Süleyman Ateş
Andolsun nefesleriyle (güp güp) ses çıkararak koşan (at)lara,
100. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Âdiyât suresi, 1. ayet. وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Andolsun nefesleriyle (güp güp) ses çıkararak koşan (at)lara,
Âdiyât suresi, 2. ayet. فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
felmûriyâti ḳadḥâ.
(Tırnaklariyle yerden) Ateş çıkaranlara,
Âdiyât suresi, 3. ayet. فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
felmügîrâti ṣubḥâ.
Sabahleyin akın edenlere,
Âdiyât suresi, 4. ayet. فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
feeŝerne bihî naḳ`â.
(Koşarak) Toz koparanlara,
Âdiyât suresi, 5. ayet. فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.
Âdiyât suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
(Bunlara andolsun) Ki insan, Rabbine karşı çok nankördür.
Âdiyât suresi, 7. ayet. وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Ve o da buna şahiddir.
Âdiyât suresi, 8. ayet. وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
Doğrusu o, malı çok sever.
Âdiyât suresi, 9. ayet. أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
Bilmez mi o, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı,
Âdiyât suresi, 10. ayet. وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
Göğüslerde bulunanlar devşirildiği zaman,
Âdiyât suresi, 11. ayet. إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
O gün Rabbleri onların her halini haber almış (gizli ve açık bütün yaptıklarını bilmiş)tir.