Ali Özek ve heyeti
Harıl harıl koşanlara, yemin ederim ki,
100. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Âdiyât suresi, 1. ayet. وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Harıl harıl koşanlara, yemin ederim ki,
Âdiyât suresi, 2. ayet. فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
felmûriyâti ḳadḥâ.
(nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara yemin ederim ki,
Âdiyât suresi, 3. ayet. فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
felmügîrâti ṣubḥâ.
(ansızın) sabah baskını yapanlara, yemin ederim ki,
Âdiyât suresi, 4. ayet. فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
feeŝerne bihî naḳ`â.
orada tozu dumana katanlara, yemin ederim ki,
Âdiyât suresi, 5. ayet. فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,
Âdiyât suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
insan, Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât suresi, 7. ayet. وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Şüphesiz buna kendisi de şahittir
Âdiyât suresi, 8. ayet. وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
Âdiyât suresi, 9. ayet. أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
(İnsan) düşünmez mi ki, kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman,
Âdiyât suresi, 10. ayet. وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman (hali ne olacak)!
Âdiyât suresi, 11. ayet. إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyla haberdardır.