Diyanet İşleri
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
A'lâ suresi · 14–19. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
A'lâ suresi, 14. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Arınan kişi elbette kurtulmuştur.
(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecek;
(Bu dünyada) arınmayı başaran ise, (öteki dünyada) mutluluğa ulaşır,
Arınıp saflaşan, gerçekten kurtulmuştur!
Doğrusu, temizlenip arınan felah bulmuştur;
Temizlenen, kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.
Kendisini arındıran, kurtuluşa erişecektir. dipnot 593
-Temizlenenler, Rabbinin adını anıp O'na dua edenler,kesinlikle kurtuluşa erecektir.
Kurtulmuştur arınan,
Kurtulmuştur arınan,
Doğrusu felah bulmuştur temizlenen,
Doğrusu felah buldu tezekki eden
Doğrusu arınan kimse kurtuluşa ermiştir;
Doğrusu arınan kimse kurtuluşa ermiştir;
Doğrusu arınan kimse kurtuluşa ermiştir;
Doğrusu, temizlenip arınan felah bulmuştur;
(14-15) Hakıykat iyi temizlenen ve Rabbinin adını zikredib de namaz kılan kimse umduğuna erişmişdir.
Doğrusu arınan, felah bulmuştur.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
Arınan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Doğrusu, mutluluğa ermiştir zekat veren;
Şu kişi ise kesinlikle umduğuna kavuşur: kendini arındırıp geliştiren dipnot 1
Kendini geliştiren ise umduğuna kavuşacaktır.
Arınan kurtuluşa ermiştir.
Arınan kurtuluşa ermiştir.
Benliğini arındıran/zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
A'lâ suresi, 15. ayet. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Rabbinin adını anıp salât edenler de (O'nun dinine destek olanlar da).
Rabbinin adını hatırda tutan da, salata duran da (kurtuluşa erecek).
ki böylesi, Rabbinin ismini hatırlayan ve (O'na) ibadet edendir.
Rabbinin ismini zikredip (hatırlayıp) bilfiil salat eden (yaşayan) kurtulmuştur.
Ve Rabbinin ismini zikredip namaz kılan.
Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.
Efendisinin İsmini anmış ve namaz kılmıştır.
-Temizlenenler, Rabbinin adını anıp O'na dua edenler,kesinlikle kurtuluşa erecektir.
Efendisinin ismini anıp salatı gözeten.
Rabbinin ismini anıp namaz kılan.
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
Ve rabbının ismini anıp da namaz kılan
Rabb'inin adını anıp salla dipnot 1 eden.
Rabb'inin adını anıp salla dipnot 1 eden.
Rabb'inin adını anıp salla dipnot 1 eden.
Ve rabbinin ismini zikredip namaz kılan.
(14-15) Hakıykat iyi temizlenen ve Rabbinin adını zikredib de namaz kılan kimse umduğuna erişmişdir.
Rabbının adını anıp namaz kılan.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
Ve Rabbinin adını anıp namaz kılan.
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
ve Rabbinin ismini /özelliklerini aklından çıkarmayıp kulluk görevlerini yerine getiren dipnot 1 .
O, Rabbinin adını aklından çıkarmayan ve ona kulluk eden kişidir.
Rabbinin adını anıp, namaz kılan.
Rabbinin adını anıp, namaz kılan.
Rabbinin adını anmış, namaz kılıp da dua etmiştir o.
A'lâ suresi, 16. ayet. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. dipnot 1
Maalesef siz (ey insanlar), bu yakın ve aşağı hayatı tercih ediyorsunuz;
Ama hayır, (ey insanlar,) siz bu dünya hayatını tercih edersiniz,
Fakat siz dünya hayatını (en aşağı yaşam düzeyini) tercih ediyorsunuz!
Hayır siz, dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz.
Fakat siz (ey insanlar!) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Hayır! Siz, dünya yaşamını üstün tutuyorsunuz.
- Aksine siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret hayatı daha üstün ve daha kalıcıdır.
Ne var ki siz dünya hayatını seçiyorsunuz.
Ne var ki siz dünya hayatını seçiyorsunuz.
Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Fakat siz Dünya hayatı tercih ediyorsunuz
Ne var ki siz dipnot 1 dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Ne var ki siz dipnot 1 dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Ne var ki siz dipnot 1 dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Hayır siz, dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz.
Belki siz dünya hayaatını (ahiretden) üstün tutarsınız.
Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
Fakat sizler, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Ama siz, şu yakın hayatı yeğliyorsunuz.
(Ey insanlar) Aslında siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz dipnot 1 .
Hayır, siz yaşadığınız şu hayatı tercih ediyorsunuz.
Siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Doğrusu şu ki, siz şu iğreti hayatı yeğliyorsunuz.
