En büyük ateşe girip kızaracak olan odur.
O, büyük ateşe girecektir.
O, büyük ateşe girecektir.
En büyük ateşe girer o.
Who will suffer in Hell the immense fire,
who will enter the Great Fire,
Who will enter the Great Fire,
He will be cast into the Great Fire.
those who will roast in the Greatest Fire
Who will enter the great Fire (and will be made to taste its burning).
—he who will enter the Great Fire,
He who will enter the great Fire,
even he who shall roast in the Great Fire,
Those who forget God will…
he who will broil on the great fire,
He will enter the great fire.
who shall be cast to be broiled in the greater fire of hell,
He will broil in the great Fire,
(He) who will roast in the Greatest Fire,
He who will be flung to the great Fire
Who will burn in the terrible Fire,
he who [in the life to come] shall have to endure the great fire
who will burn in the greatest Fire,
He will enter the great Fire.
Consequently, he will suffer the great Hellfire.
[He] who will [enter and] burn in the greatest Fire,
Who will burn in the Great Fire,
He who will be cast into the great Fire.
Who will enter the great Fire,
who will enter the Biggest Fire,
He will enter the great Fire.