Diyanet İşleri
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Âdiyât suresi
Âdiyât suresi, 7. ayet. وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü ve mal sevgisi Âdiyât 7–8 3
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. “Kendisi de buna kesinlikle şahittir.” Yani insan, kendi nefsinden bildiği üzere bu hakları yerine getirmemesi ve cimriliği noktasında kendi aleyhine bir tanıktır. Bunu ret ve inkâr etmez. Çünkü bu apaçıktır.
Buradaki zamirin Yüce Allah’a ait olması da mümkündür. Yani kul, Rabbine karşı çok nankördür, cimridir ve Allah da buna şahittir. Buna göre bu ifade, Rabbine karşı nankörlük eden kimseler hakkında -Allah’ın onların bu haline tanık olduğu bildirilmek suretiyle- oldukça ağır bir tehdittir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak insan, kendisinin iyiliğe mani olduğuna elbette şahittir. Apaçık olmasından ötürü bunu inkâr da edemez.
Ortak kavram: Şahitlik
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Şahitlik
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Ortak kavram: Şahitlik
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki buna kendisi de şahittir.
üstelik insanın kendisi de buna şahittir;
ve kendisi (de) buna şahittir:
Kesinlikle kendisi de buna şahittir!
Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.
Şüphesiz buna kendisi de şahittir
Üstelik kendisi, kesinlikle buna tanıktır.
Kendisi de buna şahittir.
Üstelik buna da tanıktır.
Üstelik buna da tanıktır.
Ve kendisi de şahittir buna.
Ve o kendi şahiddir buna
Ve o dipnot 1 da buna tanıktır. dipnot 2
Ve o dipnot 1 da buna tanıktır. dipnot 2
Ve o dipnot 1 da buna tanıktır. dipnot 2
Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.
Hiç şübhesiz O buna hakkıyle şahiddir.
Doğrusu kendisi de buna, hakkıyla şahiddir.
(1-11) Soluyarak koşturanlara, çakarak ateş çıkaranlara, sabahlarken baskın akını yapanlara, tozu dumana katanlara, bu şekilde kalabalığa dalanlara yemin olsun ki , İnsan rabbine karşı mutlaka çorak toprak gibidir / nankördür. Kesinlikle buna kendisi de şahittir. Yine kesinlikle iyiye / hayra sevgisi de pek şiddetlidir. Bilmiyor mu ? kabirlerde ne varsa çıkarıldığında ve de göğüslerde ne varsa ortaya serildiğinde O gün Rablerinin kesinlikle onlardan haberi vardır / haberdardır.
Ve şüphesiz kendisi de buna şahittir.
Ve o da buna şahiddir.
Şüphesiz buna kendisi de şahittir. dipnot 1
Nankörlüğüne kendi de şahittir.
Kendisi de buna şahittir.
Kendisi de buna şahittir.
Ve kendisi de buna iyiden iyiye tanıktır.
And by his behavior he bears witness to this discord,
and He is witness to this––
And to that (fact) he bears witness (by his deeds);
and he himself is a witness to that, dipnot 1
and indeed he bears witness to that.
And to that he bears witness (by his deeds).
and indeed he is [himself] witness to that!
And he himself bears witness to all this (by his conduct).
and surely he is a witness against that!
Man’s actions bear witness that….
and, verily, he is a witness of that.
He will indeed bear witness to this.
and he is witness thereof:
And, verily, he is a witness of that.
And surely he is indeed a constant witness to that;
And lo! he is a witness unto that;
And is himself witness to it,
and to this, behold, he [himself] bears witness indeed:
and they certainly attest to this—
He will indeed bear witness to this.
He bears witness to this fact.
And indeed, he is to that a witness.
And he is to that a witness.
And behold, he is a witness unto that.
And to that (fact), he bears witness (by his deeds);
and he himself is a witness to that fact,
He will indeed bear witness to this.