A'lâ suresi, 17. ayet. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
Oysa ahiret, daha hayırlı ve süreklidir.
(Oysa) ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.
oysa ki öteki (hayat) en hayırlı ve daha kalıcıdır.
oysa gelecek hayat daha iyi ve daha kalıcıdır.
Halbuki Ahiret (kudret - bilinç boyutu) daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir.
Ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.
Oysa sonsuz yaşam daha iyi ve süreklidir.
- Aksine siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret hayatı daha üstün ve daha kalıcıdır.
Oysa ahiret daha iyi ve süreklidir.
Oysa ahiret daha iyi ve süreklidir.
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Halbuki ahıret daha hayırlı ve daha bakalıdır
Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir.
Halbuki ahiret daha hayırlı, daha süreklidir.
Halbuki ahiret, daha hayırlı ve daha bakidir.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
Oysa ahiret daha iyi ve kalıcıdır.
Oysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.
Oysa ahiret daha hayırlı ve kalıcıdır! dipnot 1
Oysa ilerisindeki hayat daha hayırlı ve süreklidir.
Ahiret ise daha iyi ve kalıcıdır.
Ahiret ise daha iyi ve kalıcıdır.
Oysaki sonraki hayat daha mutlu, daha kalıcıdır.
A'lâ suresi, 18. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
Şüphesiz ki bu (anlatılanlar), önceki sahifelerde de (vahiylerde de) vardı:
Elbet bütün bu hakikatler önceki vahiylerde yer almıştır;
Gerçek şu ki, (bütün) bunlar, geçmiş vahiylerde (bildirilmiş)tir.
Muhakkak ki bu (bildirilen realite, ilim), ilk bilgilerde de (vardı).
Şüphesiz bu, önceki sahifelerde vardır;
Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda,
Aslında, işte bu, önceki sayfalarda da kesinlikle vardır.
- Şüphesiz bunlar, önceki sayfalarda,İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında da vardı.
Bu, ilk sayfalarda/öğretilerde kayıtlıdır.
Bu, ilk sayfalarda/öğretilerde kayıtlıdır.
Haberiniz olsun, bu ilk sahifelerde vardır.
Haberiniz olsun ki vardır bu evvelki suhuflarda
Bu, önceki sahifelerde dipnot 1 de vardı.
Bu, önceki sahifelerde dipnot 1 de vardı.
Bu, önceki sahifelerde dipnot 1 de vardı.
Şüphesiz bu, önceki sahifelerde vardır;
Şübhesiz ki bu (nlar) evvelki sahifelerde,
Şüphesiz ki bu, ilk sahifelerdedir.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
Şüphesiz bu, önceki sahifelerde vardır.
Bu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı:
Bu (anlatılanlar), şüphesiz önceki sayfalarda /kitaplarda da vardır, dipnot 1
Eski Ahit · Daniel 12:2
Yeryüzü toprağında uyuyanların birçoğu uyanacak: Kimisi sonsuz yaşama, kimisi utanca ve sonsuz iğrençliğe gönderilecek. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Romalılar 8:13
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · 1. Yuhanna 2:17
Dünya da dünyasal tutkular da geçer, ama Tanrının isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Bunlar önceki sayfalarda da vardır.
Bu, evvelkilerin sahifelerinde de (yazılıdır).
Bu, evvelkilerin sahifelerinde de (yazılıdır.)
Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
A'lâ suresi, 19. ayet. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
(mesela) İbrahim ve Musa'ya indirilen vahiylerde.
İbrahim ve Musa'ya indirilen vahiylerde.
İbrahim'in ve Musa'nın bilgilerinde!
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.
- Şüphesiz bunlar, önceki sayfalarda,İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında da vardı.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
İbrahim ve Musanın suhuflarında
İbrahim'ın ve Musa'nın sahifelerinde.
İbrahim'ın ve Musa'nın.
İbrahim'in ve Musa'nın. dipnot 1
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
İbrahim ile Musanın sahifelerinde de vardır.
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
(14-19) Arınan / temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip namazı kalkıp kılan, kurtuluşa ermiştir / felah bulmuştur. Oysa siz dünya hayatının tesirindesiniz / tercih ediyorsunuz. Sonrası / ahiret ise hayırlı ve kalıcıdır / bakidir. (Dünya yakın, kusva uzak demek dünyanın zıddı ahiret değildir, devamı ahirettir ) Bu, kesinlikle, evvelki sayfalarda İbrahim’in ve Musa’nın sayfalarında da vardı.
İbrahim’in ve Mûsâ’nın sahifelerinde.
İbrahim'in ve Musa'nn sayfalarında.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında! dipnot 1
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında dipnot 1 .
İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde…
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.