Mustafa İslamoğlu
Yazıklar olsun (vahye) dinmez bir hınçla saldıranlara,
100. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Âdiyât suresi, 1. ayet. وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Yazıklar olsun (vahye) dinmez bir hınçla saldıranlara,
Âdiyât suresi, 2. ayet. فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
felmûriyâti ḳadḥâ.
ve (içindeki) öfke ateşiyle etrafı tutuşturanlara.
Âdiyât suresi, 3. ayet. فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
felmügîrâti ṣubḥâ.
ve sabah(lara)a kadar kıskançlıktan kıvrananlara,
Âdiyât suresi, 4. ayet. فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
feeŝerne bihî naḳ`â.
sonuçta tozu dumana katarak ortalığı bulandıranlara:
Âdiyât suresi, 5. ayet. فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
nihayet bu düşmanlıkla toplumun ortasına dalanlara…
Âdiyât suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
ki gerçekten de (bu) insan tipi Rabbine karşı çok nankördür;
Âdiyât suresi, 7. ayet. وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
üstelik insanın kendisi de buna şahittir;
Âdiyât suresi, 8. ayet. وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
zira o servete pek tutkundur.
Âdiyât suresi, 9. ayet. أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
O bilmez mi ki; kabirlerde bulunan herkes diriltilip ortaya çıkacağı zaman,
Âdiyât suresi, 10. ayet. وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
ve göğüslerde saklı her şey ortaya serileceği (zaman):
Âdiyât suresi, 11. ayet. إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
Elbet Rableri, o gün onları (bekleyen akıbetin) iç yüzünden bütünüyle haberdardır!